kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

AİHM
SEVER VE DİĞERLERİ - TÜRKİYE DAVASI


İçtihat Metni

SEVER VE DİĞERLERİ - TÜRKİYE DAVASI

2. DAİRE

(Başvuru no: 9879/02, 16232/02 ve 27175/02)

KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ

KARAR TARİHİ:20 Kasım 2007


İşbu karar AİHS'nin 44. maddesinin 2. paragrafında belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecek olup bazı şekli düzeltmelere tabi olabilir.

USUL

Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan ( 9879/02, 16232/02 ve 27175/02) no'lu üç davanın nedeni ekte bilgileri sunulan bu ülke vatandaşlarının (başvuranlar) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) Avrupa İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunması Sözleşmesi'nin (AİHS) 34. maddesi uyarınca yapmış oldukları başvurulardır.

Başvuranların avukatlarının isimleri ekte yer almaktadır.

OLAYLAR

I. DAVANIN KOŞULLARI

A. 9879/02 No'lu başvuru (Sever - Türkiye)

Devlet Su İşleri genel Müdürlüğü 16 Ekim 1997 tarihinde başvurana ait bir araziyi (911 ve 158 no'lu parseller) istimlak ederek bir komisyon tarafından belirlenen kamulaştırma tazminatını ödemiştir.

Ödenen meblağ konusunda idare ile anlaşmazlığa düşen başvuran kamulaştırma bedelinin artırımı talebiyle Dicle Asliye Hukuk Mahkemesine başvurmuştur.

1. 158 No'lu parsele ilişkin olarak

Mahkeme gecikme faizi 29 Mayıs 1998 tarihinden itibaren işletilmek üzere 3.214.591.27 TL kamulaştırma tazminatı ödenmesine hükmetmiştir.

Yargıtay 30 Ocak 2001 tarihinde ilk derece mahkemesinin kararını onamıştır.

İdare 7 Kasım 2001 tarihinde başvurana 9.568.320.000 TL tutarında ek kamulaştırma tazminatı ödemiştir.

2. 911 No'lu parsele ilişkin olarak

Dicle Asliye Hukuk Mahkemesi 4 Temmuz 2000 tarihinde aldığı kararla başvurana gecikme faizi 28 Mayıs 1998 tarihinden itibaren işletilmek üzere 1.228.968.675 TL tazminat ödenmesine hükmetmiştir.

Yargıtay 30 Ocak 2001 tarihinde ilk derece mahkemesinin kararını onamıştır.

İdare 7 Kasım 2001 tarihinde ek kamulaştırma tazminatı olarak başvurana 3.717.800.000 tutarında ek ödeme yapmıştır.

B. 16232/02 No'lu başvuru (Gümral ve diğerleri - Türkiye)

Karayolları Genel Müdürlüğü bir otoyol inşa etmek maksadıyla başvuranlara ait taşınmazları 9 Haziran 1997 tarihinde istimlak etmiştir. İdare, komisyonca belirlenen kamulaştırma bedelini 8 Ağustos 1999 tarihinde başvuranlara ödemiştir.

Ödenen meblağ konusunda idareyle anlaşmazlığa düşen başvuranlar kamulaştırma bedelinin artırımı talebiyle Mersin Asliye Hukuk Mahkemesine başvurmuşlardır. Başvuranlara ait dava dosyalarını birleştiren Mahkeme, 24 Mart 2000 tarihinde kamulaştırma tazminatı olarak başvuranlara, gecikme faizi 26 Ağustos 1999 tarihinden itibaren işletilmek üzere 208.876.683.000 TL ödenmesine hükmetmiştir.

Yargıtay 9 Ekim 2000 tarihinde ilk derece mahkemesinin kararını onamıştır.

İdare 23 Temmuz 2001 tarihinde başvuranlara 425.577.003.313 TL tutarında ek kamulaştırma tazminatı ödemiştir.

C. 27175/02 No'lu başvuru (Yalçın - Türkiye)

Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü 9 Temmuz 1997 tarihinde başvurana ait taşınmazları istimlak ederek bir tazminat ödemiştir.

Ödenen kamulaştırma bedeli konusunda idare ile anlaşmazlığa düşen başvuran kamulaştırma bedelinin artırımı talebiyle Antalya Asliye Hukuk Mahkemesine başvurmuştur.

Mahkeme 9 Ağustos 2001 tarihinde aldığı bir kararla gecikme faizi 17 Aralık 1997 tarihinden itibaren işletilmek üzere başvurana 23.094.631.014 TL tazminat ödenmesine hükmetmiştir.

Yargıtay 5 Kasım 2001'de 9 Ağustos tarihli kararı onamıştır.

İdare 18 Eylül 2001 tarihinde başvurana 71.613.650.000 TL tutarında ek kamulaştırma tazminatı ödemiştir.

Yargıtay 4 Şubat 2002 tarihinde aldığı kararla idare tarafından yapılan karar düzeltme talebini reddetmiştir.

HUKUK

I. DAVALARIN BİRLEŞTİRİLMESİ

Olaylar ve esasa ilişkin gündeme getirdikleri meseleler bakımından davalar arasındaki benzerliğe istinaden AİHM, içtüzüğünün 42/1 maddesi uyarınca bu davaların birleştirilmesi gerektiği kanaatine varmıştır.

II. KABULEDİLEBİLİRLİĞE İLİŞKİN

AİHS'ye ek 1 No'lu Protokol'ün 1. maddesine atıfta bulunan başvuranlar, Devlet tarafından tazminatın geç ödenmesi ve gecikme faizi oranının Türkiye'deki yüksek enflasyon karşısında yetersiz kalması sebebiyle ek kamulaştırma tazminatının değerini yitirmesinden şikayetçi olmaktadırlar. Gümral ve diğerleri davasında başvuranlar aynı zamanda AİHS'nin 6. maddesine atıfta bulunmuşlardır. AİHM bu başvuruları yalnızca 1 No'lu Ek Protokol'ün 1. maddesi yönünden inceleyecektir.

Hükümet, başvuranların Borçlar Kanunun 105. maddesinde kendilerine tanınan başvuru hakkını gerektiği gibi kullanmadıkları gerekçesiyle AİHS'nin 35. maddesinin 1. fıkrasında istenildiği üzere iç hukuk yollarını tüketmediklerini savunmaktadır.

Buna benzer bir şikayeti daha evvel Aka (adıgeçen, prg. 34-37) davasında reddettiğini anımsatan AİHM, daha önce vardığı bu sonuçtan ayrılmak için herhangi bir gerekçe görmemektedir.

İçtihadından doğan ölçütleri ve elinde bulunan unsurları (bkz., özellikle, adıgeçen, Akkuş ve Aka kararları) göz önünde bulunduran AİHM, başvuruların esastan incelenmesi gerektiği kanaatine varmıştır. Netice olarak AİHM başvuruların herhangi bir kabuledilemezlik gerekçesinin bulunmadığını tespit etmektedir.

III. ESASA İLİŞKİN

Daha önce müteaddit defalar mevcut davadakine benzer meseleleri gündeme getiren davaları incelemiş olan AİHM, 1 No'lu Ek Protokol'ün 1. maddesinin ihlal edildiği tespitinde bulunmuştu (bkz. adıgeçen Akkuş, prg. 30-31, ve Aka, prg. 50-51, kararları).

AİHM, mevcut davada farklı bir neticeye varabilmesi için Hükümet tarafından ikna edici herhangi bir olay ya da argüman sunulmadığını kaydetmektedir. AİHM, ulusal mahkemeler tarafından hükmedilen ek kamulaştırma tazminatının geç ödenmesinden yalnızca kamulaştırmayı yapan idarenin sorumlu olduğunu ve bu gecikmenin mülk sahiplerini mülklerinin kamulaştırılmasına ilaveten ayrı bir zarara daha soktuğunu tespit etmektedir. AİHM, başvuranların, genel yararın gerektirdikleri ile mülkiyet hakkına saygının korunması arasında olması gereken adil dengeyi bozan alışılmışın dışında ve ölçüsüz bir yüke katlanmak zorunda kaldıkları kanaatine varmaktadır.

Bu itibarla 1 No'lu Ek Protokol'ün 1. maddesi ihlal edilmiştir.

IV. AİHS'NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI HAKKINDA

A. Tazminat

Sever davasında başvuran maddi tazminat olarak 7.621 ABD Doları (yaklaşık 5.774 Euro) talep etmektedir.

Gümral ve diğerleri davasında başvuranlar 45.622 ABD Doları (yaklaşık 34.590 Euro) maddi tazminat ve 5.000 ABD Doları (yaklaşık 3.790 Euro) manevi tazminat talep etmektedirler.

Yalçın davasında ise başvuran azami 35.187 ABD Doları (yaklaşık 26.260 Euro) maddi tazminat talep etmektedir. Başvuran ayrıca 20.000 ABD Doları (yaklaşık 14.925 Euro) manevi tazminat talep etmektedir.

Bu iddialara itiraz eden Hükümet, sözkonusu taleplerin mesnetsiz olduğu kanaatindedir. Hükümet Sever davasında başvuranın uğradığını iddia ettiği kaybın, başvurana ait kamulaştırmaya konu üçüncü bir parsele yüksek bir bedel ödenmesi suretiyle telafi edildiğini belirtmektedir. Hükümet AİHM'yi, başvuranın maddi zararını hesaplarken üç parselin her biri için yapılan ödemeleri dikkate almaya davet etmektedir.

AİHM, Sever davasında ihtilaf konusu parsellerin her birinin ayrı bir medeni yargılamaya ve ayrı kararlara konu olduğunu ve bu kararlardan hiçbirinde diğer parseller için yapılan ödemelere atıfta bulunulmadığını kaydetmektedir. AİHM ayrıca Hükümet tarafından zikredilen üçüncü parsel için tahakkuk eden ödemenin, 2004 yılı Haziran ayında yani bu başvuruya konu olan diğer iki parsel için ödeme yapılmasından üç yıl sonra gerçekleştiğini gözlemlemektedir. Dolayısıyla 911 ve 158 no'lu parsellere ilişkin verilen kararların infazı bağımsız olarak yürütülmüştür. Başvuranın şikayetinin muhtevasını göz önünde bulunduran AİHM, elindeki unsurların ışığında, Hükümet tarafından önerilen muhakeme tarzını izlemeyecektir. Bu itibarla maddi kaybın, kesinlik kazanmış ayrı bir yargı kararında hükmedilen ek kamulaştırma tazminatının ödenmesinde meydana gelen gecikmeye bağlı olarak hesaplanması yerinde olacaktır.

İçtihadının ışığında kendi hesaplama yöntemine başvuran AİHM, maddi tazminat olarak,

- Sever davasında başvurana 1.325 Euro ;
- Gümral ve diğerleri davasında başvuranlara ortaklaşa 34.590 Euro ;
- Yalçın davasında başvurana 26.260 Euro.
ödenmesinin makul olacağını takdir etmektedir.

Manevi tazminata ilişkin olarak ise AİHM, ihlal tespitinin başlı başına yeterli bir adil tatmin teşkil edeceği kanaatindedir.

B. Yargılama masraf ve giderleri

Sever davasında başvuran, yargılama masraf ve giderleri başlığı altında herhangi bir meblağ talep etmemiştir. Gümral davasında yargılama masraf ve giderleri için 3.000 Euro talep eden başvuranlar herhangi bir fatura ya da avukatlık ücret sözleşmesi sunmamışlardır. Yalçın davasında ise başvuran herhangi bir belge sunmaksızın 1.000 ABD Doları talep etmektedir.

AİHM'nin yerleşik içtihadı uyarınca, 41. madde bağlamında yargılama masraf ve giderlerinin ödenmesi ancak bu masraf ve giderlerin gerçekliğinin, gerekliliğinin ve de makul miktarda olduğunun ortaya konulması halinde mümkündür (Iatridis - Yunanistan (adil tatmin), no: 31107/96, prg. 54).

AİHM, başvuranların yargılama masraf ve giderleri başlığı altında bulundukları taleplerin gerekli belgelerle desteklenmediğini gözlemlemektedir. Dolayısıyla bu talepleri reddetmek yerinde olacaktır.

C. Gecikme faizi

AİHM, Avrupa Merkez Bankası'nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranına üç puanlık bir artışın ekleneceğini belirtmektedir.

BU GEREKÇELERE DAYANARAK AİHM, OYBİRLİĞİ İLE

1. Başvuruların birleştirilmesine ;

2. Başvuruların kabuledilebilir ilan edilmesine ;

3. 1. No'lu Ek Protokol'ün 1. maddesinin ihlal edildiğine ;

4. Başvuranların maruz kaldıkları manevi zarar için ihlal tespitinin yeterli bir adil tatmin teşkil edeceğine ;

5. a) AİHS'nin 44/2 maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden YTL' ye çevrilmek üzere, Savunmacı Devlet tarafından :
i. maddi tazminat olarak başvuran Bekir Sever'e (ya da hak sahiplerine) 1.325 Euro (bin üç yüz yirmi beş Euro) ;
ii. maddi tazminat olarak başvuranlar Dudu Gümral, Fadiye Erkan, Perihan Öz, Durmuş Uzun, Turhan Uzun, Necdet Uzun, Nedim Uzun, Hatice Uzun, Bayram Ali Uludağ, Raziye Uludağ, Sadiye Uludağ, Servet Uludağ, Yücel Uludağ, Hasan Uludağ ve Halil Uludağ'a (ya da hak sahiplerine) ortaklaşa 34.590 Euro (otuz dört bin beş yüz doksan Euro) ;
iii. maddi tazminat olarak başvuran Mustafa Yalçın'a (ya da hak sahiplerine) 26.260 Euro (yirmi altı bin iki yüz altmış Euro) ödenmesine ;
iii. bu miktarın her türlü vergi ve kesintiden muaf tutulmasına ;
b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar Hükümet tarafından, Avrupa Merkez Bankası'nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan fazlasına eşit oranda basit faiz uygulanmasına;

6. Adil tatmine ilişkin diğer taleplerin reddine;

Karar vermiştir.

İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AİHM'nin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3. paragraflarına uygun olarak 20 Kasım 2007 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir

EK

9879/02 No'lu Sever başvurusu

Başvuran : Bekir Sever

Avukat : Diyarbakır Barosu avukatlarından Ayşe Aslan.

Başvuru tarihi : 14 Aralık 2001

Tebliğ tarihi : 3 Haziran 2006

16232/02 No'lu Gümral ve diğerleri başvurusu

Başvuranlar :
Dudu Gümral, Fadiye Erkan, Perihan Öz, Durmuş Uzun, Turhan Uzun, Necdet Uzun, Nedim Uzun, Hatice Uzun, Bayram Ali Uludağ, Raziye Uludağ, Sadiye Uludağ, Servet Uludağ, Yücel Uludağ, Hasan Uludağ ve Halil Uludağ

Avukatlar : Ankara Barosu avukatlarından Tekin Akıllıoğlu, Adil Aktay ve Mustafa Nerse

Başvuru tarihi : 15 Ocak 2002

Tebliğ tarihi : 31 Mayıs 2006

27175/02 No'lu Yalçın başvurusu

Başvuran : Mustafa Yalçın

Avukat : Antalya Barosu avukatlarından Ahmet Elvan Tetik.

Başvuru tarihi : 11 Mart 2002

Tebliğ tarihi : 6 Kasım 2006

 

 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA