kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

AİHM
KUR - TÜRKİYE DAVASI

İlgili Kavramlar

HAKKANİYETE UYGUN BİR TATMİN
MÜLKİYET HAKKI

İçtihat Metni

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
KUR - TÜRKİYE DAVASI(Başvuru no:43389/98)

KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ
STRAZBURG
23 MART 2006

İşbu karar Sözleşme'nin 44 § 2. maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecek olup şekli bazı düzeltmelere tabi tutulabilir.

Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan 43389/98 başvuru no'lu davanın nedeni, Türk vatandaşıİsmail Kur'un (Başvuran) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) 18 Haziran 1998 tarihinde, Avrupa İnsan Hakları ve Temel Özgürlükleri Sözleşmesi'nin (AİHS) eski 25. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurudur. Başvuran, İzmir Barosu avukatlarından Z. Sedef Özdoğan tarafından temsil edilmektedir.

OLAYLAR

1950 doğumlu başvuran İzmir'de ikamet etmektedir.

Başvuran, Tunceli İl Özel İdare Müdürlüğü'nde şoför olarak çalışırken, 2 Aralık 1993 tarihinde, yasadışı silahlı örgüte yardım yaptığı gerekçesiyle yakalanmıştır. Başvuran, 3 Aralık 1993 tarihine kadar gözaltında tutulmuş ve bu tarihte Tunceli Sulh Hukuk Mahkemesi başvuranın tutuklanmamasına karar vermiştir. Cumhuriyet Başsavcısı bu karara itiraz etmiştir. Tunceli Asliye Ceza Mahkemesi, 3 Aralık 1993 tarihinde başvuranın tutuklu yargılanmasına karar vermiştir. Başvuran, 24 Şubat 1994 tarihinde serbest bırakılmıştır.

Tunceli Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) Cumhuriyet Başsavcısı, başvuranı Türk Ceza Kanunu'nun 169. maddesi gereğince itham etmiştir. Tunceli DGM, 7 Nisan 1995 tarihinde başvuranın beraatine karar vermiştir. Bu karar başvurana 8 Haziran 1995 tarihinde tebliğ edilmiştir.

Başvuran, gözaltına alınması ve tutuklanması nedeniyle uğradığı zarar gerekçesiyle, tazminat davası açmıştır. Başvuran maddi tazminat olarak 753.985.000 TL ve manevi tazminat için ise 2.500.000.000 TL istemiştir.

İzmir Ağır Ceza Mahkemesi, 24 Ekim 1996 tarihli kararla, sözkonusu tutukluluk döneminde başvuranın uğradığı gelir kaybı hakkındaki hesap incelemesini gözönüne alarak, başvurana maddi tazminat olarak 92.866.000 TL ve manevi tazminat olarak 150.000.000 TL ödenmesine karar vermiştir. Mahkeme, başvuranın diğer taleplerinin dayanaktan yoksun olduğuna ve iddia edilen diğer kayıplar kanıtlanmadığına kanaat getirmiştir.

Başvuran, 18 Kasım 1996 tarihinde, Ağır Ceza Mahkemesi kararının, gerekçe göstermeksizin taleplerinin bir kısmını reddettiğini ileri sürerek temyiz başvurusunda bulunmuştur.

Yargıtay, 3 Haziran 1997 tarihinde, Ağır Ceza Mahkemesi kararını onamıştır. Başvurana verilen tutara, yıllık % 30 gecikme faizi de eklenmiştir.

Başvuran, 19 Aralık 1997 tarihinde dosyayıİzmir İcra Dairesi'ne sevk ettirmiştir.

İdare, 7 Haziran 1999 tarihinde, 1997 yılının sonuna kadar olan dönem için yıllık % 30 gecikme faizi ve 1998-1999 yılları için % 50 gecikme faizi ile birlikte 523.800.000 TL tutarındaki tazminatı başvurana ödemiştir.

HUKUK AÇISINDAN

I. 1 NO'LU EK PROTOKOL'ÜN 1. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA

Başvuran, İdare'nin tazminatı ödemede geciktiğini ve Devlet'in borçlarına uygulanan faizin düşük olduğunu belirtmiştir. Başvuran, 1 No'lu Ek Protokol'ün 1. maddesini ileri sürmektedir.

A. Kabuledilebilirlik Hakkında

AİHM, tarafların argümanlarıışığında, başvurunun esastan incelenmesi gereken ciddi maddi ve hukuki sorunlara neden olduğuna kanaat getirmektedir. Buradan şikayetin AİHS'nin 35§3 maddesi uyarınca açıkça dayanaktan yoksun olduğunun söylenemeyeceği sonucu ortaya çıkmaktadır. AİHM, başvurunun kabul edilmemesi için başka hiçbir gerekçe tespit etmemiştir.

B. Esas Hakkında

Hükümet, Ağır Ceza Mahkemesi'nin tazminat adı altında başvurana ödenmesine karar verdiği miktara, olayların meydana geldiği dönemde yürürlükte olan gecikme faizinin de eklendiğine dikkati çekmektedir. Sonuç olarak, İdare 7 Haziran 1999 tarihinde, 1997 yılının sonuna kadar olan dönem için yıllık % 30 gecikme faizi ve 1998 yılından tazminatın ödendiği tarihe kadar olan dönem için % 50 gecikme faizi ile birlikte tazminatı başvurana ödemiştir. Ancak başvuran sözkonusu tazminatıİdare'nin geç ödemesinden dolayı, hiçbir zarara uğramamıştır. Zira tazminat yürürlükte olan gecikme faizi ile birlikte başvurana ödenmiştir.

Başvuran bu sava itiraz etmektedir.

AİHM, ulusal mahkemelerin, 3 Haziran 1997 tarihli nihai kararlarıyla, sözkonusu tutukluluk nedeniyle başvuranın maruz kaldığı maddi ve manevi zarar adı altında İdare'yi tazminat ödemeye mahkum ettiğini tespit etmektedir.

Ancak İdare, tazminatı (gecikme faizi ile birlikte) 7 Haziran 1999 tarihinde yani yaklaşık iki yıl sonra ödemiştir.

AİHM, davada ele alınan dönem boyunca Türkiye'deki enflasyonun yıllık % 82,8 olduğunu not etmektedir. Oysa 3095 sayılı Kanun gereğince başvuranın alacaklarına uygulanan gecikme faiz oranı 1 Ocak 1998 tarihine kadar % 30, daha sonra bu tarihten itibaren yıllık % 50 olmuştur.

AİHM'nin kanaatine göre, Yargıtay karar tarihindeki başvuranın alacağının değeri ile tazminatın ödendiği dönemdeki değer arasındaki fark, başvurana önemli derecede zarara uğratmıştır (Bkz. uygulanabileceği ölçüde Akkuş-Türkiye, 9 temmuz 1997 tarihli karar, 1997IV). Sadece İdare'nin ihmallerinden kaynaklanan bu fark, AİHM'yi başvuranın davada aşırıbir yük altında kaldığına dair bir değerlendirmede bulunmaya itmektedir.

Sonuç olarak 1 No'lu Ek Protokol'ün 1. maddesi ihlal edilmiştir.

II. AİHS'NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI HAKKINDA

A. Tazminat

Başvuran, maddi tazminat olarak 1.733 Euro ve manevi tazminat olarak 6.577 Euro istemektedir.

Hükümet bu iddialara itiraz etmektedir.

Konuya ilişkin AİHM içtihadıışığında ve elinde bulunan ekonomik veriler ışığında kendi hesap yöntemini kullanarak AİHM, maddi tazminat olarak başvurana 1.260 Euro ödenmesine karar vermektedir.

Manevi tazminat konusunda AİHM, dava koşullarında ihlal tespitinin kendi başına yeterli adil tazmin oluşturduğuna kanaat getirmektedir.

B. Masraf ve Harcamalar

Başvuran ulusal mahkemeler ve AİHM önünde yapmış olduğu masraf ve harcamalar için 1.500 Euro istemektedir.

Hükümet sözkonusu miktarın aşırı olduğuna kanidir.

AİHM, elinde bulunan unsurları ve içtihadından çıkan kriterleri gözönüne alarak, hakkaniyete uygun olarak masraf ve harcamalar için başvurana 1.000 Euro ödenmesine karar vermiştir.

C. Gecikme Faizi

Gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankası'nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranına üç puan eklenecektir.

BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, MAHKEME, OYBİRLİĞİYLE,

1. Başvurunun kabul edilebilir olduğuna;

2. 1 No'lu Ek Protokol'ün 1. maddesinin ihlal edildiğine;

3. Mevcut kararın tek başına manevi tazminat için yeterli adil tazmin oluşturduğuna;

4. a) Bu kararın, AİHS'nin 44§2 maddesine göre kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden YTL'ye çevrilmek üzere Savunmacı Hükümet'in başvurana,

i. maddi tazminat için 1.260 (bin iki yüz altmış) Euro;
ii. masraf ve harcamalar için 1.000 (bin ) Euro'yu;
iii. miktara yansıtılabilecek her türlü vergiden muaf tutarak ödemesine; b) Belirtilen süre bitiminden ödemenin yapıldığı tarihe kadar geçen süre için, yukarıda belirtilen tutara, Avrupa Merkez Bankası'nın kredi faiz oranına üç puan eklemek suretiyle gecikme faizi uygulanmasına;

5. Hakkaniyete uygun tazminata ilişkin diğer taleplerin reddine karar vermiştir.

İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve 23 Mart 2006 tarihinde, İçtüzüğün 77. maddesinin 2 ve 3. fıkraları uyarınca yazılı olarak tebliğ edilmiştir.

 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA