kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

AİHM
HİNDO TARCAN VD. - TÜRKİYE DAVASI

İlgili Kavramlar

KABUL EDİLEBİLİRLİK KOŞULLARI

İçtihat Metni

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
HİNDO TARCAN vd. - TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no: 19524/02 )

KABULEDİLEBİLİRLİK KARARININ ÖZET ÇEVİRİSİ

29 Nisan 2002 tarihinde yapılan yukarıda adıgeçen başvuruyu, AİHM'nin, AİHS'nin 29§3. maddesinden yararlanma ve başvurunun kabul edilebilirliği ile birlikte esastan incelenmesi gerektiği kararını, AİHM içtüzüğünün 41. maddesi uyarınca başvurunun öncelikle incelenmesi kararını; Savunmacı Hükümet tarafından sunulan görüşleri ve buna cevaben başvuranların sunduğu görüşleri incelemiş, Yapılan değerlendirmenin ardından aşağıdaki kararı vermiştir:

OLAYLAR

Türk vatandaşı olan başvuranlar, Hindo Tarcan, Mehmet Tarcan, Şevket Tarcan,Özcan Tarcan, Gıyasettin Tarcan, Şahide Tarcan, Saim Tarcan, Abdurrahman Tarcan, Servet Tarcan, Sezai Tarcan, Şemsettin Tarcan, Meliha Tarcan, Hatice Tarcan, Mehmet Tarcan, Meral Tarcan, Gökhan Tarcan, Özgül Tarcan ve Suna Tarcan Diyarbakır'da ikamet etmektedirler.AİHM önünde Diyarbakır Barosu avukatlarından S. Arıkan tarafından temsil edilmektedirler.

A. Dava Koşulları

Dava koşulları taraflar tarafından sunulduğu üzere aşağıdaki gibi özetlenebilir.

Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (İdare) başvuranlara ait araziyi kamulaştırmış ve kendilerine kamulaştırma tazminatı ödemiştir.

Kamulaştırma bedeli üzerinde İdare ile anlaşmazlığa düşen başvuranlar, kamulaştırma tazminatının artırımı talebiyle Dicle Asliye Sulh Hukuk Mahkemesi nezdinde bir başvuruda bulunmuşlardır.

Mahkeme 8 Haziran 2000'de aldığı kararda başvuranları kısmen haklı bularak, İdare'yi 10 Ocak 1999'dan itibaren geçerli olmak üzere yasal gecikme faiziyle birlikte 2 680 218 250 TL (4592 Avro) tutarında ek kamulaştırma tazminatı ödemeye mahkum etmiştir.

Yargıtay 27 Şubat 2001 tarihinde İdarenin temyiz talebini reddederek ilk derece mahkemesinin kararını onamıştır.

6 Kasım 2001 tarihinde İdare başvuranlara 7 223 580 000 TL (5 353 Avro) tutarında ödeme yapmıştır.

B. Ekonomik Veriler

Türkiye'de enflasyonun etkileri Devlet İstatistik Enstitüsü tarafından yayınlanan toptan eşya fiyat endeksinde belirtilmiştir.

ŞİKAYET

1 No'lu Ek Protokol'ün 1. maddesine atıfta bulunan başvuranlar, ek kamulaştırma tazminatı ödemesinin gecikmesi ve devlet borçlarına uygulanan gecikme faizi oranının yetersizliği nedeniyle mülkiyet haklarına saygı ilkesinin ihlal edildiğinden şikayetçi olmaktadırlar.

HUKUK AÇISINDAN

1 No'lu Ek Protokol'ün 1. maddesine atıfta bulunan başvuranlar, ek kamulaştırma tazminatı ödemesinin gecikmesi ve devlet borçlarına uygulanan gecikme faizi oranının yetersizliğinden şikayetçi olmaktadırlar.

AİHM'nin daha önce verdiği kararlara istinad eden hükümet 1 No'lu Ek Protokol'ün

1. maddesinin kamulaştırma vakalarınının hepsinin tam tazminatı gerektirmediğini belirtmektedir. Hükümet'e göre, bu olayda genel menfaaatin gerekleri ile başvuranların haklarının korunması zorunluluğu arasındaki denge gözetilmiştir.

Başvuranlar görüş belirtmemektedir.

AİHM, başvuranlara nihai iç hukuk kararından yaklaşık dokuz ay sonra 6 Kasım 2001 tarihinde 7 223 580 000 TL (5 353 Avro) tutarında bir ödeme yapıldığını kaydetmektedir.

AİHM, Akkuş- Türkiye davasında kabul edilen hesaplama yöntemine göre, maddi zararın değerlendirilebilmesi için, başvuranlara gerçekten yapılmış ödeme tutarı ile bu gecikme sürecindeki paranın değer kaybı dikkate alınarak, başvuranların alacaklarıgüncellendiğinde ellerine geçecek miktar arasındaki fark hesaba katılmalıdır.

Devlet İstatistik Enstitüsü'nce yayınlanmış listede yer alan endeksler dikkate alındığında, ödemenin yapıldığı tarihte ek tazminat tutarının başvuranların eline geçen tutardan az bir farkla 7 358 273 440 TL (5453 Avro)' ye yükselmesi gerektiği anlaşılmıştır. Neticede, başvuranlara yapılan ödemenin meblağı ellerine geçmesi gereken tutarın %98,17'sine denk düşmektedir.

AİHM daha önce de, ortaya çıkan küçük bir farkın hesaplama yönteminden kaynaklanan bir takdir payı olarak yorumlanabileceğini (bkz. mutatis mutandis, Arabacı, adıgeçen karar) ifade etmiştir. Mevcut davada, yapılan ödeme tutarının tam tazminattan az bir farkla düşük olması genel menfaatin korunması ile başvuranların haklarının gözetilmesi arasındaki dengeyi bozmamaktadır.

Sonuç olarak, nihai iç hukuk kararı ile ek kamulaştırma tazminatının ödenmesi arasında geçen süre sözkonusu tazminatın enflasyonun etkisiyle değerini yitirmesine neden olacak bir gecikme olarak telakki edilemez.

Bunun sonucunda bu şikayet açıkça dayanaktan yoksun olup AİHS' nin 35§3 ve 4. maddeleri uyarınca reddedilmelidir.
Böylelikle AİHS'nin 29§3. maddesinin uygulamasına son vermek uygun olacaktır.

Bu gerekçelere dayalı olarak AİHM, oybirliğiyle,

Başvurunun kabuledilemez olduğuna karar vermiştir.

 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA