kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa        Forum        Loca        Hakkımızda        İletişim        Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

 

 

 

  10. Hukuk Dairesi 2010/769 E., 2010/11321 K.
  • GEMİ ADAMI
  • İTİBARİ HİZMET SÜRESİ
  • İTİBARİ HİZMET SÜRESİNDEN YARARLANMA

     

  • 5510 S. SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU [ Madde 106 ]
  • 506 S. SOSYAL SİGORTALAR KANUNU(MÜLGA) [ Ek Madde 5 ]
  • 506 S. SOSYAL SİGORTALAR KANUNU(MÜLGA) [ Ek Madde 6 ]

    "İçtihat Metni"

    Dava, 854 sayılı Kanun kapsamında gemi adamı niteliğinde çalıştığının ve davalı işverene ait işyerindeki çalışmaların itibarî hizmet süresinden yararlanmayı gerektirir koşullarda geçtiğinin tespiti istemine ilişkindir.

    Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde, bozmaya uyularak, davanın kabulüne karar verilmiştir.

    Hükmün, davalı Milli Savunma Bakanlığı avukatı ve davalı Kurum (SGK) avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakim Y…

    … S…

    … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

    Davalıların temyizi üzerine, 09.07.2009 tarihli 2008/3235 E-2009/12627 K. sayılı bozma ilamına konu dava dosyasının incelenmesi sonucunda; davacıları temsilen Türkiye Harb-İş Sendikası Kocaeli Şubesi Başkanlığı vekilince toplu dava olarak açılması nedeniyle; davacıların aynı istemde bulundukları davada, davalı tarafların aynı olduğu görülse de, bu tür davaların özelliği gereği bireysel nitelikte olup, itibari hizmet talebinde bulunan her bir davacı yönünden gemi adamı olup olmadıklarının tespiti ve itibari hizmet süresinden yararlanmayı gerektiren koşullarda çalışıp çalışmadıklarının ayrı ayrı irdelenmesi gerekeceğinden, birlikte görülmeleri doğru olmadığı, olguların ayrı ayrı tespiti ve temyiz incelemesi sırasında kararın denetimi bakımından yargılamanın sağlıklı bir şekilde yürütülmesi olanağı bakımından, birlikte açılan 22 davacının davasının tefrikine karar verilerek, ayrı ayrı yapılacak yargılama sonucuna göre hüküm kurulmak üzere kararın bozulduğu, mahkemece bu bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş ise de, gereğinin tam olarak yerine getirilmediği görülmüştür.

    Davacı, çalıştığı iş ve işyeri itibariyle itibari hizmet süresinden yararlandırılması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.

    Davalı Milli Savunma Bakanlığına bağlı, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Gölcük Tersanesi Komutanlığı 800 Müdürlüğü TRİ Güverte Kılavuz İşleri Amirliği bünyesinde bulunan itici-çekici (katır) vasıtaları ile Tersane Komutanlığına onarım ve bakım maksadıyla giren/çıkan gemilerin manevra, kılavuz ve yedekleme hizmetlerinin yürütülmesi sırasında, işverenliğe ait gemide gemi adamı konumunda geçen çalışmaların, 506 sayılı Kanunun Ek 5. maddesi uyarınca itibari hizmet süresinden yararlanmayı gerektirir koşullarda geçtiğinin tespitine ilişkin davanın yargılaması sonucunda, davalı işverene ait işyerinde geçen tüm çalışma süresi bakımından, itibari hizmet süresinden yararlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.

    Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 3395 sayılı Kanun ile değişik Ek 5. maddesinin III. bendidir. Anılan düzenleme; "Gemi adamları, gemi ateşçileri, kömürcüler, dalgıçlar" yönünden, denizde geçen çalışma süreleri için itibari hizmetten yararlanma olanağı öngörmüştür.

    Denizde çalışma koşulu, sefer halindeki gemide çalışma biçiminde gerçekleşeceği gibi; limanda bekleyen geminin sefere hazırlanması, bakım onarımı gibi konumlarda fiilen gemide görevli olarak geçirilen ve denizle bağlantının kopmadığı çalışma olarak da gerçekleşebilmektedir (HGK 07.02.2001 t., 2001/21-20 E., 2001/110 K.). Ancak, geminin seferde veya limanda beklediği sürede denizde geçen eylemli çalışma süresinin; gemi ve liman kayıtları, işveren nezdindeki belgeler, işveren tarafından denizde yürütülen faaliyetin kapsam ve kapasitesi de gözetilerek, sunulan kanıtların değerlendirilmesi sonucunda, çelişkiden uzak olarak belirlenmelidir.

    Davacının, geminin seferde veya limanda bulunduğu sırada denizde eylemli çalışma olarak gerçekleşen çalışma sürelerinin yukarıda sıralanan maddi ve hukuki olgular ışığında duraksamaya yer vermeyecek biçimde tespiti gereği üzerinde durulmaksızın; tüm sigortalılık süresinin denizde geçtiğinin kabulünden hareketle yazılı biçimde sonuca varılması, usul ve yasaya aykırı olup, sigortalının, sadece denizde (deniz araçları ile fiilen seyir yapmak suretiyle manevra, yedekleme ve kılavuz işlerinde görevli olmak) geçen sürelerde (günlerde) 506 SK.nun Ek 5. md.nin itibari hizmet süresine ilişkin hükmünden yararlandırılması, hizmetin karada geçen sürelerde (günlerde) ise yararlandırılmaması gerekmektedir.

    Her ne kadar, davalı işverenliğe bağlı birimler arasındaki yazışmalarda, Milli Savunma Bakanlığı Askeri İş Müfettişinin 24.01.2000 tarihli raporuna atıfta bulunularak, Ocak 2000 yılı öncesine ilişkin dönem bakımından, davacı tarafından yapınla işlere ilişkin olarak tutulan bir kayıt bulunmadığından, müfettiş tarafından sigortalının mesaisinin ne kadarını denizde geçirdiğine ilişkin bir tespit yapılamadığı bildirilmiş ve Ocak 2000 ile Ocak 2004 tarihleri arasındaki dönemde, çalışma günü içinde denizde ve karada geçen hizmet sürelerinin tespit edilerek puantaj kayıtlarının tutulmasına başlanıldığı belirtilmiş ise de; dava edilen sürenin tamamı bakımından, yapılan işin niteliği, bakıma giren deniz araçlarının kayıtlarının tutulduğu defter ve belgeler, davacının işyerindeki çalışmasına ilişkin bilgileri içeren şahsi sicil dosyası, çalışmaların kayıt altına alındığı belgeler celbedilmeli, bu işleri kayıt altına alan kişi/kişilerin beyanları, sigortalının görevlendirmesini yapan yetkilinin beyanları alınmalı, Ocak 2000 yılı sonrası bakımından, tutulan puantaj listeleri ve diğer kayıtlar da dikkate alınmak suretiyle ayrıntılı araştırma yapılmalı ve ayrıca, 5510 sayılı Kanunun 106.maddesinin (1). no.lu bendi gereğince, 506 sayılı Kanunun Ek 6. maddesinin uygulama yerinin kalmadığı hususu da gözetilmek suretiyle hüküm kurulmalıdır.

    Yukarıdaki maddi ve hukuki olgular birlikte değerlendirilerek; hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

    O halde, davalı Milli Savunma Bakanlığı avukatı ve davalı Kurum (SGK) avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

    SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 15.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

     

  •  

     

     

    Ceza Hesaplama          Yargılama Giderleri Hesaplama          Avukatlık Ücreti Hesaplama          Avukat Rehberi

     

    Temyiz Dilekçesi Hazırlama (Hukuk)          Temyiz Dilekçesi Hazırlama (Ceza)          İstatistikler

     

     

     

    Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

    Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

    Copyright 2010 BETA