kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

AİHM
REŞİT KAPTAN-TÜRKİYE DAVASI

İlgili Kavramlar

BAŞVURUNUN KAYITTAN DÜŞÜRÜLMESİ
DOSTANE ÇÖZÜM

İçtihat Metni

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
ÜÇÜNCÜ DAİRE
REŞİT KAPTAN-TÜRKİYE DAVASI(Başvuru no: 46749/99)

KARAR ÖZET ÇEVİRİSİ(DOSTANE ÇÖZÜM)
STRAZBURG
22 Aralık 2004

OLAYLAR

Başvuran Reşit Kaptan, Türk vatandaşı olup 1969 doğumludur. Başvurunun yapıldığı sırada başvuran, Gaziantep Cezaevi'nde tutuklu bulunmaktaydı.

23 Ekim 1992 tarihinde, başvuranın terörist faaliyetlere katıldığına ve PKK militanlarına lojistik destek sağladığına dair R.B. adlı bir şahsın beyanları üzerine başlatılan bir soruşturma çerçevesinde, Batman Emniyet Müdürlüğü (Emniyet Müdürlüğü) tarafından yakalanmıştır.

Polisler, başvuranı PKK üyeliği hakkında sorgulamışlardır. 25 Ekim 1992 tarihinde başvuran, gözleri bağlıyken, itiraflarının yer aldığı bir ifade tutanağını imzalamıştır.

26 Ekim 1992 tarihinde, Emniyet Müdürlüğü'nün talebi üzerine Batman Cumhuriyet Savcısı başvuranın gözaltı süresini on beş gün uzatmıştır.

12 Kasım 1992 tarihinde başvuran, sözkonusu Cumhuriyet Savcısı karşısına çıkarılmış ve PKK mensubu olduğuna dair aleyhindeki iddiaları reddetmiştir.

Aynı gün, Batman Sulh Ceza Hakimi, sorgulama sırasında baskılara maruz kaldığını ileri süren ve polisler tarafından düzenlenen ifade tutanağının içeriğini inkar eden başvuranın tutuklu yargılanmasına karar vermiştir.

Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) Cumhuriyet Savcısı 10 Aralık 1992 tarihli iddianameyle, aralarında başvuranın da bulunduğu dokuz kişiyi, Türk Ceza Kanunu'nun 125 ve 168 § 2 maddeleri uyarınca Devletin bölünmez bütünlüğüne karşı gelmekle ve silahlı çete üyesi olmakla suçlamıştır.

17 Haziran 1999 tarihli karar ile bir askeri hakim ve iki sivil hakimden oluşan DGM, başvuranı on iki yıl altı ay hapsi cezasına mahkum etmiştir.

31 Ocak 2000 tarihinde Yargıtay, 17 Haziran 1999 tarihli kararı bozmuş ve dava dosyasını DGM'ye göndermiştir.

15 Ağustos 2000 tarihinde başvuran şartla tahliye edilmiştir.

6 Kasım 2001 tarihinde DGM, başvuranı silah çete mensubu olmaktan tekrar mahkum etmiştir. Bununla birlikte Yargıtay 24 Haziran 2002 tarihinde sözkonusu kararı da bozmuştur.

16 Haziran 2004 tarihinde, DGM'lerin kaldırılmasını öngören 5190 Sayılı Yasa yürürlüğe girmiştir. Böylelikle başvuranın dosyası, Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesi'ne sevk edilmiştir.

1 Kasım 2004 tarihinde Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesi başvuranı, Türk Ceza Kanunu'nun 168§2 maddesini ihlal ettiği gerekçesiyle on iki yıl altı ay hapis cezasına mahkum etmiştir.

18 Kasım 2004 tarihli yazıda, başvuranın avukatları sözkonusu son kararı temyize gittiklerini AİHM'ye bildirmişlerdir.

HUKUK AÇISINDAN

AİHM, Hükümet'ten izleyen beyanı almıştır:

"Yukarıda sözü edilen davayı dostane çözüme bağlamak üzere Türk Hükümeti'nin ex gratia olarak başvuran Reşit Kaptan'a, yapılan tüm masraf ve harcamaları da kapsayacak şekilde toplam 18 000 (onsekiz bin) Euro tutarında ödeme yapmayı önerdiğini beyan ederim. Bu miktar, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 39. maddesi uyarınca, AİHM'nin karar verdiği tarihten itibaren üç ay içinde ödenecektir. Ödemenin yapılması davanın nihai çözümünü teşkil edecektir. Sözkonusu ödemenin belirtilen üç aylık süre zarfında yapılmaması durumunda, Hükümet, üç aylık sürenin bitiminden ödemenin yapılmasına kadar geçen süre boyunca Avrupa Merkez Bankası'nın uyguladığı marjinal kredi oranından üç puan fazlasına eşit oranda basit faiz ödemeyi taahhüt eder.

Ayrıca Hükümet, AİHS'nin 43 § 1 maddesi gereğince davanın Büyük Daire'ye götürülmesini talep etmeyeceğini taahhüt eder."

Kendi açılarından, başvuranın temsilcilerinden biri aşağıda yer alan beyanı ulaştırmıştır.

"Reşit Kaptan'ın temsilcisi olarak, Türk Hükümeti'nin, AİHM'de görülmekte olan yukarıdaki davayı dostane çözüme bağlamak amacıyla başvurana ex gratia olarak, yapılan tüm masraf ve harcamaları da kapsayacak şekilde toplam 18 000 (onsekiz bin) Euro tutarında ödeme yapmaya hazır olduğunu bildiririm.

Bu öneriyi kabul ediyor ve bu başvuruyla ilgili olarak Türkiye Cumhuriyeti aleyhindeki tüm iddialardan vazgeçiyorum. Bunun, davanın nihai sonucu olduğunu beyan ederim.

İşbu beyan, dostane çözüm çerçevesinde Hükümet ve tarafım arasında yapılmıştır.

Ayrıca kararın açıklanmasından sonra, AİHS'nin 43 § 1 maddesi gereğince davanın Büyük Daire'ye götürülmesini talep etmeyeceğini taahhüt ederim."

AİHM, tarafların üzerinde anlaşmaya vardıkları ve bu kararın kabulünden önceki olayları kapsayan dostane çözümü kaydeder (Sözleşme'nin 39. maddesi). Bu çözümün, Sözleşme ve Ek Protokoller'de tanımlanan insan haklarına saygı ilkesine uygun olduğu kanaatindedir (Sözleşme'nin 37§1 ve içtüzüğün 62§3 maddeleri).

BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK MAHKEME, OYBİRLİĞİYLE,

1. 1.Davanın, zabıtlardan düşürülmesine karar vermiştir.

2. Ve tarafların davanın Büyük Daire'de tekrar görüşülmesini talep etmeyeceklerine ilişkin taahhütlerini kaydetmiştir.

İşbu karar, 22 Aralık 2004 tarihinde, İçtüzüğün 77. maddesinin 2. ve 3. fıkralarına uygun bir biçimde Fransızca verilmiş ve yazılı olarak tebliğ edilmiştir.

 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA