kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

AİHM
AKINCI - TÜRKİYE DAVASI


İçtihat Metni

AKINCI - TÜRKİYE DAVASI

2. DAİRE

(Başvuru no: 12146/02)

KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ

KARAR TARİHİ: 8 Nisan 2008

İşbu karar AİHS'nin 44. maddesinin 2. paragrafında belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecek olup bazı şekli düzeltmelere tabi olabilir.

USUL

Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan 12146/02 no'lu davanın nedeni T.C vatandaşı Tahsin Cengiz Akıncı'nın ("başvuran") Avrupa İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunması Sözleşmesinin ("AİHS") 34. maddesi uyarınca 30 Ocak 2002 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne ("AİHM") yapmış olduğu başvurudur.

Başvuran, İstanbul Barosu avukatlarından L. Akıncı tarafından temsil edilmektedir.

OLAYLAR

I. DAVANIN KOŞULLARI

1951 doğumlu olan başvuran İstanbul'da ikamet etmektedir.

Marmara Belediyesi ('belediye'), Balıkesir'e bağlı Marmara Adası'nda bulunan başvurana ait bir arsayı, arsayı belediyenin kullanımına sunan bir imar planı uyarınca 1999 yılında istimlâk etmiştir.

Ödenen istimlâk bedeli tutarı konusunda belediye ile ihtilafa düşen başvuran kamulaştırma bedelinin artırımı talebiyle Marmara Asliye Hukuk Mahkemesine bir başvuruda bulunmuştur.

Mahkeme 13 Aralık 2000 tarihinde aldığı bir kararla başvuranın talebini haklı görerek toplam 1.619.345.460 TL (yaklaşık 2.695 Euro) ek kamulaştırma tazminatı ödenmesine ve bu meblağa arsanın belediyeye devrinin gerçekleştiği 9 Ocak 2000 tarihinden itibaren yıllık % 60 üzerinden hesaplanan yasal gecikme faizi uygulanmasına hükmetmiştir.

Bunun üzerine belediye Yargıtay'a başvurmuştur. Yargıtay itiraz konusu kararı 28 Haziran 2001 tarihinde onamıştır. Bununla birlikte yüksek mahkeme ihtilaf konusu arsa devrinin 19 Şubat 2000 tarihinde gerçekleştiğini değerlendirerek kararın ilgili bölümünde değişiklik yapmıştır. Bu karar belediyeye 30 Temmuz 2001 tarihinde başvurana ise 6 Ağustos 2001 tarihinde tebliğ edilmiştir. Karar düzeltme talebinde bulunulmamış olması sebebiyle bu karar 13 Eylül 2001 tarihinde kesinleşmiştir.

Buna rağmen belediye hükmedilen ek kamulaştırma tazminatını ödemeyi reddetmiştir. Bunun üzerine başvuran 10 Ekim 2001 tarihinde İstanbul İcra Müdürlüğü'ne başvurmuştur. Başvuran ayrıca İçişleri Bakanlığı'na bir mektup yazarak, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvuruda bulunma niyetinde olduğunu bildirmiştir.

7 Şubat 2008 tarihine kadar başvuranın alacağı halen ödenmemiş durumdaydı. Başvuranın talebi üzerine İstanbul İcra Müdürlüğü tarafından yapılan hesaplamaya göre başvuranın alacağı 16.022, 45 TL (yaklaşık 9.165 Euro) tutarındadır.

HUKUK

I. AİHS'NİN 6/1 MADDESİ VE 1 NO'LU EK PROTOKOL'ÜN 1. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA

A. Kabuledilebilirliğe ilişkin

Başvuran, Marmara Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen ve kesinleşen kararın belediyece uygulanmamasından yakınmaktadır. Başvuran bu konuda ayrıca, alacağına uygulanan yasal gecikme faizi oranının Türkiye'deki yüksek enflasyon karşısında yetersiz kalmasından ve Türk Hukuk'unda devletin özel kişilere olan borçları konusunda icra yoluna başvurulabilmesine imkan tanıyan hükümler bulunmamasından şikayetçi olmaktadır. Başvuran bu hususta AİHS'nin 6/1 maddesine ve 1 No'lu Ek Protokol'ün 1. maddesine atıfta bulunmaktadır.

Hükümet, başvuranın Borçlar Kanununun 105. maddesinde sunulan başvuru yolunu gereği gibi kullanmadığı cihetle AİHS'nin 35/1 maddesine uygun bir biçimde iç hukuk yollarını tüketmediğinden dolayı AİHM'yi başvuruyu reddetmeye davet etmektedir. Hükümete göre şayet başvuran gecikme faiziyle tazmin edilen zararının üzerinde bir zarara uğradığını kanıtlamış olsaydı iddia edilen kayıpların telafisi mümkün olacaktı.

AİHM buna benzer bir itirazı daha evvel Aka - Türkiye (23 Eylül 1998 tarihli karar, prg. 34-37) kararında reddettiğini anımsatır. Daha evvel vardığı karardan ayrılmak için herhangi bir gerekçe görmeyen AİHM bu itibarla Hükümetin itirazını reddeder.

İçtihadından doğan kıstasları ve elindeki unsurların tamamını dikkate alan AİHM başvurunun esastan incelenmesi gerektiği kanaatindedir. AHM ayrıca başvurunun başka herhangi bir kabuledilemezlik gerekçesinin bulunmadığını tespit etmektedir.

B. Esasa ilişkin

Müteaddit defalar mevcut davadakine benzer meseleleri gündeme getiren davaları incelemiş olan AHM AİHS'nin 6/1 maddesinin ve 1 No'lu Ek Protokol'ün 1. maddesinin ihlal edildiğini tespit etmişti (bkz., sözgelimi, Bourdov - Rusya, no: 59498/00, Romachov - Ukrayna, no: 67534/01, 27 Temmuz 2004, Tunç - Türkiye, no: 54040/00, 24 Mayıs 2005, ve Kuzu - Türkiye, no: 13062/03, 17 Ocak 2006).

Mevcut davayı incelemiş olan AİHM, bu davada farklı bir sonuca varabilmesi için Hükümet tarafından ikna edici herhangi bir olgu ya da argüman sunulmadığı kanaatine varmaktadır. AİHM, idarenin ulusal mahkemeler tarafından belirlenen borcunu ödemediğini tespit etmektedir. Başka bir deyişle, başvuranın lehindeki kesinleşmiş icrai yargı kararı 13 Eylül 2001 tarihinden beri, yani altı buçuk yıldır uygulanmamaktadır. Bu durum AİHM'yi, Türk makamlarının bu zaman zarfında mevcut davada kesinleşmiş bir yargı kararına uymak için gerekli tedbirleri almaktan imtina etmek suretiyle AİHS'nin 6/1 maddesini ve 1 No'lu Ek Protokol'ün 1. maddesini yararlı etkilerinden yoksun bıraktığı yönünde düşünmeye sevk etmektedir.

Netice itibarıyla AİHS'nin sözkonusu hükümleri ihlal edilmiştir.

II. AİHS'NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI HAKKINDA

A. Tazminat

1. Maddi tazminat

Başvuran 8.000 Euro maddi tazminat talep etmektedir.

AİHM, başvuran lehindeki kesinlik kazanmış yargı kararlarının uygulanmaması nedeniyle AİHS'nin 6/1 maddesinin ve 1 No'lu Ek Protokol'ün 1. maddesinin ihlal edildiği tespitinde bulunduğunu anımsatır. Başvuran tarafından başlatılan icra takibi İstanbul İcra Müdürlüğü önünde halen devam etmektedir. Bu itibarla AİHM, başvuranın kesinleşmiş yargı kararlarıyla belirlenen alacaklarını tahsil etme hakkının baki olduğunu ve icra takibinin halen devam ettiğini değerlendirmektedir. AİHS'nin 6. maddesinin ihlal edildiğine hükmederken AİHM, prensip olarak, en uygun yolun başvuranı mümkün olduğunca, bu hükümlerin gereklerine aykırı hareket edilmemiş olsaydı içinde bulunacağı gibi bir duruma getirmek olacağı kanaatindedir (bkz. Basuku - Yunanistan, no: 3028/03, prg. 26, 21 Nisan 2005 ; Ahmet Kılıç - Türkiye, no: 38473/02, prg. 39, 25 Temmuz 2006 ; Sipçenko - Rusya, adıgeçen, prg. 51 ; ve, mutatis mutandis, Piersack - Belçika (madde 50), 26 Ekim 1984 tarihli karar, prg. 12 ; Gençel - Türkiye, no: 53431/99, prg. 27, 23 Ekim 2003). AİHM, ihlal tespitleri göz önünde bulundurulduğunda bu ilkenin mevcut davada da geçerli olduğunu değerlendirmektedir. Dolayısıyla AİHM savunmacı devletin Marmara Asliye Hukuk Mahkemesinin 13 Eylük 2001 tarihinde kesinleşen 13 Aralık 2000 tarihli kararının idare tarafından gereği gibi uygulanmasını uygun surette temin etmesi gerektiğine hükmetmektedir.

2. Manevi tazminat

Başvuran ayrıca 4.000 Euro manevi tazminat talep etmektedir.

Hükümet bu talebe itiraz etmektedir.

Hakkaniyete uygun bir karara varan AİHM manevi tazminat olarak başvurana 3.000 Euro ödenmesinin yerinde olacağı kanaatindedir.

B. Yargılama masraf ve giderleri

Başvuran ulusal mahkemeler ve AİHM önünde yaptığı masraf ve harcamalar için 4.720 Euro talep etmektedir.

Bu talebe itiraz eden Hükümet, sözkonusu talebin mesnetsiz olduğunu savunmaktadır.

AİHM'nin yerleşik içtihadı uyarınca ancak gerçekliği, gerekliliği ve de makul oranda olduğu ortaya konulan masraf ve harcamaların iadesi mümkündür (Iatridis - Yunanistan (adil tatmin), no: 31107/96, prg. 54).

Başvuranın masraf ve yargılama giderleri başlığı altındaki taleplerinin gerekli belgelerle desteklenmediğini gözlemlemektedir. Dolayısıyla bu talebi reddetmek yerinde olacaktır.

C. Gecikme faizi

AİHM, Avrupa Merkez Bankası'nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranına üç puanlık bir artışın ekleneceğini belirtmektedir.

BU GEREKÇELERE DAYANARAK AİHM, OYBİRLİĞİ İLE

1. Başvurunun kabuledilebilir olduğuna ;

2. AİHS'nin 6/1 maddesinin ve 1 No'lu Ek Protokol'ün 1. maddesinin ihlal edildiğine ;

3. a) AİHS'nin 44/2 maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, , Savunmacı Devlet tarafından, Marmara Asliye Hukuk Mahkemesinin 13 Eylül 2001 tarihinde kesinleşen 13 Aralık 2000 tarihli kararının infazının uygun surette temin edilmesine ;
b) aynı üç aylık dönem içinde ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden YTL' ye çevrilmek üzere sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar miktara yansıtılabilecek her türlü vergiden muaf tutularak manevi tazminat başlığı altında başvurana 3.000 Euro (üç bin Euro) ödenmesine ;
c) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar Hükümet tarafından, Avrupa Merkez Bankası'nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan fazlasına eşit oranda basit faiz uygulanmasına ;

4. Adil tatmine ilişkin diğer taleplerin reddine ;

Karar vermiştir.

İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AİHM'nin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3. paragraflarına uygun olarak 8 Nisan 2008 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir.

 

 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA