kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

AİHM
SARIPINAR -TÜRKİYE DAVASI


İçtihat Metni

SARIPINAR -TÜRKİYE DAVASI

(Başvuru no:42756/04 ve 42795/04 )

KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ

KARAR TARİHİ: 24 Ocak 2008

İşbu karar AİHS'nin 44§2 maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecektir. Şekli düzeltmelere tabi olabilir.

USUL

Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan (42756/04 ve 42795/04) no'lu davanın nedeni (T.C. vatandaşları) Hasan ve Mehmet Sarıpınar'ın (başvuranlar) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne 27 Ekim 2004 tarihinde Temel İnsan Hakları ve Özgürlüklerini güvence altına alan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) 34. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurudur.

Başvuranlar, AİHM önünde Ankara Barosu avukatlarından A. Aktay tarafından temsil edilmektedirler.

OLAYLAR

I. DAVANIN KOŞULLARI

Başvuranlar Hasan ve Mehmet Sarıpınar, sırasıyla 1948 ve 1941 doğumlulardır ve Tarsus'ta ikamet etmektedirler.

27 Ağustos 1996 tarihinde, İçel İl Özel İdaresi (idare) başvuranlara ait taşınmazları kamulaştırmıştır.

Kıymet Takdir Komisyonu, taşınmazların değerini belirlemiş ve devir tarihinde, idare, başvuranlara kamulaştırma bedellerini ödemiştir.

24 Şubat 1997 tarihinde, idare tarafında ödenen tutarda anlaşmazlık çıkması üzerine başvuranlar, Tarsus Asliye Hukuk Mahkemesi'nde bedel artırım davası açmışlardır.

Mahkeme, başvuranları haklı bulmuş, Yargıtay da, mahkeme kararını onamıştır.

27 Eylül 2004 tarihinde, başvuranlar, alacaklarını tahsil edebilmek için cebri icra işlemi başlatmışlardır.

İç hukuktaki yargılamaya ve ödemeye ilişkin ayrıntılar aşağıdaki tabloda yer almaktadır (miktarlar Türk Lirası ve Yeni Türk Lirası olarak gösterilmiştir):

Başvuru no ve parsel no İlk derece mahkemesine başvuru tarihi Yargıtay karar tarihi Ek kamulaştırma
bedelleri Gecikme faizi başlangıç tarihi Ödeme tutarları (10.08.2006)
42756/04
no 1558 24.02.1997 22.06.1998 3 526 351 000 TL 25.02.1997 25 608,89 YTL
42795/04 no 2331 24.02.1997 19.09.2000 291 250 000
TL 12.02.1997 1 985,37 YTL

HUKUK

I. DAVALARIN BİRLEŞTİRİLMESİ

Olaylar ve esasa ilişkin ortaya koydukları sorun bakımından davaların benzerliğini dikkate alarak, AİHM, davaların birleştirilerek tek bir davada incelenmesine karar vermektedir.

II. 1 NO'LU EK PROTOKOL'ÜN 1. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA

Başvuranlar, olayların meydana geldiği dönemde Türkiye'deki yüksek enflasyon oranı karşısında yetersiz kalan gecikme faizleri nedeniyle Devlet tarafından gecikmeli olarak ödenen ek kamulaştırma bedellerinin değer kaybettiğinden şikayetçi olmaktadır. Bu bağlamda, başvuranlar 1 No'lu Ek Protokol'ün 1. maddesine atıfta bulunmaktadırlar.

A. Kabuledilebilirliğe İlişkin

Başvuru no: 42756/04 (Hasan ve Mehmet Sarıpınar)

Hükümet, başvurunun gecikmeli olarak yapıldığı ve iç hukuk yollarının tüketilmediği gerekçesiyle başvurunun kabuledilemez ilan edilmesini talep etmektedir. Hükümet, başvuranların, 22 Haziran 1998 tarihli Yargıtay kararını müteakip altı aylık süre içerisinde başvuruda bulunmuş ve 27 Eylül 2004 tarihinden önce bu süre zarfında cebri icra işlemi başlatmış olmaları gerektiğini savunmaktadır.

Başvuran, bu iddialara karşı çıkmaktadır.

AİHM, halen devam etmekte olan ve hiçbir başvuru yolunun mevcut olmadığı durumlarda, altı ay süresinin bu durumun sona erdiği tarihten itibaren işlemeye başladığını hatırlatmaktadır. Sözkonusu durum devam ettiği sürece altı ay kuralı uygulanmamaktadır (Bkz. mutatis mutandis, Hornsby-Yunanistan, 19 Mart 1997 tarihli karar ve Marikanos-Yunanistan, başvuru no: 49282/99, 29 Mart 2001).

Mevcut davada AİHM, başvurunun yapıldığı tarihte, idarenin dava konusu kamulaştırma bedellerinin ödemelerini halen yapmadığını belirtmektedir. Bu durumda başvurunun gecikmeli olarak yapıldığı itirazı kabuledilemez niteliktedir.

AİHM, adli bir süreç sonunda Devlet karşısında alacaklı konuma gelen bir kimsenin tazminat alabilmesi için icra takibi başlatmasının şart koşulmasının uygun bulunmadığını hatırlatır (Metaxas-Yunanistan, başvuru no: 8415/02, 19-27 Mayıs 2004 ve Mehmet Sait Kaya - Türkiye, başvuru no:17747/03, 25 Temmuz 2006).

Bu nedenle, Hükümet'in iç hukuk yollarının tüketilmediğine dair itirazının reddedilmesi gerekmektedir.

Başvuru no: 42795/04 (Mehmet Sarıpınar)

Hükümet bu bağlamda, AİHS'nin 35. maddesi çerçevesinde başvuranın iç hukuk yollarını tüketmediğini ve Borçlar Kanunu'nun 105. maddesinde öngörülen başvuru yolunu kullanmadığını savunmaktadır.
Başvuran, bu iddiaya karşı çıkmaktadır.

AİHM, Aka davasında benzer bir itirazı reddettiğini hatırlatmaktadır. AİHM, bu kararından farklı bir sonuca ulaşmasını sağlayacak hiçbir gerekçe görememektedir.

Sonuç olarak, Hükümet'in bu itirazı kabul edilmemektedir.

Sonuç

İçtihadından doğan kriterler ışığında (Bkz. özellikle sözü edilen Akkuş) ve olayın unsurlarını göz önüne alarak AİHM şikayetin esas bakımından inceleme konusu yapılması gerektiği kanaatindedir. AİHM, üstelik hiçbir kabuledilemezlik unsurunun bulunmadığını da tespit etmektedir.

B. Esas

Başvuranların, ek kamulaştırma bedellerinin ödenmediğine dair şikayetlerine ilişkin olarak ise AİHM, idarenin, 10 Ağustos 2006 tarihinde ödeme yaptığını belirtmektedir. Ancak, 1 No'lu Ek Protokol'ün 1. maddesi uyarınca idare tarafından yapılan ödemedeki gecikmenin başvuranları maddi bir zarara uğratıp uğratmadığının belirlenmesi gerekmektedir.

AİHM, bu davadakine benzer sorunların ortaya çıktığı davaları birçok kez incelediğini ve 1 No'lu Ek Protokol'ün 1. maddesinin ihlal edildiği tespitine ulaştığını hatırlatmaktadır (Bkz. sözü edilen Akkuş, Aka).

AİHM, mevcut davayı incelemiş ve Hükümet'in davayı farklı şekilde sonuçlandıracak hiçbir tespit ve delil sunmadığı kanaatine varmıştır. Ulusal mahkemelerin kararına göre kamulaştırmayı yapan idare tarafından başvuranlara verilmesi gereken ek tazminatın ödenmesindeki gecikme, başvuranları mülklerinin kamulaştırılmasına ilaveten ayrı bir zarara daha uğratmıştır. Sözkonusu davanın toplam fiili süresine eklenen bu gecikme, AİHM'yi başvuranların toplum yararının gerektirdikleri ile mülkiyet hakkına saygının korunması arasında hüküm sürmesi gereken adil dengeyi bozan alışılmışın dışında ve ölçüsüz bir yüke katlanmak zorunda kaldıkları yönünde düşünmeye sevk etmektedir.

Sonuç olarak, 1 No'lu Ek Protokol'ün 1. maddesi ihlal edilmiştir.

III. AİHS'NİN 6/1. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA

7 Kasım 2006 tarihinde AİHM'ye sundukları görüşlerinde başvuranlar, mahkeme kararlarının idare tarafından yerine uzun bir süre getirilmemesinin AİHS'nin 6/1. maddesini ihlal ettiğini ileri sürmektedirler.

Hükümet, bu iddialara karşı çıkmaktadır.

AİHM, sözkonusu şikayetin yukarıda incelenen şikayetle ilgili ve kabuledilebilir nitelikte olduğunu belirtmektedir. AİHM, 1 No'lu Ek Protokol'ün 1. maddesi kapsamında ulaştığı tespiti göz önüne alarak mevcut davada, AİHS'nin 6. maddesi ihlal edilmiş olsa dahi sözkonusu şikayetin ayrıca incelenmesinin gerek olmadığı kanaatindedir (Bkz. Dudu Çalkan-Türkiye, başvuru no: 19660/92, 28 Mart 2002).

IV. AİHS'NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASINA DAİR

A. Tazminat

Başvuranlar, sırasıyla 22.725 Euro ve 1.035 Euro değerindeki maddi zararlarının giderilmesi gerektiğini belirtmişlerdir. Başvuranların her biri ayrıca 5.000 Euro değerinde manevi tazminat talebinde bulunmuşlardır.

Hükümet, bu iddialara karşı çıkmaktadır.

Akkuş kararında benimsenen hesaplama yöntemini göz önüne alarak ve ilgili ekonomik veriler ışığında AİHM, başvuranlar Hasan ve Mehmet Sarıpınar'a (başvuru no: 42756/04) ortaklaşa olarak 11.800 Euro ve Mehmet Sarıpınar'a (başvuru no: 42795/04) 600 Euro maddi tazminat ödenmesine karar vermiştir.

Manevi tazminata ilişkin olarak ise AİHM, mevcut dava koşullarında ihlal tespitinin kendisinin yeterli adil tatmin oluşturduğu kanaatindedir.

B. Yargılama masraf ve giderleri

Başvuranların her biri avukatlık ücreti ve yargılama masraf ve giderleri için 5.000 Euro talep etmektedirler.

Hükümet, bu iddialara karşı çıkmaktadır.

AİHM içtihadına göre, bir başvuran yargılama masraf ve giderlerinin geri ödemesini, gerçekliği, gerekliliği ve makul oranda oldukları ortaya konulduğu sürece elde edebilir. AİHM, mevcut davada başvuranların avukatının çalışma saatine ilişkin ücret makbuzu sunmadıklarını ve sözü edilen giderleri belgelendirmediklerini tespit etmektedir. Sonuç olarak AİHM, yargılama masraf ve giderleri olarak başvuranlara belli bir miktar ödenmesinin gerekli olmadığı kanaatindedir.

C. Gecikme Faizi

Gecikme faizi Avrupa Merkez Bankası'nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı orana üç puanlık bir artış eklenerek belirlenecektir.

BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AİHM, OYBİRLİĞİYLE,

1. Başvuruların birleştirilmesine;

2. Başvuruların kabuledilebilir olduğuna;

3. 1 No'lu Ek Protokol'ün 1. maddesinin ihlal edildiğine;

4. AİHS'nin 6/1. maddesi kapsamında yapılan şikayetin ayrı olarak incelenmesinin gerek olmadığına;

5. 1 No'lu Ek Protokol'ün 1. maddesinin ihlal edildiği tespitinin, başvuranların maruz kaldığı manevi zarar için yeterli adil tatmin oluşturduğuna;

6. a) AİHS'nin 44/2 maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, miktara yansıtılabilecek vergi başlığı altındaki damga vergisi ve mali yükümlülüklerden muaf tutularak ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden YTL' ye çevrilmek üzere, Savunmacı Devlet tarafından:
i. Başvuranlar Hasan ve Mehmet Sarıpınar'a ortaklaşa olarak 11.800 Euro (on bir bin sekiz yüz Euro) maddi tazminat ödenmesine (başvuru no: 42756/04) ;
ii. Mehmet Sarıpınar'a 600 Euro (altı yüz Euro)maddi tazminat ödenmesine (başvuru no: 42795/04);
b)sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar Hükümet
tarafından, Avrupa Merkez Bankası'nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç
puan fazlasına eşit oranda basit faiz uygulanmasına;

7. Adil tatmine ilişkin diğer tüm taleplerin reddine;

KARAR VERMİŞTİR.

İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AİHM'nin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3. paragraflarına uygun olarak 24 Ocak 2008 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir.

 

 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA