kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

11. Hukuk Dairesi 2001/9463 E., 2002/1795 K.

HALEFİYET

KASKO SİGORTASI

İçtihat Metni

T.C.
YARGITAY
ONBİRİNCİ HUKUK DAİRESİ
ESAS KARAR
2001/9463 2002/1795

YARGITAY KARARI

MAHKEMESİ :Elazığ Sulh Hukuk Mahkemesi

GÜNÜ :26.06.2001

SAYISI :2000/1663-2001/887

Taraflar arasında görülen davada Elazığ Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.06.2001 tarih ve 2000/1663-2001/887 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline kasko sigortası ile sigortalı aracın, davalının maliki olduğu aracın tam kusuru ile çarpması sonucu hasarlandığını, sigortalılarına ödedikleri meblağın tahsili için davalı hakkında yapılan icra takibinin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına, davalının % 40 icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hasar, kusur ve icra inkar tazminatını kabul etmediklerini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından davanın kısmen kabulü ile takibin 334.630.000-lira üzerinden devamına, asıl alacağa 17.12.1998 ödeme tarihinden itibaren yasal faiz uygulamasına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Davalıya ait araç da davacı sigorta şirketine trafik sigortası ile sigortalıdır. Böyle bir durumda, davacı sigorta şirketi kasko sigortası sebebiyle sigortalısına yaptığı ödeme ile yasadan kaynaklanan halefiyet hakkına ilke olarak kavuşması gerekir. Ne var ki; davacı sigorta şirketi, davalıya ait zarara neden olan aracı da trafik sigortası ile kendisi sigorta ettiğine göre , davalının bu kaza ile neden olduğu zararlar bakımından poliçelerde belirlenen limitler çerçevesinde davalının hukuki sorumluluğunu ,KTK. 85.ve 91. maddeleri hükümleri uyarınca üzerine almış bulunmaktadır. Bir başka deyişle; davacı sigortacı ,az önce değinilen yasal düzenlemeler ile bir yandan davalının halefiyet hakkını kullanarak davalıya rücu edebilme imkanına kavuştuğu gibi , öte yandan aynı olay sebebiyle davalının hukuki sorumluluğunu limitler çerçevesinde üzerine almış bulunmakta kısaca, hem zarar gören hem de zarar sorumlusu kavramlarını üzerinde toplamış bulunmaktadır. Böyle bir durumda ilke olarak; sigortalısına karşı zararı karşılamak amacıyla hukuki sorumluluğu üzerine alan davacı sigorta şirketinin bu ilkeyi bertaraf edecek şekilde zarar sorumlusu sıfatı ile davalı araç sahibine karşı limitler çerçevesinde rücu davası açabilme hakkının bulunmadığının kabulü gerekir.
Dava konusu olayda, ise davacı sigorta şirketinin kasko sigortalısına ödediği 334.630.000. TL.hasar tazminat miktarı, kendi poliçeleri ile davalının trafik sigortacısı olarak hukuki sorumluluğunu üzerine aldığına göre, davalıya karşı zorunlu mali mesuliyet sigortaları limitleri üzerinde bir başvuru hakkı bulunduğunun dikkate alınarak, davalıya ait aracın trafik sigortasının limiti tesbit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.03.2002 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA