kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

AİHM
EKİCİ VE DİĞERLERİ - TÜRKİYE DAVASI


İçtihat Metni

EKİCİ VE DİĞERLERİ - TÜRKİYE DAVASI

(Başvuru no. 28877/03)

KARAR

KARAR TARİHİ:23 Eylül 2008

İşbu karar AİHS'nin 44/2 maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecektir. Şekli düzeltmelere tâbi olabilir.

USUL

Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan 28877/03 no'lu davanın nedeni T.C. vatandaşları olan Niyazi Ekici, Şükrü Güntoğar, Bayram Akbulut, Salih Demircan ve Müzeyyen Kalkan'ın ("başvuranlar") Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne 22 Mayıs 2003 tarihinde, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin ("Sözleşme") 34. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurudur.

Başvuranlar, AİHM önünde Diyarbakır Barosu avukatlarından S. Çınar tarafından temsil edilmiştir.


OLAYLAR

DAVANIN KOŞULLARI

5 Mayıs 1999 tarihinde başvuranlar, çalışmakta oldukları Diyarbakır Sur Belediyesi'nden çıkarılmışlardır. Başvuranların her biri ödenmemiş maaşları, işten çıkarma tazminatı, kıdem tazminatı ve diğer maddi zararları için Diyarbakır İş Mahkemesi'nde dava açmıştır.

Mahkeme 11 Kasım 1999 tarihinde başvuranlar lehine karar vermiş ve belediyeyi başvuranlara masraflar ve 15 Haziran 1999 tarihinden itibaren işleyen yasal faiz dahil olmak üzere Türk Lirası cinsinden belli miktarlar ödemeye mahkûm etmiştir.

İtiraz edilmemesi üzerine kararlar 22 Kasım 1999 tarihinde kesinleşmiştir.

Takip eden aylar içerisinde kendilerine ödeme yapılmaması nedeniyle başvuranlar mahkeme kararlarının uygulanması amacıyla müdahale edilmesi talebiyle Diyarbakır Valiliği'ne başvurmuşlardır. Valilik, zararların tazmin edilmesi için belediyeden talepte bulunulduğunu ancak mali yetersizlikler nedeniyle belediyenin ödeme yapmadığını bildirmiştir.

Somut başvurunun yapıldığı tarihte sözkonusu ilamlı borçlar halen ödenmemişti. Bu nedenle aşağıda belirtilen tarihlerde, belirtilen başvuranlarla belediye arasında dostane çözüme varılmıştır:
- Müzeyyen Kalkan (15 Mart 2005)
- Şükrü Güntoğar (23 Ocak 2006)
- Bayram Akbulut (11 Aralık 2007)

Diğer başvuranlara ilişkin olarak bir çözüme ulaşılmamış ancak belediye, kalan başvuranlara ödenmek üzere icra dairesinin ilgili hesabına kısmi bir miktar yatırmıştır. 21 Şubat 2005 tarihinde Salih Demircan'a 822 Yeni Türk Lirası ödenmiştir.


HUKUK

I. BAŞVURANLARIN MAĞDUR STATÜSÜ

Hükümet, başvurunun yapılmasından sonra belediyenin başvuranları ödenmemiş miktarları teslim almaya davet etmiş olduğunu ifade etmiştir. Sonuç olarak başvuranlardan üçü belediye ile dostane çözüme varmıştır. Teklifi reddetmiş olmasına rağmen Niyazi Ekici adlı başvuranın alacağı da icra dairesinin hesabında hazır bulundurulmuştur. Salih Demircan'a 822 YTL ödenmiştir. Bu nedenle Hükümet başvurunun kayıttan düşürülmesini Mahkeme'den talep etmiştir.

Başvuranlar, mali sıkıntıları nedeniyle belli anlaşmaların yapılması gerektiğini ve yatırılan miktarların sadece kısmi ödemeleri teşkil ettiğini savunmuşlardır.

Mahkeme somut başvuruyu Çiçek ve Öztemel ve Diğerleri (no. 74069/01, 74703/01, 76380/01, 16809/02, 25710/02, 25714/02 ve 30383/02) kararında belirtilen ilkeler ışığında inceleyecektir.

Mahkeme belediyenin Müzeyyen Kalkan, Şükrü Güntoğar ve Bayram Akbulut ile çözüm anlaşmaları imzaladığını gözlemler.

Anlaşmalar sözkonusu başvuranların belli bir toplu ödeme karşılığında ödenmemiş tazminatlar, yargı giderleri ve avukatlık masrafları da dahil olmak üzere hak ve diğer alacaklardan feragat etmelerini öngörmüştür.

Mahkeme, mağdur statülerinin varılan sözkonusu anlaşmalarla ancak kısmen azaldığı kanaatindedir. Varılan çözüm şahısların sadece 1 no'lu Protokolün 1. maddesi bağlamındaki taleplerini kapsamaktadır. Bu nedenle AİHS'nin 6/1 maddesine dayanan şikâyetlerinin halen ayrı olarak incelenmesi gerekmektedir.

Salih Demircan için ilgili icra dairesinin hesabına yatırılan miktara ilişkin olarak Mahkeme, sözkonusu miktarın iş mahkemesinin hükmettiği ödemenin tamamını ve iş alacaklarının geç ödenmesini düzenleyen ulusal kanunlara göre başvuranlara ödenmesi gereken gerçek miktarları karşılamadığını gözlemler. Buna göre Mahkeme, Salih Demircan'ın halen AİHS'nin 6/1 ve 1 no'lu Protokolün 1. maddesinin ihlalinden mağdur olduğunu iddia edebileceğini tespit etmektedir.

Niyazi Ekinci adlı başvurana ilişkin olarak ise Mahkeme, mahkeme kararlarının uygulanması bağlamında kendisine hiçbir ödeme yapılmamış olduğunu ve onun da AİHS'nin 6/1 ve 1 no'lu Protokolün 1. maddesinin ihlalinden mağdur olduğunu iddia edebileceğini gözlemlemektedir.


II. AİHS'YE EK 1 NO'LU PROTOKOLÜN 1. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI

Başvuranlar yetkililerin ilamlı borçları ödememesinin mülkiyet dokunulmazlığı hakkını ihlal etmesinden şikâyetçi olmuştur. 1 no'lu Protokolün 1. maddesine atıfta bulunmuşlardır.

Önceki paragraflarda açıklanan nedenlere dayanarak Mahkeme, sözkonusu şikâyetin incelenmesini başvuranlar Salih Demircan ve Niyazi Ekici ile sınırlı tutacaktır.

A. Kabuledilebilirlik

Başvuranların artık mağdur olarak görülemeyeceği şeklindeki görüşlerine ek olarak Hükümet ayrıca davaların kabuledilebilirliğine ilişkin olarak aşağıdaki itirazları ortaya koymuştur:
Birinci olarak Hükümet, icra takibi başlatmamış olmaları nedeniyle başvuranların iç hukuk yollarını tüketmediklerini savunmuştur.

İkinci olarak ise belediyenin hükmedilen miktarları ödeyememesine rağmen iş mahkemesi kararlarının geçerli olması nedeniyle 1 no'lu Protokolün 1. maddesi bağlamında yapılan şikâyetlerin açıkça dayanaktan yoksun olduğunu savunmuştur. Buna göre başvuranların hiçbir haktan mahrum bırakılmış olarak değerlendirilemeyeceğini savunmuştur.

Mahkeme Çiçek ve Öztemel ve Diğerleri (yukarıda anılan) davasında benzer ön itirazları reddetmiş olduğunu gözlemler. Somut davada başka bir karara varmak için neden görmemekte, bu nedenle Hükümetin itirazlarını reddetmektedir.

Mahkeme, Salih Demircan ve Niyazi Ekici tarafından yapılan mülkiyet şikâyetinin esas incelemesi gerektirdiği ve kabuledilemezlik gerekçesi bulunmadığına hükmeder.

B. Esas

AİHM, icraya konulabilirliği yeterince ispat edildiği takdirde bir "alacağın" Ek 1 no'lu Protokol'ün 1. maddesi çerçevesinde bir "mülk" teşkil edebileceğini yinelemektedir (bkz. Stran Greek Refineries ve Stratis Andreadis - Yunanistan, A Serisi no. 301-B).

Diyarbakır İş Mahkemesi'nin 11 Kasım 1999 tarihli kararları yukarıda bahsedilen başvuranlara sadece devletten destek alma genel hakkı değil icra edilebilir bir alacak sağlamıştır. İtirazda bulunulmamış olması nedeniyle kararlar kesinleşmiştir. Başvuranların lehlerinde olan sözkonusu kararları uygulatma imkânlarının bulunmaması, 1 no'lu Protokolün 1. maddesinin ilk paragrafının birinci cümlesinde belirtilen mülkiyet dokunulmazlığı hakkına bir müdahale teşkil etmiştir.

Ulusal merciler iş mahkemesi kararlarına uymayarak başvuranların hak ettikleri parayı almasını engellemişlerdir. Hükümet sözkonusu müdahaleye ikna edici bir gerekçe ortaya koymamıştır ve Mahkeme mali yetersizliğin böyle bir ihmali haklı çıkaramadığı görüşündedir (bkz. mutatis mutandis, Ambruosi - İtalya, no. 31227/96 ve Burdov - Rusya, no. 59498/00).

Bu nedenle 1 no'lu Protokolün 1. maddesi başvuranlar Salih Demircan ve Niyazi Ekici açısından ihlal edilmiştir.

III. AİHS'NİN 6/1 MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI

Başvuranlar aynı zamanda iş mahkemesi kararlarının yetkililer tarafından uzun bir süre uygulanmamış olmasının AİHS'nin 6. maddesinde belirtilen "makul süre" şartını ihlal etmesinden şikâyetçi olmuşlardır.

A. Kabuledilebilirlik

AİHS'nin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde şikâyetin dayanaktan yoksun olmadığını kaydeden AİHM, başka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle şikâyet tüm başvuranlar bakımından kabuledilebilir niteliktedir.

B. Esas

Mahkeme, 6/1. maddesinin herkesin medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili taleplerini mahkemeye götürme hakkını güvence altına aldığını yineler. Bu şekilde mahkemeye erişim hakkının, yani hukuk mahkemelerinde dava açma hakkının bir yönünü oluşturduğu "mahkemeye erişim hakkı"nı somutlaştırır. Ancak bu hak, Sözleşmeci Devlet'in iç hukuk sisteminin kesin ve bağlayıcı bir mahkeme kararının, bir tarafın zararına olacak şekilde işlevsiz kalması durumunda aldatıcı olacaktır. 6/1 maddenin davacılara tanınan - davaların adil, açık ve hızlı görülmesi - usul güvencelerini ayrıntılı olarak açıklayıp mahkeme kararlarının uygulanmasını güvence altına almaması düşünülemez; 6. maddeyi yalnızca mahkemeye erişim ve davanın yürütülme şekli ile ilgili olduğu şeklinde yorumlamak Sözleşmeci Devletlerin AİHS'yi imzalarken güvence altına almayı üstlendikleri hukukun üstünlüğü ilkesine aykırı durumlara yol açabilir. Bu nedenle herhangi bir mahkeme tarafından verilen kararların uygulanması 6. maddenin amacı bağlamında "davanın görülmesi"nin bir parçası olarak görülmelidir (bkz. Hornsby - Yunanistan, Raporlar 1997-II).

Bir devlet kurumunun ilamlı bir borcu ödememekte mali yetersizliği mazeret olarak sunmaya hakkı yoktur. Bir kararın yürütülmesindeki gecikme belli koşullarda haklı çıkarılabilir, ancak bu 6/1 maddeyle korunan hakkın özüne halel getirecek şekilde olamaz (bkz. Immobiliare Saffi - İtalya [BD], no. 22774/93). Somut davada başvuranların kazandıkları davadan sonuç almaları Diyarbakır Sur Belediyesi'nin yaşadığı iddia edilen mali güçlükler gerekçesiyle engellenmemeliydi.

Mahkeme, Diyarbakır İş Mahkemesi'nin 11 Kasım 1999 tarihli kararlarının Salih Demircan ve Niyazi Ekici adlı başvuranlar açısından uygulanmamış olduğunu kaydeder. Diğer üç başvuran belediye ile aşağıda belirtilen tarihlerde yaptıkları anlaşmalarla bir miktar para almışlardır:
- Müzeyyen Kalkan (15 Mart 2005)
- Şükrü Güntoğar (23 Ocak 2006)
- Bayram Akbulut (11 Aralık 2007)

Bu değerlendirmeler ışığında Mahkeme, sözkonusu davalardaki nihai yargı kararlarına uymak adına gerekli tedbirleri yıllar boyunca uygulamayarak yetkililerin 6/1 madde hükümlerinin yararlı etkisinin büyük bir bölümünü ortadan kaldırdıklarını tespit etmiştir.

Bu nedenle AİHS'nin 6/1 maddesi tüm başvuranlar açısından ihlal edilmiştir.

IV. AİHS'NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI

AİHS'nin 41. maddesine göre:

"Mahkeme işbu Sözleşme ve Protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleşmeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, hakkaniyete uygun surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder."

A. Tazminat

Başvuranlar maddi tazminat olarak zamanında ödenmiş ve bir vadeli hesapta biriktirilmiş olması halinde olması halinde ilamlı borçların ulaşacağını iddia ettikleri değişik miktarları talep etmişlerdir. Manevi tazminat olarak ise her biri 6,000 Euro talep etmişlerdir.
Hükümet, hayali hesaplamalara dayandığını iddia ederek talepleri reddetmiştir. Mahkemenin somut davalarda ihlal tespit etmesi halinde bunun başvuranların uğradığı iddia edilen tüm manevi zararlar için yeterli bir telafi olacağını ifade etmişlerdir.

Mahkeme, 1 no'lu Protokolün 1. maddesinin ihlalinin tespiti uyarınca Salih Demircan ve Niyazi Ekici'nin maddi tazminat almaya hak kazandıkları görüşündedir. Başvuranların şikâyetinin mahkeme kararlarıyla sabit tazminatların ödenmemesi ile ilgili olduğu dikkate alındığında Mahkeme, sözkonusu ödenmemiş ilamlı borçların, iç hukukta iş alacaklarının geç ödenmesinden doğan yasal faizle birlikte Hükümetçe ödenmesinin başvuranların bu başlık altındaki taleplerini tatmin edeceğini tespit etmiştir.

Sözkonusu kararlar uzun bir süre uygulanmamış olduğundan AİHS'nin 6/1 maddesinin ihlalinin tespit edilmiş olması nedeniyle Mahkeme başvuranların zararının sadece ihlal tespitiyle yeterince tazmin edilemeyeceği görüşündedir (Çiçek ve Öztemel ve Diğerleri, yukarıda anılan). Dava koşulları ve içtihadını dikkate alan Mahkeme, her bir başvurana 3,000 Euro manevi tazminat ödenmesini uygun bulmaktadır.

B. Yargılama masraf ve giderleri

Başvuranların her biri ulusal merciler ve AİHM önündeki yargılamalar sırasında ortaya çıkan masraf ve harcamalara karşılık olarak 1,101 Euro talep etmiştir.

Hükümet başvuranların taleplerinin tamamen temelsiz olduğunu savunmuştur.

AİHM'nin içtihadına göre bir başvuran, ancak masrafların gerçekten ve gerektiği için yapıldığı ve miktarın makul olduğu kanıtlanmış ise bunları geri almaya hak kazanmaktadır (bkz. Sunday Times - İngiltere (no. 1), A Serisi no. 38). Mahkeme başvuranların bu başlık altındaki taleplerini destekleyen belgeye dayalı delil sunmamış olduklarını gözlemler; bu nedenle talebi reddeder.

C. Gecikme faizi

AİHM, gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankası'nın marjinal kredi faizlerine uyguladığı orana üç puan eklemek suretiyle elde edilecek oranın uygun olduğuna karar vermiştir.


BU GEREKÇELERE DAYANARAK AİHM OYBİRLİĞİYLE,

1. AİHS'nin 6/1 maddesine dayanan şikâyetin kabuledilebilir olduğuna;

2. 1 no'lu Protokolün 1. maddesine dayanan şikâyetin Niyazi Ekici ve Salih Demircan açısından kabuledilebilir, diğer başvuranlar açısından kabuledilemez olduğuna;

3. 1 no'lu Protokolün 1. maddesinin Niyazi Ekici ve Salih Demircan açısından ihlal edildiğine;

4. AİHS'nin 6/1 maddesinin tüm başvuranlar açısından ihlal edildiğine;
5. (a) Sorumlu Devlet'in Niyazi Ekici ve Salih Demircan'a, AİHS'nin 44/2 maddesi uyarınca kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, halen ödenmemiş ilamlı borçların iç hukukta mevcut yasal faizi ile birlikte ödenmesine;
(b) Sorumlu Devlet'in aynı üç ay içerisinde, başvuranların her birine, ödeme tarihinde geçerli kur üzerinden Yeni Türk Lirası'na çevrilmek ve tüm masraf ve vergilerden muaf olmak üzere 3,000 Euro manevi tazminat ödemesine;
(c) Sözkonusu sürenin bittiği tarihten ödemenin yapılmasına kadar geçen süre için Avrupa Merkez Bankası'nın marjinal kredilere uyguladığı faiz oranına üç puan eklemek suretiyle elde edilecek oranın gecikme faizi olarak uygulanmasına;

6. Adil tatmine ilişkin diğer taleplerin reddine

KARAR VERMİŞTİR.

İşbu karar İngilizce olarak hazırlanmış ve AİHM İç Tüzüğü'nün 77. maddesinin 2. ve 3. paragrafları uyarınca 23 Eylül 2008 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiştir.

 

 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA