kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

11. Hukuk Dairesi 2002/1447 E., 2002/5320 K.

PASİF HUSUMET

“İçtihat Metni”

T.C.
YARGITAY
ONBİRİNCİ HUKUK DAİRESİ
ESAS KARAR
2002/1447 2002/5320


YARGITAY KARARI


MAHKEMESİ :İstanbul Asliye 6.Ticaret Mahkemesi
GÜNÜ :10.7.2001
SAYISI :1999/789-2001/828


Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 6.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10.7.2001 tarih ve 1999/789-2001/828 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin işletmeciliğini yaptığı M/V W... isimli yük gemisinin tüm kontrollerden geçirilip surveyleri yapıldıktan sonra denize ve yüke elverişli şekilde Güney Afrika’nın Richards Boy Liman’ından Çanakkale’ye doğru kömür taşımak üzere yola çıktığını, bu sefer sırasında 5.9.1997 tarihinde Ceuta’da makine dairesinde meydana gelen patlama ve yangın nedeniyle geminin tamir kabul etmez şekilde hasarlandığını ve Cebelitarık’a oradan da varma limanı olan Çanakkale’ye çekilmek zorunda kaldığını, düzenlenen dispeç raporuna göre, yük ilgilisi sigortacının garameye iştirak payını ödediğini ancak tekne-makine sigortacısı davalı O... Sigorta A.Ş.nin garameye iştirak payının ödemediğini ileri sürerek, 26.6.1998 tarihli dispeç raporunun tasdikine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı B... Gemicilik ve Tic. San. Ltd. Şti. vekili, müvekkilinin gemi ve yükle ilgisinin bulunmadığını sadece isminin konişmentoda yer aldığını savunarak, davanın husumet yönünden reddini istemiştir.
Davalı N... İnş. Müt. Taş. Ve Tic. Ltd. Şti. vekili, gemideki hasarda müvekkilinin kusuru olmadığını, sigortacısının garame payını ödediğinden müvekkilinin sorumluluğu kalmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı A.. Sigorta A.Ş. vekili, dispeç raporunda yük sigortacısı için tespit edilen garameye iştirak payını müvekkilinin ödediğini beyan etmiştir.
Davalı O... Sigorta A.Ş. vekili, dispeç raporunun sadece yükün gemiden veya geminin yükten olan müşterek avarya alacağı için mahkeme ilamı niteliği taşıyabileceğini, yük sigortacısı payına düşen miktarı ödediğinden talebin konusuz kaldığını, sigortacının sorumluluğunun tespitinin dispeç raporunun tasdiki davasında değil, sigorta sözleşmesine dayalı olarak açılacak davada belirleneceğini bu nedenle bu davada müvekkiline husumet düşmeyeceğini, davacının gemiyi denize elverişsiz olarak yola çıkarması nedeniyle zarara sebebiyet verdiğini, donatanın bu yüzden müşterek avaryanın paylaşılmasını isteyemeyeceğini, dispeç raporunun eksik ve hatalı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, itiraza uğramamış olan bir dispeç raporunun tasdik edilmeden de mahkeme ilamı niteliğinde olduğu, davalılar N... İnş. Tic. Ltd. Şti., A... Sigorta A.Ş. ve B... Gemi Tic. ve San. Ltd. Şti.nin rapora itiraz etmedikleri, bu davalılar hakkındaki davada davacının hukuksal yararı bulunmadığı, yük sigortacısının garame payını ödediği, donatanın üzerinde kalan müşterek avarya zararı için sigortacıdan tazminat isteme hakkının sigorta sözleşmesinden kaynaklandığını, dispeç raporunda donatanla tekne sigortacısı arasındaki uyuşmazlığın çözüme kavuşturulamayacağı, TTK. 1394.maddeye göre sigortacının müşterek avarya zararını sigortalamadığı bu konuda ayrı bir eda davası açılması gerektiği bu nedenle davalı A... O... Sigorta A.Ş.ye husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, davacı bilirkişilerden Prof Dr. Ergon ile Prof Dr. Reşat birlikte, Av.Oktay ise, farklı görüşte olduklarını açıklayarak düşünce bildirmişlerdir.
Birinci görüşte olanlardan sadece Prf. Dr. Ergon hukukçu olup diğer bilirkişi hukukçu değildir. Prof Dr Ergan, makine dairesinde patlama ve yangından dolayı meydana gelen zararların yolculukla ilgililer arasında paylaşılmayan hususi avarya teşkil edeceğini, müşterek avarya ilanı üzerine yük sigortacısının garame borcunu ödediğini, davacı donatanın dispeçi raporunun tasdiki ile ilgili herhangi bir menfaatinin bulunmadığını, dispeçci raporu ile donatanla tekne sigortacısı arasındaki uyuşmazlığın çözüme kavuşturulmasının söz konusu olmadığını, raporun tasdiki isteminin kabulüne imkan kalmadığını bu nedenle davalı sigorta vekilinin itirazlarının değerlendirilmesine gerek duymadıklarını açıklamışlardır. “Farklı görüş” başlığı altında bilirkişi Av.Oktay ise, ihtilafın TTK.nun 1393-1396 maddeleri hükümleri nazara alınarak çözümlenmesi gerektiğini, olayın özelliğine göre, kusur avarya ve müşterek avarya masraflarının tefrik edilmesi ve geminin denize elverişli olup olmadığının tesbitinin gerektiğini, sigortacının ödeme mükellefiyetinin sadece sigortalısına düşecek, şayet varsa müşterek avarya garame borcuna şamil olacağı, hususi avarya hasar ve zararına şamil olmayacağını, bunun tabi neticesi’nin de, sigortacıdan bu kısım istemin taraflar arasındaki sigorta akdi çerçevesinde sigortacıdan müşterek avaryadan ayrı olarak müstakilen isteneceği açıkladıktan sonra, dispeç raporunu mahkemeden tasdikinin ilgililer bu arada sigortacıların da isteyebileceğini TTK.nun 1210/1 . maddesinin belirttiğini, yukarıdaki görüşü kaydıyla, sigortacının dispeç tasdikiyle ilgili olduğum bir kere daha kanunla teyit edilmiş olduğunu vurgulayarak olaydaki müşterek zararlar ile hususi avarya zararların ayıklanması, bunun teknik bilirkişi tarafından yapılması gerektiği, sonuç olarak da hususi avarya zararların müşterek avarya meyanında talep edilemeyeceği açıklanmıştır.
Mahkemece, dispeçci raporunun tasdikinin reddi görüşü ile dispeçci raporunun tasdikinin TTK. 1210/1 maddesi uyarınca bütün ilgililerini isteyebileceği ve teknik bilirkişi tarafından dispeçci raporundaki hususi avarya zararları ile müşterek avarya zararlarının ayıklanması gerektiği, hususi avarya zararlarının müşterek avarya meyanında talep edilemeyeceği yolundaki farklılaşan görüşler karşısında yeniden Deniz Ticaret Hukuku konusunda uzman olan bilirkişiler kurulundan, taraf vekillerinin itiraz ve savunmalarıda karşılayacak rapor olmadan ve davacı tarafından Beyoğlu 2.Asliye Ticaret Mahkemesi’ne açılan 2001/518 Esas sayılı dava dosyası celp olunup incelenemeden gerektiğinde sonucu beklenmeden davalı sigorta şirketinin pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı yönünden davanın redolunması yasaya aykırı olup buna yönelik davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.5.2002 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA