kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

AİHM
DEMİRCİ/TÜRKİYE


İçtihat Metni

DEMİRCİ/TÜRKİYE

2.DAİRE

(Başvuru no. 21843/02)

KARAR

KARARTARİHİ:3 Haziran 2008

İşbu karar AİHS'nin 44/2. maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecektir. Şekli düzeltmelere tabi olabilir.

USUL

Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan 21843/02 no'lu davanın nedeni T.C. vatandaşı Doğan Demirci'nin ("başvuran"), Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne 4 Mart 2002 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin ("AİHS") Temel İnsan Haklarını güvence altına alan 34. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurudur.

Başvuran, İzmir Barosu avukatlarından N. Değirmenci ve B. Değirmenci tarafından temsil edilmiştir.

OLAYLAR

I. DAVANIN KOŞULLARI

Başvuran, 1977 doğumludur ve İzmir'de yaşamaktadır.

26 Mart 1997'de yakalanmış ve gözaltına alınmıştır. Bir binaya Molotof kokteyli atmakla suçlanmıştır. 27 Mart 1997'de tutuklanmıştır.

2 Nisan 1997'de İzmir Cumhuriyet Savcısı, İzmir Ağır Ceza Mahkemesi'ne bir iddianame sunmuş ve başvuranı, gasp ve bomba hazırlamakla suçlamıştır. Başvuranın, Türk Ceza Kanunu'nun 495/1 ve 264/6 maddeleri uyarınca suçlu bulunmasını ve mahkum edilmesini istemiştir.

18 Eylül 1997'de başvuranın, tutuksuz yargılanmasına karar verilmiştir.

28 Haziran 1999'da İzmir Ağır Ceza Mahkemesi, başvuranı suçlu bularak toplam altı yıl, on bir ay, on gün hapis cezası ile para cezasına çarptırmıştır.

7 Mayıs 2001'de Yargıtay Başsavcısı, Yargıtay'a yazılı görüşünü sunmuştur. İlk derece mahkemesi kararının onaylanması gerektiği kanısına varmıştır. Görüşü, başvurana bildirilmemiştir.

26 Eylül 2001'de Yargıtay, bir duruşma düzenlemiş ve ilk derece mahkemesinin kararını onaylamıştır.

24 Ekim 2007'de Yargıtay 6. Daire Başkanı, Yargıtay'a iç hukuk uyarınca Başsavcının, Daire karar verirken Başsavcı'nın bulunmadığını bildirmiştir.

HUKUK

I. AİHS'NİN 6. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI

Başvuran, Cumhuriyet Başsavcısının yazılı görüşünün kendisine bildirilmemesi nedeniyle silahların eşitliği ilkesine uyulmadığından ve bunun da adil yargılanma hakkını ihlal ettiğinden şikayetçidir. Ayrıca, Yargıtay'ın ilgili dairesi karar verirken Yargıtay Başsavcısının hazır bulunmasının ve yargılamanın uzunluğunun adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini iddia etmektedir.


A. Kabuledilebilirlik

AİHM, başvuranın Yargıtay Başsavcısı'nın sunduğu yazılı görüşünün kendisine bildirilmemesine ilişkin şikayetinin, AİHS'nin 35/3 maddesi bağlamında dayanaktan yoksun olmadığını belirtmektedir. Ayrıca, başvurunun başka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru taşımadığını ifade etmektedir. Bu nedenle başvuru, kabuledilebilir niteliktedir.

AİHM, kendisine sunulan deliller ışığında başvuranın, 6. madde bağlamındaki diğer şikayetlerinin, AİHS'de ya da ek Protokolleri'nde ortaya konan hak ve özgürlüklerin ihlal edildiğini göstermediği sonucuna varmıştır. Bu nedenle, dayanaktan yoksun olmaları nedeniyle AİHS'nin 35. maddesinin 1., 3. ve 4. paragrafları uyarınca kabuledilemez olduklarına karar verilmelidir.

B. Esas

Hükümet, özellikle başvuranın veya avukatının Yargıtay önünde dava dosyasını inceleme ve böylece sözkonusu belgenin içeriğinden haberdar olma imkanı bulunduğunu ileri sürmüştür. Ayrıca, ihtilaf konusu iddianın duruşmada yüksek sesle okunması nedeniyle başvuranın avukatının, cevap verme veya karşı görüşlerini hazırlamak için ek süre talep etme imkanı bulunduğunu belirtmiştir.

AİHM, daha önce de aynı şikayeti incelemiş ve AİHS'nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğini tespit etmiştir..

AİHM, mevcut davayı incelemiş ve benzer davalarda vardığı sonuçlardan farklı sonuca varmak için gerekçe görmemiştir.

Dolayısıyla AİHS'nin 6/1 maddesi ihlal edilmiştir.

II. AİHS'NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI

AİHS'nin 41. maddesi aşağıda kaydedilmiştir:
"Mahkeme işbu Sözleşme ve protokollarının ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleşmeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, hakkaniyete uygun bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder."
AİHM, Mahkeme İçtüzüğü'nün 60. maddesi uyarınca herhangi bir adil tatmin talebinin, ayrıntılı bir listesinin hazırlanması ve talebi destekleyen ilgili belgeler veya makbuzlarla yazılı olarak sunulması gerektiğini belirtmektedir. "Aksi halde Daire, talebi tamamen veya kısmen reddedebilir".
Sözkonusu davada, 26 Kasım 2007'de AİHM, başvuranı 10 Ocak 2008'e kadar adil tatmin taleplerini sunmaya davet etmiştir. Ancak, başvuran belirlenen süre içerisinde bu tür bir talep sunmamıştır.
Yukarıda kaydedilenleri göz önüne alan AİHM, AİHS'nin 41. maddesi uyarınca hiçbir tazminat ödenmemesine karar vermiştir.

BU GEREKÇELERE DAYANARAK, AİHM OYBİRLİĞİ İLE
1. Yargıtay Başsavcısının yazılı görüşünün başvurana bildirilmemesine ilişkin şikayetin kabuledilebilir ve başvurunun kalan kısmının kabuledilemez olduğuna;
2. AİHS'nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine karar vermiştir.

İşbu karar, İngilizce olarak hazırlanmış ve Mahkeme İç Tüzüğü'nün 77. Maddesi'nin 2. ve 3. fıkraları uyarınca 3 Haziran 2008 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiştir.

 

 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA