kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

AİHM
OGÜN SEZEN - TÜRKİYE DAVASI

İlgili Kavramlar

DAVANIN KAYITTAN DÜŞÜRÜLMESİ
DOSTANE ÇÖZÜM

İçtihat Metni

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
OGÜN SEZEN - TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no:58560/00)

DOSTANE KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ
1 ARALIK 2005

OLAYLAR

1952 doğumlu başvuran Ogün Sezen, Türk vatandaşı olup Dinar'da ikamet etmektedir. Başvuran Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) önünde, Afyon Barosu avukatlarından H. Kılınç tarafından temsil edilmektedir.

Tarafların sunduğu üzere dava koşulları aşağıdaki gibi özetlenebilir.

Dinar Asliye Hukuk Mahkemesi, başvurana yasal gecikme faizi ile birlikte ek tazminat ödenmesine karar vermiştir.

Yargıtay İlk Derece Mahkemesi'nin kararını bozmuştur. İlk Derece Mahkemesi 12 Haziran 1997 tarihinde Yargıtay'ın verdiği karara uymuş ve yeni bilirkişi raporlarına dayanarak, 15 Mayıs 1996 tarihinden itibaren işlemek üzere yılda %30 gecikme faizi ile birlikte 1.355.235.000 TL ek tazminat bedelinin başvurana ödenmesine karar vermiştir.

Yargıtay 15 Eylül 1997 tarihinde verilen kararı onamıştır.

Yargıtay 5 Kasım 1997 tarihinde başvuranın kararın düzeltilmesi başvurusunu reddetmiştir.

İdare tazminat ödemesini iki taksitte yapmıştır. 19 Nisan 1999 tarihinde, İdare 1.355.235.000 TL tutarında, 15 Temmuz 1999 tarihinde ise 1.542.709.175 TL tutarında ödeme yapmıştır.

ŞİKAYETLER

Başvuran 1 No'lu Ek Protokol'ün 1. maddesini ileri sürerek, İdare'nin kamulaştırma artırım bedelinin kendilerine geç ödemesinden ve Türkiye'deki yüksek enflasyon oranı karşısında yetersiz kalan gecikme faizi nedeniyle, ek tazminatın değer kaybettiğinden şikayetçi olmaktadır.

Başvuran aynı olaylara dayanarak, AİHS'nin 13. maddesinin ihlal edildiğini iddia etmektedir.

HUKUK AÇISINDAN

30 Ağustos 2005 tarihinde AİHM, Hükümet'ten 25 Ağustos 2005 tarihinde imzalanan izleyen beyanı almıştır:

" Ogün Sezen tarafından yapılan 58560/00 no'lu başvuru kaynaklı davanın dostane çözümü amacıyla Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'nin, başvurana karşılıksız olarak 2.000 (iki bin ) Amerikan Doları tutarında ödeme yapmayı önerdiğini bildiririm.

Her türlü maddi ve manevi zararı, masraf ve harcamaları kapsayan bu miktar, uygun dönemdeki her türlü vergiden muaf tutulacak ve AİHS'nin 37 § 1 maddesine uygun olarak AİHM'nin verdiği kararın tebliğ edilmesine müteakip üç ay içerisinde ödenecektir. Bahsedilen süre zarfında ödeme yapılmadığı taktirde, Hükümet, sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar Avrupa Merkez Bankası'nın o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eşit oranda basit faiz ödemeyi taahhüt eder. Bu tutarın ödenmesi, davanın nihai çözüme kavuşturulmasını teşkil edecektir."

26 Temmuz 2005 tarihinde, AİHM, başvuranın avukatı tarafından aynı tarihte imzalanan izleyen beyanı almıştır:

"AİHM'de görülmekte olan, 58560/00 no'lu başvuru kaynaklı davanın dostane çözümü amacıyla Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'nin Ogün Sezen'e, karşılıksız olarak 2.000 (iki bin ) Dolar tutarını ödemeye hazır olduğunu not ediyorum.

Her türlü maddi ve manevi zararı, masraf ve harcamaları kapsayan bu miktar, uygun dönemdeki her türlü vergiden muaf tutulacak ve AİHS'nin 37 § 1 maddesine uygun olarak AİHM'nin verdiği kararın tebliğ edilmesine müteakip üç ay içerisinde ödenecektir. Bahsedilen süre zarfında ödeme yapılmadığı taktirde, Hükümet, sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar Avrupa Merkez Bankası'nın o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eşit oranda basit faiz ödemeyi taahhüt eder.

Başvuran, bu öneriyi kabul etmekte ve sözkonusu başvuruya yol açan olaylar hususunda Türkiye Cumhuriyeti aleyhindeki diğer tüm taleplerden vazgeçmektedir. Davanın nihai sonuca ulaştığını bildirmektedir.

İşbu beyan, Hükümet ile başvuranın ulaşmış oldukları dostane çözüm çerçevesinde kayda geçmektedir."

AİHM, tarafların üzerinde uzlaştıkları dostane çözümü kaydeder. Bu çözümün Sözleşme ve Eki Protokoller'de tanımlanan insan haklarına saygı ilkesine uygun olduğu kanaatinde olup, diğer taraftan, başvurunun incelenmesine devam etmeyi haklı gösterecek kamu düzenine ilişkin hiçbir gerekçe görmemektedir (AİHS'nin in fine 37 § 1 maddesi). O halde, AİHS'nin 29 § 3 maddesinin uygulanmasına son verilmesi ve de davanın zabıtlardan düşürülmesi uygun olacaktır.

BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK MAHKEME OYBİRLİĞİYLE,

Başvurunun zabıtlardan düşürülmesine karar vermiştir.

 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA