kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa        Forum        Loca        Hakkımızda        İletişim        Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

 

 

 

  10. Hukuk Dairesi 2008/1070 E., 2009/6616 K.
  • SAĞLIK YARDIMININ KAPSAMI

     

  • 5510 S. SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU [ Madde 63 ]
  • 506 S. SOSYAL SİGORTALAR KANUNU(MÜLGA) [ Madde 32 ]
  • 506 S. SOSYAL SİGORTALAR KANUNU(MÜLGA) [ Madde 33 ]

    "İçtihat Metni"

    Davacı, K... Devlet Hastanesi Sağlık Kurulu'nun 03.07.2006 tarihli raporundaki görüş uyarınca oğluna alınan "ayakta dik pozisyon landtrma cihazı" (Motorlu kalkış, motorlu sürüş, dokunmatik pozisyonlama kumanda panelli, omurga ve baş pozisyonlandırma destekli) bedeli olan 50.041,80 İsviçre Frangının vade farkıyla birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.

    Mahkemece, davanın kabulüne, "50.041,80 İsviçre Frangının fiili ödeme tarihindeki T.C. Merkez Bankası CHF döviz kuru üzerinden hesaplanacak YTL karşılığının 06.08.2006 tarihinden itibaren Devlet Bankalarınca bir yıllık İsviçre Frangı cinsinden mevduata uygulanan en yüksek mevduat faiziyle birlikte" davalı Kurumdan tahsiline karar verilmiştir.

    Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve tetkik hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

    1- Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın ek 32. maddesi, "Sigortalılar İle Kurumdan sürekli işgöremezlik geliri, malullük veya yaşlılık aylığı almakta olanların geçindirmekle yükümlü oldukları çocuklarının ve Kurumdan hak sahibi olarak gelir veya aylık alan çocukların, iyileşmelerine yarayacak yahut işgöremezliklerini gidermeleri için gerekli görülen protez araç ve gereçleri, Kurumca, 34. maddede belirlenen sağlık yardımları süreleri ile bağlı olmaksızın sağlanır, onarılır ve tespit edilen süre ve şartlarla yenilenir.

    Sigortalıların çocuklarına verilecek protez araç ve gereçlerin bedellerinin %20'si kendilerince ödenir. Ancak, sigortalıların çocuklarından alınacak katkı miktarı, ödeme tarihindeki 25.08.1971 tarihli ve 1475 sayılı İş Kanunu'nun 33. maddesine göre sanayi kesiminde çalışan onaltı yaşından büyük işçiler için uygulanan aylık asgari ücretin birbuçuk katından fazla olamaz...

    Bu madde gereğince verilecek protez araç ve gereçlerin standartlara uygunluğu dikkate alınarak, türleri, süre ve şartlan ile yapılacak ödeme miktarlarına ait esaslar Kurumca hazırlanacak yönetmelikle tespit edilir." düzenlemesini içermektedir.

    506 sayılı Kanun'un hastalık sigortasına ilişkin 32. ve devamı maddelerinde yer alan "işgöremezliği giderme" kavramı, aktif sigortalıların çalışma hayatına ilişkin bir kavram olup, uyuşmazlığın çözümünde Kanun'un ek 32. maddesinde yer alan "iyileştirme" kavramının da incelenmesi gerekmektedir. T.C. Anayasası'nın 90. maddesi uyarınca usulüne göre yürürlüğe konulmuş anlaşmalar kanun hükmündedir. Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası anlaşmalarla Kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası anlaşma hükümleri esas alınır. Bu bağlamda onay kanunu ile yürürlüğe giren Sosyal Güvenliğin Asgari Normları Hakkında 102 Nolu ILO Sözleşmesi'nin 10/3. maddesinde; yapılacak yardımların, korunan kimsenin sağlığını korumaya, çalışma gücünü iadeye ve şahsi İhtiyaçlarını karşılayabilme kabiliyetini artırmaya matuf olduğu açıklanmıştır. 506 sayılı Kanun'un hastalık sigortası kolundan sağlanacak sağlık yardımlarının kapsamı başlıklı 33. maddesinin son fıkrasında da bu madde gereğince yapılacak sağlık yardımlarının; sigortalının sağlığını koruma, çalışma gücünü yeniden kazandırma ve kendi ihtiyaçlarını görme kabiliyetini artırma amacını güdeceği açıkça belirtilmiş, bir anlamda, onaylanması nedeniyle bağlayıcı hale gelen 102 Nolu ILO Sözleşmesinin 10/3. maddesi hükmü tekrarlanmıştır. Her iki yasal düzenlemenin açıkça gösterdiği gibi, sigortalı veya hak sahibine "dik pozisyonlandırma cihazı" temini yönünden, aranacak temel unsur; iyileşmesine yardımcı olması unsurudur. İyileşmeye yardımcı olma kavramının ise, açık yasal düzenlemeler uyarınca; sağlığı koruma, çalışma gücünü yeniden kazandırma ve kendi ihtiyaçlarını görme kabiliyetini artırma olarak kabulü zorunludur, aksinin kabulü halinde iyileşme kavramına ilk günkü sağlığına kavuşma anlamının verilmesi halinde, ortez ve protez kullanımının hiçbir zaman mümkün olamayacağı hususu da açıktır.

    Yargılama sırasında yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 63. maddesinde de yapılan açıklamalar doğrultusunda düzenleme bulunmaktadır. Buna göre; iş kazası ile meslek hastalığı, hastalık ve analık sonucu tıbben gerekli görülen sağlık hizmetlerinin karşılanması, temini amacıyla Kurumca finansmanı sağlanacak sağlık hizmetleri içinde (f) bendinde ortez ve proteze yer verilirken, temini için sadece, sağlanacak sağlık hizmetleriyle ilgili teşhis ve tedaviler için gerekli olabilme ifadesi kullanılmıştır.

    Kurumun teminle yükümlü olduğu yürürlükteki mevzuat hükümlerine uygun fiyatlı dik pozisyonlandırma cihazına hak kazanılması için gerekli olan "iyileştirme" unsurunun, diğer bir anlatımla, sağlığı koruma, çalışma gücünü yeniden kazandırma ve kendi İhtiyaçlarını görme kabiliyetini artırma hususlarının, cihazı kullanacak kişi yönünden, üniversite veya eğitim araştırma hastanelerinin fiziksel tıp ve rehabilitasyon kliniklerinde yatırılarak uygulama ve eğitiminin yapılması sonrasında nöroloji, ortopedi ve fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzmanlarının da içinde yer aldığı sağlık kurulu raporu ile gerekliliğinin belirlenmiş olması gereklidir." (Yargıtay HGK, 04.03.2009, 2009/10-34 E., 2009/104 K.)

    K... Devlet Hastanesi Sağlık Kurulu'nun 03.07.2006 tarihli raporu uyarınca sigortalı davacının oğlu tarafından kullanılması uygun bulunan cihazın, hastanın tıbben ve fennen iyileşmesine veya işgöremezük derecesinin azalmasına katkıda bulunmayacağı konusundaki Kurum itirazları üzerinde durularak, hastanın dik pozisyon I andırma cihazı kullanımı gereksiniminin, anılan Hukuk Genel Kurulu kararında da öngörüldüğü üzere, konuda uzman bilirkişi kurulu tarafından yapılacak incelemeyle ortaya konulması zorunluluğu bulunmaktadır.

    Bu konuda inceleme yapmak üzere, hastanın özür durumu da gözetilerek, ortopedi ve travmatoloji, fiziksel tıp ve rehabilitasyon, erişkin veya çocuk nörolojisi uzmanlardan oluşturulacak bilirkişi kurulunca hazırlanacak raporda; hastanın dik pozisyon la ndırma cihazı kullanma gereksiniminin bulunup bulunmadığı konusunda saptama yapılırken; davacının oğlunun kullanımına sunulan cihazın "Motorlu kalkış, motorlu sürüş, dokunmatik pozisyon lama kumanda panelli, omurga ve baş pozisyonlandırma destekli" özelliklere sahip olduğu gözetilerek, hastanın özür durumuna göre, motorsuz aracı hareket ettirmesinde fiziki güç yetersizliği veya olanaksızlık ya da hareket ettirmesi halinde sağlığının tehlikeye gireceği bir durumun bulunup bulunmadığı; hastanın fiziksel durumu, zeka düzeyi, yaşı ve yaşadığı mekan ile psikolojik koşulları da değerlendirilerek motorlu ve diğer özelliklere sahip cihaz kullanması zorunluluğunun bulunup bulunmadığı bilimsel dayanaklarıyla ortaya konulmalıdır. Yapılan inceleme sonucunda, dik pozisyon la ndırma cihazı kullanımı gereğinin tespitine karşın, özellikli cihaz kullanımını gerektirir tıbbi zorunluluk ortaya konulamadığı takdirde, özelliği olmayan motorsuz dik pozisyonlandırma cihazı esas alınarak Kurum tarafından karşılanacak bedelin belirlenmesi gereğinin gözetilmemiş olması;

    2- Bedelinin tahsili istenen cihaz değerinin tespiti amacıyla Ankara Ticaret Odası'na yazılan yazı yanıtında, bu konuda protokole rastlanmadığı için, ithalatçı firmanın sunduğu belgeler üzerinden değerlendirme yapılarak sonuca varıldığı ve faturadaki fiyatın rayice uygun olduğu bilgisi yer almış ve mahkemece fatura değeri üzerinden tahsile karar verilmiştir.

    20.01.2009 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve Tedavi Yardımına İlişkin Uygulama Tebliği'nde değişiklik öngören düzenleme de gözetilerek; bedeli dava konusu edilen cihazın, davalı Kurum yönünden bağlayıcı fiyat tarifesinin bulunup bulunmadığı araştırılarak, böylesi bir fiyatın bulunmadığı sonucuna varıldığı takdirde; davalı Kurum ile protokollü firmaların protokolü dahilinde olmayan veya Kurumla protokolü olmayan firmalardan temin edilen cihazların Kurum tarafından karşılanabilecek değerinin tespiti konusundaki yöntem gereğince, Sağlık Bakanlığı'nın konuya ilişkin görüşü de alınmak suretiyle rayiç belirlenmesi gereği gözetilmeksizin fatura değeri esas alınarak eksik incelemeyle sonuca varılması;

    3- Sıralanan maddi ve hukuki olgular ışığında yapılacak değerlendirme sonucunda tahsiline olanak bulunan bedelin tespiti halinde, bu miktarın Kurumun temerrüt tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi gerekirken, davalı Kurum tarafından bağlayıcı olmayan satım sözleşmesindeki hükümlere dayalı istemi de aşarak, davada uygulama yeri bulunmayan 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi hükmünden hareketle "Devlet Bankalarınca bir yıllık İsviçre Frangı cinsinden mevduata uygulanan en yüksek mevduat faiziyle birlikte" tahsile karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

    O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

    Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle (BOZULMASINA), 07.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.

     

  •  

     

     

    Ceza Hesaplama          Yargılama Giderleri Hesaplama          Avukatlık Ücreti Hesaplama          Avukat Rehberi

     

    Temyiz Dilekçesi Hazırlama (Hukuk)          Temyiz Dilekçesi Hazırlama (Ceza)          İstatistikler

     

     

     

    Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

    Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

    Copyright 2010 BETA