kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

AİHM
CAHİDE ORAK (HAZAR) VE DİĞERLERİ - TÜRKİYE DAVASI


İçtihat Metni

CAHİDE ORAK (HAZAR) VE DİĞERLERİ - TÜRKİYE DAVASI

2. Daire

(Başvuru no: 10248/04)

STRAZBURG

KARAR TARİHİ : 6 Ocak 2009

OLAYLAR

Adları ve doğum tarihleri ekte yer alan başvuranlar T.C. vatandaşı olup Diyarbakır'da ikamet

etmektedirler. Başvuranlar gözaltında bulunduğu sırada Kasım 1993'te yaşamını yitiren Ferzende Hazar'ın erkek ve kız kardeşidirler. Başvuranlar Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) önünde Diyarbakır Barosu avukatlarından S. Korkmaz tarafından temsil edilmektedir.

Başvuranların aktardığı şekliyle olaylar şu şekilde özetlenebilir:

5 Kasım 1993 tarihinde saat 13 sularında jandarmalar başvuranı ve birçok kişiyi yasadışı

örgüt PKK'ya lojistik destek sağladıkları gerekçesiyle yakalamıştır.

Lice Jandarma Komutanlığı 30 Kasım 1993 tarihinde Ferzende Hazar ve diğer kişilerin dosyasını Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı'na iletmiştir.

DGM Savcılığı tarafından düzenlenen 30 Kasım 1993 tarihli tutanakta başvuranın sağlık durumunun iyi olmadığı belirtilmiştir, başvuran bunun üzerine devlet hastanesine sevk edilmiş, daha sonra burada hayatını kaybetmiştir.

Suç ortağı sanıklar Ş.A., V.E., R.Y., ve Y.P. 30 Kasım 1993 tarihli ifadelerinde askerlerin Lice'de Ferzende Hazar'ı dövdüklerini, adı geçenin yaralandığını ve ayaklarının şiştiğini ileri sürmüşlerdir.

Lice Cumhuriyet Savcısı Ferzende Hazar'a uygulanan kötü muamelenin ardından hayatını kaybetmesi dolayısıyla ceza davası açmıştır.

Lice Cumhuriyet Savcılığı 8 Kasım 1995 tarihinde takipsizlik kararı vermiştir. Savcılık Ferzende Hazar'ın 5-30 Kasım 1993 tarihleri arasında gözaltında tutulduğunu, başvuranın sorgulanmasından sorumlu jandarma Y.A.'nın başvuranı dövüp yaraladığını ve ayaklarına vurduğunu ve Ferzende Hazar'ın bu yaralanmaları müteakip hayatını kaybettiğini belirtmiş, bu durumun adli tıp kurumunun 14 Aralık 1993 tarihli raporu ile jandarma komutanlığının tutanağı ile teyit edildiğini vurgulamıştır. Bununla birlikte jandarma Y.A.'nın askeri bir operasyon sırasında ölmesi nedeniyle hakkında soruşturma açılmasına yer olmadığına karar verilmiştir.

Başvuranlar takipsizlik kararına itiraz ederek 5 Aralık 2001 tarihinde Siverek Ağır Ceza

Mahkemesi'nde dava açmışlardır.

Ağır Ceza Mahkemesi 6 Kasım 2003 tarihli kararı ile takipsizlik kararını onamıştır. Bu karar

başvuranlara 15 Aralık 2003'te tebliğ edilmiştir.

ŞİKAYETLER

AİHS'nin 5/1 c) maddesine atıfta bulunan başvuranlar yakınlarının bir suç işlediğini gösterir makul hiçbir gerekçe olmaksızın yakalandığından şikayetçi olmaktadırlar.

Başvuranlar AİHS'nin 5/3 maddesini öne sürerek yakınlarının gözaltı süresinin uzunluğundan şikayetçi olmaktadır.

Başvuranlar yakınlarının gözaltına alındığı esnada kötü muamelelere maruz kalması nedeniyle hayatını kaybettiğini öne sürmekte, AİHS'nin 2/1 ve 3. maddelerini hatırlatmaktadır.

Başvuranlar yakınlarının ölümünün ardından yürütülen soruşturmanın etkili olarak nitelendirilemeyeceğini iddia etmekte ve AİHS'nin 13. maddesini öne sürmektedir.

Başvuranlar ayrıca yakınlarının sorgulanmasından sorumlu olan kişinin o bölgede görev yapan jandarmalardan yalnızca biri olduğunu ileri sürmektedir. Yakınlarının ölümünden sorumlu tutulan bu jandarma görevlisi ise askeri bir çatışmada hayatını kaybetmiş, bunun üzerine takipsizlik kararı alınmıştır. Başvuranlar bu jandarma görevlisinin yakınlarının ne yakalanmasından, ne gözaltına alınmasından, ne de sorgulanmasından sorumlu olduğunu iddia etmektedirler.

HUKUK

AİHM, Hükümetin izleyen beyanını almıştır:

"1.Hükümet Ferzende Hazar'ın ölümüne neden olan olaylardan üzüntü duymaktadır. Hükümet bu bağlamda, bu başvurudakine benzer koşullardaki ölüm olayını ve kötü muameleyi azaltacak, daha etkili soruşturmaların yürütülmesini sağlayacak yeni yasal ve idari önlemlerin alındığını belirtir.

2.Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'nin karşılıksız olarak başvuranlara ortaklaşa 30.000 (otuz

bin) Euro tutarında ödeme yapmayı teklif ettiğini bildiririm. Bu miktar her türlü maddi ve manevi zarar ile yargılama giderini kapsamakta olup, başvuran tarafın belirteceği banka hesabına Türk Lirası olarak yatırılacaktır. Bu tutar ilgili dönemdeki her türlü vergiden muaf tutularak AİHM'nin AİHS'nin 37/1 maddesi gereğince verdiği kararın tebliğ edilmesini izleyen üç ay içinde ödenecektir. Bu ödeme davanın nihai halini oluşturacaktır.

3.Hükümet, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi'nin AİHM'nin Türkiye hakkındaki kararlarının icrasına ilişkin denetiminin bu ve benzeri davalarda, bu yöndeki gelişmelerin sürmesi için uygun bir mekanizma oluşturacağını kabul etmektedir. Bu bağlamda, gerekli işbirliği kurulmaya devam edilecektir."

AİHM, başvuran taraf tarafından imzalanan izleyen beyanı almıştır:

"Başvuranın temsilcisi olarak ben S.Korkmaz Türk Hükümeti'nin Avrupa İnsan Hakları

Mahkemesi önünde bulunan başvurunun dostane çözüme kavuşturulması bakımından karşılıksız olarak başvuranlara ortaklaşa 30.000 (otuz bin) Euro ödemeyi taahhüt eden beyanını not etmekteyim.

Bu miktar her türlü maddi, manevi zarar ile yargı giderlerini ve harcamaları kapsamakta olup ilgili dönemdeki her türlü vergiden muaf tutularak ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden

Yeni Türk Lirası'na çevrilecek ve AİHM'nin AİHS'nin 37/1 maddesi gereğince verdiği kararın tebliğ edilmesini izleyen üç ay içinde ödenecektir. Ödemenin öngörülen üç aylık süre içerisinde yapılmaması durumunda, sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar geçecek süre için Avrupa Merkez Bankası'nın o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eşit oranda basit faiz uygulanacaktır.

Yapılan bu öneriyi kabul etmekte ve bu başvuruya neden olan olaylarla ilgili Türkiye Cumhuriyeti aleyhindeki tüm şikayetlerden vazgeçmekteyim. Davanın nihai hale geldiğini beyan ederim."

AİHM benzer davalarda olduğu gibi, güvenlik güçlerinin yasaya aykırı olarak karıştığı ölüm iddialarına karşı AİHS'nin 2. ve 13. maddeleri uyarınca Savunmacı Hükümete işbu beyan ile kendisine düşen yükümlülükleri kabul etmek ve bunların icrasını sağlamak düştüğünü gözlemektedir (Bkz. Akman-Türkiye (kayıttan düşme), no: 37453/97, Soğukpınar-Türkiye (dostane) no: 31153/96, 12 Aralık 2002; Yalçın-Türkiye (dostane), no: 31152/96, 12 Aralık 2002; Mahmut Demir-Türkiye (dostane) no: 22280/93, 5 Aralık 2002).

AİHM, tarafların üzerinde uzlaştıkları dostane çözüm antlaşmasını dikkate almaktadır.

Hükümetin beyanında belirttiği imtiyazları ve benzer davalarda ödenen miktarlar çerçevesinde önerdiği tazminat miktarının niteliğini göz önüne alan AİHM, başvurunun incelenmesini sürdürecek bir hususun yer almadığı kanaatindedir (AİHS'nin 37/1 c) maddesi).

Ayrıca yukarıda söz edilenler bağlamında ve bilhassa bu yöndeki açık içtihadı ışığında

AİHM, bu anlaşmanın Sözleşme ve eki Protokoller ile güvence altına alınan temel insan haklarına saygı ilkesine uygun olduğu ve bu başvurunun incelenmesinin sürdürülmesine yer olmadığı sonucuna varmaktadır (37/1 in fine maddesi). Sonuç olarak davanın kayıttan düşürülmesi gerekmektedir.

Bu gerekçelere dayalı olarak, AİHM, oybirliğiyle,

Davanın kayıttan düşürülmesine karar vermiştir.

EK

1. Cahide Orak, Hazar 1959 doğumlu

2. Hamide Tangil, Hazar 1962 doğumlu

3. Ahmet Hazar, 1956 doğumlu

4. Şaide1 Eşme, Hazar 1949 doğumlu

5. Hadice Fidan, Hazar 1951 doğumlu

6. Abdullah Hazar, 1946 doğumlu

1 24 Mart 2009 tarihinde düzletilmiştir. Başvuranın adı "Şahide Eşme" olarak geçmekteydi.

 

 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA