kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

AİHM
AĞIRAĞ VE DİĞERLERİ- TÜRKİYE DAVASI

İlgili Kavramlar

HAKKANİYETE UYGUN BİR TATMİN
HÜRRİYET VE GÜVENLİK HAKKI

İçtihat Metni

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
AĞIRAĞ VE DİĞERLERİ- TÜRKİYE DAVASI(Başvuru no:35982/97)

NİHAİ KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ
İŞLEMLER

Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan (no:35982/97) başvuru no'lu davanın nedeni Türkiye Cumhuriyeti uyruklu Abdurrahim Ağırağ, İdris Koluman, Fevzi Üzüm, Abdu Ferit Baytar, Ziya Yüce, Mehmet Hanifi Erolan, Mehmet Aydın, İdi Çelik, Helya Adıbelli, Şeyhmus Poyraz, Abdulilah Poyraz, Zeynep Yüksel ve Yavuz Çetinkaya ("Başvuranlar"), 22 Ekim 1996 tarihinde Avrupa İnsan Hakları ve Temel Özgürlükleri Sözleşmesinin "AİHS" ("Sözleşme") eski 25. maddesi gereğince Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne "AİHM" yaptığı başvurudur.

Başvuranlar adli yardımdan yaralanarak İzmir'de avukat olan Sn. M. İşeri tarafından temsil edilmişlerdir.

OLAYLAR

I. DAVA KOŞULLARI

1951 doğumlu A.Ağırağ, 1965 doğumlu İ.Koluman, 1945 doğumlu F.Üzüm, 1970 Doğumlu A.F.Baytar, 1966 doğumlu Z.Yüce, 1956 doğumlu M.H. Erolan, 1977 doğumlu M.Aydın, 1955 doğumlu İ Çelik, 1959 doğumlu H.Adıbelli, 1958 doğumlu Ş.Poyraz, 1963 doğumlu A.Poyraz, 1955 doğumlu Z. Yüksel ve 1975 doğumlu Y. Çetinkaya Türk vatandaşı olup olaylar sırasında M.H.Erolan Diyarbakır'da, A.Ağırağ, İ.Koluman, F. Üzüm, A.F. Baytar ve Z. Yüce Antalya ve diğer başvuranlar da İzmir'de ikamet etmekteydi

A. Başvuranlar Y.Çetinkaya, M-Aydın, A.Poyraz, Z.Yüksel, I.Çelik, H.Adıbelli ve Ş.Poyraz hakkında

Y.Çetinkaya 6 Temmuz 1996 tarihinde tutuklanmış ve İzmir Emniyet Müdürlüğü Antiterör Şubesinde göz altına alınmıştır; daha sonra Ş.Poyraz 9 Temmuz'da tutuklanmıştır. Z.Yüksel, I.Çelik ve H.Adıbelli ise 10 Temmuz'da tutuklanmış ve A. Poyraz ve M.Aydın 11 Temmuz'da göz altına alınmışlardır.

Başvuranlar, 17 Temmuz 1996 tarihinde İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi "DGM" Cumhuriyet Başsavcısı tarafından dinlendikten sonra haklarında tutuklanma kararı alan DGM hakimi önüne çıkarılmışladır.

Savcı 2 Ağustos 1996 tarihli iddianameyle başvuranları PKK'ya mensup olmak ve yardım etmekle suçlamış ve haklarında Türk Ceza Kanunun "TCK" 168 ve/veya 169. maddesinin ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunun 5. maddesinin uygulanmasını talep etmiştir.

DGM 27 Haziran 1997 tarihinde başvuranları kendilerine atfedilen olaylardan suçlu bularak hapis cezasına çarptırmıştır. Ancak Yargıtay 1 Temmuz 1998 tarihli kararla verilen bu kararı usul hatasından dolayı bozmuştur.

Bununla birlikte DGM davayı yeniden incelemiş ve 2 Aralık 1998 tarihinde Y.Çetinkaya'yı on sekiz yıl, Z.Yüksel'i dört yıl altı ay ve sırasıyla H.Adıbelli ve M.Aydm'ı üç yıl dokuz ay hapis cezasına çarptırmıştır. Ş.Poyraz idam cezasına çarptırılırken I.Çelik serbest bırakılmıştır.

Yargıtay 29 Eylül 1999 tarihli kararla başvuranların mahkumiyetini onaylamıştır.

B. Başvuranlar A. Ağırağ, I.Koluman, F.Üzüm, A.F. Baytar, Z.Yüce ve M.H. Erolan hakkında

Başvuranlar 16 Temmuz 1996 tarihinde tutuklanmış ve Antalya Emniyet Müdürlüğü Antiterör Şubesinde göz altına alınmışlardır.
Başvuranlar 23 Temmuz 1996 tarihinde haklarında tutuklama karan alan Antalya Sulh Mahkemesi hakimi önüne çıkarılmıştır.
Savcı 12 Ağustos 1996 tarihli iddianameyle başvuranları suçlayarak PKK'ya mensup olmaktan ve yardım etmekten hapis cezasına çarptırılmasını talep etmiştir (Türk Ceza Kanunun "TCK" 168 ve/veya 169. maddesi ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunun 5. maddesi).

DGM 19 Ağustos 1997 tarihinde başvuranları kendilerine atfedilen olaylardan suçlu bularak hapis cezasına çarptırmıştır. Ancak Yargıtay 2 Haziran 1998 tarihli kararla verilen bu karan usul hatasından dolayı bozmuştur.

Bununla birlikte DGM davayı yeniden incelemiş ve 2 Aralık 1998 tarihinde M.H. Erolan ve Z.Yüce'yi on iki yıl altı ay ve sırasıyla F.Üzüm, I.Koluman ve :F.Baytar'ı üç yıl dokuz ay hapis cezasına çarptırmıştır. A.Ağırağ ise serbest bırakılmıştır.

Temyize gidilmediğinden söz konusu karar 26 Ocak 1999 tarihinde A.F.Baytar adına nihaileşmiştir.

Diğer başvuranların kararın temyizine gittikleri Yargıtay, 13 Eylül 1999 tarihli kararla 2 Aralık 1998 tarihli kararı onamıştır.

HUKUK AÇISINDAN

I. AİHS'NİN 5§3 MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI

Başvuranlar, göz altı sürelerinin aşırı olmasından şikayetçi olarak AİHS'nin 5§3 maddesinin ihlal edildiğini öne sürmüşlerdir.

A. Kabuledilebilirlik Hakkında

Hükümet AİHM'den, AİHS'nin 35§1 maddesi uyarınca iç başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle başvurunun reddedilmesini talep etmiştir. Bu bağlamda Hükümet başvuranların yargılama sürecinin hiç bir aşamasında DGM önünde AİHS'nin 5§3 maddesine göre şikayetçi olmadıklarım savunarak Ahmet Sadık-Yunanistan davasına atıfta bulunmuştur (15 Kasım 1996 tarihli karar, 1996-V, s.1638).

Başvuranlar, Hükümetin iddiasına itiraz ederek her adli adımın bundan sonra önemini yitirdiğini zira bu davada dava konusu önlemlerin olayların geçtiği dönemde uygulamada olan kanunlara uygun olarak alındıklarını savunmuşlardır.

AİHM, yukarıda açıklanan yerel hukuk unsurlarına atıfta bulunarak dava konusu göz altı süresinin uygun yerel kanunlardan ileri geldiğim gözlemlemiştir. Tek mevcut başvuru yolu Anayasa Mahkemesine karar öncesi başvuruda bulunmaktır; zira yasaların Anayasaya uygunluğuna itirazda bulunmak amacı güden benzeri bir başvuru kişiler tarafından yapılamamaktadır.

Sonuç olarak AİHM, başvuranların AİHM önünde yapmak istedikleri şikayeti DGM önünde yapamayacaklarına kanaat getirmiştir.

Dolayısıyla AİHM Hükümetin ön itirazını reddetmiştir.

AİHM, içtihat kararlarından çıkan kriterler ışığında (Bkz. Çıraklar-Türkiye, 28 Ekim 1998 tarihli karar, 1 998- VII) ve elinde bulunan unsurların tümü göz önünde bulundurulduğunda, başvurunun esasının da incelenmesi gerektiği kanaatine varmıştır. Ayrıca başvurunun kabuledilemez bulunması için hiçbir gerekçe bulunmadığını eklemiştir.

B. Esasa ilişkin

Hükümet başvuranların birçok suçluyla ilgili ve konuya ilişkin yasaya uygun olarak yürütülen soruşturma çerçevesinde göz altına alındıklarını öne sürmüştür. Bu amaçla Hükümet PKK'ya mensup olmakla suçlanan başvuranlar hakkında yapılan suçlamalar gibi bir çok kişiye ilişkin terör suçları hakkında yapılan soruşturmaların zorluklarına ve özelliğine dikkati çekmiştir.
Hükümet ayrıca, 6 Mart 1997 ve 3 Ekim 2001 tarihlerinde konuya ilişkin yasalarda büyük değişiklikler olduğunu ve göz altı süresi AİHM'nin içtihadında yer alan süreyle aynı seviyede tutulduğunu öne sürmüştür.

Başvuranlar bu iddiayı reddetmiştir.

AİHM, Hükümetin verdiği AİHS'nin gerekliliklerine cevap verecek şekilde Türk yasalarında değişiklikler yapıldığına dair bilgileri göz önünde bulundurmuştur. Ancak AİHM, davaya özgü koşullan değerlendirmekle sınırlı olduğunu belirtmiş, dolayısıyla uygun dönemden beri yerel yasalarda gelişmeler meydana geldiği gerekçesiyle davanın geçerli hukuki menfaati içermediği sonucuna ulaşmamıştır (Sadak ve diğerleri-Türkiye, no:29900/96, 29901/96, 29902/96 ve 29903/96, §38, 200 1 -VIII).

AİHM, AİHS'nin sisteminde 5. maddenin devletin keyfî ihlallerine karşı kişiyi korumak olan temel hakka yer verdiğini hatırlatmıştır. Yürütmenin benzeri müdahalesinin hukuki kontrolü, keyfiyet riskini mümkün olduğunca en aza indirgemek ve hukukun üstünlüğünü sağlamak için hazırlanan 5§3maddesinin güvence altına aldığı temel unsuru oluşturmaktadır (Sakık ve diğerleri, s.2623, §44).

AİHM, terörizm ile ilgili suçların araştırılmasında makamların özel sorunlarla karşı karşıya kaldığını geçmişte bir çok defa kabul etmiştir (Bkz. Brogan ve diğerleri-İngiltere, 29 Kasım 1988 tarihli karar, seri A no:145-B, s.33, §61, Murray-İngiltere, 28 Ekim 1994 tarihli karar, seri A no: 300-A, s.27, §58, Aksoy-Türkiye, 18 Aralık 1996, 1996-VI, s.2282, §78, Sakık ve diğerleri, s.2623, §44, Dikme-Türkiye, no:20869/92, CEDH 2000-VIII ve Filiz ve Kalkan-Türkiye, no: 3448 1/97, §24, 20 Haziran 2002).

Buna karşılık, AİHS'nin 5. maddesi, terör suçlarının söz konusu olduğunda makamlara, şüphelileri gözaltına aldıkları veya tutukladıkları durumlarda yerel mahkemelerin ve son olarak Sözleşmenin kontrol organlarının kontrolünden uzak olacakları anlamına yol açmaz (Bkz. mutatis mutandis, sözü edilen Murray karan, s.27, §58).

AİHM, Brogan ve diğerleri-İngiltere kararında (s.33, §62) adli denetime tabi olmadan dört gün altı saat olan gözaltında tutmanın, toplumu terörizme karşı uyarmak adına olsa bile, AİHS'nin 5§3. maddesi tarafından belirtilen zaman limitini aştığı sonucuna varmıştır.

Davada başvuranların göz altı süreleri tutuklanma tarihleri olan 6 Temmuz (Y.Çetinkaya), 9 Temmuz (Ş.Poyraz), 10 Temmuz (Z.Yüksel, I.Çelik, H.Adıbelli), 11 Temmuz 1996'da (M.Aydın, A.Poyraz) başlamış ve DGM hakimi önüne çıkarıldıkları 17 Temmuz 1996 tarihinde sona ermiştir. Başvuranlar A.Ağırağ, I.Koluman, F.Üzüm, A.F. Baytar, Z. Yüce ve M.H.Erolan için göz altı süresi tutuklandıkları 16 Temmuz 1996 tarihinde başlamış ve tek Sulh Hakimi önüne çıkarıldıkları 23 Temmuz 1996 tarihinde sona ermiştir. Başvuranların göz altı süreleri altı ila on bir gün arasında değişmektedir.

AİHM, başvuranlara atfedilen faaliyetler terör tehdit unsuruyla bağdaştırılsa bile, başvuranın adli müdahale olmadan altı ila on bir günden fazla tutulmasının gerekli olmadığına karar vererek Sözleşmenin 5§3. maddesinin ihlal edildiğini belirtmiştir.

II. SÖZLEŞMENİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI HAKKINDA

Sözleşmenin 41. maddesi gereğince, A. Tazminat

Başvuranlar M.Aydın ve A.Poyraz manevi tazminat adı altında her biri için 4 000 euros (EUR), F.Üzüm 15 000 EUR, Y.Çetinkaya 6 750 EUR ve Ş.Poyraz 5 100 EUR talep etmişlerdir. Aynı sebeple diğer başvuranlar sırasıyla 4 500 EUR talep etmişlerdir.

Hükümet başvuranların taleplerini aşırı bularak talep edilen miktarlara itiraz etmiştir. AİHM, başvuranların adli müdahale olmadan altı ila on bir gün göz altında tutulduklarını belirtmiştir. Başvuranların özgürlüğünü kısıtladığı şartlar hiç şüphe yok ki başvuranlara, yerel mahkemelerin tazmin etmediği manevi zarara neden olmuştur. Mahkeme dava koşullarını göz önünde bulundurarak ve 41. madde uyarınca hakkaniyete uygun bir karar alarak Y. Çetinkaya'ya 4 000 EUR, Ş.Poyraz'a 2 500 EUR, sırasıyla Z.Yüksel I.Çelik, H.Adıbelli, A.Ağırağ, I.Koluman, F.Üzüm, A.F.Baytar, Z.Yüce, M.H. Erolan'a 2 000 EUR ve sırasıyla M.Aydın ile A.Poyraz'a 1 500 EUR verilmesine karar vermiştir.

B. Masraf ve Harcamalar

Başvuranlar masraf ve harcamalar adı altında toplam 16 000 EUR yani mahkemede yapılan masraflar için 7 000 EUR ve avukat ücreti için ise 9 000 EUR talep etmişlerdir.

Hükümet bu iddiaları reddederek talep edilen miktarın hiç bir belgeyle kanıtlanmadığım savunmuştur.

AİHM, 41.madde göz önüne alındığında sadece gerekli olduğu ortaya konulan ve makul miktarda olan masrafların karşılanabileceğini hatırlatmıştır (Bkz. Nikolova-Bulgaristan, no: 31195/96, §79, CEDH 1999-11). Bu bağlamda AİHM, başvuranların yapılan masraf ve harcamalara ilişkin hiçbir kanıt göstermediğini kaydetmiştir. Ancak, başvuranlar adlarına düzenlenen başvurunun hazırlanması amacıyla bir takım harcamalarda bulunmuşlardır. Dolayısıyla AİHM elinde bulunan unsurlara dayanarak başvuranlara, adli yardım adı altında Avrupa Konseyinin verdiği 630 EUR miktardan düşürülmek üzere ortaklaşa 2 000 EUR'nun tahsis edilmesinin uygun olacağına karar vermiştir.

C. Temerrüt faizi

AİHM, gecikme faiz oranın %3 'lük bir faiz oranı uygulayan Avrupa Merkez Bankasının marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranına dayandırılmasının uygun olacağına karar vermiştir.

BU SEBEPLERDEN ÖTÜRÜ MAHKEME, OYBİRLİĞİYLE

Başvurunun kabuledilebilir olduğuna; AİHS'nin 5 §3 maddesinin ihlal edildiğine;

a) Bu kararın, AİHS'nin 44§2 maddesine göre kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, miktara yansıtılabilecek KDV ve pul, harç ve masraflarla birlikte, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden TL'sına çevrilmek üzere Savunmacı Hükümetin;

i. manevi tazminat adı altında Y. Çetinkaya'ya 4 000 EUR (dört bin euros), Ş.Poyraz'a 2 500 EUR (iki bin beş yüz euros), Z.Yüksel, I.Çelik, H.Adıbelli, A.Ağırağ, I.Koluman, F.Üzüm, A.F.Baytar, Z. Yüce, M.H.Erolan'm her biri için 2 000 EUR (iki bin euros) ve M.Aydın ve A.Poyraz'ın her biri için l 500 (bin beş yüz euros);
ii. masraflar için adli yardım adı altında aldıkları 630 EUR (altı yüz euros) miktardan düşürülmek üzere başvuranların tümüne toplam 2 000 EUR (iki bin euros);
iii. miktara yansıtılabilecek KDV ve pul, harç ve masraflarla birlikte ödemesine;

b) Belirtilen süre bitiminden ödemenin yapıldığı tarihe kadar geçen süre için, yukarıda belirtilen tutara, Avrupa Merkez Bankasının kredi faiz oranına yüzde üç puan eklenmek suretiyle gecikme faizi uygulanmasına;

karar vermiştir.

Hakkaniyete uygun tazminata ilişkin diğer taleplerin reddine karar vermiştir.

İşbu karar Fransızca olarak verilmiş ve 27 Temmuz 2004 tarihinde, İçtüzüğün 77.maddesinin 2.ve 3. fıkraları uyarınca yazılı olarak tebliğ edilmiştir.

 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA