kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa        Forum        Loca        Hakkımızda        İletişim        Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

 

 

 

  10. Hukuk Dairesi 2007/23291 E., 2009/6617 K.
  • KAZANILMIŞ HAK
  • ÖLÜM AYLIĞININ İSTİRDADI

     

  • 506 S. SOSYAL SİGORTALAR KANUNU(MÜLGA) [ Madde 68 ]

    "İçtihat Metni"

    Davacı, yersiz ödendiği iddia edilen ölüm aylığı nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.

    Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.

    Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve tetkik hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

    Davacıya, ölen babası nedeniyle 01.11.1984 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanmış; 1953-1958 yılları arasındaki zorunlu sigortalılık süresi ile 1983-1989 yılları arasındaki isteğe bağlı sigortalılık süreleri gözetilerek 01.02.1990 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığının belirlenmesi üzerine, Ölüm aylığı kesilmiş ve 01.02.1990-26.10.2006 tarihleri arasında yersiz olarak ödendiği iddia edilen 26.692,13 TL davacı adına borç kaydedilmiştir.

    506 sayılı Yasa'nın 68/I-C-a maddesi aylık bağlanma koşulları yönünden "evli olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan veya dul kalan. Sosyal Sigortaya, Emekli Sandıklarına tabi bir İşte çalışmayan, buralardan gelir veya aylık almayan kız çocuklarına" aylık bağlanması olanağı öngörürken; aynı maddenin (VI) numaralı bendi, kız çocuklarına bağlanan aylığın kesilme nedeni olarak "çalışma ve evlenme" halini kabul etmekteyken; 4958 sayılı Yasa'nın 06.08.2003 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 35. maddesiyle, söz konusu (VI) numaralı bende "buralardan gelir veya aylık almaya" ibaresi eklenerek böylelikle "Sosyal Sigortadan, Emekli Sandıklarından aylık veya gelir almaya başlama" olgusu, hak sahibi kız çocuklarına bağlanan aylığın kesilme nedeni olarak benimsenmiştir. Değişiklik 06.08.2003 tarihinde yürürlüğe girmiş olup, sonradan yürürlüğe giren yasa hükümlerinin önceki yasa ile oluşan kazanılmış hakları ortadan kaldıramayacağı olgusu gözetildiğinde, 06.08.2003 öncesi döneme İlişkin ödemelerin bu nedenle istirdadı yoluna gidilemeyeceğinin kabulü gerekmektedir.

    506 sayılı Yasa'ya 02.07.2005 tarih, 5386 sayılı Yasa'nın 2. maddesiyle eklenen geçici 91. madde ise "06.08.2003 tarihinden önce hak sahibi kız çocuklarına bağlanan gelir ve aylıklar; bunların evlenmeleri, Sosyal Sigortaya, Emekli Sandıklarına tabi çalışmaları veya kendi çalışmalarından dolayı bu-ralardan gelir veya aylık almaları halleri hariç olmak üzere geri alınmaz."

    hükmünü getirmiştir. Bu düzenleme de 506 sayılı Yasa'nın 68/VI. maddesinin 4958 sayılı Yasa ile değiştirilen haline göre farklı düzenleme getirerek "kendi çalışmalarından dolayı buralardan gelir veya aylık almaları" halini aylık kesme nedeni olarak öngörmüş; geçici 91. maddenin altı ve yedinci fıkrasında ise; "Bu maddenin birinci ve ikinci fıkrası gereğince, aylık veya gelirleri ödenmeye devam olunacak kız çocuklarının aylık veya gelirlerinin ödenmesine devam olunması için sahip olmaları gereken şartları, ilk kez veya yeniden 06.08.2003 tarihinden sonra haiz olan kız çocukları da aynı esas ve usullerle aylık veya gelir hakkından yararlandırılır." kuralı yer almaktadır.

    Davacının yaşlılık aylığı bağlanmasına esas alınan sigortalılık süresi zorunlu sigortalılık ile isteğe bağlı sigortalılık süresinin birleşiminden oluş-maktadır. Bu durumun kendi çalışmalarından dolayı gelir veya aylık alma koşulu yönünden değerlendirmesi yapıldığında; isteğe bağlı sigortalılık için gerekli tescil koşulunu oluşturan zorunlu sigortalılık hali ile isteğe bağlı sigortalılığın tek başına aylık bağlanmasına yeterli olduğu ve zorunlu si-gortalılık süresinin dışlanmasının aylık veya gelir bağlanması koşulları üzerinde etkili olmadığı durumlar dışında, aylık veya gelirin bağlanmasında zorunlu sigortalılık süresinin gözetilmiş olması hali, kendi çalışması nedeniyle gelir veya aylık alma hali olarak değerlendirilmelidir.

    Yukarıda sıralanan maddi ve hukuki olgular ışığında değerlendirme yapılarak, davacının 06.08.2003 tarihinden önceye ilişkin ölüm aylıklarını iadeyle yükümlü olmadığının tespitine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın tümden reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

    O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

    Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle (BO-ZULMASINA), temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 07.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.

     

  •  

     

     

    Ceza Hesaplama          Yargılama Giderleri Hesaplama          Avukatlık Ücreti Hesaplama          Avukat Rehberi

     

    Temyiz Dilekçesi Hazırlama (Hukuk)          Temyiz Dilekçesi Hazırlama (Ceza)          İstatistikler

     

     

     

    Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

    Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

    Copyright 2010 BETA