kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

18. Hukuk Dairesi 1996/336 E., 1996/1714 K.

BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİ

YÖNETİCİNİN GÖREV SÜRESİ

İçtihat Metni


T.C.
Y A R G I T A Y
18. HUKUK DAİRESİ

ESAS KARAR
1996/336 1996/1714

Y A R G I T A Y İ L A M I

Dava dilekçesinde borçlu olmadığının tesbiti istenilmiştir. Mahkemece
davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz
edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki
bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava konusu alacak apartmanın ortak giderlerinden olup davacının
süresinde ödememiş olması nedeni ile icra takibinde bulunulmuştur. Davacı,
yöneticinin usulsuz seçildiğini, kapıcının kendine hizmet vermediğini ve
genel olarak yönetimin görevini savsakladığı gerekçesi ile borçlu olmadığının
tespitini istemiştir. Mahkemece, icra takibinde bulunan yöneticinin seçildiği
kat malikleri kurulu toplantısının ve alınan kararın mahkeme kararı ile iptal
edildiği belirtilerek, yönetici sıfatı kalmayan davalının yaptığı işletme
projesinin de hükümsüz olduğunun kabulü ile davacının borçlu olmadığının
tesbitine karar verilmiştir.
Kat Mülkiyeti Kanununa göre seçilen yönetici görev süresi doluncaya
kadar ve seçim kararının iptali konusunda dava açılmış ise bu dava sonucunda
verilip kesinleşen kararla yöneticilik sıfatı kalkıncaya kadar yaptığı
işlemler geçerliliğini korur. Özellikle icra takibine konu olan alacak ortak
giderlere ilişkin bulunduğu cihetle işletme projesinin ancak 1 yılı
kapsadığı, dava ve karar tarihi itibarı ile hükmünü de icra ettiği dikkate
alınarak mahkemece davacının yönetimden alacaklı olduğuna dair iddiaları
değerlendirilerek (takas ve mahsubun yasal koşulları mevcut olduğu takdirde)
işletme defteri ve sarf evrakı üzerinde yapılacak incelemeye göre davacının
borçlu olup olmadığı, borçlu ise miktarı saptanıp davanın bu şekilde
sonuçlandırılması gerekirken yöneticinin sıfatı olmadığı gerekçesi ile
davanın yazılı olduğu şekilde kabulü doğru görülmemiştir.
Diğer taraftan mahkeme kararında davacının ortak hizmetlerden
yararlandırılmadığı ve esasen bu yönde bir alacağa muhatap olmayacağının,
aksi sabit olmayan iddia ile anlaşıldığı ileri sürülmüştür.
Davacı, genel hizmetlerden yararlanmadığı gerekçesi ile ortak
giderlerin ödenmesine dair sorumluluktan kurtulamaz. Bu konudaki iddiaları
var ise yönetime ve diğer kat maliklerine karşı açacağı bir dava ile hakimin
müdahalesini isteyebilir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı
şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde
olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA,
temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 15.2.1996 gününde
oybirliğiyle karar verildi.

 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA