kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

AİHM
EMİN YILDIZ - TÜRKİYE DAVASI

İlgili Kavramlar

ADİL YARGILANMA HAKKI

İçtihat Metni

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
EMİN YILDIZ- TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no:32907/03)

KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ
STRAZBURG
10 Nisan 2007

İşbu karar AİHS'nin 44§2 maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecektir. Şekli bazı düzeltmelere tabi olabilir.
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan (32907/03) başvuru no'lu davanın nedeni bu ülke vatandaşı olan Emin Yıldız'ın (başvuran) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) 1 Eylül 2003 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin Temel İnsan Haklarını güvence altına alan 34. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurudur.

Başvuran, AİHM önünde İzmir Barosu avukatlarından M. İşeri tarafından temsil edilmektedir.

OLAYLAR DAVA KOŞULLARI

Başvuran 1955 doğumlu olup Antalya'da ikamet etmektedir.

Başvuran, 8 Mayıs 1994 tarihinde yasadışı bir örgüt olan PKK'ya yardım ve yataklık ettiği gerekçesiyle yakalanmış ve gözaltına alınmıştır.

19 Mayıs 1994 tarihinde tutuklu yargılanmasına karar verilmiştir.

İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi, 6 Ekim 1994 tarihinde başvuranın serbest bırakılmasına karar vermiştir.

7 Kasım 1995 tarihinde kesinleşen 31 Ekim 1995 tarihli bir kararla başvuran beraat etmiştir.

Başvuran 23 Eylül 1996 tarihinde Antalya Ağır Ceza Mahkemesi'ne başvurarak, tutuklanması nedeniyle uğradığı zararın tazmin edilmesi amacıyla 466 sayılı Kanun uyarınca Maliye Bakanlığı aleyhinde tazminat davası açmıştır.

Antalya Ağır Ceza Mahkemesi, 1 Şubat 2000 tarihinde, davayı süresi dışında açtığıgerekçesiyle başvuruyu reddetmiştir.

Başvuran, 7 Temmuz 2000 tarihinde kararı temyiz etmiştir.

Yargıtay, üç aylık sürenin başvuranın beraatına ilişkin kararın tebliğ edildiği tarihten itibaren işlemeye başladığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararını 22 Ocak 2001 tarihinde bozmuştur. Oysa ki ilgili kişinin bu türden bir tebliğname alıp almadığı hususunu araştırmayan Ağır Ceza Mahkemesi davayı eksik bir şekilde incelemiştir.

Hükümet görüşlerine göre, Ağır Ceza Mahkemesi 10 Mayıs 2001 tarihinde başvuranın talebini reddetmiştir. Başvuran 19 Eylül 2005 tarihinde kararı temyiz etmiştir.

Dosyada yer alan unsurlardan hareketle, işbu kararın alındığı tarihte davanın halen görülüğü anlaşılmaktadır.

HUKUK AÇISINDAN

I. AİHS'NİN 6 § 1. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİİDDİASI HAKKINDA

Başvuran, dava süresinin AİHS'nin 6 § 1. maddesinde belirtilen "makul süre" ilkesini ihlal ettiğini ileri sürmektedir.
Hükümet bu iddiaya karşı çıkmaktadır.

Değerlendirmeye alınacak olan dönem 23 Eylül 1996 tarihinde başlamış ve halen sonuçlanmamıştır. O halde dava dört derecede incelenmiş ve neredeyse on yıl altı ay sürmüştür.

A. Kabuledilebilirlik Hakkında

Hükümet, başvuranın davasının ulusal mahkemelerde halen görülmekte olduğunu ve başvuranın şikayetlerini ulusal mahkemeler önünde dile getirmediğini belirterek, iç hukuk yollarının tüketilmemiş olması sebebiyle AİHM'den başvurunun reddedilmesini talep etmektedir.

Başvuran bu iddialara karşı çıkmaktadır.

AİHM, Türk hukukunda yargılanabilir kişilerin yargılama süresi ile ilgili şikayetlerini dile getirebilmeleri amacıyla AİHS'nin 13. maddesinde belirtildiği gibi etkili bir başvuru yolu tanınmadığı hususunu daha önce tespit etme imkanı bulmuştur (Tendik ve diğerleri-Türkiye, no: 23188/02, 22 Aralık 2005). Sonuç olarak başvuranın, şikayetini çözebilecek türden bir başvuru yolunu kullanabileceği hususu ortaya konulmamıştır. Bu nedenle Hükümet'in bununla ilgili olarak dile getirdiği itirazın kabuledilemez olduğuna kanaat getirilmektedir.

AİHM başvurunun AİHS'nin 35 § 3. maddesi uyarınca açıkça dayanaktan yoksun olmadığını tespit etmektedir. AİHM başvuruda başka hiçbir kabuledilemezlik gerekçesi bulunmadığı kanaatindedir.

B. Esas Hakkında

AİHM bir yargılama süresinin makul olup olmadığının, davanın koşullarına göre ve başta davanın karmaşıklığı olmak üzere, AİHM tarafından benimsenen kriterler ile başvuran ve yetkili mercilerin tutumları dikkate alınarak değerlendirildiğini hatırlatır (Bkz., diğerleri arasında, Pélissier ve Sassi-Fransa, no: 25444/94).

AİHM mevcut davadakilere benzer sorunları gündeme getiren birçok dava incelediğini ve bunların AİHS'nin 6 § 1. maddesinin ihlal edildiği yönünde sonuçlandığınıbelirtmektedir.

AİHM kendisine sunulan tüm unsurları incelemiş ve Hükümet'in davayı farklışekilde sonuçlandıracak hiçbir tespit ve delil sunmadığı kanaatine varmıştır. AİHM bu konudaki içtihadını dikkate alarak, mevcut davada yargılama süresinin aşırı uzun olduğuna ve "makul süre" ilkesini ihlal ettiğine kanaat getirmiştir.

Sonuç olarak AİHS'nin 6 § 1. maddesi ihlal edilmiştir.

II. AİHS'NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI HAKKINDA

A. Tazminat

Başvuran manevi tazminat olarak 10.000 Euro talep etmektedir.

Hükümet bu iddialara itiraz etmektedir.

AİHM, başvuranın manevi zarara uğramış olabileceği kanaatindedir. AİHM, hakkaniyete uygun olarak başvurana 1.800 Euro ödenmesine karar vermiştir.

B. Masraf ve Harcamalar

Başvuran, AİHM önünde yapılan masraf ve harcamalar için 3.000 Euro, avukatlık masrafları için de 2.360 Euro talep etmektedir. Başvuran iddiaları ile ilgili olarak herhangi bir belge sunmamaktadır.

Hükümet bu iddiaya itiraz etmektedir.

AİHM'nin yerleşik içtihadına göre ancak gerçekten yapılan ve makul miktardaki masraf ve harcamalar geri ödenebilmektedir. Mevcut davada ve elindeki mevcut unsurlar dikkate alındığında AİHM, mahkeme önünde yapılan masraf ve harcamalar için başvurana 1.000 Euro ödenmesine karar vermiştir.

C. Gecikme Faizi

AİHM, Avrupa Merkez Bankası'nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranına üç puanlık bir artışın ekleneceğini belirtmektedir.

BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK AİHM OYBİRLİĞİYLE,

1. Başvurunun kabuledilebilir olduğuna;

2.AİHS'nin 6 § 1. maddesinin ihlal edildiğine;

3. a) AİHS'nin 44 § 2 maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Y.T.L.'ye çevrilmek üzere ve her türlü vergiden muaf tutularak Savunmacı Hükümet tarafından başvurana manevi tazminat için 1.800 Euro (bin sekiz yüz), masraf ve harcamalar için 1.000 Euro (bin) ödenmesine;

b) Sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar, Hükümetin, Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eşit oranda basit faizi uygulamasına;

3. Adil tazmine ilişkin diğer taleplerin reddedilmesine;

Karar vermiştir.

İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AİHM'nin iç tüzüğünün 77 §§ 2 ve 3 maddesine uygun olarak 10 Nisan 2007 tarihinde yazıyla bildirilmiştir.

 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA