kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

AİHM
BAŞAK VD - TÜRKİYE DAVASI

İlgili Kavramlar

BAŞVURUNUN KAYITTAN DÜŞÜRÜLMESİ
DOSTANE ÇÖZÜM

İçtihat Metni

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
ÜÇÜNCÜ KISIM
BAŞAK VD - TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no: 29875/96)

KARAR(DOSTANE ÇÖZÜM)
STRAZBURG
16 EKİM 2003

OLAYLAR

Sırasıyla 1946, 1943 1937, 1944, 1965 ve 1928 doğumlu olan Beşir Başak, Mehmet Ayaz, İbrahim Şahin, Bedreıı Turgut, Katibe Özdemir, ve Kasım Turgut ("başvuranlar") Kadıfekale'de (İzmir) ikamet etmektedirler. Olay sırasında, başvuranlar Kayaballi (Mardin) köyünde ikamet etmişlerdir.

14 Mayıs 1995 tarihinde 21.00 sularında köy korucuları ile birlikte yaklaşık beş yüz asker Kayaballi köyünü ablukaya alarak ateş açmışlar ve köye girmişlerdir. Güvenlik güçleri, köylüleri köy meydanına topladıktan sonra ertesi gün saat 10.00 kadar bekletmişler, silah dipçikleri ile köylüleri tartaklamışlar ve evlerini yakmışlardır.

23 Mayıs 1995 tarihinde, İzmir İnsan Hakları Derneği, İnsan Haklarından sorumlu Devlet Bakanlığına başvurarak, Kayaballi Köyünde yapılan bir operasyon çerçevesinde üç köylünün köy korucuları tarafından diri diri yakıldığına dair bir soruşturmanın başlatılmasını talep etmiştir.

Buna karşın, 14 Ağustos 1995 tarihli yazısında, İnsan Haklarından sorumlu Devlet Bakanlığı, 16 Mayıs 1995 tarihinde PKK mensupları ile güvenlik güçleri arasında çıkan bir çatışma sırasında üç köylünün hayatlarını kaybettiklerini bildirmiştir.

15 Temmuz 1999 tarihli yazısı ile Ömerli Cumhuriyet Savcılığı, Mehmet Ayaz'ın kardeşinin ölümü hakkındaki iddialarına dair bir soruşturmanın başlatıldığını başvuranların temsilcilerine bildirmiş ve sözkonusu iddiaları destekleyecek delillerin sunulmasını istemiştir. Ayrıca, Cumhuriyet Savcısı Kayaballi köyünde kimsenin ikamet etmediğini belirtmiştir.

İstinabe makamı tarafından ifadeleri alınan başvuranların bazıları, AİHM önünde dile getirmiş oldukları iddiaları sorgulama sırasında yinelemişlerdir.

HUKUK

22 Ağustos 2003 tarihinde, AİHM, Hükümet'ten aşağıdaki deklarasyonu almıştır:

1. Türk Hükümeti, güney-doğu Türkiye'deki Devlet görevlilerinin fiillerinden kaynaklanan, sivil halkı köylerini terk etmek zorunda bırakan münferit ev, mülk ve eşyaların yok edilmesi olaylarının meydana gelmesinden ve mevcut Türk mevzuatı ile Hükümetin bu tür olayları ve ihmalleri önlemeye yönelik kararlılığına rağmen başvuranların iddia ettiği kadarıyla bu tür olayların ardındaki koşullan araştırmak için yetkililer tarafından etkili bir soruşturma yürütülmemesinden üzüntü duymaktadır.

2. Bu tür fiil ve ihmallerin Sözleşme'nin 8 ve 13. maddeleriyle 1 No'lu Protokolün 1. maddesine; yok etme olayları, çekilen manevi sıkıntılar göz önünde bulundurulduğunda Sözleşme'nin 3. maddesine aykırılık teşkil ettiği kabul edilmektedir.

3. Hükümetimiz mevcut Türk yasalarına ve Hükümet'in böyle olayları engelleme girişimlerine rağmen, başvuranın akrabası Hüseyin Ayaz'in ölümünde olduğu gibi, gözaltında tutulanların yaşamlarının korunamamasından kaynaklanan münferit ölüm olaylarıyla yetkililerin bu tür olayları aydınlatmaya yönelik etkin soruşturma yürütmemelerinden üzüntü duymaktadır. Bu tür fiil ve ihmallerin Sözleşme'nin 2 ve 13. maddelerine aykırılık teşkil ettiği kabul edilmektedir.

4. Bu tür eylem ve ihmallerin Sözleşme'nin 2. ve 3. maddelerine aykırı olduğu kabul edilmektedir. Hükümet, 2 ve 13. maddelerin gerektirdiği etkili soruşturma yürütülmesi zorunluluğu da dahil olmak üzere- yaşam hakkının korunması ve aşağılayıcı muamelenin engellenmesi amacıyla gerekli tüm tedbirleri almayı ve gereken talimatları vermeyi taahhüt eder. Bu bağlamda, bu başvurudakine benzeyen mülkün yok edilmesi, gözaltında ölüm ve kötü muamele olaylarını azaltacak ve daha etkili soruşturmaların yürütülmesini sağlayacak yeni yasal ve idari önlemlerin alındığı belirtilmelidir.

5. Türk Hükümeti'nin, 29875/96 no'lu başvuruyu dostane çözüme kavuşturmak üzere başvuranlar Mehmet Ayaz, İbrahim Şahin, Bedren Turgut, Katibe Özdemir ve Kasım Turgut'un her birine ve Hüseyin Ayaz'm varislerine her şey dahil 20.000 Euro (yirmibin), başvuran Beşir Başak'a, ex gratia olarak, her şey dahil 10.000 (onbin) Euro, yani toplam 130.000 (yüzotuzbin) Euro ödemeyi teklif ettiğini bildiririm. Her türlü vergiden arındırılmış olan ve yasal masrafları kapsayan bu miktar, ödeme tarihindeki Euro döviz kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilerek başvuranların ve/veya yasal temsilcilerinin adına açılan bir banka hesabına yatırılacaktır. Bu miktar, Sözleşme'nin 39. maddesi uyarınca, Mahkeme kararının verildiği tarihten itibaren üç ay içinde ödenecektir. Ödeme davanın nihai çözümünü oluşturacaktır. Ödemenin öngörülen süre içerisinde yapılmaması durumunda, sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar, Hükümet, Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eşit oranda basit faizi ödemeyi taahhüt etmektedir'".

6. Hükümet, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi 'nin Türkiye hakkındaki Mahkeme kararlarına ilişkin denetiminin bu ve benzeri davalarda, bu yöndeki gelişmelerin sürmesi için uygun bir mekanizma oluşturacağını kabul etmektedir. Bu bağlamda, gerekli işbirliği kurulmaya devam edilecektir.

7. Son olarak Hükümet, Mahkeme'nin verdiği karardan sonra Sözleşme'nin 43/1 maddesi uyarınca davanın Büyük Daireye götürülmesini talep etmeyeceğini taahhüt eder.

19 Haziran 2003 tarihinde, AİHM, başvuranın temsilcisinden yukarıda yer alan teklifi kabul ettiklerine dair bildirimi almıştır.

AİHM, başvuranların Kasım Turgut ve Bedren Turgut adlı başvuranların bildirimde isim ve soyadlarında yapılan yazım hataların düzeltilmesine ilişkin başvuranların temsilcilerinin 11 Temmuz 2003 tarihli taleplerini dikkate alarak Hükümet'e bildirmiştir.

AİHM, tarafların üzerinde uzlaştıkları anlaşmayı dikkate almakta (Sözleşmenin 39. Maddesi) ve bu anlaşmanın, Sözleşme ve eki Protokollerde tanımlanan insan haklarına saygı ilkesine uygun olduğuna ve bu anlaşma çerçevesinde, başvuruya ilişkin sürecin devamına gerek olmadığına kanaat getirmektedir (Sözleşmenin 37§1 vd ile İçtüzüğün 62§3 Maddeleri).

BU NEDENLERDEN DOLAYI, AİHM, OYBİRLİĞİYLE

1. Davanın, kayıttan düşürülmesine karar vermiştir.

2. Tarafların davanın Büyük Daire'de tekrar götürülmesini talep etmeyeceklerine dair taahhütlerini dikkate almıştır.

İşbu karar Fransızca olarak verilmiş ve 16 Ekim 2003 tarihinde, İçtüzüğün 77. maddesinin 2.ve 3. fıkraları uyarınca yazılı olarak tebliğ edilmiştir.

 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA