kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

AİHM
FERİDUN YAZAR YE DİĞERLERİ- TÜRKİYE DAVASI

İlgili Kavramlar

ADİL YARGILANMA HAKKI
HAKKANİYETE UYGUN BİR TATMİN
İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ

İçtihat Metni

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
FERİDUN YAZAR YE DİĞERLERİ- TÜRKİYE DAVASI(Başvuru no:42713/98)

KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ
STRASBOURG
23 Eylül 2004

Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan ve (42713/98) başvuru no'lu davanın nedeni Feridun Yazar, Harun Çakmak, Güven Özata ve Abdülkadir Gezici'nin (başvuranlar) Avrupa İnsan Haklan Komisyonuna 9 Temmuz 1998 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Temel İnsan Haklarını güvence altına alan eski 25. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurudur.

Başvuranlar Avrupa İnsan HaklarıMahkemesi (AİHM) önünde Ankara barosu avukatlarından Senal Sarıhan tarafından temsil edilmektedirler.

OLAYLAR

Başvuranlar sırasıyla 1944, 1959, 1945 ve 1963 doğumlu olup Ankara'da ikamet etmektedirler.

Mevcut başvurunun yapıldığı sırada Feridun Yazar Halkın Emeği Partisi 'nin (HEP) başkanıdır, diğer başvuranlar bu partinin kurucu üyeleridir.

HEP'in 15 Aralık 1991 ve 19 Eylül 1992 tarihlerinde Ankara'da gerçekleştirilen birinci ve ikinci olağanüstü kongrelerinde başvuranların her biri söz almıştır.

Gezici ve Özata 25 Eylül 1992'de Yazar ve Çakmak ise 28 Eylül 1992 tarihlerinde kongre sırasında bölücülük yaptıkları gerekçesiyle polis tarafından göz altına alınmıştır.

5 Ekim 1992 tarihinde Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Savcısıtarafından dinlenmişler, aynı gün Çakmak ve Gezici ceza evine konulmuştur.

Cumhuriyet Başsavcısı, 13 Kasım 1992 (ikinci kongreye dair) ve 24 Aralık 1992 (birinci kongreye ilişkin) tarihli iddianameleri ile 1991 tarihli Terörle Mücadele Kanununun 8 § 1 maddesine dayalı olarak başvuranları yapmış oldukları konuşmalar nedeniyle bölücülük propagandası yapma suçu ile itham etmiştir,

Devlet Güvenlik Mahkemesi, 1991 tarihli Terörle Mücadele Kanununun 8 § 1 maddesine ve 13 Kasım 1992 tarihli iddianamede yer alan ithamlara dayalı olarak 23 Haziran 1994 tarihi i kararı ile Yazar, Çakmak ve Gezici'yi iki yıl hapis ve 100.000.000 TL. para cezasına çarptırmıştır. Özata serbest bırakılmıştır. AİHM ayrıca 1991 tarihli Terörle Mücadele Kanununun 8 § 1 maddesine ve 24 Aralık 1992 tarihli iddianameyedayanarak Özata ve Gezici'yi iki yıl hapis ve 50.000.000 TL. para cezasına çarptırmıştır.
26 Ekim 1994 tarihinde başvuranlar Yargıtay'a giderek temyiz başvurusunda bulunmuştur. Başvuranlar "uluslararası hukuktaki durumun" yanısıra AİHM'nin 10.maddesine atıfta bulunmuşlardır.

18 Aralık 1995 tarihinde Yargıtay 1991 tarihli Terörle Mücadele Kanununda 27 Ekim 1995 tarihli ve 4126 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler nedeniyle sözkonusu kararıbozmuştur.

DGM, 7 Kasım 1996 tarihinde karan yeniden ele almış, 24 Aralık 1992 tarihli iddiaıuyarınca Özata ve Gezici'yi bir yıl hapis ve 100.000.000 TL. para cezasına, 13 Kasım 1992 tarihli iddianame ile Yazar, Çakmak ve Gezici'yi bir yıl hapis ve 100.000.000 TL. para cezasına çarptırmıştır. Cezaların cem' i sistemi nedeniyle Gezici sonuç olarak iki yıl hapis ve 200.000.000 TL. para cezasına çarptırılmıştır.

Başvuranlar 12 Kasım 1996'da bu son karar için Yargıtay'a gitmişlerdir.

Yargıtay 12 Ocak 1998 tarihinde ilk derece mahkemesinin kararını onamıştır.

HUKUK AÇISINDAN

I. AİHS'NİN 10. MADDESİNİN İHLAL EDİLMESİNE İLİŞKİN

Başvuranlar haklarında alınan mahkumiyet kararının AİHS'nin 10. maddesinin ihlalini oluşturduğundan şikayetçi olmaktadırlar.

AİHM, Sözleşmenin 10 § 1 maddesi ile güvence altına alındığı bilinen başvuranların ifade özgürlüğüne yönelik sözkonusu müdahale ile taraflar arasında bir ihtilafa yer vermemektedir. Benzer müdahalenin Sözleşmenin 10 § 2 maddesince yasayla öngörülen, toprak bütünlüğünün korunmasına yönelik meşru bir amacı gütmesi ve "demokratik bir toplum için gereklilik" arz etmesi zorunludur (Bkz. Yağmurdereli-Türkiye kararı, no: 29590/96, § 40, 4 Haziran 2002).

Mahkeme daha önceki kararlarda da benzer şikayetlerin dile getirildiğini ve bunların AİHS'nin 10. maddesinin ihlali ile neticelendiği tespitinde bulunmaktadır (Bkz. özellikle Ceylan-Türkiye no: 23556/94, § 38, AİHM 1999-IV, sözü edilen İbrahim Aksoy, § 80, Karkın-Türkiye no:43928/98, § 39, 23 Eylül 2003, Kızılyaprak-Türkiye kararları no:(27528/95, § 43, 2 Eylül 2003).

AİHM, mevcut davada Hükümetin davanın seyrini farklışekilde sonuçlandıracak hiçbir tespiti ve delili sunmadığını incelemektedir. Mahkeme sözkonusu siyasi söylemlerde kullanılan özel terimleri dikkate almakta ve bu çerçevede özellikle terörle mücadele sırasında karşılaşılan güçlükleri göz önünde tutmaktadır (Bkz.sözü edilen İbrahim Aksoy, § 60, ve Incal-Türkiye kararlan, 9 Haziran 1998, 1998-IV, s. 1568, § 58).

Mezkur beyanlar Hükümet tarafından kürt sorununa yönelik yürütülen politikanın bir eleştirisini içermektedir.

AİHM, Devlet Güvenlik Mahkemesinin bu beyanları Türk Devletinin toprak bütünlüğüne kasteden söylemler olarak değerlendirmiştir.

Mahkeme başvuranlar Yazar, Çakmak ve Özata hakkında yerel hukuk makamlarıtarafından alınan kararların gerekçeleri ışığında mahkumiyet kararlarının başlı başına başvuranların ifade özgürlüğüne yönelik bir müdahaleyi oluşturduğuna itibar etmektedir. (Bkz. mutatis mutandis, Sürek-Türkiye kararı (no: 4) no; 24762/94, § 58, 8 Temmuz 1999).

AİHM başvuran Gezici ile ilgili olarak, adı geçenin yapmış olduğu konuşmada kullandığıterimler bölücülük faaliyetlerinde bulunduğu şüphesi uyandırmaktadır. Bu durumda başvurana yapılan müdahale "sosyal bir ihtiyaca" yanıt vermesi bakımından değerlendirilebilir. Bunun yanı sıra AİHM, suçun niteliğinin ve verilen cezaların ağırlığının yapılan müdahalenin orantılılığı bakımından dikkate alınması gereken unsurlar olduğunu kaydetmektedir.

Mevcut davada başvuranlara yönelik gerçekleştirilen yasal müdahalenin "demokratik bir toplum için zaruriyet" olarak nitelendirilemeyeceğini emsal gösteren AİHM, AİHS'nin 10. maddesinin ihlal edildiği sonucuna varmaktadır.

II. SÖZLEŞMENİN 6 § l MADDESİNİN İHLAL EDİLMESİNE DAİR

Başvuranlar kendilerini yargılayan ve mahkum eden Devlet Güvenlik Mahkemesinin bünyesinde askeri bir hakimi bulundurması nedeniyle "tarafsız ve bağımsız" bir mahkeme olarak kabul edilemeyeceğini iddia etmekte, bu doğrultuda AİHS'nin 6 § 1 maddesinin ihlal edildiğini savunmaktadırlar.

Mahkeme daha önceki kararlarda da benzer şikayetlerin dile getirildiğini ve bunların AİHS'nin 6 § l maddesinin ihlali ile sonuçlandığı tespitinde bulunmaktadır (Bkz.Özel-Türkiye, 42739/98, §§ 33-34, 7 Kasım 2002, ve Özdemir-Türkiye, kararları59659/00, §§ 35-36, 6 Şubat 2003).

AİHM, mevcut davada Hükümetin davanın seyrini farklışekilde sonuçlandıracak hiçbir tespiti ve delili sunmadığını incelemektedir. Başvuranların "ulusal güvenliğe" yönelik işlenen suçlardan yargılanmasının anlaşılabilir olduğu, bunun yanı sıra başvuranın aralarında askeri bir hakimin de yer aldığı Devlet Güvenlik Mahkemesi'nin TCK'ya dayalı olarak yapmış olduğu yargılama hususunda endişe duymasının yerinde olduğu kanısındadır. Üstelik Devlet Güvenlik Mahkemesinin davanın gerekçesine yabancımülahazalar ışığında başvuranlar hakkında sebepsiz bir yargı kararı aldığı sonucu çıkmaktadır. Bu nedenle başvuranların bu yargı makamının tarafsız ve bağımsız olmadığı yönündeki şüphelerinin dikkate alınması gerekmektedir. (Bkz. Incal-Türkiye karan, 9 Haziran 1998, 1998-IV s. 1573, § 72 ).

AİHM, başvuranları yargılayıp mahkum eden Devlet Güvenlik Mahkemesinin AİHS'nin 6 § l maddesinde yer alan bağımsız ve tarafsız bir mahkeme niteliğini taşımadığıneticesine varmaktadır.

III. AİHS'NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI

AİHS'nin 41. maddesinde yer alan unsurlar.

A. Maddi tazminat

Başvuranlar maddi zarara uğradıklarını iddia etmektedirler. Yazar ve Özata maddi tazminat olarak her biri için 125.300 Euro, Gezici ve Çakmak gelir kaybı başlığı altında 50.120'şer Euro talep etmektedir.

Başvuranlar ayrıca uğradıkları manevi zararın tazmini için kişi başı Öne sürülen gelir kayıpları ile ilgili olarak AİHM, mahkemeye sunulan delillerin Sözle 10. maddesinin ihlali ile başvuranların gelir kaybına uğradıklarını kanıtlaması bakımından yetersiz olduğuna itibar etmektedir (Bkz. aynı anlamda, Karakoç ve diğerleri-Türkiye karan, no: 27692/95, 28138/95 ve 28498/95, § 69, 15 Ekim 2002). Mahkeme bu nedenle yapılan talebi reddetmektedir.

Sözü edilen para cezasına gelince AİHM, başvuranların iddia etmiş oldukları miktarıkanıtlayıcı hiçbir belge sunmadıklarından bu talebi reddetmektedir.

Manevi tazminata dair AİHM, olayların mevcut koşulları nedeniyle başvuranların kimi karışıklıklara maruz kaldıklarını kaydederek bu bağlamda başvuranlar Yazar ve Özata sırasıyla 9 ve 6 ay, Çakmak ve Gezici 3'er ay hapis cezasına çarptırılmışlardır. AİHM hakkaniyete uygun olarak manevi tazminat olarak Feridun Yazar'a 7.000, Güven Özataya'a 5.500, Harun Çakmak'a 4.500 ve Abdülkadir Gezici'ye 3.500 Euro ödenmesini kararlaştırmıştır.

AİHM, bir başvuran hakkında verilen mahkumiyetin, 6 § l maddesine göre tarafsız ve bağımsız olmayan bir mahkeme tarafından verildiği görüşüne vardığında, prensip olarak en uygun tazminin, zamanında, tarafsız ve bağımsız bir mahkeme tarafından başvuranı yeniden yargılamanın olacağı kanaatine varmaktadır (Bkz. sözü edilen Gencel kararı, § 27, 23 Ekim 2003).

B. Masraf ve harcamalar

Başvuranlar, Mahkeme organları nezdinde yaptıkları masraf ve harcamalara ilişkin 17.000 Euro tazminat talep ederek bu yönde Ankara barolar birliğinin avukatlık ücreti tarifesini kanıtlayıcı belge niteliğinde sunmuşlardır.

Hükümet bu miktarlara karşı çıkmaktadır.

Mahkeme bu yöndeki içtihatlarına uygun olarak, başvuranların her birine 3.500 Euro ödenmesine karar vermiştir.

C. Temerrüt Faizi

AİHM, Avrupa Merkez Bankası'nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı % 3 'lük bir faix oranının uygulanacağını belirtmektedir.

BU SEBEPLERDEN DOLAYI MAHKEME, OYBİRLİĞİYLE,

1- AİHS'nin 10. maddesinin ihlal edildiğine;

2-Devlet Güvenlik Mahkemesinin bağımsız ve tarafsız bir mahkemeden yoksun bulunması nedeniyle AİHS'nin 6 § 1 maddesinin ihlal edildiğine;

3- a) AİHS'nin 44 § 2 maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, miktara yansıtabilecek KDV, pul, harç ve masraflarla birlikte, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden T.L.'ye çevrilmek üzere Savunmacı Hükümetin manevi tazminat olarak,

i. Başvuran Feridun Yazar'a 7.000 (yedi bin) Euro, Güven Özata'ya 5.500 (beşbin beş yüz) Euro, Harun Çakmak'a 4.500 (dört bin beş yüz) Euro ve Abdülkadir Gezer'e 3.500 (üç bin beş yüz) Euro ödemesine;
ii. Masraf ve harcamalar başlığı altında başvuranlara toplam 3.500 (üç bin beşyüz) Euro ödemesine;

b) Sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar, Hükümetin. Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eşit oranda-basit faizi uygulamasına:

4. Adil tazmine ilişkin diğer taleplerin reddine;

KARAR VERMİŞTİR.

İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AİHM'nin iç tüzüğünün 77 §§ 2 ve 3. maddelerine uygun olarak 23 Eylül 2004 tarihinde yazıyla bildirilmiştir.

 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA