kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

AİHM
REMZİ KAÇAR - TÜRKİYE DAVASI

İlgili Kavramlar

BAŞVURUNUN KAYITTAN DÜŞÜRÜLMESİ
HÜRRİYET VE GÜVENLİK HAKKI

İçtihat Metni

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
REMZİ KAÇAR - TÜRKİYE DAVASI(Başvuru no: 11756/02)

KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ
2 Mart 2006

OLAYLAR

Başvuran Remzi Kaçar 1972 doğumlu T.C. vatandaşı olup Diyarbakır'da ikamet etmekte ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) önünde Diyarbakır Barosu avukatlarından M. Özbekli tarafından temsil edilmektedir.

Başvuran 5 Eylül 2001 tarihinde yasadışı bir örgütün mensubu olduğu şüphesiyle Adana'da yakalanmış ve Adana Emniyet Müdürlüğü polisleri tarafından sorgulanmıştır.

Başvuran 14 Eylül 2001 tarihinde Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi yetkili hakimi karşısına çıkarılmış, burada hakkında tutukluluk kararı verilerek cezaevine gönderilmiştir.

DGM hakimi, aynı gün Olağanüstü Hal Bölge Valisi'nin isteği üzerine, 430 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 3 c) bendi uyarınca on günü aşmamak kaydıyla başvuranın güvenlik güçleri tarafından sorgulanması yetkisini vermiş ve cezaevine giriş ve çıkışında başvuranın sağlık kontrolünden geçmesini zorunlu kılmıştır.

Hakim, 3 Ekim 2001 tarihinde yeniden 430 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 3 c) bendine dayalı olarak, başvuranın pişmanlık hali ışığında başvuranın devam eden soruşturmaya katkısı bakımından on günü aşmamak kaydıyla bir kez daha ifadesinin alınmasını istemiştir.

ŞİKAYETLER

AİHS'nin 5 § 3. maddesine atıfta bulunan başvuran gözaltı süresinin uzunluğundan şikayetçi olmakta, tutuklanmasının ardından yeniden gözaltına alındığını ve bu sürenin kırk günü geçtiğini ileri sürmektedir.

AİHS'nin 5 §§ 4. ve 5. maddelerini öne süren başvuran gözaltı süresinin uzunluğuna karşı iç hukukta etkili başvuru olanağının olmadığını iddia etmektedir.

HUKUK AÇISINDAN

AİHM, 7 Ekim 2004 tarihinde Savunmacı Hükümeti davadan haberdar ederek başvurunun kabuledilebilirliği ve esası hakkındaki yazılı görüşlerini sunmaya davet etmiştir. Hükümet 8 Nisan 2005 tarihinde başvurunun kabuledilebilirliği hakkındaki görüşlerini iletmiştir.

14 Nisan 2005 tarihinde başvurandan yazılı görüşlerini iletmesi istenmiştir.

AİHM, 13 Temmuz 2005 ve 11 Ekim 2005 tarihinde başvurana görüşlerini sunması için yeniden iadeli taahhütlü mektuplarla çağrıda bulunulduğu tespitini yapmaktadır (25 Temmuz ve 11 Ekim 2005 tarihli) Mahkeme, AİHS'nin 37. maddesinde yer alan hususlara başvuranın dikkati çekilmesine karşın bu iki yazının sonuçsuz kaldığını not etmektedir.

AİHM, başvuranın AİHS'nin 37 § 1 a ) maddesi uyarınca bu başvuruyu sürdüremeyeceği sonucuna varmaktadır.

Ayrıca, AİHS'nin 37 § 1. maddesi in fine maddesine uygun olarak başvurunun AİHS ve Protokolleri ile güvence altına alınan haklara yönelik bir incelemeyi gerektirecek başka hiçbir gerekçenin yer almadığını belirtmektedir. Sonuç olarak, AİHS'nin 29 § 3. maddesinin uygulanmasına son verip, davayı kayıttan düşürmek uygun olacaktır.

Bu gerekçelere dayalı olarak AİHM oybirliği ile,

Başvurunun kayıttan düşürülmesine karar vermiştir.

 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA