kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

AİHM
KARYAĞDI - TÜRKİYE DAVASI


İçtihat Metni

KARYAĞDI - TÜRKİYE DAVASI

2. DAİRE

(Başvuru no. 22956/04)

KARAR

KARAR TARİHİ:8 Ocak 2008


İşbu karar AİHS'nin 44/2. maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecektir. Şekli düzeltmelere tâbi olabilir.

USUL

Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan 22956/04 no'lu davanın nedeni T.C. vatandaşı olan Cem Karyağdı'nın ("başvuran") Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne 28 Mayıs 2004 tarihinde, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin ("Sözleşme") 34. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurudur.

Başvuran, AİHM önünde Bursa Barosu avukatlarından E. Çiçek tarafından temsil edilmiştir.

OLAYLAR

DAVANIN KOŞULLARI

Başvuran 1981 doğumludur ve Bursa'da yaşamaktadır. Olayların meydana geldiği tarihte S.İ. ve M.U. tarafından istihdam edilmekteydi.

1997'de başvuran bir iş kazası geçirmiş ve sol elinin üçüncü ve dördüncü parmağını kaybetmiştir.

22 Ocak 1997 tarihinde başvuran S.İ., M.U. ve kazada sorumlulukları bulunduğunu iddia ettiği başka iki şahıs aleyhine Bursa Asliye Hukuk Mahkemesinde bir tazminat davası açmış, başvuran tarafından uğranan zararın değerlendirildiği bir bilirkişi raporu 16 Haziran 2000 tarihinde mahkemeye sunulmuştur.

16 Ocak 2002 tarihinde Bursa Asliye Hukuk Mahkemesi görevsizlik kararı vermiş, davalılar kararı temyiz etmiş, Yargıtay'ın mahkemenin kararını onamasını takiben dava Bursa İş Mahkemesi'nde görülmeye devam etmiştir.

İlk duruşma 21 Kasım 2002 tarihinde yapılmış, mahkeme başvuranın sakatlığına ilişkin bir rapor talep etmiştir. Raporun mahkemeye gönderilmemiş olması nedeniyle 30 Haziran ve 20 Ekim 2003 tarihindeki duruşmalar ertelenmiştir.

Rapor 11 Mart 2004 tarihinde mahkemeye gönderilmiş, aynı tarihli duruşmada mahkeme başvuran hakkındaki tüm tıbbi raporları talep etmiştir. Ayrıca başvuranın SSK hastanesinde tekrar muayene edilmesi talimatını vermiştir.

11 Mart 2004 tarihinden sonra mahkeme 8 duruşma yapmış olup bunların sonuncusu 19 Ekim 2006 tarihinde yapılmıştır.

Dava dosyasında yer alan bilgiye göre dava halen Bursa İş Mahkemesinde devam etmektedir.

HUKUK

I. AİHS'NİN 6/1. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI

Başvuran, yargılama süresinin AİHS'nin 6/1. maddesinde öngörülen "makul süre" şartına uymamasından şikâyetçi olmuştur.

Hükümet iddiaya itiraz etmiştir.

Dikkate alınması gereken süre 22 Aralık 1997 tarihinde başlayıp taraflarca sunulan ve dava dosyasında yer alan son bilgilere göre bu kararın kabul tarihi itibariyle sona ermemiştir. Bu nedenle yargılama, dört mahkeme kararının verildiği iki aşamalı yargıda 9 yıl 11 ay sürmüştür.

A. Kabuledilebilirlik

AİHS'nin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde başvurunun dayanaktan yoksun olmadığını kaydeden AİHM, başvurunun başka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle başvuru kabuledilebilir niteliktedir.

B. Esas

Mahkeme yargılama süresinin makul olup olmadığının davanın şartları ışığında ve aşağıdaki ölçütlere bakılarak değerlendirilmesi gerektiğini hatırlatır: Davanın karmaşıklığı, başvuran ve ilgili mercilerin tutumu ve ihtilafta yer alan başvuran için neyin tehlikede olduğu (bkz. birçok içtihat arasında, Frydlender - Fransa [BD], no. 30979/96). Mahkeme ayrıca işle ilgili ihtilaflarda özel itina gösterilmesi gerektiğini anımsar (bkz. Ruotolo - İtalya, A Serisi no. 230-D; Varelas - Fransa, no. 16616/02).

Mahkeme somut davada Bursa Asliye Hukuk Mahkemesi'nin davayı incelemeye yetkisi olmadığına karar vermesinin dört yıl sürmüş olduğunu gözlemler.

Mahkeme, somut davadakine benzer unsurlar ortaya çıkaran davalarda sıklıkla AİHS'nin 6/1. maddesinin ihlal edildiğini tespit etmiştir (bkz. Frydlender, yukarıda anılan).

Tarafına sunulan tüm delilleri inceleyen Mahkeme, somut davada Hükümetin Mahkemenin farklı bir sonuca ulaşmasını sağlayacak ikna edici hiçbir tespit ve delil sunmadığı kanaatindedir. Konu ile ilgili içtihadını dikkate alarak Mahkeme, somut davada yargılama süresinin aşırı olduğu ve "makul süre" şartına uymadığı görüşündedir.

Buna göre 6/1. madde ihlal edilmiştir.

II. AİHS'YE EK 1 NO'LU PROTOKOLÜN 1. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI

Başvuran ayrıca 1 No'lu Protokolün 1. maddesine dayanarak yargılama süresinin uzunluğunun mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilme hakkına bir müdahaleye neden olduğunu iddia etmiştir.

Hükümet sözkonusu şikâyetin kabuledilebilirlik ve esasına ilişkin görüş sunmamıştır.

Mahkeme, AİHS'nin 6/1. maddesi ile ilgili ihlal tespitini dikkate alarak kabuledilebilir olmasına karşın bu şikâyetin esasına ilişkin ayrı bir inceleme yapmaya gerek görmemektedir (bkz. Kroenitz - Polonya, no. 77746/01; Vatevi - Bulgaristan, no. 55956/00).

III. AİHS'NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI

AİHS'nin 41. maddesine göre:

"Mahkeme işbu Sözleşme ve Protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleşmeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, hakkaniyete uygun surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder."

A. Tazminat

Başvuran 40,000 Euro maddi, 10,000 Euro manevi tazminat talebinde bulunmuştur.

Hükümet taleplere itiraz etmiştir.

Mahkeme tespit edilen ihlal ile talep edilen maddi tazminat arasında illiyet bağı kuramamaktadır; bu nedenle talebi reddeder. Ancak Mahkeme başvuranın yargılama süresi nedeniyle, sadece ihlal tespitiyle yeterince tazmin edilemeyecek manevi zarara uğramış olması gerektiğini kabul eder. İçtihadını dikkate alarak ve hakkaniyete uygun bir değerlendirmeyle başvurana bu başlık altında 4,800 Euro ödenmesini uygun bulmaktadır.

B. Yargılama masraf ve giderleri

Başvuran ayrıca ulusal mahkemelerde yapılan masraf ve giderler için 9,500 Euro, AİHM önündeki harcamalar için ise 7,200 Euro talep etmiştir.

Hükümet taleplere itiraz etmiştir.

AİHM'nin içtihadına göre bir başvuran, ancak masrafların gerçekten ve gerektiği için yapıldığı ve miktarın makul olduğu kanıtlanmış ise bunları geri almaya hak kazanmaktadır. Sözkonusu davada elindeki bilgileri ve yukarıdaki ölçütleri göz önünde bulundurarak AİHM başvuran tarafından yapılan tüm yargılama masraf ve giderlerine karşılık olarak 1,000 Euro ödenmesini makul bulmaktadır.

C. Gecikme faizi

AİHM, gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankası'nın marjinal kredi faizlerine uyguladığı orana üç puan eklemek suretiyle elde edilecek oranın uygun olduğuna karar vermiştir.

BU GEREKÇELERE DAYANARAK AİHM OYBİRLİĞİYLE,

1. Başvurunun kabuledilebilir olduğuna;

2. AİHS'nin 6/1. maddesinin ihlal edildiğine;

3. Başvuranın AİHS'ye ek 1 no'lu Protokolün 1. maddesine dayalı şikâyetinin ayrı olarak incelenmesine gerek bulunmadığına;

4. (a) Sorumlu Devlet'in başvurana, AİHS'nin 44/2. maddesi uyarınca kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme tarihinde geçerli olan kur üzerinden Yeni Türk Lirası'na çevrilerek:
(i) 4,800 Euro (dört bin sekiz yüz Euro) manevi tazminat;
(ii) 1,000 Euro (bin Euro) yargılama masraf ve giderleri ödemesine;
(iii) bu miktarlara uygulanabilecek her tür vergiyi ödemesine;
(b) Sözkonusu sürenin bittiği tarihten ödemenin yapılmasına kadar geçen süre için Avrupa Merkez Bankası'nın marjinal kredilere uyguladığı faiz oranına üç puan eklemek suretiyle elde edilecek oranın gecikme faizi olarak uygulanmasına;

5. Oybirliğiyle, adil tatmine ilişkin diğer taleplerin reddine

KARAR VERMİŞTİR.

İşbu karar İngilizce olarak hazırlanmış ve AİHM İç Tüzüğü'nün 77. maddesinin 2 ve 3. paragrafları uyarınca 8 Ocak 2008 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiştir.

 

 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA