kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

AİHM
DOKDEMİR VE DİĞERLERİ - TÜRKİYE DAVASI


İçtihat Metni

DOKDEMİR VE DİĞERLERİ - TÜRKİYE DAVASI

2.DAİRE

(Başvuru no: 44031/04, 44045/04, 44050/04, 44053/04, 44105/04, 44108/04, 44111/04, 44112/04, 44123/04, 44131/04, 44133/04, 44194/04, 44197/04, 44199/04, 45260/04 ve 45283/04)

KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ

STRAZBURG

KARAR TARİHİ: 16 Aralık 2008

İşbu karar Sözleşme'nin 44 / 2 maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecek olup şekli bazı düzeltmelere tabi tutulabilir.

USUL

Adları ekte yer alan on yedi T.C. vatandaşı (başvuranlar) tarafından Türkiye Cumhuriyeti aleyhine, 3 Kasım 2004 tarihinde, İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilişkin Sözleşme'nin (Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi - AİHS) 34. maddesi uyarınca yapılan 44031/04, 44045/04, 44050/04, 44053/04, 44105/04, 44108/04, 44111/04, 44112/04, 44123/04, 44131/04, 44133/04, 44194/04, 44197/04, 44199/04, 45260/04 ve 45283/04 numaralı başvurular sonucu bu dava görülmektedir.

Başvuranlar Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) önünde Elazığ barosu avukatlarından R. T. Bektaş tarafından temsil edilmektedirler.

OLAYLAR

Başvuranların hepsi T.C. vatandaşı olup Diyarbakır'ın Silvan ilçesinde ikamet etmektedirler.

Başvuranların her biri, zilyetliklerinde bulunan taşınmazlara ilişkin hak kazandırıcı sürenin dolmuş olması nedeniyle adlarına tapuya kaydedilmesi için Ocak 1993, Kasım/Aralık 1995 ve Mart 1997'de Silvan Asliye Hukuk Mahkemesinde ("Mahkeme") dava açmışlardır.

Mahkeme, çeşitli bilirkişi raporları ve yerinde incelemeler yaptıktan sonra 12 Nisan 2000 tarihinde başvuranların taleplerini reddetmiştir. Mahkeme, kararın gerekçesinde, Yargıtay Genel Kurulu'nun hak kazandırıcı zamanaşımı ile bir arazinin mülkiyetinin kazanılabilmesi için araziye ilişkin kadastro planının kesinleşmesinden itibaren yirmi senelik bir sürenin geçmesi gerektiğine ilişkin içtihadı birleştirme kararına dayanmıştır. Bu davada ise, anlaşmazlık konusu araziler ile ilgili kadastro planı 19 Nisan 1986 tarihinde düzenlenmiş ve 18 Mart 1987 tarihinde kesinleşmişti. İleri sürülebilir bir gayrimenkul hakkının bulunmamasından dolayı, başvurular zamansız olarak yapılmıştır.

Başvuranların temsilcisi kayıt masraflarının ödenmesi gibi bazı idari işlemleri gecikmeli olarak gerçekleştirmiştir.

Böylece, 44131/04 nolu başvuruda aşağı yukarı iki sene ve on ay, 44133/04 ve 44194/04 nolu başvurularda aşağı yukarı üç sene ve sekiz ay ve başvuruların kalan kısmında aşağı yukarı üç sene ve yedi ay geçmiştir.

Oysa ki bu kararların temyizi için, tebliğ tarihinden itibaren on beş günlük yasal süre içinde idari işlemlerin tamamlanması ve başvurunun yapılması gerekmekteydi.

44131/04 nolu başvuru ile ilgili mahkeme kararı, 30 Eylül 2003 tarihinde onanmıştır. Başvuranın kararın düzeltilmesi talebi 5 Nisan 2004 tarihinde reddedilmiştir. Yargıtay diğer başvurular ile ilgili mahkeme kararlarını 2004 senesinin Şubat ve Mart aylarında onamıştır. Kesinleşmiş kararlar başvuranlara 5 Mayıs 2004 tarihinde tebliğ edilmiştir.

Detaylar aşağıda yer alan tabloda belirtilmiştir:

Başvuru no

Davanın açıldığı tarih Asliye Hukuk Mahkemesi'nin kararının tebliğ tarihi Yargıtay'ın son karar tarihi
44031/04 14.11.1995 11.11.2003 23.02.2004
44045/04 29.11.1995 11.11.2003 23.02.2004
44050/04 29.11.1995 11.11.2003 23.02.2004
44053/04 29.11.1995 11.11.2003 23.02.2004
44105/04 29.11.1995 11.11.2003 23.02.2004
44108/04 29.11.1995 11.11.2003 23.02.2004
44111/04 29.11.1995 11.11.2003 23.02.2004
44112/04 29.11.1995 11.11.2003 23.02.2004
44123/04 29.11.1995 11.11.2003 23.02.2004
44131/04 04.12.1995 19.02.2003 05.04.2004
44133/04 26.03.1997 26.12.2003 15.03.2004
44194/04 12.01.1993 26.12.2003 15.03.2004
44197/04 04.12.1995 11.11.2003 23.02.2004
44199/04 29.11.1995 11.11.2003 23.02.2004
45260/04 14.11.1995 11.11.2003 23.02.2004
45283/04 29.11.1995 11.11.2003 23.02.2004

HUKUK

I. DAVALARIN BİRLEŞTİRİLMESİ

Mahkeme; davalar arasındaki benzerlikten dolayı, yönetmeliğinin 42/1 maddesi gereğince birleştirilmelerine karar vermiştir.

II. KABULEDİLEBİLİRLİK HAKKINDA

Başvuranlar, mülkiyet haklarının ihlal edildiğinden ve davalarının zamansız yapıldığı gerekçesiyle reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkından yoksun kaldıklarından şikayetçidirler. Başvuranlar, özellikle hiçbir yasal dayanağı bulunmayan ve amacı idareyi masraflı kamulaştırma işlemleri yapmaktan korumak olan Yargıtay Mahkemesi Kurulu kararını eleştirmişlerdir. Başvuranlar, ihtilaf konusu arazilerin yakında Batman Barajı'nın suları altında kalacak olmalarından dolayı, hakimlerin hak kazandırıcı zamanaşımının sonuçlarını ortadan kaldıracak bir çözüm üretmişlerdir. Başvuranlar, bu bakımdan, AİHS'ye ek 1 No'lu Protokol'ün 1. maddesinin ve AİHS'nin 14. maddesinin, ayrıca mahkemeye erişim haklarının ihlal edildiğini iddia etmişlerdir.

Hükümet bu iddialara itiraz etmiş ve başvuruların dayanaksız olmaları nedeniyle AİHS'nin 35. maddesinin 3. ve 4. paragrafları uyarınca kabuledilemez bulunmalarını talep etmiştir.

AİHM, ''Mülk'' kavramının "mevcut malları'' kapsadığı kadar, istida sahibinin bir mülkiyet hakkından efektif istifade etme "meşru beklentisini'' ileri sürmesine neden olacak, mamelek değerlerini de kapsadığını hatırlatır (Prince Hans Adam II de Liechtenstein Almanya [GC], no 42527/98, § 83, CEDH 2001 VIII Bakınız).

Bununla birlikte, bu başvurularda, en yüksek yargı makamı tarafından yorumlandığı şekilde, Türk iç hukuku başvuranlara anlaşmazlık konusunu teşkil eden mallar üzerinde herhangi bir " tanınmış hak" ileri sürmeye imkan tanımamaktadır ve bir keyfiliğin sözkonusu olmadığı durumda bu yorumun isabetine karar vermek AİHM'ye düşmemektedir (mutatis mutandis, Brualla Gómez de la Torre İspanya, 19 Aralık 1997 tarihli karar, Kararların ve yargıların derlemesi 1997 VIII, § 31 Bakınız).

AİHM ayrıca, AİHS'nin 14. maddesine atıfla yapılan şikâyetin gerekçelendirilmediğini ve dolayısıyla dayanaksız olduğunu tespit etmektedir. Aynı husus mahkemeye erişim hakkına ilişkin şikayet için de geçerlidir. AİHM, başvuranların dava açmalarını engelleyen hiçbir unsur tespit etmemiştir. Nitekim başvuranlar dava açmışlardır (Benzer şikâyetler için ayrıca Rauf Saçlı ve diğerleri Türkiye (Aralık), no 42710/04, 23 Mayıs 2006 Bakınız).

Başvurunun bu kısmının, AİHS'nin 35. maddesinin 3. ve 4. paragrafları uyarınca, açıkça dayanaktan yoksun olduğu ve reddedilmesi gerektiği kararını vermiştir.

Başvuranlar son olarak, sözkonusu yargılamaların uzunluğundan şikâyet etmişlerdir.

AİHS'nin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde şikayetin dayanaktan yoksun olmadığını kaydeden AİHM, ayrıca başka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru taşımadığını tespit eder. Bu nedenle başvuru, kabuledilebilir niteliktedir.
III. AİHS'NİN 6/1 MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA

Başvuranlar, davalarının süresinin AİHS'nin 6/1 maddesinde öngörülen "makul süre" şartına uymadığı konusunda şikayetçi olmuşlardır.

Hükümet bu iddiaya itiraz etmiştir.

44194/04 numaralı başvuru için değerlendirmeye alınması gereken süre 12 Ocak 1993 tarihinde başlamış ve 15 Mart 2004 tarihinde sona ermiştir. Dolayısıyla yaklaşık on bir yıl ve iki ay sürmüştür.

44131/04 numaralı başvuru için 4 Aralık 1995 tarihinde başlamış ve 5 Nisan 2004 tarihinde sona ermiştir. Dolayısıyla yaklaşık sekiz yıl ve dört ay sürmüştür. İki aşamalı yargıda görülen diğer davalardan farklı olarak, bu başvuru üç aşamalı yargıda görülmüştür.

44197/04 numaralı başvuru için yine 4 Aralık 1995 tarihinde başlamış ve 23 Şubat 2004 tarihinde sona ermiştir. Dolayısıyla yaklaşık sekiz yıl ve iki ay sürmüştür.

44133/04 numaralı başvuru için 26 Mart 1997 tarihinde başlamış ve 15 Mart 2004 tarihinde sona ermiştir. Dolayısıyla yaklaşık yedi sene sürmüştür.

Diğer başvurular için değerlendirmeye alınması gereken dönemler 1995 senesinin Kasım ayında başlamış ve 2004 senesinin Şubat ayında sona ermiştir. Dolayısıyla yaklaşık sekiz sene ve üç ay sürmüştür.

Hükümet, mahkemenin karar vermesi ile Yargıtay'ın kararı onaması arasında geçen sürenin, karar harcını gecikmeli olarak ödeyen başvuranların temsilcisinin özensizliğinden kaynaklandığını iddia etmiştir. Dolayısıyla dikkate alınması gereken süre sadece mahkeme huzurundaki süre olmalıdır.

Hükümet ayrıca, iç hukukta davaların birleştirildiğine, bunun da davanın karmaşıklığını artırdığına dikkat çekmektedir Ayrıca, ihtilaflı hukuk davaları uzun araştırmalar gerektirmiştir.

Başvuranlar özellikle Silvan Asliye Hukuk Mahkemesi bünyesinde yürütülen davaların süresinden şikâyetçi olduklarını, ulusal makamların mahkemenin taleplerini cevaplandırmada gecikmeleri nedeniyle bu sürenin çok uzadığını belirtmişlerdir.

AİHM, yargılama süresinin makul olup olmadığını değerlendirirken konuyu dava koşulları ışığında ve davanın karmaşıklığı, başvuran ile ilgili makamların tutumu ve sözkonusu anlaşmazlıkta taraflar için neyin önemli olduğu gibi içtihadından çıkan ölçütleri dikkate aldığını hatırlatır (Diğerleri arasından Frydlender Fransa [GC], no 30979/96, § 43, CEDH 2000-VII Bakınız).

AİHM, mahkemenin kararını verdiği 12 Nisan 2000 tarihi ile bu kararların tebliğ edildikleri üstte yer alan tabloda belirtilen tarihler arasında geçen sürenin gerçekten başvuranların avukatının karar harcını ödemede gecikmesinden kaynaklandığını tespit etmiştir. Dolayısıyla bu sürelerin ulusal makamlara yüklenmesi mümkün değildir. Bununla birlikte, toplam yargılama süresinden bu süreler çıkarıldığında kalan süreler halen uzundur.

AİHM bu konudaki yerleşik içtihadı ve sözü edilen gerekçeler ışığında yargı süreçlerinin uzunluğunun aşırı olduğuna ve "makul süre" koşulunu karşılamadığına itibar etmektedir.

Dolayısıyla, Sözleşme'nin 6/1 maddesi ihlal edilmiştir.

IV. AİHS'NİN 41. MADDESİ'NİN UYGULANMASI

A. Tazminat

Başvuranlar 153.000 Euro'dan 900.000 Euro'ya kadar değişen miktarlarda maddi tazminat talep etmektedir. Manevi tazminat başlığı altında her başvuran yaklaşık 250.000 Euro talep etmektedir.

Hükümet bu miktarlara karşı çıkmaktadır.

Tespit edilen ihlal ile talep edilen maddi tazminat arasında illiyet bağı bulunmadığını kaydeden AİHM bu talebi reddeder. AİHM buna karşın, Ahmet Gökhaner ve Eşref Başkalene'nin her birine 950 Euro, İbrahim Dalgın ve Mehdiye Dalgın'ın her birine 4.200 Euro, Mehmet Sabri Çorukluğ'a iki başvuru için (başvuru no: 44123/04 ve 44199/04) 4.800 Euro ve geri kalan başvuranların her birine 2.400 Euro manevi tazminat ödenmesine karar verir.

B. Yargılama masraf ve giderleri

Başvuranlar yargılama masraf ve giderleri hakkında herhangi bir talepte bulunmamıştır. AİHM bu başlık altında bir ödemenin yapılmasını gerekli görmemektedir.

C. Gecikme faizi

AİHM, Avrupa Merkez Bankası'nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranına üç puanlık bir artışın ekleneceğini belirtmektedir.

BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, MAHKEME, OYBİRLİĞİYLE,

1. Başvuruların birleştirilmesine;

2. Yargılama süresinin aşırı uzun olduğuna ilişkin şikayetin kabuledilebilir, başvurunun kalanının kabuledilemez olduğuna;

3. AİHS'nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine;

4. a) AİHS'nin 44 / 2 maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, miktara yansıtılabilecek her türlü vergi ve masraflarla birlikte, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden YTL.'ye çevrilmek üzere Savunmacı Hükümet tarafından manevi tazminat olarak:

i) Başvuranlar Ahmet Gökhaner ve Eşref Başkalene'nin her birine 950 (dokuz yüz elli) Euro ödenmesine;

ii) Başvuranlar İbrahim Dalgın ve Mehdiye Dalgın'ın her birine 4 200 (dört bin iki yüz) Euro ödenmesine;

iii) Başvuran Mehmet Sabri Çorukluğ'a 4 800 EUR (dört bin sekiz yüz) Euro ödenmesine;

iv) Diğer kalan başvuranların her birine 2 400 (iki bin dört yüz) Euro ödenmesine;

b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapıldığı tarihe kadar Hükümet tarafından, Avrupa Merkez Bankası'nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan fazlasına eşit oranda faiz uygulanmasına;

5. Adil tatmine ilişkin diğer taleplerin reddine;

KARAR VERMİŞTİR.

İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AİHM'nin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3. paragraflarına uygun olarak 16 Aralık 2008 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir.

EK

Başvuru numaraları Başvuranların adları Başvuranların doğum tarihleri
44031/04 İhsan DOKDEMİR 1951
44045/04 Mehmet Şafi AKSOY -
44050/04 Muhyettin AKSOY1965
44053/04 Ahmet AKSOY1961
44105/04 Süleyman AKSOY1945
44108/04 Ömer AKSOY1940
44111/04 Mahmut AKSOY1954
44112/04 M. İhsan AKSOY Abdulkudduz GÜRMEZ 1969 1960
44123/04 Mehmet Sabri ÇORUKLUĞ 1946
44131/04 Eşref BAŞKALENE 1939
44133/04 Ahmet GÖKHANER-
44194/04 İbrahim DALĞIN -Mehdiye DALĞIN-1928
44197/04 M. Şirin ÇORUKLUĞ -
44199/04 Mehmet Sabri ÇORUKLUĞ1946
45260/04 Elif DOKDEMİR1939
45283/04 M. Vahyeddin GÜRMEZ1946


 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA