kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

AİHM
APOSTOLİDİ VE DİĞERLERİ- TÜRKİYE DAVASI


İçtihat Metni

APOSTOLİDİ VE DİĞERLERİ- TÜRKİYE DAVASI

(Başvuru no:45628/99)

KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ
(ADİL TATMİN)

KARAR TARİHİ:24 Haziran 2008

İşbu karar AİHS'nin 44§2 maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecektir. Şekli bazı düzeltmelere tabi olabilir.

USUL

Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan ve 45628/99 başvuru no'lu davanın nedeni Yunan vatandaşı Ekaterini Apostolidi, Emilia Gusi, Despina Frangani, Iordanis Apostolidis ve Iordanis-Iordani Apostolidis'in ("başvuranlar"), Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne ("AİHM") 30 Kasım 1998 tarihinde Temel İnsan Hakları ve Özgürlüklerini güvence altına alan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 34. maddesi uyarınca yapmış oldukları başvurudur. Emilia Gusi ve Iordanis-Iordani Apostolidis'in annesi Ekaterini Apostolidi dava sürerken vefat etmiştir.

27 Mart 2007 tarihli bir karar ile AİHM, başvuranların veraset ilamlarının iptal edilmesi nedeniyle 1 No'lu Ek Protokol'ün 1. maddesinin, ulusal mahkemeler önünde yargılama süresinin uzun olması nedeniyle de AİHS'nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine hükmetmiştir.

AİHS'nin 41. maddesine dayanarak başvuranlar, maruz kaldıkları zararlar ve yargılama masraf ve giderleri için belli bir miktar tazminat talebinde bulunmuşlardır.

AİHM, AİHS'nin 41. maddesinin uygulanması hususunu saklı tutmuş ve Hükümet ve başvuranları, altı ay içinde, sözkonusu ihtilaf hakkındaki görüşlerini yazılı olarak kendisine sunmaya, bilhassa aralarında varacakları her türlü uzlaşmadan kendisini haberdar etmeye davet etmiştir.

Başvuranlar ve Hükümet görüşlerini sunmuşlardır. Dostane çözüme ulaşmak için hiçbir uzlaşama sağlanamamıştır.

HUKUK

A. Tazminat

Başvuranlar, veraset ilamının iptalinin ardından, Beyoğlu'nda bulunan apartmana ilişkin tapularının iptal edildiğini ileri sürmüşlerdir.

Başvuranlar, her şeyden önce, işbu başvurunun konusunu oluşturan iki taşınmazın kendilerine iade edilmesini talep etmektedirler. Başvuranlar aynı zamanda taşınmazların kira gelirlerine ve bu gelirlerin faizlerine tekabül eden kazanç kaybına bağlı zararlarının da tazmin edilmesini istemektedirler. Bu bağlamda başvuranlar, bir taşınmazın satış bedelinin yaklaşık değerinin on yıllık süre boyunca alınan kira bedeline tekabül ettiğini ileri sürmektedirler. Başvuranlar, Şişli'deki taşınmaz için maruz kaldıkları zararı 1.159.935 YTL (yaklaşık 725.000 Euro), Beyoğlu'ndaki taşınmaz için maruz kaldıkları zararı 50.000 YTL (yaklaşık 31.250 Euro) olarak belirlemektedirler. Sözkonusu miktarları belirlemek için başvuranlar, 18 Kasım 2005 tarihli bilirkişi raporuna atıfta bulunmaktadırlar. Apartmanın değerini hesaplamak için bilirkişi, üzerinde taşınmazın inşa edildiği arsanın fiyatını yapının fiyatından ayrı tutmuştur. Arsanın bedeli için, bilirkişi, 2002 yılında güncellenen değeri ile Maliye Bakanlığı tarafından belirlenen metre kare fiyatını temel almıştır. Yapının bedeli için, ikinci kalite bir yapının metre kare bedelini göz önüne almıştır. Bilirkişi toplam miktarı 29.377 YTL olarak belirlemiştir. Bilirkişiye göre, arazi vergisi için dikkate alınan değer de sözkonusu olduğundan apartmanın satış bedeli 50.000 YTL'dir. Başvuranlar, son olarak sözkonusu taşınmazlarını kullanamamalarından kaynaklanan bir gelir kaybı olduğunu ileri sürmektedirler. Ayrıca başvuranlar, 500.000 Amerikan Doları manevi tazminat talep etmektedirler.

Hükümet, bilirkişi raporuna ve başvuranlar tarafından açıklanan miktarlara karşı çıkmaktadır. Hükümet, sözkonusu miktarların aşırı, hukuki mesnetten yoksun, dolayısıyla kabuledilemez olduğuna hükmetmektedir. Hükümet'e göre bu miktarların ödenmesi, başvuranların nedensiz zenginleşmesine yol açacaktır. Hükümet, ilgililerin sunduğu belgelere dayanarak maddi tazminat ödenmesinin mümkün olmadığını ileri sürmektedir. Bu bağlamda Hükümet, başvuranların tapularını sunmamaları nedeniyle, taşınmazların yüzölçümünün doğruluğunun saptanamadığını savunmaktadır. Bu durumda Hükümet, maddi tazminat talebinin spekülatif olduğu sonucuna ulaşmaktadır. Hükümet, ihlal tespitinin, manevi tazminat için yeterli adil tatmin oluşturacağı kanaatindedir.

Şişli'de bulunan arsa konusundaki talebe ilişkin olarak, AİHM, daha önce, başvuranların, 1 No'lu Ek Protokol'ün 1. maddesi anlamında bir "mülke" sahip olmadıklarına kanaat getirmiştir. Bu durumda, AİHM, sözkonusu taşınmaza ilişkin talebi reddetmektedir.

Beyoğlu'nda bulunan apartmana ilişkin olarak ise AİHM, ihlal tespiti olan bir kararın, Savunmacı Devlet'e ihlale son verme ve önceki haline gelecek şekilde ihlalin sonuçlarını ortadan kaldırma yükümlülüğü getirdiğini hatırlatmaktadır (Iatridis- Yunanistan (adil tatmin) başvuru no: 31107/96).

Bir davada Sözleşmeye taraf olan devletler, ihlale hükmedilen bir kararın gereklerini yerine getirmek için kullanacakları yolları seçmekte ilke olarak özgürdürler. Bir kararın infazının yöntemleri hakkındaki sözkonusu takdir yetkisi, AİHS tarafından Sözleşmeye taraf olan devletlerin birincil yükümlülüğü olan insan haklarına saygı yükümlülüğünün (1. madde) cüzü olan seçme hakkının bir ifadesidirİhlalin niteliği bir restitutio in integrum uygulama imkanı sağlıyorsa, AİHM'nin bu konunda ne yetkisi ne elverişli bir imkanı bulunduğundan restitutio in integrum gerçekleştirmek Savunmacı Devlet'e düşmektedir. Buna karşın şayet, ulusal hukuk ihlalin sonuçlarını ortadan kaldırma imkanı tanımıyorsa ya da yalnızca bir kısmını ortadan kaldırıyorsa, AİHS'nin 41. maddesi gerekirse AİHM'ye, kendisine uygun gelen tazminatın mağdur tarafa ödenmesine hükmetme yetkisi sunmaktadır (Brumarescu-Romanya (adil tatmin) başvuru no: 28342/95).

Mevcut davada AİHM, karışık bir miras davasının sözkonusu olduğunu ve ulusal mahkemeler tarafından daha önce üçüncü bir kişinin murisin tek mirasçısı olarak tayin edildiğini belirtmektedir.

AİHM, dava konusu müdahalenin yasallık ilkesi ile bağdaşmadığını hatırlatmaktadır. Bu durumda, hisselerinin başvuranlara iadesi ve adlarına tapu kaydına yeniden kaydedilmesi, mümkün mertebe, başvuranların 1 No'lu Ek Protokol'ün 1. maddesinin gerekleri ihlal edilmeseydi bulunacakları duruma tekabül eden bir duruma gelmelerini sağlayacaktır. AİHM, işbu kararın kesinleştiği günden itibaren üç ay içinde sözkonusu tapu kaydını gerçekleştirmediği takdirde Savunmacı Devlet'in apartmanın güncel değeri üzerinden hesaplanan miktarı başvuranlara maddi tazminat olarak ödemesi gerektiğine hükmetmektedir. Bu durumda, başvuranlar tarafından sunulan bilirkişi raporunun dikkate alınması gerekmektedir.

Sahip olduğu unsurların tamamını ve apartmanın satış değerine ilişkin bilirkişi raporunun spekülatif özelliğini göz önüne alarak, AİHM, yukarıda sözü edilen tapu kaydı işleminin yapılmaması durumunda, Savunmacı Devlet'in, veraset ilamlarının ve malik sıfatlarının iptal edilmesi nedeniyle maruz kaldıkları maddi zarardan dolayı başvuranlara oraklaşa olarak 20.000 Euro ödemesine hükmetmektedir.
Kazanç kaybından kaynaklanan zarara ilişkin olarak ise AİHM, taraflar tarafından sunulan belgelerin bu konuda kesin bir tespitte bulunma imkanı sağlamadığını belirtmektedir. Ancak AİHM, yargılama süresi boyunca dava konusu apartmanın tapu kaydının başvuranlar adına olduğunu not etmektedir. Bu durumda AİHM, sözkonusu bağlamda ileri sürülen maddi tazminatın hukuki mesnedinin bulunmadığı ve maddi tazminat ödenmesinin gerekli olmadığı kanaatindedir.

Ancak dava koşulları göz önüne alındığında AİHM, AİHS'nin ihlal edilmesinin başvuranları belli bir manevi haksızlığa uğrattığına ve başvuranların, tazminat ödenmesini haklı kılacak bir durumda bulunduklarına kanaat getirmektedir. AİHM, hakkaniyete uygun olarak, AİHS'nin 41. maddesi uyarınca başvuranlara ortaklaşa olarak maruz kaldıkları manevi zarar için 5.000 Euro ödenmesine karar vermektedir.

B. Yargılama masraf ve giderleri

Başvuranlar, 15.000 Amerikan Doları Türkiye gitmek için yaptıkları yol masrafları, 15.000 Amerikan Doları da yargılama masrafları olmak üzere 30.000 Amerikan Doları değerindeki yargılama masraf ve giderlerinin geri ödenmesini talep etmektedirler. Başvuranlar iddialarını desteklemek için toplamda 830 YTL'ye (yaklaşık 515 Euro'ya) tekabül eden avukatlık ücret tarifesini, tercüme ve noter masraflarına ilişkin makbuzları belge olarak sunmaktadırlar.

Hükümet, aşırı olduğuna kanaat getirerek bu iddialara karşı çıkmaktadır.

AİHM yerleşik içtihadına göre, AİHS'nin 41. maddesi uyarınca, masraf ve harcamaların ödenmesinin, gerçekliğinin, gerekliliğinin ortaya konulmasını ve miktarlarının makul oranda olmasını öngördüğünü hatırlatmaktadır (Iatridis (adil tatmin) ).

Dava koşulları göz önüne alındığında, AİHM, hakkaniyete uygun olarak, AİHS'nin 41. maddesi uyarınca başvuranlara ortaklaşa olarak 5.000 Euro ödenmesinin makul olacağına karar vermektedir.

C. Gecikme faizi

Gecikme faizi Avrupa Merkez Bankası'nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı orana üç puanlık bir artış eklenerek belirlenecektir.

BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AİHM, OYBİRLİĞİYLE,

1. a) Savunmacı Devlet tarafından başvuranlara apartman üzerindeki hisselerinin iade edilmesine ve AİHS'nin 44/2 gereğince kararın kesinleştiği günden itibaren üç ay içinde başvuranların hisselerinin tapu kaydına başvuranlar adına tescil edilmesine;
b) sözkonusu tapu kaydının yapılmaması durumunda, Savunmacı Devlet tarafından, başvuranlara ortaklaşa olarak, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden YTL'ye çevrilmek üzere her türlü vergiden muaf tutularak yine aynı üç aylık süre içerisinde 20.000 Euro (yirmi bin Euro) maddi tazminat ödenmesine;
c) Savunmacı Devlet tarafından, başvuranlara ortaklaşa olarak, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden YTL'ye çevrilmek üzere her türlü vergiden muaf tutularak yine aynı üç aylık süre içerisinde 5.000 Euro (beş bin Euro) manevi tazminat ve 5.000 Euro (beş bin Euro) yargılama masraf ve gideri ödenmesine;
d) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar Hükümet tarafından, Avrupa Merkez Bankası'nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç
puan fazlasına eşit oranda basit faiz uygulanmasına;

2. Adil tatmine ilişkin diğer tüm taleplerin reddine;

KARAR VERMİŞTİR.

İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AİHM'nin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3. paragraflarına uygun olarak 24 Haziran 2008 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir.

 

 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA