kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

AİHM
HAYRETTİN KAMBUR- TÜRKİYE DAVASI

İlgili Kavramlar

KABUL EDİLEBİLİRLİK KOŞULLARI
MÜLKİYET HAKKI

İçtihat Metni

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
HAYRETTİN KAMBUR- TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no:34889/03)

KABULEDİLEBİLİRLİK KARARININ ÖZET ÇEVİRİSİ
13 Haziran 2006

OLAYLAR

Hayrettin Kambur adındaki başvuran, 1949 doğumlu Türk vatandaşı olup İstanbul'da ikamet etmektedir. Başvuran, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) önünde İstanbul Barosu avukatlarından N. Uzuntaş tarafından temsil edilmektedir.

A. Dava Koşulları

Tarafların sunduğu üzere dava koşulları aşağıdaki gibi özetlenebilir.

1987 yılında, başvurana ait olan arazi İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından kamulaştırılmış ve kamulaştırma bedeli başvurana ödenmiştir.

Ödenen miktarı yetersiz bulan başvuran, kamulaştırma bedelinin arttırılması talebiyle 13 Ocak 1997 tarihinde İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi'ne başvurmuştur.

İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi, başvurana gecikme faizi ile birlikte 2.998.202.400 Türk Lirası tutarında ek kamulaştırma bedelinin ödenmesine karar vermiştir.

Yargıtay, 9 Şubat 1999 tarihli bir kararla ilk derece mahkemesi kararını gecikme faizinin başlangıç tarihini 13 Ocak 1997 olarak belirterek onamıştır.

İstanbul İcra Müdürlüğü 7 Nisan 2003 tarihinde, İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından kendisine 14.784.000.000 Türk Lirası (yaklaşık 8.262 Euro) tutarında ödeme yapılması gerektiğini başvurana bildirmiştir.

Başvurana 12 Nisan 2004 tarihinde, 4.542.300.000 Türk Lirası'na (yaklaşık 2.797 Euro) tekabül eden tutarda ödeme yapılmıştır.

Kalan kamulaştırma bedeli üç taksitte başvurana ödenmiştir. Başvurana, 29 Mart 2004 tarihinde 5.000.000.000 Türk Lirası, 4 Mayıs 2004 tarihinde 5.000.000.000 Türk Lirası ve 28 Mayıs 2004 tarihinde 5.284.000.000 Türk Lirası toplamda ise 15.284.000.000 Türk Lirası(yaklaşık 8.483 Euro) tutarında ödeme yapılmıştır. Toplamda İstanbul Büyükşehir Belediyesi ek kamulaştırma bedeli olarak 12 Nisan 2004 ve 28 Mayıs 2004 tarihleri arasında başvurana, gecikme faizi ile birlikte 19.826.300.000 Türk Lirası (yaklaşık 11.005 Euro) tutarında ödeme yapmıştır.

İcra Mahkemesi, 24 Haziran 2004 tarihinde ödemenin yapıldığına ilişkin kararı vermişve davanın kapandığı açıklamıştır.

ŞİKAYETLER

Başvuran, İdare'nin kamulaştırma artırım bedelinin kendisine geç ödemesinden ve Türkiye'deki yüksek enflasyon oranı karşısında yetersiz kalan gecikme faizi nedeniyle, ek tazminatın değer kaybettiğinden şikayetçi olmakta ve bu itibarla 1 No'lu Ek Protokol'ün 1. maddesine gönderme yapmaktadır.

HUKUK AÇISINDAN

Başvuran, dava konusu olayın 1 No'lu Ek Protokol'ün 1. maddesi ile güvence altına alınan mülkiyet hakkını ihlal ettiğini ileri sürmektedir.

Başvuran mevcut davada ulusal mahkemelerce öngörülen tazminatın ödenme şekli sebebiyle, kamu yararı ile kişinin temel haklarının korunması arasında hüküm sürmesi gereken "adil dengenin" bozulduğunu ileri sürmektedir. Başvuran bununla ilgili olarak, başlangıçta belirlenen kamulaştırma bedelinin arazisinin gerçek değerinden düşük olmasısebebiyle kendisine ek kamulaştırma bedeli ödenmesi için İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi'ne başvurmak zorunda kaldığını ifade etmektedir.

Başvuran, kendisine ödeme yapıldığını kabul etmektedir fakat Mahkeme tarafından belirlenen ek kamulaştırma bedelinin kendisine geç ödendiğinin altını çizmektedir. Başvurana göre, enflasyon oranı karşısında yetersiz kalan gecikme faizi ile birlikte ödemedeki gecikmeden doğan sonuçlar, kişisel çıkarlarıyla sözkonusu kamulaştırma tedbirlerinin gerekçesi olarak gösterilen kamu yararıarasında hiç kuşkusuz haksız bir dengesizliğe neden olmuştur.

Hükümet, Mahkeme tarafından belirlenen tazminat tutarının tamamının başvurana ödendiğini belirtmektedir. Hükümet, bu miktarın ödenmesi ile birlikte dava konusu anlaşmazlığın çözüme kavuşturulduğunu ifade etmektedir. Bu neden Hükümet, AİHM'den bu başvurunun kabuledilemez ilan edilmesini talep etmektedir.

AİHM, İcra Mahkemesi'nin 24 Haziran 2004 tarihinde başvuranın gecikme faizi ile birlikte alacaklı olduğu paranın tamamını aldığına ilişkin bir karar aldığını not etmektedir. Yerel düzeyde, davanın kapandığına ilişkin olarak alınan karar, kamulaştırma bedeli ile ilgili olan anlaşmazlığa tartışma götürmez bir şekilde son vermiştir.

Dosyada yer alan unsurların tamamının inceleyen AİHM'ye göre, başvuranın alacaklıolduğu paranın ödenmesinin kabul edilmesi, 1 No'lu Ek Protokol'ün 1. maddesi bakımından dile getirdiği taleplerinin karşılanmasını sağlamıştır (Bkz. Guerrera ve Fusco-İtalya, no: 40601/98, 3 Nisan 2003, Folcheri-İtalya (karar), no: 61839/00, 3 Haziran 2004, Ortiz Ortiz ve diğerleri-İspanya (karar), no: 50146/99, 15 Mart 2001, ve Yıldırım ve Duman). Üstelik AİHM, Devlet İstatistik Enstitüsü tarafından yayınlanan listedeki endeksler dikkate alındığında başvurana ödenen toplam paranın enflasyon oranında olduğunu tespit etmektedir.

Sonuç olarak AİHM, başvuranın 1 No'lu Ek Protokol'ün 1. maddesinin ihlal edilmişolmasından dolayı artık mağdur olduğunu iddia edemeyeceği kanaatindedir. Başvurunun, dayanaktan yoksun olduğu gerekçesiyle AİHS'nin 35 §§ 3 ve 4. maddesi bakımından reddedilmesi uygun olacaktır.

Bu gerekçelere dayalı olarak AİHM oybirliğiyle,

Başvurunun kabuledilemez olduğuna karar vermiştir.

 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA