kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

AİHM
BEKİR ÖZDEMİR - TÜRKİYE DAVASI

İlgili Kavramlar

ADİL YARGILANMA HAKKI
HAKKANİYETE UYGUN BİR TATMİN
MÜLKİYET HAKKI

İçtihat Metni

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
BEKİR ÖZDEMİR - TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no: 23321/02)

KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ
STRAZBURG
25 Nisan 2006

İşbu karar AİHS'nin 44§2. maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecek olup bazışekli düzeltmelere tabi olabilir.

Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan ve (23321/02) başvuru no'lu davanın nedeni Bekir Özdemir'in (başvuran) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) 13 Mayıs 2002 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Temel İnsan Haklarını güvence altına alan 34. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurudur.

Başvuran, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi önünde Şanlıurfa Barosu avukatlarından Y. Karataş tarafından temsil edilmektedir.

OLAYLAR

I. DAVANIN KOŞULLARI

Başvuran 1937 doğumlu olup Şanlıurfa'da ikamet etmektedir.

27 Mart 1999 yılında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı (İdare) başvuranın Şanlıurfa İli Birecik İlçesi Keskince Köyünde bulunan taşınmazını kamulaştırmıştır. İdarenin bilirkişi heyeti sözkonusu arsa bedelini 1.505.160.000 T.L. olarak belirlemiştir (yaklaşık 3.838 Euro). Bu miktar başvurana kamulaştırma tarihinde ödenmiştir.

Ödenen miktarı yetersiz bulan başvuran bedel artırımı istemiyle 5 Nisan 1999 tarihinde Birecik Asliye Hukuk Mahkemesi'ne başvurmuştur.

Asliye Hukuk Mahkemesi 27 Mayıs 1999 tarihli kararıyla İdarenin başvurana 29 Nisan 1999 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte 1.133.985.000 T.L. (yaklaşık 2.705 Euro) ek bedel ödemesini kararlaştırmıştır.

Yargıtay 15 Kasım 1999 tarihinde bu kararı onamıştır.

15 Kasım 2001 tarihinde İdare başvurana ek istimlak bedeli olarak 2.734.740.294 T.L. (yaklaşık 2.026 Euro) ödemiştir.

HUKUK AÇISINDAN

1. EK 1 NO'LU PROTOKOLÜN 1. MADDESİNİN İHLAL EDİLMESİ HAKKINDA

Başvuran, Türkiye'deki yüksek enflasyon oranı karşısında yetkililerin ödediği ek bedelin yetersiz olmasından şikayetçi olmakta, bu konuda AİHS'nin Ek 1 No'lu Protokolün 1. maddesinin ihlal edildiğini ileri sürmektedir.

A. Kabul edilebilirliğe ilişkin

Hükümet öncelikle AİHS'nin 35. maddesi uyarınca altı ay kuralına uyulmadığından AİHM'yi başvuruyu reddetmeye davet etmektedir. Sözkonusu sürenin ilk günü Yargıtay'ın ilk derece mahkemesi kararını onadığı tarih olan 15 Kasım 1999 tarihidir.

Oysa başvuran 13 Mayıs 2002 tarihinde, yani nihai karar tarihinden yaklaşık altı ay sonra AİHM'ye başvurmuştur.

Başvuran itiraz etmektedir.

Mevcut davada, AİHM değerlendirmeye alınacak tarihin kamulaştırmayı yapan İdare tarafından tutarın tamamının ödendiği yani 15 Kasım 2001 tarihi olduğunu düşünmektedir. Bu nedenle 13 Mayıs 2002 tarihinde AİHM'ye başvurarak başvuran AİHS'nin 35. maddesinde belirtilen koşulları yerine getirmiştir.

Bu nedenle Hükümet'in itirazı reddedilmelidir.

Hükümet ikinci olarak, başvuranın Borçlar Kanunu'nun 105. maddesi ile tanınan başvuru yolunu kullanmadığını belirtmektedir. Gecikme faizleriyle karşılanan zararın dışında bir zarara uğranıldığı ortaya konulması koşuluyla, ek istimlak bedelinin geç ödenmesi nedeniyle meydana geldiği iddia edilen zararların tazmini, bu hüküm çerçevesinde mümkün olabilirdi.

AİHM, Aka-Türkiye (adıgeçen karar, s. 2678-2679, §§ 34-37) davasında bu davadakine benzer bir itirazı reddettiğini hatırlatmaktadır. AİHM bu kararından ayrılmasını gerektirecek bir neden görmemekte ve bu nedenle Hükümet'in itirazını reddetmektedir.

AİHM, mahkemenin bu yöndeki içtihatları (Bkz. özellikle sözü edilen Akkuş kararı) ve elindeki mevcut unsurlar ışığında başvurunun esastan incelenmesi gerektiğine itibar etmektedir. Başka hiçbir kabul edilemezlik gerekçesi bulunmamaktadır.

B. Esas Hakkında

AİHM, daha önceki kararlarda benzer şikayetlerin dile getirildiğini ve bunların Ek 1 no'lu Protokolün 1. maddesinin ihlali ile sonuçlandığını dile getirmektedir (Bkz. sözü edilen Akkuşkararı, s. 1317, § 31, ve Aka kararı, s. 2682, §§ 50-51).

AİHM mevcut davayı incelemiş ve Hükümet'in davayı farklışekilde sonuçlandıracak hiçbir tespit ve delil sunmadığı kanaatine varmıştır. Ulusal mahkemelerin kararına göre kamulaştırmayı yapan idare tarafından başvurana verilmesi gereken ek tazminatın ödenmesindeki gecikme, başvuranı, mülkünün kamulaştırılmasına ilaveten ayrı bir zarara daha sokmuştur.

Sözkonusu davanın toplam fiili süresine eklenen bu gecikme, AİHM'yi, başvuranın toplum yararının gerektirdikleri ile mülkiyet hakkına saygının korunması arasında hüküm sürmesi gereken adil dengeyi bozan alışılmışın dışında ve ölçüsüz bir yüke katlanmak zorunda kaldığı yönünde düşünmeye sevk etmektedir.

Sonuç olarak AİHM, I No'lu Ek Protokol'ün 1. maddesinin ihlal edildiğine karar vermiştir.

II. AİHS'NİN 6 § 1. MADDESİNİN İHLAL EDİLMESİ HAKKINDA

Başvuran, kamulaştırmanın yapıldığı 1999 yılında başlayan ve 2001 yılı Kasım ayında ek istimlak bedelinin ödenmesi ile son bulan hukuki yargılama sürecinin AİHS'nin 6§1 maddesini ihlal ettiğinden şikayetçi olmaktadır.

AİHM sözkonusu şikayetin AİHS'nin 35§3 maddesine göre açıkça dayanaktan yoksun ilan edilemeyeceğine kanaat getirmiştir.

Başka hiçbir kabul edilemezlik gerekçesi bulunmamaktadır. 1 No'lu Ek Protokol'ün 1. maddesi kapsamında ulaşılan sonuç dikkate alındığında, AİHM şikayetin ayrıca Sözleşme'nin 6§1 maddesi açısından incelenmesine gerek olmadığına karar vermiştir.

III. AİHS'NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI HAKKINDA

AİHS'nin 41. maddesinde yer alan unsurlar.

A. Maddi ve manevi tazminat

Başvuran 4.000 Euro tutarında maddi zarara uğradığını iddia etmektedir. Başvuran ayrıca rakam belirtmeksizin manevi tazminat talebinde bulunmaktadır.

Hükümet bu iddialara karşı çıkmaktadır. Ayrıca, AİHM'den bu konuda bir tazminat ödenmesine karar verdiği taktirde, bu durumun hiçbir şekilde haksız bir zenginliğe sebep olmaması hususunu dikkate almasını istemektedir.

AİHM, Akkuş(adıgeçen karar, s. 1311, §§ 35-36 ve 39) kararında benimsenen hesaplama yöntemini gözönünde bulundurarak ve ilgili ekonomik veriler ışığında, başvurana maddi tazminat olarak 500 Euro (beş yüz) ödenmesine karar vermiştir.

Manevi tazminat konusunda ise, AİHM olayların mevcut koşullarıışığında ihlal kararının başlı başına bir tazmin olacağını ifade etmektedir.

B. Masraf ve harcamalar

Başvuran, AİHM nezdinde yaptığı masraf ve harcamalar için 2.000 (iki bin) Euro tazminat talebinde bulunmaktadır. Herhangi bir belge sunmamaktadır.

Hükümet bu iddialara karşı çıkmaktadır.

AİHM masraf ve harcamalar konusunda, AİHS'nin 41. maddesi alanında, gerçekliği, zorunluluğu ortaya konulan ve makul miktarlarda olan masraf ve harcamaların geri ödenebileceğini hatırlatmaktadır (Bkz., diğerleri arasında, Nikolava-Bulgaristan [Gc9, no:31195/96, § 79, CEDH 1999-II).

Başvuranın talebi belgelendirilmemiş ve rakam belirtilmemiş olsa da, başvuranın AİHM nezdinde temsil edilmek üzere bir takım masraflarda bulunmuş olabileceği değerlendirilmektedir. Sonuç olarak AİHM ilgili kişiye tüm masraflarla birlikte 500 Euro ödenmesinin makul olduğuna kanaat getirmiştir.

C. Gecikme Faizi

Gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankası'nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığıfaiz oranına üç puan eklenecektir.

BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AİHM, OYBİRLİĞİYLE,

1. Başvurunun kabul edilebilir olduğuna;

1. AİHS'ye Ek 1 no'lu Protokolünün 1. maddesinin ihlal edildiğine;

2. AİHS'nin 6§1 maddesine yönelik yapılan şikayetin incelenmesine gerek olmadığına ;

3.İhlal kararının tespitinin manevi tazmin için yeterli olacağına;

5. a) AİHS'nin 44 § 2 maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, döviz kuru üzerinden Y.T.L.'ye çevrilmek üzere ve miktara yansıtılabilecek her türlü vergiden muaf tutularak, Savunmacı Hükümet tarafından başvurana maddi tazminat için 500 Euro (beş yüz), masraf ve harcamalar için 500 Euro (beş yüz) ödenmesine;

b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar Hükümet tarafından, Avrupa Merkez Bankası'nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan fazlasına eşit oranda faiz uygulanmasına;

4. Adil tazmine ilişkin diğer taleplerin reddine;

karar vermiştir.

İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AİHM'nin iç tüzüğünün 77 §§ 2. ve 3. maddelerine uygun olarak 25 Nisan 2006 tarihinde yazıyla bildirilmiştir.

 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA