kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

AİHM
AHMET TURAN DEMİR - TÜRKİYE

İlgili Kavramlar

DAVANIN KAYITTAN DÜŞÜRÜLMESİ

İçtihat Metni

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
ÜÇÜNCÜ DAİRE
AHMET TURAN DEMİR - TÜRKİYE(Başvuru no. 72071/01)

KARAR(DOSTANE ÇÖZÜM)
STRAZBURG
22 Aralık 2005

USUL

1.Dava, Ahmet Turan Demir ("başvuran") isimli Türk vatandaşının, 16 Mayıs 2001 tarihinde, İnsan Hakları ve Temel Hürriyetlerin Korunması Sözleşmesi'nin ("Sözleşme") 34. maddesine dayanarak Türkiye Cumhuriyeti aleyhine AİHM'ye yaptığı başvurudan (no. 72071/01) kaynaklanmaktadır.

2.Başvuran, Ankara Barosu'na bağlı B. Boran ve M. N. Özmen isimli avukatlar tarafından temsil edilmiştir. Türk Hükümeti ("Hükümet"), AİHM'deki yargılama için bir Ajan tayin etmemiştir.

3.Başvuran, diğerlerinin yanı sıra, AİHS'nin 9. ve 10. maddeleri çerçevesinde, bir parti toplantısında yaptığı konuşmasından dolayı mahkum edilmesinin ifade özgürlüğü hakkına müdahale oluşturduğunu ileri sürerek şikayetçi olmuştur.

1. Mart 2005 tarihinde, tarafların görüşlerini aldıktan sonra, AİHM, bu şikayetle ilgili olduğu sürece başvuruyu kabul edilebilir ilan etmiş ve AİHS'nin 10. maddesi çerçevesinde incelemeye karar vermiştir. Başvuranın diğer şikayetleri aynı tarihte kabul edilmez bulunmuştur.

2. Temmuz 2005 tarihinde, yazışmaları takiben, Bölüm Sekreteri, taraflara AİHS'nin 38 § 1 (b) maddesi çerçevesinde bir dostane çözüme ulaşmalarını önermiştir. 29 Ağustos ve 14 Eylül 2005 tarihlerinde, Hükümet ve başvuran, sırasıyla, davanın dostane çözümünü kabul ettiklerini beyan eden resmi deklarasyonlar sunmuşlardır.

OLAYLAR

6.Başvuran 1949 doğumludur ve Ankara'da ikamet etmektedir.

7.Başvuran, sözkonusu tarihte Halkın Demokrasi Partisi'nin (HADEP) başkanı idi. Ekim 1999 tarihinde Ankara'da bir parti toplantısında bir konuşma yapmış ve bu konuşma Ankara Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı polis memurları tarafından kayıt ve deşifre edilmiştir.

8.8 Şubat 2000 tarihli bir iddianame ile Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı, bu konuşma nedeniyle, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 8. Bölümüne aykırı olarak devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak amacıyla propaganda yapmaktan dolayı başvuran aleyhinde cezai işlem başlatmıştır.

9.Başvuran, Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi önündeki yargılamada suçlu olmadığını ifade etmiş ve asla ayrımcılığı teşvik etmediğini ileri sürmüştür. Bir siyasi partinin başkanı olarak ülkenin önemli sorunlarına ilişkin fikirlerini ifade ettiğini, ki bunun demokratik bir toplumda elzem olduğunu, mevcut uygulamayı eleştirdiğini ve bu sorunlara çözüm sunduğunu öne sürmüştür. Ayrıca, konuşmasının ifade özgürlüğü temelinde değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir.

10.1 Haziran 2000 tarihinde, Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi, Cumhuriyet Savcısı'nın suçladığı üzere, başvuranı suçlu bulmuştur. Konuşmanın, Türk Devleti'nin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne karşı ayrımcı propaganda yapmaya vardığına hüküm getirmiştir. Başvuran, 800.000.000 TL para ve bir yıl hapis cezasına çarptırılmıştır.

11.Başvuran temyize gitmiştir. 15 Ocak 2001 tarihinde, Yargıtay temyizi reddetmiş ve Terörle Mücadele Kanunu'nun 8. Bölümü çerçevesinde Devlet Güvenlik Mahkemesi'nin kararını onamıştır.

HUKUK

12.29 Ağustos 2005 tarihinde, AİHM Hükümet'ten izleyen deklarasyonu almıştır.

"Hükümet öncelikle, Türk hukuk ve uygulamasının, AİHM'nin Türkiye'ye ilişkin hükmünün rehberliğinde AİHS'nin 10. maddesi kapsamında yer alan şartlarla uyumlaştırıldığını not eder.

Türk Hükümeti'nin başvurana, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde görülmekte olan yukarıda anılan başvurunun dostane çözümünü teminen ex gratia her şey dahil 5.500 (beş bin beş yüz Euro) tutarındaki meblağı ödemeye hazır olduğunu beyan ederim.

Davayla ilgili her türlü tazminat ve mahkeme masraflarını kapsayacak olan bu tutar, uygulanabilecek her türlü vergiden muaf olacak, ödeme tarihinde geçerli olan kur üzerinden Yeni Türk Lirası'na çevrilmek üzere Euro olarak başvuran ve/veya yetkili temsilcisi tarafından belirlenen bir banka hesabına ödenecektir. Bu meblağ, AİHM'nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 39. maddesi uyarınca verdiği kararın tebliğtarihini müteakip üç ay içerisinde ödenecektir. Bu ödemenin sözkonusu üç aylık süre içerisinde yapılmaması durumunda, bu sürenin sona ermesinden ödeme gününe kadar, Hükümet, gecikme dönemi için Avrupa Merkez Bankası'nın kısa vadeli kredilere uyguladığıorana üç puan eklemek suretiyle elde edilecek oran üzerinden faiz ödemeyi taahhüt eder. Bu ödeme, davanın nihai çözümünü teşkil edecektir.

Hükümet, ayrıca, davanın AİHS'nin 43 § 1. maddesi çerçevesinde, Büyük Daire'ye götürülmesini talep etmemeyi taahhüt eder."

13.14 Eylül 2005 tarihinde, AİHM, başvuranın temsilcisinin imzaladığı izleyen deklarasyonu almıştır:

"Türk Hükümeti'nin başvurana, yukarıda anılan ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde görülmekte olan başvurunun dostane çözümü için 5.500 Euro (beş bin beş yüz Euro) tutarındaki meblağıex gratia ödemeye hazır olduğunu bildiririm.

Davayla ilgili her türlü tazminat ve mahkeme masraflarını kapsayacak olan bu tutar, uygulanabilecek her türlü vergiden muaf olacak, ödeme tarihinde geçerli olan kur üzerinden Yeni Türk Lirası'na çevrilmek üzere, Euro olarak, tarafımızdan belirlenen bir banka hesabına ödenecektir. Bu tutar, AİHM tarafından Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 39. maddesi uyarınca verilen kararın tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde ödenecektir.

Teklifi kabul eder ve sözkonusu başvuruya yol açan olaylar hususunda Türkiye aleyhindeki iddialardan vazgeçerim. Bu şekilde, davanın nihai olarak karara bağlandığını beyan ederim.

Bu deklarasyon, Hükümet ve başvuran arasında varılan dostane çözüm kapsamında yapılmıştır.

Ayrıca, AİHM kararının verilmesinden sonra, AİHS'nin 43 § 1. maddesi çerçevesinde Büyük Daire'ye gönderilmesini talep etmemeyi taahhüt ederim."

14.AİHM, taraflar arasında varılan dostane çözümü göz önünde bulundurmaktadır (AİHS'nin 39. maddesi). Çözümün, AİHS ve Protokollerinde öngörülen insan haklarına saygı temeline dayandığı hususunda tatmin olmuştur (AİHS'nin 37 § 1. maddesi ve Mahkeme İç Tüzüğü'nün 62 § 3. maddesi).

15.Dolayısıyla, dava kayıttan düşürülmelidir.

BU GEREKÇELERE DAYANARAK AİHM OYBİRLİĞİYLE,

1.Davanın kayıttan düşürülmesine karar vermiş;

2.Tarafların Büyük Daire önünde tekrar duruşma yapılmasını talep etmeme taahhütlerini not etmiştir.

İngilizce hazırlanmış, Mahkeme İç Tüzüğü'nün 77 §§ 2. ve 3. maddeleri uyarınca 22 Aralık 2005 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiştir.

 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA