kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

11. Hukuk Dairesi 2001/10944 E., 2002/3257 K.

İCRA DAİRESİNİN YETKİSİNE İTİRAZ

İCRA TAKİBİNE İTİRAZIN İPTALİ

İHTİYARİ MALİ MESULİYET SİGORTASI

İçtihat Metni

T.C.
YARGITAY
ONBİRİNCİ HUKUK DAİRESİ
ESAS KARAR
2001/10944 2002/3257

YARGITAY KARARI

MAHKEMESİ :Bulancak Asliye Hukuk Mahkemesi
GÜNÜ :31.01.2001
SAYISI :2000/247 - 2001/20

Taraflar arasında görülen davada Bulancak Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31.01.2001 tarih ve 2000/247-2001/20 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete ait ve davalı şirket tarafından ihtiyati trafik sigorta poliçesi yapılan aracın yaptığı kaza neticesinde açılan davada tazminat ödemeye mahkum olduklarını, davalıya rücu edilmesine rağmen ödeme yapılmadığını, icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ikametgah mahkemesinin yetkili olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, poliçede ödeme yerinin gösterilmediği, T.T.K.nun 584/3 maddesine göre, ödeyecek kişinin adının yanında gösterilen yerin ödeme yeri kabul edilmesi gerektiği, bu durumda yetkili icra dairesinin Beyoğlu olduğu, takibin yetkisiz icra dairesinde yapıldığı gerekçesiyle, mahkemenin yetkisizliğine, istek halinde icra dosyasının yetkili Beyoğlu icra dairesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, ihtiyari mali mesuliyet sigorta poliçesi nedeniyle yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece icra takibinin yetkili İcra Müdürlüğü’nde yapılmadığından bahisle yetkisizlik kararı verilmiştir.
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununda yeterli düzenleme yapılmamış olmakla İ.M.M.S. sözleşmesinden kaynaklanan davalarda yetkili mahkemenin saptanması konusunda H.U.M.K.nun genel yetki kuralları ile sözleşme hükümlerine bakılması gerektiği gibi, somut olayda olduğu şekilde sigorta ettiren yani sözleşmenin akidi tarafından, sigortacı aleyhine açılan davalarda bu hükümler dışında sigorta sözleşmesinde H.U.M.K.nun 22.maddesi anlamında bir yetki anlaşmasının mevcut olup olmadığının da gözönünde tutulması gerekir. Nitekim, İ.M.M.S. Genel Şartları 16.maddesinde yetkili mahkeme, sözleşmede yetki şartı olarak gösterilmiş bulunmaktadır. Buna göre uyuşmazlığın motorlu araç kazalarından doğan sorumluluktan kaynaklanması halinde, yetkili mahkeme, sigortacının merkezi veya sözleşmeyi yapan acentenin bulunduğu yer mahkemeleri olabileceği gibi, bunlara ilaveten kazanın vukuubulduğu yer mahkemesi de yetkili mahkeme olarak kabul edilmiş bulunmaktadır.
Somut olayda sigorta poliçesi davalı sigorta şirketinin acentesinin bulunduğu Bulancak’ta düzenlenmiş olup, davacı seçimlik hakkını kullanıp, icra takibine de burada başlanılmış olmakla yukarıda açıklanan ilkelere uygun olarak yetkili icra müdürlüğünde takip yapılmış olmakla yetki itirazının reddi ile işin esasına girilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde bir sigorta sözleşmesi olan sigorta poliçesinin TTK.nun 583 ve onu izleyen maddelerinde düzenlenmiş bulunan kambiyo senetlerinden poliçe vasfında olduğu kabul edilerek, olaya uygulama imkanı bulunmayan T.T.K.nun 584/3.maddesine göre yetkisizlik kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
2-Bununla birlikte, mahkemece isabetli olarak öncelikle icra dairesinin yetkisi incelenmiş ise de, kabul tarzı bakımından icra dairesinin yetkili olmadığını belirlemesi durumunda, esas hakkındaki itirazlara girişilmeksizin, yetkili icra dairesinde yapılan icra takibi bulunmaması nedeniyle itirazın iptali davasının reddine karar vermesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde icra dosyasının yetkili icra dairesine gönderilmesi şeklinde usule aykırı bir karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 ve 2 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.04.2002 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA