kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

1. Hukuk Dairesi 2001/9564 E., 2001/10308 K.

ELATMANIN ÖNLENMESİ KAL

YIKIMDA AŞIRI ZARAR

İçtihat Metni

T.C
Y A R G I T A Y
1.HUKUK DAİRESİ

E. 2001/9564
K. 2001/10308
T. 08.10.2001

YARGITAY İLAMI


Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davada, mahkemece verilen karar süresinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü
-KARAR-

Davacı Hazine,72 parsel sayılı taşınmaza davalının bina yaparak el attığından bahisle elatmanın önlenmesi ve yıkım istemiştir.
Mahkemece elatmanın önlenmesine,yıkımın fahiş zarar doğuracağı gerekçesiyle yıkım isteğinin reddine karar verilmiştir. Medeni Kanunun722/2.maddesinde (...eğer bina arsa sahibinin rızası alınmaksızın malzeme sahibi tarafından yapılmış ise sökülmesi,diğer bir anlatımla kal’i aşırı zararın doğumuna yol açmadıkça,arsa sahibi yıkılıp sökülmesini isteyebilir.Yıkım masrafı da malzeme sahibinden alınır...) hükmüne yer verilmiştir.
Hemen belirtilmelidir ki;yasada “yıkımda aşırı zarar kavramı” tanımlanmış, değildir.Bunun yanı sıra anılan kavram yönünden gerek öğretide gerekse yargısal uygulamada görüş birliği yoktur.Ancak,Medeni Kanuunnn722/ 2 maddesinin uygulamasında meydana getirilen binanın korunması hususunda genel yararın göz ardı edilemeyeceği kuşkusuzdur.Ne varki,binanın davacı arsa sahibi yönünden de (subjektif olarak) değerlendirilmesi ve hak (yarar) dengesi kurulmak suretiyle adilane bir sonuca gidilmesi gerekir.
Öte yandan,kural olarak kal’in (yıkımın)fahiş zarar doğurup doğurmayacağının takdiri hakime aittir.Hakim takdir hakkını kullanırken elbette bilirkişinin teknik bilgi ve görüşlerinden faydalanacaktır.Ancak vardıkları sonuç (fahiş zarar doğup doğmayacağı yönünden)hakimi bağlamaz.Değinilen ilke uygulamada kararlı bir şekilde ifade edilmiş ve benimsenmiştir.(Hukuk Genel Kurulunun 20.3.1996/1-40 Esas l996/177 Karar;24.4.1996 tarih 1996/1-154)
Somut olayda dava konusu yapının yukarıda açıklanan ilkeler dikkate alındığında,özellikle davacı Hazinenin subjektif yararlanma durumu gözetildiğinde yıkımın aşırı zarar doğuracağını söyleyebilme olanağı yoktur.
Hal böyle olunca, yıkıma da karar verilmesi gerekirken,yazılı olduğu üzere yıkım isteği isabetsizdir.Davacı Hazinenin temyiz itirazları yerindedir.Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK’428.maddesi gereğince BOZULMASINA ,8.10.2001 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA