kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

AİHM
ÜTEBAY/TÜRKİYE


İçtihat Metni

ÜTEBAY/TÜRKİYE

2. DAİRE

(Başvuru no. 40555/04)

KARAR

KARAR TARİHİ:17 Temmuz 2008

İşbu karar AİHS'nin 44§2 maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecektir. Şekli düzeltmelere tabi olabilir.

USULİ İŞLEMLER

Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan 40555/04 no'lu davanın nedeni T.C. vatandaşı Ekrem Ütebay'ın ("başvuran"), Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne 1 Ekim 2004 tarihinde Avrupa İnsan Hakları ve Temel Özgürlükler Sözleşmesi'nin ("AİHS") 34. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurudur.

Başvuranın vefatı üzerine ebeveynleri Muteber ve Gıyasettin Ütebay ile kardeşi Ercan Ütebay başvuruyu sürdüreceklerini beyan etmişler ve başvuranlar haline gelmişlerse de pratik nedenlerle Ekrem Ütebay başvuran olarak tanımlanmaya devam edecektir.

Başvuran, Ankara Barosu avukatlarından F. Babaoğlu tarafından temsil edilmiştir.

OLAYLAR

I. DAVANIN KOŞULLARI

Başvuran, 1973 doğumludur ve İstanbul'da yaşamaktaydı. 14 Haziran 2005 tarihinde vefat etmiştir.

7 Mart 1994'te başvuran, PKK üyesi olduğundan şüphe edilmesi nedeniyle Muş'ta polis tarafından gözaltına alınmıştır. 13 Mart 1994'te sorgulanmak üzere İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne teslim edilmiştir.

21 Mart 1994'te İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) sorgu hakimi önüne çıkarılmış, hakim tutuklanmasına karar vermiştir.

23 Haziran 1994 tarihli bir iddianame ile Cumhuriyet Savcısı, İstanbul DGM önünde başvuran ve diğer kırk beş sanık aleyhinde yasadışı silahlı bir örgüte üye olmak ve devletin anayasal düzenine zarar veren faaliyetler yürütmek suçlarından dava açmış ve başvuranın Türk Ceza Kanunu'nun 125. maddesine göre mahkum edilmesini istemiştir.

5 Mart 1999'da aralarında askeri hakimin de bulunduğu üç hakimden oluşan İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi, son savunma ifadelerinin mahkemeye sunulmamış olması nedeniyle başvuranın davasının, dosyadan ayrılması gerektiğine karar vermiştir.

18 Haziran 1999'da Anayasa'da değişiklik yapılmıştır ve İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi'nde davalara bakan askeri hakimin yerine sivil hakim getirilmiştir.

Başvuran aleyhindeki dava, İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi önünde görülmeye devam etmiştir. Kovuşturma sürecinde DGM, iddia edilen suçun niteliğini ve delillerin durumunu göz önüne alarak başvuranın serbest bırakılma taleplerini reddetmiştir.

5 Nisan 2004'te başvuran serbest bırakılmıştır. Başvuran, 14 Haziran 2005'te vefat ettiğinde dava halen yerel mahkemeler önünde devam etmekteydi.

HUKUK

I. ÖN İTİRAZ

Hükümet, başvuranın ailesinin iddia edilen ihlallerden etkilenmediği ve bu nedenle, AİHS'nin 34. maddesi bağlamında mağdur olduklarını iddia edemeyecekleri gerekçesiyle davanın AİHM kayıtlarından düşürülmesi gerektiğini belirtmiştir.

AİHM, daha önce başvuranın AİHM önündeki süreç sona ermeden vefat ettiği birçok başvuruda başvuranın mirasçılarının veya yakın aile mensuplarının, davayı AİHM önünde devam ettirmek istediklerine ilişkin taleplerini kabul ettiğini yinelemektedir. Mevcut davada AİHM, ailenin davayı sürdürmeyi açıkça talep ettiğini, ayrıca, başvuranın aleyhindeki davanın ve tutuklu yargılanma süresinin, Sözleşme'nin 5/3 ve 6/1 maddelerinin ihlaline neden olacak kadar uzun olduğu yönünde bir hükme varılmasında yeterince meşru beklentileri bulunduğu kanısındadır.

Yukarıda kaydedilenleri göz önüne alan AİHM, ailesinin başvuranın yerine dava işlemlerine devam etmek istediği sonucuna varmıştır. Sonuç olarak Hükümet'in davanın, kayıtlardan düşürülmesine ilişkin itirazı reddedilmiştir.

II. AİHS'NİN 5/3. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI

Başvuran, tutuklu yargılanmasının AİHS'nin 5/3. maddesinde yer alan "makul süreyi" aştığı hususunda şikayette bulunmuştur.

Hükümet, bu iddiaya itiraz etmiştir.

A. Kabuledilebilirlik

Hükümet, AİHM'den AİHS'nin 35/1. maddesi bağlamında iç hukuk yollarının tüketilmemiş olması nedeniyle başvuruyu reddetmesini talep etmiştir. Ahmet Sadık/Yunanistan davasına atıfta bulunan Hükümet, başvuranın yerel mahkemeler önünde şikayette bulunmadığını iddia etmiştir.

Başvuran, Hükümet'in iddialarına itiraz etmiştir.

AİHM, dava boyunca başvuranın açıkça tutuklu yargılanma süresine ilişkin şikayette bulunduğunu ve mahkemeden, serbest bırakılmasını talep ettiğini tespit etmiştir. Bu hususu göz önüne alan AİHM, başvuranın 35/1 maddesinin gereklerini yerine getirmiş olduğu kanısındadır. Sonuç olarak, Hükümet'in itirazı reddedilmektedir.

AİHM, sözkonusu şikayetin AİHS'nin 35/3 maddesi bağlamında dayanaktan yoksun olmadığını belirtmiştir. Ayrıca, başka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru bulunmamaktadır. Bu nedenle başvuru, kabuledilebilir niteliktedir.

B. Esas

Hükümet, başvuranın tutuklu yargılanmasının iç hukuka uygun olduğunu belirtmiştir. Aleyhinde yapılan suçlamaların ciddiyetini ve dava dosyasındaki delilleri göz önüne alan mahkeme tutukluluk süresini uzatmıştır.

AİHM mevcut davada göz önüne alınması gereken sürenin başvuranın yakalandığı 7 Mart 1994'te başladığını ve tutuksuz yargılanmasına başlanan 5 Nisan 2004'te sona erdiğini belirtmiştir. Bu nedenle bu süre, yaklaşık 10 yıl 1 ay devam etmiştir. Sözkonusu süre boyunca yerel mahkemeler, "suçun niteliği, delillerin durumu ve tutukluk süresi göz önüne alınarak" gibi benzer ve basmakalıp ifadeler kullanarak başvuranın tutuklu yargılanma süresini uzatmıştır.

AİHM, mevcut başvurudakine benzer konuların ortaya çıktığı davalarda sıklıkla 5/3 maddenin ihlal edildiği sonucuna varmıştır.

Kendisine sunulan delilleri inceleyen AİHM, Hükümet'in mevcut davada farklı sonucuna varmasını sağlayacak bir delil ya da argüman sunmadığı kanısındadır. Konuya ilişkin içtihadını göz önüne alarak mevcut davada başvuranın tutuklu yargılanma süresinin fazla olduğu ve AİHS'nin 5/3 maddesini ihlal ettiği kanaatine varmıştır.

Dolayısıyla sözkonusu madde ihlal edilmiştir.

III. AİHS'NİN 6/1 MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI

Başvuran, AİHS'nin 6/1 maddesinin makul süre gereğinin ihlal edildiği hususunda şikayette bulunmuştur.

Hükümet, iddiaya itiraz etmiştir.

AİHM, göz önüne alınması gereken sürenin başvuranın polis tarafından gözaltına alındığı 7 Mart 1994'te başladığını tespit etmiştir. Dava dosyasında yerel mahkemelerin, başvuranın ölümü ardından davaya son vermeye karar verip vermediğine ve vermişse davanın ne zaman sona erdiğine ilişkin bilgi bulunmaması nedeniyle AİHM, sözkonusu sürenin uzunluğunu kesin olarak saptayamamaktadır. Ancak dava, başvuranın vefat ettiği 14 Haziran 2005 tarihinde devam etmekteydi ve bu nedenle tek aşamalı yargılamada on bir yıl üç ay sürmüştür.

A. Kabuledilebilirlik

AİHM, sözkonusu şikayetin AİHS'nin 35/3 maddesi bağlamında dayanaktan yoksun olmadığını belirtmiştir. Ayrıca, başka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru bulunmamaktadır. Bu nedenle başvuru, kabuledilebilir niteliktedir.

B. Esas

AİHM, dava süresinin makul olup olmadığının, dava olayları ışığında ve davanın karmaşıklığı, başvuranın ve ilgili makamların tutumları gibi ölçütler göz önüne alınarak değerlendirilmesi gerektiğini yinelemektedir.

AİHM, mevcut başvurudakine benzer konuların ortaya çıktığı davalarda sıklıkla 6/1 maddenin ihlal edildiği sonucuna varmıştır.

Kendisine sunulan delilleri inceleyen AİHM, Hükümet'in mevcut başvuruda farklı bir sonuca varmasını sağlayacak bir delil ya da argüman sunmadığı kanısındadır. Konuya ilişkin içtihadını göz önüne alarak mevcut davada kovuşturma süresinin haddinden fazla olduğu ve "makul süre" gereğini karşılamadığı kanaatine varmıştır.

Dolayısıyla 6/1 madde ihlal edilmiştir.

IV. AİHS'NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI

AİHS'nin 41. maddesine göre:
"Mahkeme işbu Sözleşme ve protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleşmeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, hakkaniyete uygun bir surette, zarar gören tarafın adil tazminine hükmeder."
A. Tazminat
Muteber Ütebay, Gıyasettin Ütebay ve Ercan Ütebay maddi ve manevi tazminat olarak 20,000 Euro (EUR) talep etmiştir.

Hükümet, bu talebe itiraz etmiştir.

AİHM, tespit edilen ihlal ve talep edilen maddi tazminat arasında illiyet bağı bulunmadığını kaydetmiş ve bu nedenle talebi reddetmiştir. Ancak başvuranın, yalnızca ihlal bulgusu ile telafi edilemeyecek bir takım manevi zararlara uğradığını kabul etmiştir. Sonuç olarak, dava koşullarını ve içtihadını göz önüne alan AİHM, başvuran için varisleri Muteber Ütebay, Gıyasettin Ütebay ve Ercan Ütebay'a ortak olarak 14,000 Euro manevi tazminat ödenmesine karar vermiştir.

B. Mahkeme masrafları

Muteber Ütebay, Gıyasettin Ütebay ve Ercan Ütebay da avukatlık ücreti ve mahkeme masrafları için 7000 Euro talep etmiştir.

Hükümet bu talebe itiraz etmiştir.

Sözkonusu talep için AİHM İç Tüzüğü'nün gerekli kıldığı şekilde gerekçe sunulmadığı için AİHM, bu başlık altında tazminat ödenmemesine karar vermiştir.

C. Gecikme Faizi

AİHM, Avrupa Merkez Bankası'nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranına üç puanlık bir artışın ekleneceğini belirtmektedir.

BU GEREKÇELERE DAYANARAK AİHM, OYBİRLİĞİ İLE

1. Başvurunun kabuledilebilir olduğuna;

2. AİHS'nin 5/3 maddesinin ihlal edildiğine;

3. AİHS'nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine;

4. (a) AİHS'nin 44. maddesinin 2. paragrafı gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Yeni Türk Lirası'na çevrilmek üzere ve uygulanabilecek her tür vergi ile birlikte Savunmacı Hükümet tarafından Muteber Ütebay, Gıyasettin Ütebay ve Ercan Ütebay'a manevi tazminat olarak toplam 14,000 Euro (on dört bin Euro) ödenmesine;

(b)Yukarıda belirtilen üç aylık sürenin sona erdiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar, Avrupa Merkez Bankası'nın o dönem için geçerli olan marjinal kredi kolaylığı oranının üç puan fazlasına eşit oranda basit faiz uygulanmasına;

5. Adil tatmine ilişkin diğer taleplerin reddedilmesine;

KARAR VERMİŞTİR.

İşbu karar İngilizce olarak hazırlanmış ve AİHM İçtüzüğü'nün 77. maddesinin 2. ve 3. paragrafları gereğince 17 Temmuz 2008 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir.

 

 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA