kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

AİHM
ÇOBAN - TÜRKİYE DAVASI

İlgili Kavramlar

HAKKANİYETE UYGUN BİR TATMİN
HÜRRİYET VE GÜVENLİK HAKKI

İçtihat Metni

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
ÇOBAN - TÜRKİYE DAVASI(Başvuru no: 48069 / 99)

KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ
STRAZBURG
21 Şubat 2006

İşbu karar Sözleşme'nin 44 § 2. maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecek olup şekli bazı düzeltmelere tabi tutulabilir.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan ve (48069/99) başvuru no'lu davanın nedeni bu ülke vatandaşı Küçük Hasan Çoban'ın (başvuran) 21 Nisan 1999 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 34. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurudur. Başvuran Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) önünde İstanbul
Barosu avukatlarından Engül Çıtak tarafından temsil edilmektedir.

OLAYLAR

Başvuran 4 Kasım 1998 tarihinde yasadışı örgüt TKP/ML-TIKKO'ya karşı yürütülen operasyon çerçevesinde tutuklanarak Taşova Jandarma Karakolu'nda gözaltına alınmıştır.

Taşova Cumhuriyet Savcısı tarafından 11 Kasım 1998 tarihinde dinlenen başvuran Sulh hakimi karşısına çıkarılmış, hakim tutuklu yargılanmasına karar vermiştir.

25 Kasım 1998 tarihinde Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) Cumhuriyet Savcısı başvuran hakkında kamu davası açmış ve TCK'nın 146 § 1. maddesinde öngörülen suç kapsamında «Anayasal düzeni zorla yıkmaya teşebbüs etme» ithamında bulunarak ölüm cezasına çarptırılmasını talep etmiştir.

DGM, 14 Şubat 2002 tarihli bir kararla başvuranı suçlu bulmuş ve ölüm cezasına mahkum etmiştir.

Yargıtay 23 Haziran 2003 tarihinde bu kararı onamış ve ölüm cezasının kaldırılmasını öngören 4771 sayılı Kanun uyarınca başvuranın ölüm cezasının hafifletilerek müebbet hapis cezasına çevrilmesine karar vermiştir.

HUKUK AÇISINDAN

I. AİHS'NİN 5. MADDESİ'NİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI

Başvuran gözaltı süresinin uzunluğundan ve bu sürenin yasallığına itiraz edecek başvuru yolunun bulunmadığından şikayetçi olmaktadır. Başvuran bu noktada AİHS'nin 5 §§ 3. ve 4.maddelerinin ihlal edildiğini ileri sürmektedir.

A. Kabuledilebilirliğe ilişkin

Hükümet, AİHS'nin 35 § 1. maddesi uyarınca iç hukuk yolları tüketilmediğinden AİHM'den başvuruyu reddetmesi talebinde bulunmakta, ceza sürecinin hiçbir aşamasında başvuranın gözaltı süresinin uzunluğuna karşı yetkili hukuk mercileri karşısında itirazda bulunmadığını savunmaktadır.

Başvuran Hükümetin savına karşı çıkmakta ve olayların meydana geldiği dönemde yürürlükte bulunan Yasa'ya uygun olarak başlatılacak her önlemin sonuçsuz kalacağını öne sürmektedir.

AİHM, yerleşik içtihadından doğan kıstaslar (Bkz. özellikle Sakık ve diğerleri kararı, no:2623-2624, § 44) ve sunulan deliller ışığında yapılan şikayetlerin esastan incelenmesi gerektiğini kaydetmektedir. Başvurunun kabuledilemez bulunması için hiçbir gerekçe tespit edilmemiştir.

B. Esas hakkında

1. AİHS'nin 5 § 3. maddesi hakkındaki şikayet

Başvuran yakalanmasının ardından hemen yetkili bir hakim karşısına çıkarılmadığından yakınmaktadır.

Hükümet, başvurana uygulanan gözaltı süresinin olayların meydana geldiği dönemde yürürlükte bulunan Kanun'a uygun olduğunu, isnat edilen suçun niteliğinin bu sürecin uzatılmasını gerektirdiğini savunmakta, ayrıca 3 Ekim 2001 tarihinde gerçekleştirilen Anayasal değişikliğinden bu yana gözaltı süresinin dört gün olduğunu sözlerine eklemektedir.

AİHM, 5. maddenin AİHS sistemi içinde Devletin keyfi uygulamaları karşısında bireyin korunması açısından temel bir hakkı güvence altına aldığını hatırlatmaktadır. Benzer bir müdahaleye getirilen hukuki denetim 5 § 3. maddede yer alan, keyfi uygulama riskini olabildiğince indirgeme ve hukukun üstünlüğünü sağlama gibi temel bir unsuru oluşturmaktadır (Bkz. sözü edilen Sakık ve diğerleri, 2623-2624, § 44).

AİHM, geçmişte de birçok defa yetkililerin terör suçlarına ilişkin soruşturmalarda özel sorunlarla karşılaştıklarını kabul etmiştir (Bkz. diğerleri arasında, Brogan ve diğerleri İngiltere kararı, 29 Kasım 1988, seri: A 145-B, s.33 § 61, Sakık ve diğerleri-Türkiye kararı,s.2623, § 44 ve Dikme-Türkiye kararı, no: 20869/92, AİHM 2000-VIII). Bununla birlikte bu durum 5. madde uyarınca, yetkililere terör suçu işlendiğini belirttikleri her durumda zanlıları iç hukuk mercilerinin ve Sözleşme Organlarının kontrolü dışında tutuklama ve gözaltına alma serbestisi tanımamaktadır (Bkz. mutatis mutandis, sözü edilen Dikme kararı, s. 206, § 64).

AİHM, daha önce de 5 § 3. maddede belirlenen kati sınırların ötesinde, teröre karşı işlenen kolektif suçların cezalandırılması amaçlansa dahi hukuki denetim olmaksızın gözaltı süresinin dört gün altı saat olduğu sonucuna varmıştır (Bkz. sözü edilen Brogan ve diğerleri kararı, s.33, § 62).

Mevcut başvuruda başvuranın gözaltı süresi 4 Kasım 1997 tarihinde başlamakta ve ilgilinin sulh hakimi tarafından dinlenildiği 11 Kasım 1997 tarihinde sona ermektedir, bu süre yedi gündür.

Başvuranın itham edildiği fiillerde terörle bir bağlantısı olduğu farz edilse dahi AİHM, hukuki denetim olmadan yedi günlük gözaltı süresini kabul edememektedir.

Bu nedenle, AİHS'nin 5 § 3. maddesi ihlal edilmiştir.

2. AİHS'nin 5 § 4. maddesi hakkındaki şikayet Başvuran gözaltı süresinin yasallığına karşı çıkacak başvuru yolunun bulunmadığından şikayetçi olmaktadır.


Hükümet, başvuranın CMUK'un 128 § 4. maddesinde öngörülen başvuru ile yetkili hakim önünde gözaltı süresinin yasallığına karşı çıktığını gözlemlemektedir.

AİHM Öcalan (Öcalan-Türkiye kararı, no: 46221/99, AİHM 2005-…) kararında, ulusal mahkemelerin CMUK'un 128 § 4. maddesi uyarınca ilgililerin tutukluluk hallerine uyguladıkları denetimin AİHS'nin 5 § 4. maddesinde yer alan gerekliliklere riayet
edilmediğini hatırlatmaktadır.

AİHM bu sorudan bağımsız olarak, başvuranın tutukluluk halinin devamına karar veren tek bir hakimin adı geçenin yakalanmasının ardından yedi günlük gözaltı süresinin yasallığı hakkında görüş bildirip bildirmediğinin bilinmesi gerektiğini not etmektedir. AİHS'nin 5 § 3.maddesi çerçevesinde alınan sonuç dikkate alındığında AİHM, böyle uzun bir dönemin «makul süre» kavramı ile bağdaşmadığına itibar etmektedir.

Bu nedenle, AİHS'nin 5 § 4. maddesi ihlal edilmiştir.

II. AİHS'NİN 41. MADDESİ'NİN UYGULANMASI

A. Tazminat

Başvuran 20.000 Euro manevi tazminat talep etmektedir.

Hükümet bu miktarı aşırı olarak değerlendirmektedir.

AİHM, sözkonusu olayların koşulları ve AİHS'nin 41. maddesi uyarınca hakkaniyete uygun olarak başvurana 1.500 Euro manevi tazminat ödenmesini kararlaştırmıştır.

B. Masraf ve harcamalar

Başvuran iç hukukta ve AİHM nezdinde yapmış olduğu harcamalar için 10.000 Euro talep etmektedir.

Hükümet bu miktara karşı çıkmaktadır.

AİHM'nin yerleşik içtihadına göre ve hakkaniyete uygun olarak başvurana yargı giderleri için Avrupa Konseyi tarafından verilen 630 Euro'luk adli yardım miktarı 1.500 Euro'dan düşülerek kalan kısmın ödenmesine karar vermiştir.

C. Gecikme Faizi

AİHM, Avrupa Merkez Bankası'nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranına 3 puanlık bir artışın ekleneceğini belirtmektedir.

BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AİHM, OYBİRLİĞİYLE,

1.Başvurunun kabuledilebilir olduğuna;

2. AİHS'nin 5 § 3. maddesinin ihlal edildiğine;

3. AİHS'nin 5 § 4. maddesinin ihlal edildiğine;

4. a) AİHS'nin 44 § 2 maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde,ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Y.T.L.'ye çevrilmek üzere Savunmacı Hükümetin başvurana;

i. manevi tazminat olarak 1.500 (bin beş yüz) Euro;
ii. masraf ve harcamalar için Avrupa Konseyi tarafından verilen adli yardım miktarı olan 630 (altı yüz otuz) Euro düşülerek kalan kısmı ödemesine;
iii. yukarıda belirtilen miktarların her türlü vergiden muaf tutulmasına;

b) Sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar, Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eşit oranda basit faizin uygulanmasına;

5. Adil tazmine ilişkin diğer taleplerin reddine;

KARAR VERMİŞTİR

İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AİHM'nin iç tüzüğünün 77 §§ 2. ve 3. maddelerine uygun olarak 21 Şubat 2006 tarihinde yazıyla bildirilmiştir.

 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA