kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

AİHM
DEVECİOĞLU - TÜRKİYE


İçtihat Metni

DEVECİOĞLU - TÜRKİYE

2. DAİRE

(Başvuru no. 17203/03)

KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ

(Adil tazmin)

STRAZBURG

KARAR TARİHİ:24 Kasım 2009

İşbu karar AİHS'nin 44/2 maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecektir. Şekli düzeltmelere tabi olabilir.

USUL

Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan 17203/03 no'lu davanın nedeni, Serhat Devecioğlu ve Feriha Devecioğlu ("başvuranlar") adlı iki T.C. vatandaşının, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne 2 Mayıs 2003 tarihinde, İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilişkin Sözleşme'nin ("Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin - AİHS") 34. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurudur.

Başvuran İstanbul Barosu avukatlarından M. V. Dülger tarafından temsil edilmiştir.
HUKUK

AİHS'nin 41. maddesine göre:

"Mahkeme işbu Sözleşme ve Protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleşmeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, hakkaniyete uygun bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder."

A. Tazminat

1. Tarafların savları

(a) Başvuranlar

Başvuranlar 760.927.5 Yeni Türk Lirası (YTL) (yaklaşık 434.743.24 Euro) maddi tazminat talep etmiştir. Makamların el koyduğu arazinin toplam yüzölçümü 8.454.75 metrekare, bu arazinin piyasa değeri ise metrekare başına yaklaşık 90 YTL'dir (51.42 Euro).

Bu bağlamda, başvuranlar, bir emlak ofisi, harita ve Marmara Denizi'nin en büyük adası ve Marmara bölgesinin Balıkesir'deki merkezi olan Marmara adasındaki arazinin değerine ilişkin kadastro bilirkişi raporu yardımıyla hazırlanan 27 Ekim 2007 tarihli değerlendirme raporuna dayanmışlardır. Adı geçen bilirkişi raporuna göre, adadaki arazi fiyatları turist sayısının artmasıyla yükselmiştir. Arazinin bulunduğu adada, arazi fiyatları metrekare başına 80 YTL ile 150 YTL arasında değişmektedir.
Başvuranların arazisi, başvuranlara göre, metrekaresi ortalama 90 YTL'den satılabilecek durumdadır.

Başvuranlar ayrıca 50.000 YTL (28.571.42 Euro) manevi tazminat talep etmişlerdir. Bu bağlamda, devlet arazilerine el koyduğundan bu yana yoksulluk içinde yaşadıklarını kaydetmişlerdir. Başvuran Feriha Devecioğlu ev hanımı olup, müteveffa eşinin emeklilik maaşının bir kısmını almaktadır ve başka geliri yoktur. Başvuran Serhat Devecioğlu maddi durumunun iyi olmaması nedeniyle ülkeyi terk etmeye mecbur kalmış, Amerika Birleşik Devletleri'ne taşınmıştır. Burada zor koşullarda yaşam mücadelesi vermektedir.

(b) Hükümet

Hükümet, başvuranların talep ettikleri meblağların, yalnızca temsilcilerinin sözlü bilgisine dayandığı için farazi ve temelsiz olduklarını belirtmiştir. Bu rakamlara ilişkin dayanak mahiyetinde bir belge sunulmamıştır. Ayrıca, sözkonusu arazinin ormanlık alanda bulunduğu ve piyasa analizine tabi tutulamayacağı göz önünde bulundurulduğunda, araziye ilişkin gerçekçi bir değerlendirilme mümkün olmamıştır. Bundan başka, başvuranların manevi tazminat taleplerinin haddinden yüksek olduklarını belirtmiştir.

2. AİHM'nin değerlendirmesi

AİHM, ihlalin tespit edildiği bir başvuruda, Savunmacı Devlet'in, ihlali giderme ve ihlalden önceki duruma mümkün olduğunca dönülmesini sağlayacak şekilde ihlalin sonuçlarını ortadan kaldırma yükümlüğünün bulunduğunu hatırlatır (bkz. Brum?rescu - Romanya (adil tazmin) [BD], 28342/95).

Bir davaya taraf Sözleşmeci Devletler, ilke olarak, ihlale hükmedilen bir kararın gereklerini yerine getirmek için başvuracakları yolları seçme serbestliğine sahiptir. Bir kararın nasıl icra edileceğine ilişkin takdir yetkisi ile Sözleşmeye Taraf Devletler'in, AİHS'nin temel yükümlülüğü olan "güvence altına alınan hak ve özgürlükleri tanıma" (1. madde) yükümlülüğü ile uyumlu bir seçme hakkı kastedilmektedir. İhlalin mahiyeti restitutio in integrum'a müsaitse, bunu yerine getirmek Savunmacı Devlet'e düşer. Buna karşılık ulusal hukuk ihlalin sonuçlarını ortadan kaldırmaya olanak tanımıyor ve/veya ancak kısmen giderebiliyorsa, bu durumda AİHS'nin 41. maddesi, AİHM'ye, mağdura uygun göreceği bir telafiyi sağlama yetkisi vermektedir (bkz. Papamichalopoulos ve Diğerleri - Yunanistan (50. madde)).

AİHM, asıl kararında, başvuranların, Türk mahkemelerinde tazminat davaları açmalarına karşın, taşınmazlarının Hazine'ye devredilmesi karşılığında herhangi bir tazminat almadıkları sonucuna varmıştır. Mevcut davanın koşullarında, sözkonusu maddi kayıpları için tazminata hükmedilmesi, başvuranlar için en uygun adil tazmini teşkil eder.

Bu bağlamda, AİHM, tespit edilen ihlalin temeli, yasalara aykırı biçimde el koymadan ziyade tazminat ödenmemesi ise, tazminatın, taşınmazın değerini her zaman tamamen yansıtmadığını yineler (bkz. I.R.S. ve Diğerleri (adil tazmin), 26338/95; Scordino - İtalya (no. 1) [BD], 36813/97 ve Stornaiuolo - İtalya, 52980/99). Bu nedenle, başvuranların yasal beklentileriyle örtüşecek biçimde götürü tazminat almalarının uygun olacağı kanısındadır.

AİHM, yukarıdakiler ışığında, başvuranlara ortaklaşa 100.000 Euro maddi tazminat ödenmesine karar verir.

Başvuranların manevi tazminat taleplerine ilişkin olarak AİHM, mevcut davanın koşullarında, ihlalin tespit edilmesinin yeterli adil tazmin teşkil edeceği sonucuna varır (bkz. I.R.S. ve Diğerleri).

B. Yargılama giderleri

Yargılama giderlerine ilişkin olarak, başvuranlar, ulusal mahkemeler ile Strazburg mahkemesinde 1986 ile 2002 yılları arasında verilen on altı yıllık hukuki mücadele sırasında, kendileri ve önceki mülk sahiplerinin büyük meblağlarda harcamalar yaptıklarını belirtmişlerdir. Başvuranlar yargılama gideri olarak 30.000 Euro talep etmişlerdir. Bu meblağ, avukatlık ücretleri ve idari masrafları (196 saat hukuki mesai ve telefon görüşmeleri, posta, fotokopi ve kırtasiye masrafları da dahil olmak üzere) kapsamaktadır.
Hükümet talep edilen meblağların dayanaksız ve haddinden yüksek olduklarını belirtmiştir.

AİHM'nin içtihadına göre, yargılama giderleri, ancak gerçekliği ve gerekliliği kanıtlandığı ve makul bir meblağ olduğu takdirde başvurana geri ödenir. Bu davada, AİHM, başvuranların, başvurularının hazırlanması ve sunulması için harcanan zamanı gösteren bir çizelge sunmalarına karşın, toplam hukuki mesai süresi ile saat başına talep edilen meblağın (250 ABD Doları) haddinden yüksek olduğu kanısındadır. Ayrıca başvuranlar idari harcamalarla ilgili destekleyici belge sunmamışlardır.

Yukarıda belirtilenler ışığında, başvuranların taleplerinin ayrıntıları göz önünde bulundurulduğunda, AİHM, bu başlık altında başvuranlara ortaklaşa 5000 Euro ödenmesinin makul olacağı kanısındadır.

C. Gecikme faizi

AİHM, gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankası'nın kısa vadeli kredilere uyguladığı faiz oranına üç puan eklemek suretiyle elde edilecek oranın uygun olduğuna karar vermiştir.

AİHM YUKARIDAKİ GEREKÇELERE DAYANARAK, OYBİRLİĞİYLE

1. (a) Savunmacı Devlet'in, başvuranlara ortaklaşa, AİHS'nin 44/2 maddesi uyarınca kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, uygulanabilecek her tür vergiyle beraber, ödeme gününde geçerli olan kur üzerinden Türk Lirası'na çevirerek izleyen meblağları ödemesine:

(i) uygulanabilecek her türlü vergiyle beraber 100.000 (yüz bin ) Euro maddi tazminat;

(ii) uygulanabilecek her türlü vergiyle beraber yargılama masrafları için 5000 (beş bin ) Euro;

(b) Yukarıda anılan üç aylık sürenin aşılmasından ödeme gününe kadar geçen süre için Avrupa Merkez Bankası'nın kısa vadeli kredilere uyguladığı faiz oranına üç puan eklemek suretiyle elde edilecek oranın gecikme faizi olarak uygulanmasına;

2. Başvuranların adil tazmin taleplerinin kalan kısmının reddine,

KARAR VERMİŞTİR.

İşbu karar İngilizce hazırlanmış, AİHM İç Tüzüğü'nün 77. maddesinin 2. ve 3. fıkraları uyarınca 24 Kasım 2009 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiştir.

Sally Dollé Françoise Tulkens
Zabıt Katibi Başkan


 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA