kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

AİHM
İSMET ASLAN


İçtihat Metni

İsmet ASLAN

2. DAİRE

tarafından Türkiye aleyhine yapılan 32661/02 no'lu başvuru

KARAR
(Dostane Çözüm)

KARAR TARİHİ:2 Eylül 2008

OLAYLAR

İsmet Aslan adlı başvuran 1968 doğumlu Türk vatandaşıdır ve Diyarbakır'da yaşamaktadır. AİHM önünde İstanbul Barosu avukatlarından Hüseyin Tayfun tarafından temsil edilmiştir. Dava olayları, taraflarca sunulduğu şekliyle şöyle özetlenebilir:

Başvuran 7 Mayıs 1995 tarihinde, yasadışı örgüt üyesi olduğu ve örgüt adına faaliyet yürüttüğü şüphesiyle yakalanmıştır. Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü'nde polislerce sorgulanmış, ifadesinde PKK'nın düzenlediği bir bombalı eylem girişiminde yer aldığını söylediği belirtilmiştir.

Başvuran, çıkarıldığı Diyarbakır DGM hakimine verdiği ifadede polisteki ifadesini reddetmiştir. Nöbetçi hakim başvuranın tutuklanmasına karar vermiştir.

8 Haziran 1995 tarihinde DGM savcısı hazırladığı iddianamede başvuran ve diğer dört kişiyi TCK'nın 125. maddesinde belirtilen, ülke topraklarının bir kısmının bölünmesi amacıyla faaliyet yürütmekle suçlanmıştır.

Diyarbakır DGM, 22 Ekim 1998 tarihli kararında elindeki delillere göre başvuranın faaliyetlerinin TCK'nın 125. maddesi uyarınca suçlu bulunması için yeterli olmadığına, ancak 168/2 maddeye göre başvuranın yasadışı örgüt üyesi olduğunun tespiti için yeterli olduğuna karar vermiş, başvuranı 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırmıştır. Mahkeme heyeti iki sivil ve bir askeri yargıçtan oluşuyordu.

Başvuran kararı temyize götürmüş, 30 Eylül 1999 tarihinde Yargıtay, DGM kararını yeterince gerekçelendirilmemiş olduğu gerekçesiyle bozmuştur. Yeniden yargılama bu kez üç sivil yargıçtan oluşan mahkeme heyetince yapılmıştır.

DGM, 21 Aralık 2000 tarihli yeni kararında başvuranı aynı şekilde suçlu bulmuş ve 12 yıl 6 ay hapis cezası vermiştir.

Başvuran kararı yine temyize götürmüş, Yargıtay bu kez 3 Aralık 2001 tarihli kararıyla başvuran hakkındaki hükmü onamıştır.

ŞİKÂYETLER

Başvuran AİHS'nin 5. maddesi uyarınca 26 gün boyunca polis nezaretinde tutulması ve sonuç olarak makul bir süre içinde hakim karşısına çıkarılmamış olmasından şikâyetçi olmuştur.

Başvuran aynı maddeye dayanarak tutukluluğunun neredeyse sekiz yıl sürdüğünü ve bu nedenle makul bir süre içerisinde serbest bırakılmadığını ifade etmiştir. Ayrıca tutukluluk süresine itiraz etme imkanı bulunmadığından AİHS'nin 13. maddesine göre etkili bir iç hukuk yolundan mahrum bırakıldığını savunmuştur.

AİHS'nin 6/1 - 6/3 maddelerine dayanarak başvuran aşağıdaki şikâyetleri dile getirmiştir:
- kendisini yargılayan ve suçlu bulan DGM heyetinde askeri bir yargıç bulunması nedeniyle bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından yargılanmamıştır;
- gözaltında alınan ifadesi, aleyhine delil olarak kullanılmıştır;
- iddia makamının tanıkları başka bir yerde dinlenmiş, bu nedenle ifadelerinin doğruluğu mahkeme tarafından sınanmamıştır;
- kendisine yöneltilen suçlama ile sonrasında hüküm giydiği suç arasında bağlantı bulunmamaktadır;
- yargılama makul bir süre içerisinde tamamlanmamıştır;
- yargılamanın her aşamasında suçlu gibi muamele edilmiş ve bu nedenle masumiyet karinesi ihlal edilmiştir.

HUKUK

Mahkeme, Hükümetin temsilcisinden aşağıdaki beyanı almıştır:

"Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'nin yukarıda kaydedilen ve AİHM önünde devam etmekte olan başvurunun dostane çözüme kavuşturulması amacıyla, İsmet Aslan'a karşılıksız olarak 6,000 (altı bin) Euro ödemeyi teklif ettiğini bildiririm.

Sözkonusu meblağ, masraflarla birlikte maddi ve manevi tazminatı da kapsamaktadır. Ödeme tarihinde uygulanabilir kur üzerinden Yeni Türk Lirası'na çevrilecek ve uygulanabilir her tür vergiden muaf tutulacaktır. AİHM'nin AİHS'nin 37/1 maddesi bağlamındaki kararının açıklandığı tarihten itibaren üç ay içerisinde ödenebilecektir. Sözkonusu toplamın, belirtilen üç ay içerisinde ödenmemesi durumunda Hükümet, ödeme gününe kadar Avrupa Merkez Bankası'nın uyguladığı faiz oranına üç puan eklemek suretiyle elde edilecek orana eşit bir oran üzerinden basit faiz ödeme yükümlülüğünü üstlenir. Ödeme, davanın nihai çözüme kavuşturulmasını teşkil edecektir."

Mahkeme, başvuranın yasal temsilcisi imzalı aşağıdaki beyanı almıştır:

"Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'nin, AİHM'de görülmekte olan yukarıda kayıtlı başvuru kaynaklı davanın dostane çözüme kavuşturulması amacıyla, İsmet Aslan'a karşılıksız olarak 6,000 (altı bin) Euro ödemeye hazır olduğunu kaydediyorum.

Sözkonusu meblağ, masraflarla birlikte maddi ve manevi tazminatı da kapsamaktadır. Ödeme tarihinde uygulanabilir kur üzerinden Yeni Türk Lirası'na çevrilecek ve uygulanabilir her tür vergiden muaf tutulacaktır. AİHM'nin AİHS'nin 37/1 maddesi bağlamındaki kararının açıklandığı tarihten itibaren üç ay içerisinde ödenebilecektir. Sözkonusu toplamın, belirtilen üç ay içerisinde ödenmemesi durumunda Hükümet, ödeme gününe kadar Avrupa Merkez Bankası'nın uyguladığı faiz oranına üç puan eklemek suretiyle elde edilecek orana eşit bir oran üzerinden basit faiz ödeme yükümlülüğünü üstlenir."

AİHM, tarafların üzerinde uzlaştıkları dostane çözümü dikkate almaktadır. AİHM, bu çözümün Sözleşme ve Protokollerde tanımlanan insan haklarına saygı ilkesine uygun olduğu kanaatindedir ve başvurunun incelenmesine devam etmeyi haklı gösterecek kamu düzenine ilişkin hiçbir gerekçe görememektedir (AİHS'nin in fine 37/1 maddesi). Sonuç olarak, AİHS'nin 29/3 maddesinin uygulanmasına son verilmesi ve davanın kayıttan düşürülmesi uygun olacaktır.

Yukarıdaki gerekçelere dayanarak, AİHM oybirliğiyle

Başvurunun kayıttan düşürülmesine karar vermiştir.

 

 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA