kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

AİHM
BÜLENT ZENGİN - TÜRKİYE DAVASI


İçtihat Metni

BÜLENT ZENGİN - TÜRKİYE DAVASI

ÜÇÜNCÜ DAİRE

(Başvuru no: 60848/00)

KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ

KARAR TARİHİ:29 Kasım 2007

İşbu karar AİHS'nin 44 § 2. maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecek olup, şekli bazı düzeltmelere tabi olabilir.
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan ve 60848/00 başvuru no'lu davanın nedeni bu ülke vatandaşı Bülent Zengin'in (başvuran) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) 28 Mayıs 2000 tarihinde Temel İnsan Hakları ve Özgürlüklerini güvence altına Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) 34. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurudur.

OLAYLAR

DAVANIN KOŞULLARI

Başvuran Bülent Zengin T.C. vatandaşı olup 1975 doğumludur ve İsviçre Bern'de ikamet etmektedir.

Başvuran 30 Haziran 1994 tarihinde İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi polisleri tarafından yakalanarak gözaltına alınmıştır. Başvuran yasadışı terör örgütü THKP/C (Türkiye Halk Kurtuluş Partisi/Cephe) mensubu olmakla suçlanmıştır.

11 Temmuz 1994 tarihinde İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) Cumhuriyet Savcısı tarafından dinlenen başvuran gözaltında vermiş olduğu ifadenin baskı yoluyla alındığını ileri sürerek buna karşı çıkmıştır. Aynı tarihte düzenlenen sağlık raporuna göre başvuranda herhangi bir darp veya yaralanma izine rastlanmamıştır. Başvuran yine aynı tarih olan 11 Temmuz 1994'te DGM nöbetçi hakimi karşısına çıkarılmıştır. Başvuran nöbetçi hakim karşısında Cumhuriyet Savcısı'na vermiş olduğu ifadeleri yinelemiştir. Nöbetçi hakim başvuranın tutuksuz yargılanmasına karar vermiştir.

DGM Cumhuriyet Savcısı 29 Temmuz 1994 tarihinde sunmuş olduğu iddianame ile Türk Ceza Kanunu'nun 168/2. maddesine dayalı olarak silahlı bir örgütün mensubu olmakla itham ettiği başvuran hakkında ceza davası açmıştır.

DGM, 18 Aralık 1998 tarihli bir kararla başvuranı hakkında yapılan ithamlardan suçlu bulmuş ve on iki yıl altı ay ağır hapis cezasına çarptırmıştır. DGM başvuranın cezasının tespitinde bulunurken başvuranın ve yargı sürecinin farklı aşamalarında kendisiyle birlikte yargılanmakta olanların ifadelerini, yakalama tutanakları gibi dava dosyasında yer alan delil unsurlarının tamamını dikkate almıştır.

Yargıtay 23 Kasım 1999 tarihinde vermiş olduğu nihai kararla ilk derece mahkemesinin kararını onamıştır.

Bu karar 8 Aralık 1999 tarihinde başvurana tebliğ edilmiştir.

HUKUK

I. AİHS'NİN 6. MADDESİ'NİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA

Başvuran kendisini yargılayan ve mahkum eden Devlet Güvenlik Mahkemesi'nin bünyesinde askeri bir hakimin yer alması nedeniyle "bağımsız ve tarafsız" bir mahkeme olmadığını ileri sürmektedir. Başvuran ayrıca hakkında verilen mahkumiyet kararının gözaltı sırasında avukatı bulunmadan polis baskısıyla alınan ifadesine dayanması nedeniyle bu mahkeme önünde hakkaniyete uygun yargılanmadığından şikayetçidir. Başvuran ayrıca mahkumiyet kararı yasal olarak kesinleşmeden basında kendisinden terörist olarak söz edilmesiyle masumiyet karinesine yönelik bir ihlalin yapıldığından yakınmakta, bu yönde AİHS'nin 6. maddesine atıfta bulunmaktadır.
A. Kabuledilebilirliğe dair

Hükümet başvuranın masumiyet karinesine yönelik bir ihlalin yapıldığı iddiası karşısında iç hukuk yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabuledilemezlik itirazında bulunmaktadır. Başvuran AİHS'nin 6/2. maddesi hakkındaki şikayetini iç hukuk mercileri önünde dile getirmemiştir.

AİHM, başvuranın iddialarını doğrulayacak bahse konu basın özetinin bir örneğini veya herhangi bir delili sunmadığı tespitini yapmaktadır. Yapılan bu şikayet dayanaktan yoksun bulunmaktadır ve AİHS'nin 35. maddesinin 3. ve 4. paragrafına uygun olarak reddedilmelidir.

Başvuranın diğer şikayetlerinin AİHS'nin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde dayanaktan yoksun olmadığını kaydeden AİHM, ayrıca başka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle şikayetler kabuledilebilir niteliktedir.

B. Esas hakkında

1. Devlet Güvenlik Mahkemesi'nin bağımsızlığı ve tarafsızlığı üzerine

AİHM, daha önceki kararlarda buna benzer pek çok şikayetlerin dile getirildiğini ve bunların AİHS'nin 6 § 1. maddesinin ihlali ile sonuçlandığını belirtmektedir (Bkz. Özel kararı ve Özdemir-Türkiye kararı no: 59659/00 6 Şubat 2003).

AİHM, mevcut davada Hükümetin davanın seyrini farklı şekilde sonuçlandıracak hiçbir tespiti ve delili sunmadığını kaydetmekte, bunun yanı sıra aralarında askeri bir hakimin de yer aldığı Devlet Güvenlik Mahkemesi karşısında başvuranın "ulusal güvenliğe" dayalı suçlardan yargılanması konusunda endişe duymasının anlaşılabilir olduğu tespitinde bulunmaktadır. Başvuran, hakkında açılan davada Devlet Güvenlik Mahkemesi'nin kararını davanın esasına ilişkin olmayan gerekçelere dayandırdığı yönünde bir şüphe duyabilir. Bu nedenle başvuranın bu yargı makamının tarafsız ve bağımsız olmadığı yönündeki şüphelerinin dikkate alınması gerekir. (Incal-Türkiye kararı, 9 Haziran 1998).

AİHM başvuranı yargılayıp mahkum eden Devlet Güvenlik Mahkemesi'nin 6 § 1. madde uyarınca bağımsız ve tarafsız bir mahkeme olmadığı sonucuna varmaktadır.

2. Yargı sürecinin adilliği

Hükümet ihlalin varlığına karşı çıkmaktadır.

AİHM, benzer davalarda da dile getirildiği üzere tarafsızlıktan ve bağımsızlıktan yoksun bir mahkemenin her halükârda adil ve hakkaniyete uygun bir yargılama sürecini garanti altına alamayacağını hatırlatmaktadır.

Başvuranın bağımsız ve tarafsız bir mahkemede davasının görülme hakkının ihlal edildiğinin tespiti ışığında Mahkeme, yargılamanın adilliğine ilişkin şikayetin kalan kısmını incelemeye gerek duymamaktadır (Bkz. diğerleri arasında, sözü edilen Incal kararı ve son olarak Seçkin vd.-Türkiye kararı, no: 56016/00, 3 Mayıs 2007).

II. AİHS'NİN 41. MADDESİ'NİN UYGULANMASI

AİHS'nin 41. maddesine göre "Mahkeme işbu Sözleşme ve Protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleşmeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, AİHM, gerektiği takdirde, hakkaniyete uygun surette, zarar gören tarafın adil tatminine hükmeder."

Başvuran hapis yattığı yıllarda uğramış olduğu gelir kaybına, avukatlık ve sağlık giderlerine karşılık 37.525 İsviçre Frangı (yaklaşık 23.000 Euro) maddi tazminat, 50.000 İsviçre Frangı (yaklaşık 30.000 Euro) manevi tazminat talep etmektedir.

Hükümet bu miktarlara karşı çıkmaktadır.

AİHM, ihlal tespiti ile öne sürülen maddi tazminat arasında hiçbir illiyet bağı bulunmadığını belirtmekte ve bu talebi reddetmektedir. AİHM, ayrıca dava koşullarında ihlal tespitinin manevi zararın giderilmesi bakımından adil bir tatmini oluşturduğunu belirtmektedir.

Sözleşme tarafından öngörülen bağımsızlık ve tarafsızlık koşullarını yerine getirmeyen bir mahkeme tarafından mahkumiyet kararı alındığında, ilgilinin talebi doğrultusunda yeni bir sürecin ya da yargılamanın başlatılması ilke olarak tespit edilen ihlalin giderilmesi bakımından uygun bir yöntemi oluşturur (Bkz. Öcalan kararı).

Yargılama masraf ve giderleri

Başvuran, kanıtlayıcı belge olmaksızın yapmış olduğu yargı giderleri için 7.000 İsviçre Frangı (yaklaşık 4.000 Euro) talep etmektedir.

Hükümet bu meblağı aşırı olarak nitelendirmektedir.

AİHM'nin yerleşik içtihadına göre bir başvuran gerçekliğini, gerekliğini kanıtladığı makul miktarlardaki yargı giderlerini elde edebilir. Bu başvuruda AİHM, başvuranın öne sürdüğü yargı giderlerini kanıtlayıcı hiçbir belgeyi sunmadığı tespitini yapmakta, başvurana bu yönde bir ödeme yapılmasını gerekli görmemektedir.

BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AİHM, OYBİRLİĞİYLE,

1. AİHS'nin 6/1. maddesi hakkındaki şikayetlere ilişkin başvurunun kabuledilebilir, bunun dışında kalanların kabuledilemez olduğuna;

2. İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi'nin bağımsızlıktan ve tarafsızlıktan yoksun bulunması nedeniyle AİHS'nin 6 / 1. maddesinin ihlal edildiğine;

3. Yargılamanın adilliği hakkında AİHS'nin 6. maddesine yönelik diğer şikayetlerin incelenmesine gerek olmadığına;

4. Adil tatmine ilişkin diğer taleplerin reddine;

KARAR VERMİŞTİR.

İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AİHM'nin iç tüzüğünün 77 / 2. ve 3. maddelerine uygun olarak 29 Kasım 2007 tarihinde yazıyla bildirilmiştir

 

 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA