kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

1. Hukuk Dairesi 2001/9333 E., 2001/10086 K.

DEVLETİN HÜKÜM VE TASARRUFU ALTINDA BULUNAN YERLER

EL ATMANIN ÖNLENMESİ

TESCİL

İçtihat Metni

T.C
Y A R G I T A Y
1.HUKUK DAİRESİ

E. 2001/9333
K. 2001/10086
T. 02.10.2001
YARGITAY İLAMI


Davacı tarafından,davalı aleyhine açılan el atmanın önlenmesi,yıkım,tescil davasının yapılan yargılamasında,mahkemece davanın Hazinenin ve müdahil davacıların davasının reddine,karşı davanın kabulüne dair verilen karar asıl davacı Hazine vekili, müdahil davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle, duruşma günü olarak saptanan 2.10.2001 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden Hazine vekili ile temyiz edilen vekili geldiler, davetiye tebliğine rağmen diğer temyiz eden vs. vekili avukat gelmedi, yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı bilahare dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-

Davacı Hazine, 1991/1020 esas sayılı asıl davada, dava konusu yerin Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu ileri sürerek davalı şirketin el atmasının önlenmesini,binaların yıkımını; birleştirilen 1991/620 esas sayılı davada,aynı yerin Hazine adına tescilini istemiştir.
Asıl davalı- karşı davacı M.. İnş.Tic.A.Ş. vekili,çekişmeli taşınmazın Medeni Kanunun 639.maddesine göre şirket adına müdahil davacılar Mustafa mirasçıları ise, kadastro öncesi tapuya dayanarak kendi adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkemece, dava konusu yerin Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olmadığı , müdahil davacıların taşınmazla ilgisinin kalmadığı, karşı davacı şirketin zilyetliğinin 20 yıldan fazla devam ettiğinden söz edilerek, Hazinenin asıl ve birleştirilen davası ile birlikte müdahil davacıların davasının reddine, karşı davacı şirketin davasının kabulüne karar verilmiştir.
./...
Esas:9333
Karar:10086 -2-

Ne varki, verilen hükmün dosya içeriğine usul ve yasaya uygun olduğunu söyleyebilme olanağı yoktur.
Hemen belirtmek gerekir ki; davalı-karşı davacı şirket kesinleşen kadastro tesbitinden sonra çap kaydına dayanarak ve ikinci el olarak taşınmazı edinen kişi konumundadır. Öyleyse, şirketin kadastro tesbit öncesi ve komşu parsellere revizyon gören eski ve delil durumuna düşen tapu kayıtlarına dayanarak çekişmeli yerde hak iddia etmesi mümkün değildir. Nitekim, karşı davasında zilyetliğe dayanarak hak iddia ettiği sonucuna da varılmaktadır. Bunun yanısıra, müdahil davacı olan ve kadastro tesbitinde revizyon gören tapunun bir kısım maliklerinin mirasçıları olan Ali ve arkadaşlarının, dayandıkları tapu kayıtlarının da çekişmeli taşınmazı kapsamadığı açıkça anlaşılmaktadır. Esasen, söz konusu kayıtlara karşılık, kayıt maliklerine, kadastroca pek çok parsel bırakıldığı tartışmasızdır.
Yukarıda değinilen ilkeler ve olgular dikkate alındığına, uyuşmazlık çekişmeli taşınmazın Medeni Kanunun 639. maddesi ve 3402 sayılı yasanın 14 ve 17 maddeleri uyarınca zilyetlik hükümleri çerçevesinde edinilip edinilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Dosyadaki delillerden, özellikle 25.6.1997 tarihli ziraatçi uzman bilirkişi raporundan nizalı yerin, fiziki toprak yapısı itibariyle özel mülkiyete konu olamayacak, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan % 30 eğimli sahipsiz kamu malı niteliğini taşıdığı sonucuna varılmaktadır. Değinilen nitelikteki bir yer için Hazine adına sicil oluşturulamayacağı da kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca; Hazinece açılan 1991/1020 esastaki asıl dava olan el atmanın önlenmesi yıkım davasının kabulüne ; birleştirilerek görülen 1992/620 esas sayılı Hazinece açılan tescil, karşı davacı M.. Tic. A.Ş. tarafından ve müdahil davacılar Ali ve arkadaşları tarafından açılan tescil davalarının reddine; karar verilmesi gerekirken; yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir. Hazine vekilinin belirtilen hususlara yönelik temyiz itirazları dışındaki öteki itirazları ile müdahil davacıların temyiz itirazları yerinde değildir, Reddine.Ancak Hazine vekilinin açıklanan hususlara ilişkin temyiz itirazları doğrudur. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü H.U.M.K.’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 16.5.1999 tarihinde yürürlüğe giren Avukat ücret tarifesinin 14.maddesi gereğince gelen temyiz eden Hazine vekili için 65.000.000 TL. duruşma Avukat parasının temyiz edenden alınmasına 2.10.2001 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA