kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa        Forum        Loca        Hakkımızda        İletişim        Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

 

 

 

  10. Hukuk Dairesi 2008/17495 E., 2010/2142 K.
  • İŞ KAZASININ TARİFİ

     

  • 506 S. SOSYAL SİGORTALAR KANUNU(MÜLGA) [ Madde 11 ]
  • 506 S. SOSYAL SİGORTALAR KANUNU(MÜLGA) [ Madde 2 ]

    "İçtihat Metni"

    Davacı, 25.08.1992 tarihinde geçirdiği kazanın, işkazası olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.

    Mahkeme, davanın kabulüne karar vermiştir.

    Hükmün, davalı Kurumun avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi M... A...tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

    Davalılardan işverene ait olan işyerinde 25.08.1992 tarihinde işe alınan, 1992/2. döneminde 6 gün, 3. döneminde 6 gün çalışması davalı Kuruma bildirilen davacı, 25.08.1992 tarihinde işkazası geçirdiğini iddia etmesine karşın, Tekirdağ Devlet Hastanesinin (tarihsiz) Tıbbi Müşahade ve Muayene Kağıdında, "Yakınmasının işkazası (Sol bacakta ağrı, açık yara, kanama) olduğu, öyküsünün, (kazanın) 12.08.1992 saat 18:30 da olduğu ve Hastaneye 20:00 de yattığı" not edilmiş olmasından; davacının çalışmalarının davalı Kuruma bildirildiği dönem ve işkazası geçirdiğini iddia ettiği tarihle, Tekirdağ Devlet Hastanesinin (tarihsiz) Tıbbi Müşahade ve Muayene Kağıdının içeriği arasında belirgin çelişki olduğu anlaşılmaktadır.

    Davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanunun 11/A maddesine göre, eldeki davayla ilgili olarak iş kazası;

    a-)Sigortalının iş yerinde bulunduğu sırada,

    b-)İşveren tarafından yürütülmekte olan iş dolayısıyla,

    Hemen veya sonradan sigortalıyı bedence veya ruhça arızaya uğratan olaydır.

    Olayın, işkazası olarak kabul edilebilmesi için;

    A-)Olaya, maruz kalan kişinin 506 sayılı Kanunun 2. maddesi anlamında sigortalı olması,

    B-)Olayın, 506 sayılı Kanunun 11/A maddesinde sayılı ve sınırlı olarak belirtilen hal ve durumlardan birinde meydana gelmesi koşuldur. Başka bir anlatımla, Olayın, iş kazası sayılabilmesi için iki koşulun birlikte gerçekleşmesi zorunludur.

    Sosyal Sigortalar Kurumuna çalışmanın bildirilmediği dönemde olduğu iddia edilen kazanın iş kazası olduğunun tespitine ilişkin davalar, aynı zamanda sigortalılığın tespiti istemini de içerir. Bu halde önce, hizmet akdi ve çalışmayı ortaya koyabilecek inandırıcı ve yeterli kanıtlar aranmalı, Anayasanın 60. maddesinde tanımlanan sosyal güvenlik hakkının niteliği gereği, bu tür davalarda hakim, doğrudan soruşturmayı genişleterek sigortalılık koşullarının oluşup oluşmadığını re'sen belirlemelidir. Eğer, sigortalılık şartı varsa, sonrasında, olayın işkazası olup olmadığı irdelenmelidir.

    Açıklanan yasal düzenlemeler çerçevesinde, mahkemece, yapılacak iş, öncelikle; davacının, davalı Kuruma bildirilen çalışma günleri ve kaza geçirdiği tarih kesin olarak belirlenmeli, Kuruma çalışma bildirimi yapılmayan dönemde kaza geçirdiğinin tespiti halinde; hizmet akdiyle çalışmasının gerçekliğinin belirlenebilmesi amacıyla, hizmet akdi ile çalışmayı ortaya koyabilecek inandırıcı ve yeterli kanıt olarak iş yerinde tutulması gerekli dosya, puantaj kayıtları, ücret bordroları, vergi dairesine verilen muhtasar beyannameleriyle, Kurumdaki belge ve kayıtlardan yararlanılmalı, müfettiş raporları olup olmadığı araştırılmalı, daha önce dinlenip de işyerinde çalıştıklarını beyan eden tanıkların kaza tarihinde işyeri dönem bordrolarında yer alıp almadıkları belirlenmeli, dinlenen tanıkların işyeri dönem bordrosunda yer almadıklarının tespit edilmesi halinde; işyerinin dava konusu dönem bordrosundan saptanan çalışanlar ile, gerektiğinde dava konusu dönemdeki komşu iş yeri sahipleri ve bordrolara geçmiş çalışanların da bilgi ve görgülerine başvurularak hizmet akdi ve gerçek çalışma olgusu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde belirlenmelidir.Bu araştırmada; gerekirse; zabıta aracı kılınmalı, elde edilen bilgilerin tanık anlatımlarında belirtilen olgularla örtüşüp örtüşmediği denetlenmelidir.Kaza tarihinde, davacının hizmet akdiyle çalışmasının gerçek olduğu belirlendiği takdirde; davaya konu kazanın ne şekilde meydana geldiği açıklığa kavuşturularak, 506 sayılı Kanunun 11/A maddesinde sayılı ve sınırlı olarak belirtilen hal ve durumlardan birinde meydana gelip gelmediği

    belirlenmeli ve böylece, hakkında yeterli ve gerekli tüm soruşturma yapılan uyuşmazlık konusu olay, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip, deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.

    Açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi, usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

    O halde, davalı Kurumun avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

    SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 22.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

     

  •  

     

     

    Ceza Hesaplama          Yargılama Giderleri Hesaplama          Avukatlık Ücreti Hesaplama          Avukat Rehberi

     

    Temyiz Dilekçesi Hazırlama (Hukuk)          Temyiz Dilekçesi Hazırlama (Ceza)          İstatistikler

     

     

     

    Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

    Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

    Copyright 2010 BETA