kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa        Forum        Loca        Hakkımızda        İletişim        Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

 

 

 

  10. Hukuk Dairesi 2009/9954 E., 2010/17840 K.
  • İTİRAZATI İPTİDAİYE

     

  • 5510 S. SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU [ Madde 101 ]
  • 5510 S. SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU [ Geçici Madde 4 ]
  • 1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 191 ]

    "İçtihat Metni"

    Davacı, Emekli Sandığı Tahsisler Dairesi Başkanlığı tarafından 5434 sayılı Yasa uyarınca bağlanmış olan yetim aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptaliyle, aylık ödemeleri nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.

    Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde davanın yetki yönünden reddine karar vermiştir.

    Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi E…

    …. Z…

    ….. S…

    ….. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

    Davacının, 5434 sayılı Kanun kapsamında 17.2.1993 tarihli İlçe idare Kurulu'nun muhtaçlık kararına istinaden T.C. Emekli Sandığı iştirakçisi olarak yetim aylığı almaya başladığını, SGK Başkanlığı tarafından 1.8.1997 tarihi itibariyle 506 sayılı Yasa kapsamında SSK 'dan maaş almaya başladığından muhtaçlığının kalktığı ve 01.08.1997 -31.07.2008 tarihleri arasında aldığı maaşları faizleriyle davacıdan talep ettiği; davacının haksız olan Kurum işleminin iptali ile davalı kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiş; Mahkemece, davanın yetkisizlik nedeni ile reddine karar verilmiştir.

    İş Mahkemeleri, 5521 sayılı Kanun ile kurulmuş istisnai nitelikte özel mahkemeler olup, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 106'ncı maddesi ile mülga 506 sayılı Kanunda, bu Kanun uygulamasından doğan uyuşmazlıkların yetkili iş mahkemelerinde görüleceği, 5510 sayılı Kanun'un 101'inci maddesinde de, aksine hüküm bulunmayan hallerde, 5510 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıkların iş mahkemelerinde görüleceği düzenlenmiştir. 5510 sayılı Kanun'un geçici 4'üncü maddesinde ise;

    "Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 08.06.1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanuna göre; aylık, tazminat, harp malûllüğü zammı, diğer ödemeler ve yardımlar ile 08.02.2006 tarihli ve 5454 sayılı Kanunun 1 inci maddesine göre ek ödeme verilmekte olanlara, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dâhil 5434 sayılı Kanunda kendileri için belirtilmiş olan şartları haiz oldukları müddetçe bunların ödenmesine devam olunur. Ancak, 5 ilâ 10 yıl arasında fiili hizmet süresi olan iştirakçilerden dolayı dul ve yetim aylığı almakta olanların, aylık ve diğer ödemeleri, bu Kanunun 32 nci, 34 üncü ve 37 nci maddelerindeki şartları haiz oldukları müddetçe devam edilir.

    Bu madde kapsamına girenlerin aylıklarının bağlanması, artırılması, azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dâhil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır ve bu maddenin uygulanmasında mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri ayrıca dikkate alınır." hükmü öngörülmüştür.

    Yukarıdaki açıklamalar ışığında yapılan değerlendirmeye göre; 5434 sayılı Kanun hükümlerince bağlanan davaya konu aylığın kesilmesi de 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olduğundan, uyuşmazlığın çözümünde; ne 506 sayılı Kanun ne de 5510 sayılı Kanun'un uygulama yeri bulunmamaktadır. Bu durumda sözü edilen 101'inci madde hükümlerine göre sınırlı yetki ile donatılmış iş mahkemesi görevli değildir.

    Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 191.maddesine göre, "yetki itirazının görevli mahkeme tarafından inceleneceği" kuralı karşında, mahkemenin hem görevine hem de yetkisine itiraz edilmesi durumunda ilk önce görevli olup olmadığı hususunun aydınlatılması gerektiği görevli olunmaması durumunda yetki itirazının incelenmesinin görevli mahkemeye bırakılması gerektiği hususlarının göz ardı edilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir

    O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

    Nevar ki, bu aykırılıkların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438 inci maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.

    SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle temyiz olunan hükmün birinci paragrafındaki "Mahkememizin yetkisizliğine, dava dilekçesinin yetkisizlik nedeniyle reddine" kelimelerinin silinerek, yerine, "Mahkememizin görevsizliğine, dava dilekçesinin yargı yolu yanlışlığı nedeniyle reddine" yazılmasına kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 28.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi

     

  •  

     

     

    Ceza Hesaplama          Yargılama Giderleri Hesaplama          Avukatlık Ücreti Hesaplama          Avukat Rehberi

     

    Temyiz Dilekçesi Hazırlama (Hukuk)          Temyiz Dilekçesi Hazırlama (Ceza)          İstatistikler

     

     

     

    Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

    Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

    Copyright 2010 BETA