kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

AİHM
SİNAN YAKUT - TÜRKİYE DAVASI


İçtihat Metni

SİNAN YAKUT - TÜRKİYE DAVASI

2.DAİRE

(Başvuru no: 9892/07)

KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ

(Dostane Çözüm)

KARAR TARİHİ:8 Temmuz 2008

OLAYLAR

Başvuran Sinan Yakut T.C. vatandaşı olup 1968 doğumludur ve halen Diyarbakır Cezaevi'nde tutuklu bulunmaktadır. Başvuran Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) önünde Batman Barosu avukatlarından H. Yakut tarafından temsil edilmektedir.

Başvuran 28 Ocak 2000 tarihinde yasadışı silahlı örgüt Hizbullah'a karşı düzenlenen operasyon kapsamında Konya'da yakalanmıştır.

Başvuran 3 Şubat 2000'de Batman Cumhuriyet Savcılığı karşısına çıkarılmış, burada tutukluluk kararı verilmiştir.

24 Mayıs 2000 tarihli bir iddianame ile Türk anayasal düzenini silah zoruyla yıkma teşebbüsünde bulunmak suçundan eski TCK'nın 146/1 maddesince kamu davası açılmıştır.

Başvuran başlangıçta Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi önüne çıkarılmıştır.

Bu sırada TBMM, 16 Haziran 2004 tarih ve 5190 sayılı Kanun ile hukuk sisteminde Devlet Güvenlik Mahkemelerinin varlığına son vermiştir. Sonuç itibariyle, başvuranın dosyası 5190 sayılı Kanun'un 1. maddesi gereğince Ağır Ceza Mahkemesi'ne geçmiştir.

Tutuklanmasından bu yana adli makamlar düzenli olarak başvuranın serbest bırakılma taleplerini reddederek tutukluluk halinin devamına karar vermişlerdir.

Dava dosyasında yer alan bilgilere göre mevcut kararın alındığı tarihte dava halen Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam etmekteydi ve başvuran halen tutuklu bulunmaktaydı.

ŞİKAYETLER

Başvuran AİHS'nin 5/3 ve 6/2 maddelerine dayalı olarak tutukluluk süresinin uzunluğundan şikayetçi olmaktadır.

Başvuran hakkında yürütülen cezai sürecin uzunluğundan şikayetçi olmakta ve AİHS'nin 6/1 maddesine atıfta bulunmaktadır.

HUKUK

AİHM, 10 Mart 2008 tarihinde Hükümetin izleyen beyanını almıştır:

"Türk Hükümeti Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi önünde bulunan başvurunun dostane çözüme kavuşturulması bakımından başvuran Sinan Yakut'a karşılıksız olarak 8.500 (sekiz bin beş yüz) Euro ödemeyi taahhüt eder.

Bu miktar her türlü maddi, manevi zarar ile yargı giderlerini ve harcamaları kapsamakta olup ilgili dönemdeki her türlü vergiden muaf tutularak ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Yeni Türk Lirası'na çevrilecek ve AİHM'nin AİHS'nin 37/1 maddesi gereğince verdiği kararın tebliğ edilmesini izleyen üç ay içinde ödenecektir. Ödemenin öngörülen üç aylık süre içerisinde yapılmaması durumunda, Hükümet tarafından sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar geçecek süre için Avrupa Merkez Bankası'nın o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eşit oranda basit faiz uygulanacaktır. Bu ödeme davanın nihai halini oluşturacaktır."
AİHM, 27 Mart 2008 tarihinde başvuran tarafın imzaladığı beyanı almıştır:

"Türk Hükümeti'nin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi önünde bulunan başvurunun dostane çözüme kavuşturulması bakımından karşılıksız olarak 8.500 (sekiz bin beş yüz) Euro ödemeyi taahhüt eden beyanını not etmekteyim.

Bu miktar her türlü maddi, manevi zarar ile yargı giderlerini ve harcamaları kapsamakta olup ilgili dönemdeki her türlü vergiden muaf tutularak ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Yeni Türk Lirası'na çevrilecek ve AİHM'nin AİHS'nin 37/1 maddesi gereğince verdiği kararın tebliğ edilmesini izleyen üç ay içinde ödenecektir. Ödemenin öngörülen üç aylık süre içerisinde yapılmaması durumunda, sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar geçecek süre için Avrupa Merkez Bankası'nın o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eşit oranda basit faiz uygulanacaktır.

Yapılan bu öneriyi kabul etmekte ve bu başvuruya neden olan olaylarla ilgili Türkiye Cumhuriyeti aleyhindeki tüm şikayetlerden vazgeçmekteyim. Davanın nihai hale geldiğini beyan ederim."


AİHM, tarafların üzerinde uzlaştıkları dostane çözüm antlaşmasını dikkate almakta ve bu antlaşmanın Sözleşme ve eki Protokollerde tanımlanan İnsan Haklarına saygı ilkesine uygun olduğuna kanaat getirmektedir (Sözleşmenin 37/1 in fine maddesi). Bununla birlikte, mevcut davanın özel koşullarında AİHM, Savunmacı Hükümetin adaletin iyi işleyişi için gerekli tüm tedbirleri alarak veya sözkonusu süreç boyunca başvuranı serbest bırakarak iç hukuktaki sürecin mümkün olan en kısa zamanda tamamlanması için gerekli tüm tedbirleri alması gerektiğine itibar etmektedir (Bkz. Yakışan-Türkiye kararı, no: 11339/03, 6 Mart 2007; Katic-Sırbistan kararı no: 13920/04, 4 Mart 2008; Batmaz-Türkiye kararı, no: 34997/06, 1 Nisan 2008). Sonuç olarak AİHS'nin 29/3 maddesinin uygulanmasına son verilmesi ve davanın kayıttan düşürülmesi gerekmektedir.

Bu gerekçelere dayalı olarak, AİHM, oybirliğiyle,

Davanın kayıttan düşürülmesine karar vermiştir.

 

 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA