kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

AİHM
HİLMİ KARAKAYA - TÜRKİYE DAVASI

İlgili Kavramlar

DAVANIN KAYITTAN DÜŞÜRÜLMESİ
DOSTANE ÇÖZÜM

İçtihat Metni

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
HİLMİ KARAKAYA - TÜRKİYE DAVASI(Başvuru no:58557/00)

DOSTANE ÇÖZÜM KARARININ ÖZET ÇEVİRİSİ
1 ARALIK 2005

OLAYLAR

1939 doğumlu başvuran Hilmi Karakaya, Türk vatandaşı olup Dinar'da ikamet etmektedir. Başvuran Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) önünde, Afyon Barosu avukatlarından H. Kılınç tarafından temsil edilmektedir.

Tarafların sunduğu üzere dava koşulları aşağıdaki gibi özetlenebilir.

Bayındırlık ve İskan Bakanlığı (İdare), 1995 yılında Dinar'da meydana gelen depremin ardından, bölgenin yeniden iskana açılması amacıyla başvuranın gayrimenkulünü kamulaştırmıştır. İdare başvurana kamulaştırma bedelini ödemiştir.

Ödenen tutarlardan tatmin olmayan başvuran, Dinar Asliye Hukuk Mahkemesi'ne kamulaştırma bedelinin artırılması talebiyle başvuruda bulunmuştur.

15 Mayıs 1997 tarihinde, Dinar Asliye Hukuk Mahkemesi, başvurana 29 Kasım 1996 tarihinden itibaren işlemek üzere, yasal gecikme faizi ile birlikte 1.468.002.946 TL ek tazminat ödenmesine karar vermiştir.

15 Eylül 1997 tarihinde, Yargıtay ilk derece mahkemesinin kararını onamıştır.

İdare tazminat ödemesini iki taksitte yapmıştır. 19 Nisan 1999 tarihinde, İdare 1.468.002.946 TL tutarında, 15 Temmuz 1999 tarihinde ise 1.433.749.544 TL tutarında ödeme yapmıştır.

ŞİKAYETLER

Başvuran 1 No'lu Ek Protokol'ün 1. maddesini ileri sürerek, İdare'nin kamulaştırma artırım bedelinin kendilerine geç ödemesinden ve Türkiye'deki yüksek enflasyon oranıkarşısında yetersiz kalan gecikme faizi nedeniyle, ek tazminatın değer kaybettiğinden şikayetçi olmaktadır.

Başvuran aynı olaylara dayanarak, AİHS'nin 13. maddesinin ihlal edildiğini iddia etmektedir.

HUKUK AÇISINDAN

29 Ağustos 2005 tarihinde AİHM, Hükümet'ten 25 Ağustos 2005 tarihinde imzalanan izleyen beyanı almıştır:

" Hilmi Karakaya tarafından yapılan 58557/00 no'lu başvuru kaynaklı davanın dostane çözümü amacıyla Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'nin, başvurana karşılıksız olarak 1.600 (bin altıyüz ) Amerikan Dolarıtutarında ödeme yapmayı önerdiğini bildiririm.

Her türlü maddi ve manevi zararı, masraf ve harcamalarıkapsayan bu miktar, uygun dönemdeki her türlü vergiden muaf tutulacak ve AİHS'nin 37 § 1 maddesine uygun olarak AİHM'nin verdiği kararın tebliğedilmesine müteakip üç ay içerisinde ödenecektir. Bahsedilen süre zarfında ödeme yapılmadığı taktirde, Hükümet, sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar Avrupa Merkez Bankası'nın o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eşit oranda basit faiz ödemeyi taahhüt eder. Bu tutarın ödenmesi, davanın nihai çözüme kavuşturulmasını teşkil edecektir."

26 Temmuz 2005 tarihinde, AİHM, başvuranın avukatı tarafından aynı tarihte imzalanan izleyen beyanı almıştır:

"AİHM'de görülmekte olan, 58557/00 no'lu başvuru kaynaklı davanın dostane çözümü amacıyla Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'nin Hilmi Karakaya'ya, karşılıksız olarak 1.600 (bin altıyüz ) Amerikan Dolarıtutarını ödemeye hazır olduğunu not ediyorum.

Her türlü maddi ve manevi zararı, masraf ve harcamalarıkapsayan bu miktar, uygun dönemdeki her türlü vergiden muaf tutulacak ve AİHS'nin 37 § 1 maddesine uygun olarak AİHM'nin verdiği kararın tebliğedilmesine müteakip üç ay içerisinde ödenecektir. Bahsedilen süre zarfında ödeme yapılmadığı taktirde, Hükümet, sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar Avrupa Merkez Bankası'nın o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eşit oranda basit faiz ödemeyi taahhüt eder.

Başvuran, bu öneriyi kabul etmekte ve sözkonusu başvuruya yol açan olaylar hususunda Türkiye Cumhuriyeti aleyhindeki diğer tüm taleplerden vazgeçmektedir. Davanın nihai sonuca ulaştığını bildirmektedir.

İşbu beyan, Hükümet ile başvuranın ulaşmış oldukları dostane çözüm çerçevesinde kayda geçmektedir."

AİHM, tarafların üzerinde uzlaştıkları dostane çözümü kaydeder. Bu çözümün Sözleşme ve Eki Protokoller'de tanımlanan insan haklarına saygı ilkesine uygun olduğu kanaatinde olup, diğer taraftan, başvurunun incelenmesine devam etmeyi haklı gösterecek kamu düzenine ilişkin hiçbir gerekçe görmemektedir (AİHS'nin in fine 37 § 1 maddesi). O halde, AİHS'nin 29 § 3 maddesinin uygulanmasına son verilmesi ve de davanın zabıtlardan düşürülmesi uygun olacaktır.

BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK MAHKEME OYBİRLİĞİYLE,

Başvurunun zabıtlardan düşürülmesine karar vermiştir.

 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA