kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

AİHM
GÜMÜŞOĞLU VE DİĞERLERİ - TÜRKİYE DAVASI


İçtihat Metni

GÜMÜŞOĞLU VE DİĞERLERİ - TÜRKİYE DAVASI

2. DAİRE

(Başvuru no: 40/02, 41/02 ve 42/02)

KARAR

18 Mart 2008

İşbu karar AİHS'nin 44/2. maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecektir. Şekli düzeltmelere tabi olabilir.

USUL
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan 40/02, 41/02 ve 42/02 no'lu davanın nedeni, T.C. vatandaşları Tevfik Gümüşoğlu, Hasan Süslü ve Münip Uslu'nun (başvuranlar), Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne, 7 Kasım 2001 tarihinde, Temel İnsan Hakları ve Özgürlüklerini güvence altına alan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin ("AİHS") 34. maddesi uyarınca yapmış oldukları üç adet başvurudur.

Başvuranlar, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) önünde Hatay Barosu avukatlarından Z. Işık tarafından temsil edilmektedir.

OLAYLAR

I. DAVANIN KOŞULLARI

Başvuranlar, sırasıyla 1955, 1935 ve 1950 doğumludur ve Hatay'da ikamet etmektedir.

Başvuranlar, değişik tarihlerde, Hatay sahili yakınlarında arsa (sırasıyla 1233, 1230 ve 1162 numaralı) satın almışlardır. Başvuranların her biri arsaları üzerinde ev yaptırmıştır.

1995 yılında, Maliye Bakanlığı Samandağ İlk Derece Mahkemesi'ne dava açmış ve kıyı şeridinde yer aldıkları gerekçesiyle başvuranların arsalarına ait tapuların iptalini talep etmiştir.

16 Aralık 1999 (no. 40/02 ve 41/02) ve 9 Aralık 1999 (42/02) tarihlerinde, Samandağ İlk Derece Mahkemesi, bilirkişi raporlarına dayanarak Maliye Bakanlığı'nın talebini onaylamış ve başvuranlara ait arsa tapularının iptaline karar vermiştir. Mahkeme, vermiş olduğu kararlarda, iç hukuk uyarınca, kıyı şeridinin özel mülkiyete tabi tutulamayacağını ve bu nedenle, başvuranların iyi niyetle hareket ettikleri veya bu alan üzerine bina inşa ettikleri iddiasına dayanamayacakları sonucuna varmıştır.

Başvuranlar, değişik tarihlerde karara itiraz etmiştir. Başvuranlar, dilekçelerinde mülkiyet hakkının -bir insan hakları normu- anayasada ve iç hukukta güvence altına alındığını, yerel mahkemelerin düzgün bir inceleme yapmadan ve tazminat ödenmeksizin kendilerini mülkiyet hakkından mahrum bıraktıklarını ifade etmişlerdir. 3 Ekim 2000 tarihinde, başvuranların yapmış olduğu itirazlar Yargıtay tarafından reddedilmiştir.

Başvuranlar, değişik tarihlerde, Yargıtay'dan kararın düzeltilmesini talep etmiştir. Yargıtay, 2 Mayıs 2001 (no. 40/42 ve 42/02) ve 19 Nisan 2001 (no. 41/02) tarihlerinde başvuranların taleplerini reddetmiştir. Bu kararlar, 6 Haziran 2001 (no. 40/02 ve 42/02) ve 23 Mayıs 2001 (41/02) tarihlerinde başvuranlara bildirilmiştir.

HUKUK

AİHM, üç başvurunun benzerliğini göz önüne alarak, başvuruları birleştirmeye karar vermiştir.

I. 1 NO.LU PROTOKOL'UN 1. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI

Başvuranlar, makamların tazminat ödemeksizin kendilerini mülkiyet hakkından mahrum bıraktıkları konusunda şikayetçi olmuş ve bu durumun 1 No.lu Protokol'ün 1. maddesine aykırı olduğunu ileri sürmüşlerdir.

A. Kabuledilebilirliğe ilişkin

Hükümet, başvuranların iç hukukta yer alan idari ve medeni hukuk yollarından gerektiği şekilde yararlanmamış olmaları nedeniyle, AİHS'nin 35/1 maddesinin gerektirdiği şekilde iç hukuk yollarını tüketmediklerini ileri sürmüştür. Hükümet, ayrıca, başvuranların yerel mahkemeler huzurunda şikayetlerinin esasına değinmediklerini iddia etmiştir.

Başvuranlar, Hükümet'in iddialarına itiraz etmiştir.

AİHM, ilk olarak, başvuranların yerel mahkemeler huzurunda şikayetlerinin esasını dile getirdiklerini kaydetmektedir. AİHM, ikinci olarak, önceki davalarda Hükümet'in iç hukuk yollarının tüketilmemesi konusundaki itirazlarını inceleyip reddettiğini hatırlatmaktadır (bkz. Doğrusöz ve Aslan, yukarıda kaydedilen, Asfuroğlu ve Diğerleri / Türkiye, no. 36166/02). AİHM, bu davalarda, yukarıda bahsedilen başvurulara ilişkin saptamalarından ayrılmasını gerektirecek hiçbir özel koşul görmemektedir. Bu nedenle, AİHM, Hükümet'in bu başlık altında yapmış olduğu itirazları reddeder.

AİHS'nin 35/3 maddesi çerçevesinde başvuruların dayanaktan yoksun olmadığını kaydeden AİHM, ayrıca, başka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle başvurular kabuledilebilir niteliktedir.

B. Esasa ilişkin

Hükümet, özellikle, Anayasa'ya göre sahillerin Devlet'e ait olduğunu ve kesinlikle özel mülkiyet olarak edinilemeyeceklerini ileri sürmüştür. Hükümet, Devlet'e ait sahil bölgesinde bulunan bir arazinin özel mülkiyete tabi tutulamayacağını başvuranların biliyor olması gerektiğini iddia etmiştir. Bu nedenle, tapunun başvuranların adına kaydedilmesi, Anayasa'ya ve söz konusu zamanda yürürlükte olan yasalara aykırı bir durum oluşturmuş ve bu yasadışı işlem Samandağ İlk Derece Mahkemesi tarafından düzeltilmiştir.

Başvuranlar, iddialarında ısrar etmiştir.

AİHM, daha önce benzer davalar incelemiş ve iyi niyetle edinilmiş, ancak tazminat ödenmeden Hazine'ye iade edilmiş olan tapuların iptaliyle ilgili olarak, 1 No.lu Protokol'ün 1. Maddesi'nin ihlal edildiğini saptamıştır (bkz. Doğrusöz ve Aslan, yukarıda kaydedilen ve Aslan ve Özsoy / Türkiye, no. 35973/02). AİHM, bu davalarda, varmış olduğu sonuçtan ayrılması için hiçbir gerekçe görmemektedir.

Buna göre, AİHM, 1 No.lu Protokol'ün 1. Maddesi'nin ihlal edildiğine karar vermiştir.

II. AİHS'NİN 6. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI

Başvuranlar, ayrıca, yerel mahkeme kararlarının adaletsiz, tarafgir, yeterli motivasyondan uzak ve hem iç hem uluslararası hukuk hükümlerine aykırı olduğu konusunda şikayetçi olmuş ve bu durumun AİHS'nin 6. maddesine aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

Hükümet, bu iddialara itiraz etmiştir.

Ancak, AİHM elindeki verileri inceledikten sonra bu hükmün ihlal edildiğine dair herhangi bir bulguya rastlamamıştır. AİHM, başvurunun bu kısmının dayanaktan yoksun olduğu ve AİHS'nin 35/3 ve 4. maddesi uyarınca reddedilmesi gerektiği sonucuna varmıştır.

III. AİHS'NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI

AİHS'nin 41. maddesine göre "Mahkeme işbu Sözleşme ve Protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleşmeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, AİHS, gerektiği takdirde, hakkaniyete uygun surette, zarar gören tarafın adil tatminine hükmeder."


A. Tazminat

1.Maddi tazminat

Başvuranlar, mülklerini kaybetmeleri sonucu görmüş oldukları maddi zarar için farklı miktarlar talep etmişlerdir. Tevfik Gümüşoğlu 50,619 ABD Doları (yaklaşık 37,390 Euro) talep etmiştir. Hasan Süslü 49,852 ABD Doları (yaklaşık 36,815 Euro), Münip Uslu ise 58,111 ABD Doları (yaklaşık 42,915 Euro) talep etmiştir. Başvuranların talepleri, kendileri tarafından hazırlattırılarak Samandağ İlk Derece Mahkemesi'ne sunulan bilirkişi raporlarına dayanmaktadır. Raporlar, 2 Ekim 2001 (no. 40/02 ve 42/02) ve 20 Haziran 2002 (no. 41/02) tarihlerinde yapılan yerinde incelemenin ardından hazırlanmıştır. Başvuranlar, yukarıda bahsedilen miktarların yıllar boyu görmüş oldukları maddi zarara tekabül eden gerçek miktardan çok daha düşük olduğunu belirtmiştir.

Hükümet, bu miktarlara itiraz etmiştir.

AİHM, tespit edilen ihlalin temelinde mülke el konmasının yasaya aykırılığından ziyade tazminat ödenmemiş olması yatıyorsa, tazminatın mülkün tam değerini yansıtmasına gerek olmadığını hatırlatmaktadır (bkz. I.R.S. ve Diğerleri / Türkiye (adil tatmin), no. 26338/95). Bu çerçevede, AİHM, başvuranların meşru tazminat beklentilerini karşılayabilecek bir miktar belirlemeyi uygun görmektedir (bkz. Scordino / İtalya (no. 1) [GC], no. 36813/97; Stornaiuolo / İtalya, no. 52980/99; ve Doğrusöz ve Aslan, yukarıda kaydedilen).

AİHM, yukarıdaki unsurlara ve hakkaniyete uygun temellere dayanarak, maddi tazminat olarak birinci başvuran Tevfik Gümüşoğlu'na 29,000 Euro, ikinci başvuran Hasan Süslü'ye 28,000 Euro, üçüncü başvuran Münip Uslu'ya ise 33,000 Euro ödenmesine karar verir.

2.Manevi Tazminat

Başvuranların her biri, manevi tazminat olarak 15,000 ABD Doları (yaklaşık 11,080 Euro) talep etmiştir.

Hükümet, bu miktara itiraz etmiştir.

AİHM, bu dava koşullarında, tespit edilen ihlalin yeterli adil tatmin oluşturduğunu belirtmektedir (bkz. Doğrusöz ve Aslan, yukarıda kaydedilen ve Adil Özdemir / Türkiye, no. 35351/02).

B.Yargılama masraf ve giderleri

Başvuranlar, ayrıca, yerel mahkemeler ile AİHM önünde yapmış oldukları yargılama masraf ve giderleri için farklı miktarlar talep etmişlerdir. Tevfik Gümüşoğlu toplam 788,234 Yeni Türk Lirası [YTL] (yaklaşık 437 Euro), Hasan Süslü toplam 795,754 YTL (yaklaşık 441 Euro), Münip Uslu ise toplam 737,254 YTL (yaklaşık 409 Euro) talep etmiştir. Başvuranlar, taleplerini desteklemek üzere makbuz gibi belgeler sunmuşlardır.

Hükümet, bu miktarlara itiraz etmiştir.

AİHM, elindeki verilere ve hakkaniyete uygun temellere dayanarak, masrafların tamamı için başvuranlara ortaklaşa 1,200 Euro ödenmesine karar verir.

C.Gecikme Faizi

AİHM, Avrupa Merkez Bankası'nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranına üç puanlık bir artışın ekleneceğini belirtmektedir.

BU GEREKÇELERE DAYANARAK AİHM, OYBİRLİĞİ İLE

1. Başvuruların birleştirilmesine;

2. 1 No.lu Protokol'ün 1. maddesi uyarınca yapılan şikayetin kabuledilebilir, başvuruların kalan kısmının kabuledilemez olduğuna;

3. AİHS'nin 1 No.lu Protokolü'nün 1. maddesinin ihlal edildiğine;

4. Tespit edilen ihlalin başvuranların gördüğü manevi zarar için kendi başına yeterli adil tatmin oluşturduğuna;

5. (a) AİHS'nin 44. maddesinin 2. paragrafı gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Yeni Türk Lirası'na çevrilmek üzere ve her türlü vergi ve kesintiden muaf tutularak Savunmacı Hükümet tarafından,

(i) maddi tazminat olarak Tevfik Gümüşoğlu'na 29,000 Euro (yirmi dokuz bin Euro), Hasan Süslü'ye 28,000 Euro (yirmi sekiz bin Euro) ve Münip Uslu'ya 33,000 Euro (otuz üç bin Euro),
(ii) yargılama masraf ve giderleri için ortaklaşa 1,200 Euro (bin iki yüz Euro) ödenmesine;

(b)Yukarıda belirtilen üç aylık sürenin sona erdiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar, Avrupa Merkez Bankası'nın o dönem için geçerli olan marjinal kredi kolaylığı oranının üç puan fazlasına eşit oranda basit faiz uygulanmasına;

6. Başvuranların adil tatmin talebinin geri kalan kısmının reddine karar vermiştir.

İşbu karar İngilizce olarak hazırlanmış ve AİHM İçtüzüğü'nün 77/2. ve 3. maddeleri gereğince 18 Mart 2008 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir.

 

 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA