kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

AİHM
KUTLUK VE DİĞERLERİ - TÜRKİYE DAVASI


İçtihat Metni

KUTLUK VE DİĞERLERİ - TÜRKİYE DAVASI

2. DAİRE

(Başvuru no: 1318/04 )

KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ

KARAR TARİHİ: 3 Haziran 2008

İşbu karar AİHS'nin 44/2. maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecek olup bazı şekli düzeltmelere tabi olabilir.

USUL

Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan (1318/04) no'lu davanın nedeni T.C. vatandaşı Tülin Kutluk, Erdal Kutluk, Esin Kutluk, Emel Kutluk ve Emel Kutluk'un (başvuranlar) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) 22 Kasım 2003 tarihinde Avrupa İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunması Sözleşmesi'nin (AİHS) 34. maddesi uyarınca yapmış oldukları başvurudur.

Başvuranlar, AİHM önünde Çanakkale Barosu avukatlarından M. Öztok tarafından temsil edilmektedirler.

OLAYLAR

I. DAVANIN KOŞULLARI

Başvuranlar sırasıyla 1933, 1951, 1954 ve 1952 doğumlu olup Çanakkale'de ikamet etmektedirler.

Başvuranlar, Ezine yakınlarındaki Çamoba köyünde bulunan 339 parsel sayılı 6.100 m² çapında bir arsanın maliki olan İsmail Kutluk'un mirasçılarıdırlar. Bu parsel kıyı şeridinde bulunmaktaydı.

Ezine Kadastro Mahkemesi 30 Aralık 1996 tarihinde aldığı bir kararla kıyı şeridinde bulunduğu gerekçesiyle 339 sayılı parsele ait tapu senedini iptal etmiştir.

Başvuranlar Yargıtay'a sundukları 4 Ağustos 1997 tarihli mütemmim layihalarında Ezine kadastro Mahkemesi tarafından verilen kararın mülkiyet haklarına yönelik ihlal teşkil ettiği iddiasında bulunmuşlardır.

Yargıtay 14 Mayıs 2001 tarihinde verdiği kararda itiraz edilen kararı onamıştır.

Yargıtay 13 Mayıs 2002 tarihinde karar düzeltme talebini reddetmiştir. Bu karar başvuranlara tebliğ edilmemiştir.

İhtilaf konusu parsel 10 Temmuz 2003 tarihinde Hazine adına tapuya tescil ettirilmiştir.

Başvuranlar 27 Mart 2007 tarihinde tapu senedi iptal edilen mülkün değerinin tespit edilmesi talebiyle bir dava açmışlardır. Ezine Asliye Hukuk Mahkemesi bu talebi aynı gün kabul etmiştir.

Tayin edilen bilirkişi mahkemeye bir rapor sunmuştur. Arsa üzerinde bulanan dikili ağaçlara 250 TL (yaklaşık 126 Euro) değer biçilmiştir. Arsaya ise 30.500 TL (15.376 Euro) değer biçilmiştir.

HUKUK

I. 1 NO'LU EK PRTOKOL'ÜN 1. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA

Başvuranlar 1 No'lu Ek Protokol'ün 1. maddesine uygun surette tazmin edilmeksizin Hazine yararına mülklerinden mahrum bırakıldıklarından yakınmaktadırlar.

Hükümet bu sava karşı çıkmaktadır.

A. Kabuledilebilirliğe ilişkin

Hükümet iç hukuk yollarının tüketilmediği itirazında bulunmaktadır. Hükümet başvuranların, tapu senetlerinin iptali gerekçesiyle Anayasa'nın 125 maddesi temelinde veya idari muhakeme usulü kanununun ilgili maddeleri yahut medeni kanun uyarınca bir dava açabilme imkanlarının bulunduğunu savunmaktadır.

Hükümet ayrıca, ilgililerin AİHM' önünde dile getirdikleri şikayetleri ulusal mahkemeler önünde gündeme getirmediklerini savunmaktadır. Hükümet bunun dışında, ilgililerin başvurularını nihai iç hukuk kararının verildiği tarihten itibaren altı ay içinde sunmaları gerektiğine dikkat çekmektedir.

Başvuranlar bu argümanlara itiraz etmektedirler.

Hükümetin itirazının ilk bölümüne ilişkin olarak AİHM, benzer bir argümanı daha evvel Doğrusöz ve Aslan - Türkiye (no: 1262702, prg. 22-23, 30 Mayıs 2006) ve Kadayıfçı ve diğerleri - Türkiye (no: 16480/03 16486/03 ve 28128/03, prg. 33, 17 Temmuz 2007) davalarında reddettiğini hatırlatır. AİHM daha evvel verdiği karardan farklı bir karara varmak için bir gerekçe görmemektedir.

İtirazın ikinci kısmına ilişkin olarak ise AİHM, başvuranların 4 Ağustos 1997 tarihinde Yargıtay'a sundukları temyiz dilekçelerinde 1 No'lu Ek Protokol'ün 1. maddesi yönünden yaptıkları şikayeti esas itibarıyla gündeme getirdiklerini tespit etmektedir. Dolayısıyla AİHM itirazın bu bölümünü de reddeder.

Altı ay süresi kuralı bakımından yapılan itiraza ilişkin olarak AİHM, altı ay süresinin ilgilinin kesin iç hukuk kararı hakkında etkili ve yeterli surette bilgi sahibi olduğu tarihten itibaren işlemeye başlayabileceğini anımsatır. Başvuranın kesin iç hukuk kararı hakkında hangi tarihte bilgi sahibi olduğunu tespit etme görevi altı ay süresi kuralına uyulmadığı itirazında bulunan devlete aittir (Baghli - Fransa, no: 34374/97, prg. 31).

Mevcut davada, Yargıtay hukuk dairelerinin kararları taraflara tebliğ edildiği halde nihai iç hukuk kararı teşkil eden 13 Mayıs 2002 tarihli Yargıtay kararı başvuranlara ya da avukatlarına tebliğ edilmemiştir. İhtilaf konusu parsel 10 Temmuz 2003 tarihinde Hazine adına tescil edilmiştir. Tebliğ yükümlülüğü yerine getirilmediği ve Hükümet tarafından başvuranların ya da avukatlarının mevcut başvurunun yapılmasından altı aydan daha fazla bir süre önce Yargıtay kararı hakkında bilgi sahibi olduklarını gösteren itiraza mahal bırakmayacak nitelikte bir kanıt sunulmadığı cihetle AİHM altı ay süresi kuralına riayet edildiği kanaatine varmaktadır. Bu gerekçeye istinaden AİHM itirazı reddeder (bkz., mutatis mutandis, Gençer ve diğerleri - Türkiye, no: 6291/02, prg. 19-20, 21 Aralık 2006).

AİHM başvurunun AİHS'nin 35. maddesinin 3. fıkrası anlamında açıkça dayanaktan yoksun olmadığını ve başka herhangi bir kabuledilemezlik gerekçesinin de bulunmadığını tespit etmektedir. Bu itibarla başvurunun kabuledilebilir ilan edilmesi yerinde olacaktır.

B. Esasa ilişkin

AİHM başvuranların mülklerine saygı haklarına yönelik müdahalenin 1 No'lu Ek Protokol'ün 1. maddesinin ilk fıkrasının ikinci cümlesi anlamında mülkiyetten 'yoksun bırakma' işlemi olarak değerlendirilmesi gerektiğini tespit etmektedir.

AİHM, daha önce de böylesi bir şikayeti incelediğini ve 1 No'lu Ek Protokol'ün 1. maddesinin ihlal edildiği hükmüne vardığını anımsatır. Sözkonusu kararda AİHM, mülkün değeri ile makul surette ilişkili bir meblağ ödenmemesi durumunda, mülkten yoksun bırakma işleminin aşırı bir ihlal oluşturacağını, hiçbir ödeme yapılmamasının ise 1 No'lu Ek Protokol'ün 1. maddesi bağlamında ancak olağanüstü koşullarda haklılık kazanabileceğini ifade etmiştir (N.A. ve diğerleri, adıgeçen, prg. 41-43). Mevcut davada Hazine'ye mülkiyet devri sonucunda başvuranlara herhangi tazminat ödenmemiştir. AİHM mevcut davada farklı bir hükme varabilmesi için Hükümet tarafından ikna edici herhangi olgu ya da argüman sunulmadığını tespit etmektedir.

Bu itibarla 1 No'lu Ek Protokol'ün 1. maddesi ihlal edilmiştir.

II. AİHS'NİN 6/1 MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA

Ulusal mahkemelerin bağımsız ve tarafsız olmadığı iddiasında bulunan başvuranlar ayrıca bu mahkemelerin yasaları uygulama tarzından da şikayetçi olmaktadırlar.

Hükümet bu sava karşı çıkmaktadır.

Yaptığı ihlal tespitini göz önünde bulunduran AİHM mevcut başvuruda gündeme getirilen asıl hukuki sorunu incelediği kanaatine varmaktadır (Aksoy (Eroğlu) - Türkiye, no: 59741/00, prg. 35, 31 Ekim 2006 ; Sadak ve diğerleri - Türkiye, no: 29900/96, 29901/96, 29902/96 ve 29903/96, prg. 73 ; Kamil Uzun - Türkiye, no: 37410/97, prg. 64, 10 Mayıs 2007). Dava olaylarının ve tarafların argümanlarının tamamını dikkate alan AİHM AİHS'nin 6/1 maddesi yönünden yapılan şikayeti ayrıca incelemeye gerek kalmadığını değerlendirmektedir.

III. AİHS'NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI HAKKINDA

A. Tazminat

Başvuranlar arsa bedeli olarak 144.651 Euro, dikili ağaçlar için 2.906 Euro, tapularından yoksun bırakılmalarından doğan zarar için ise 56.539 Euro tazminat talep etmektedirler. Başvuranların her biri uğradıkları manevi zararın tazmini için ayrıca 1.000 Euro talep etmektedir.

Hükümet bu taleplere itiraz etmektedir.

Halihazırda AİHM, arsaya kanundışı olarak el konulması nedeniyle değil uygun bir tazminat ödenmeyişi nedeniyle 1 No'lu Ek protokol'ün 1. maddesi bakımından ihlal tespiti yapıldığını tespit etmektedir (Scordino - İtalya (no:1), no: 36813/97, prg. 255 ve izleyen paragraflar).

Sözkonusu taşınmazın ve ihtilaf konusu arsanın değerine ilişkin bu unsurları ve elindeki mevcut bilgileri dikkate alarak hakkaniyete uygun bir karara varan AİHM, çıplak arsa için başvuranlara ortaklaşa 15.500 Euro tutarında bir maddi tazminat ödenmesinin makul olacağına hükmeder.

AİHM ihlal tespitinin mevcut dava koşullarında manevi zarar açısından başlı başına adil bir tatmin teşkil ettiği kanaatindedir.

B. Yargılama masraf ve giderleri

Başvuranlar yaptıkları masraf ve harcamalar için 1.000 Euro, AİHM önündeki temsil giderleri içinse 3.000 Euro talep etmektedirler. Başvuranlar taleplerine ilişkin destekleyici herhangi bir belge sunmamışlardır.

Hükümet bu taleplere itiraz etmektedir.

AİHM'nin içtihadı uyarınca bir başvuran yargılama masraf ve giderlerinin iadesini ancak bu masraf ve giderlerin gerçekliği, gerekliliği ve de makul oranda olduğu ortaya konulduğu müddetçe temin edebilir. Yukarıda anılan kıstasları göz önünde bulunduran AİHM bu talebi reddeder.

C. Gecikme faizi

AİHM, Avrupa Merkez Bankası'nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranına üç puanlık bir artışın ekleneceğini belirtmektedir.

BU GEREKÇELERE DAYANARAK AİHM, OYBİRLİĞİ İLE

1. Başvurunun kabuledilebilir ilan edilmesine ;

2. 1 No'lu Ek Protokol'ün 1. maddesinin ihlal edildiğine ;

3. AİHS'nin 6/1 maddesi yönünden yapılan şikayetlerin ayrıca incelenmesine gerek olmadığına ;

4. İhlal tespitinin başvuranların uğradığı manevi zarar için başlı başına yeterli bir adil tatmin teşkil ettiğine ;

5. a) AİHS'nin 44/2 maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden YTL'ye çevrilmek üzere, miktara yansıtılabilecek her türlü vergiden muaf tutularak Savunmacı Devlet tarafından başvuranlara ortaklaşa 15.500 Euro (on beş bin beş yüz Euro) maddi tazminat ödenmesine ;
b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar Hükümet tarafından, Avrupa Merkez Bankası'nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan fazlasına eşit oranda basit faiz uygulanmasına;

4. Adil tatmine ilişkin diğer taleplerin reddine;

Karar vermiştir.

İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AİHM'nin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3. paragraflarına uygun olarak 3 Haziran 2008 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir.

 

 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA