kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

AİHM
NECİP KENDİRCİ VE DİĞERLERİ - TÜRKİYE DAVASI

İlgili Kavramlar

ADİL YARGILANMA HAKKI
HAKKANİYETE UYGUN BİR TATMİN

İçtihat Metni

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
NECİP KENDİRCİ VE DİĞERLERİ - TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no: 10582/02, 1441/03 ve 7420/03)

KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ
STRAZBURG
3 Nisan 2007

İşbu karar AİHS'nin 44§2. maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecek olup bazışekli düzeltmelere tabi olabilir.

Türkiye Cumhuriyeti aleyhine yapılan başvurunun nedeni (başvuru no: 10582/02, 1441/03 ve 7420/03) bu ülkenin üç vatandaşı Necip Kendirci, Halil Kalkan ve Cafer Kaplan'ın (başvuranlar) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne sırasıyla 31 Ocak 2002, 28 Kasım 2002 ve 6 Ocak 20002 Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) Temel İnsan Haklarını güvence altına alan 34. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurudur. Başvuranlar, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) önünde Şanlıurfa barosu avukatlarından M. Birlik ve Gaziantep barosu avukatlarından M. Türkmen tarafından temsil edilmektedir.

OLAYLAR

Başvuranlar sırasıyla 1950, 1939 ve 1928 doğumlu olup Gaziantep'te ikamet etmektedir.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı (İdare) 1998 ve 1999 yıllarında Birecik barajının inşasınedeniyle başvuranlara ait yedi taşınmazı istimlâk etmiştir.

İdare bilirkişi heyeti bu arsaların değerlerini tespit etmiş ve kamulaştırma bedelleri başvuranlara bu işlem esnasında ödenmiştir.

İdare tarafından ödenen bedelleri yetersiz bulan başvuranlar her bir taşınmaz için ek bedel ödenmesi talebiyle Asliye hukuk mahkemesinde dava açmıştır.

Asliye hukuk mahkemeleri başvuranların taleplerini kısmen yerinde bularak başvuranlara ek kamulaştırma bedeli ödenmesine karar vermiştir.

Yargıtay ilk derece mahkemelerinin kararlarını onamıştır.

Ayrıtılar tabloda yer almaktadır.

HUKUK AÇISINDAN

I. BAŞVURULARIN BİRLEŞTİRİLMESİ

Başvuruların benzerliği ve esas itibariyle ortaya koydukları sorunlar dikkate alındığında, AİHM başvuruların birleştirilmesini ve tek bir başvuru altında incelenmesini uygun görmektedir.

II. EK 1 NO'LU PROTOKOL'ÜN 1. MADDESİ'NİN İHLAL EDİLDİĞİİDDİASI HAKKINDA

Başvuranlar Türkiye'deki yüksek enflasyon oranı karşısında uygulanan yasal faizin yetersiz kalması nedeniyle ek kamulaştırma bedelinin değer kaybetmesinden şikayetçi olmakta, bu doğrultuda Ek 1 no'lu Protokol'ün 1. maddesi'nin ihlal edildiğini ileri sürmektedir.

A. Kabuledilebilirlik hakkında

1. Altı ay kuralının gözetilmesi

Hükümet ilk olarak N. Kendirci'nin 243 no'lu parsele ilişkin başvurusunun AİHS'nin 35 § 1. maddesi uyarınca altı ay kuralına uymaması nedeniyle AİHM tarafından reddedilmesi talebinde bulunmuştur. Bu sürenin 24 Temmuz 2001'de başvurana ek kamulaştırma bedelinin ödendiği tarihten itibaren başlaması gerekmekteydi.

AİHM, yapılan şikayetin idare tarafından ek kamulaştırma bedelinin geç ödenmesi ve bu gecikme sonucunda başvuranın zarara uğramasını ortaya koyduğu saptamasını yapmaktadır. Bu gecikme 24 Temmuz 2001 tarihinde İdare tarafından sözü edilen miktarın ödenmesi ile sona ermiştir. Oysa başvuran ödeme tarihinden yaklaşık altı aydan fazla bir süre sonunda AİHM'ye 31 Ocak 2002 tarihinde başvuruda bulunmuştur.

AİHM Hükümetin N. Kendirci'nin 234 no'lu parsele dair itirazını yerinde görmekte ve şikayetin bu kısmını AİHS'nin 35 §§ 1. ve 4. maddeleri uyarınca reddetmektedir.

2. İç hukuk yollarının tüketilmesi hakkında

Hükümet ikinci olarak AİHS'nin 35. maddesi çerçevesinde başvuranların Borçlar Kanunu'nun 105. maddesinde yer alan hükümler doğrultusunda başvuru yolunu gerektiği gibi kullanmadıklarını ve iç hukuk yollarını tam olarak tüketmediklerini savunmaktadır. Gecikme faizleriyle karşılanan zararın dışında bir zarara uğranıldığının ortaya konulması koşuluyla, ek istimlâk bedelinin geç ödenmesi nedeniyle meydana geldiği iddia edilen zararların tazmini, bu hüküm çerçevesinde mümkün olabilirdi.

AİHM, Aka-Türkiye (adı geçen karar, s. 2678-2679, §§ 34-37) davasında bu davadakine benzer bir itirazı reddettiğini hatırlatmaktadır. AİHM bu kararından ayrılmasını gerektirecek bir neden görmemekte ve bu nedenle Hükümet'in itirazını reddetmektedir.

Hükümet son olarak başvuranların icra takibi başlatmadıklarından iç hukuk yollarınıtüketmediklerini öne sürmektedir.

AİHM bir kez daha buna benzer itirazın reddedildiğini hatırlatarak (Bkz. diğerleri arasında Yalçınkaya-Türkiye kararı, no: 14796/03, 2 Şubat 2006, Fadıl Yılmaz-Türkiye kararı, no: 28171/02, 21 Temmuz 2005) daha önce varılan bu sonuçlardan ayrı tutulacak hiçbir gerekçe görmemekte ve Hükümetin itirazını reddetmektedir.

AİHM, yerleşik içtihadından doğan kıstaslar (Bkz. özellikle Akkuş kararı) ve mahkemeye sunulan deliller ışığında 12, 380, 1313, 106/534 ve 109/692 no'lu parsellerle ilgili başvuruların esastan incelenmesine karar vermiştir. Bunun dışında hiçbir kabuledilemezlik gerekçesi yer almamaktadır.

B. Esas hakkında

AİHM, daha önceki kararlarda benzer şikayetlerin dile getirildiğini ve bunların Ek 1 no'lu Protokolün 1. maddesinin ihlali ile sonuçlandığını dile getirmektedir (Bkz. sözü edilen Akkuşkararı, s. 1317, § 31, ve Aka kararı, s. 2682, §§ 50-51).

AİHM mevcut davayı incelemiş ve Hükümet'in davayı farklışekilde sonuçlandıracak hiçbir tespit ve delil sunmadığı kanaatine varmıştır. Ulusal mahkemelerin kararına göre kamulaştırmayı yapan idare tarafından başvuranlara verilmesi gereken ek tazminatın ödenmesindeki gecikme, başvuranları, mülkünün kamulaştırılmasına ilaveten ayrı bir zarara daha sokmuştur. Sözkonusu davanın toplam fiili süresine eklenen bu gecikme, AİHM'yi, başvuranların toplum yararının gerektirdikleri ile mülkiyet hakkına saygının korunmasıarasında hüküm sürmesi gereken adil dengeyi bozan alışılmışın dışında ve ölçüsüz bir yüke katlanmak zorunda kaldıkları yönünde düşünmeye sevk etmektedir.

Sonuç olarak, Ek 1 no'lu Protokol'ün 1. maddesi ihlal edilmiştir.

III. AİHS'NİN 6 § 1. MADDESİ'NİN İHLAL EDİLDİĞİİDDİASI HAKKINDA

Başvuranlar yargı sürecinin uzunluğu ile AİHS'nin 6 § 1. maddesin ihlal edildiğini ileri sürmektedir.

A. Kabuledilebilirlik hakkında

AİHM bu şikayetin AİHS'nin 35 § 3. maddesi uyarınca dayanaktan yoksun olmadığına itibar etmektedir. Hiçbir kabuledilemezlik gerekçesi yer almamaktadır.

B. Esas hakkında

Ek 1 no'lu Protokol'ün 1. maddesi çerçevesinde varılan sonuç ışığında AİHM, 6 § 1. madde hakkında yapılan şikayeti ayrıca incelemeyi gerekli görmemektedir.

IV. AİHS'NİN 41. MADDESİ'NİN UYGULANMASI

A. Tazminat

N. Kendirci 50.000 Euro maddi zarara uğradığını ileri sürmekte ayrıca 50.000 Euro manevi tazminat talep etmektedir.

H. Kalkan 18.000 Euro maddi ve manevi tazminat talep etmektedir.

C. Kaplan her üç parsel için 20.000 Euro maddi zarara uğradığını öne sürmekte, 2.000 Euro manevi tazminat talep etmektedir.

Hükümet bu miktarlara karşı çıkmaktadır.

AİHM, Akkuş(adı geçen karar, s. 1311, §§ 35-36 ve 39) kararında benimsenen hesaplama yöntemini göz önünde bulundurarak ve ilgili ekonomik veriler ışığında, maddi tazminat olarak N. Kendirci'ye 12 no'lu parsel için 4.000 Euro, H. Kalkan'a her iki parsel için 17.000 Euro, C. Kaplan'a ise 7.150 Euro ödenmesine karar vermiştir.

Manevi zarara gelince, AİHM mevcut olaylar ışığında ihlal kararının tespitinin adil bir tazmini oluşturacağına kanaat getirmektedir.

B. Masraf ve harcamalar

N. Kendirci iç hukukta ve AİHM nezdinde yapmış olduğu masraf ve harcamalar için 2.000 Euro talep etmektedir.

Hükümet görüş bildirmemiştir.

Mahkemeye sunulan deliller ve bu yöndeki yerleşik içtihat ışığında AİHM, N. Kendirci'ye yargı giderleri başlığı altında 500 Euro ödenmesini kararlaştırmıştır.

H. Kalkan ve C. Kaplan masraf ve harcamalara ilişkin herhangi bir talepte bulunmamıştır. AİHM bu durumda bir ödeme yapılmasını gerekli görmemektedir.

C. Gecikme faizi

Gecikme faizi olarak, Avrupa Merkez Bankası'nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığıfaiz oranına 3 puanlık bir artış eklenecektir.

BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AİHM, OYBİRLİĞİYLE,

1.Başvuruların birleştirilmesine;

2.12, 380, 1313, 106/534, 106/537 ve 109/692 no'lu parsellere ilişkin başvuruların kabuledilebilir, bunun dışında kalanların kabuledilemez olduğuna;

3. Ek 1 no'lu Protokol'ün 1. maddesi'nin ihlal edildiğine;

4.AİHS'nin 6 § 1. maddesi hakkındaki şikayetin ayrıca incelenmesine gerek olmadığına;

5. Ek 1 no'lu Protokol'ün 1. maddesinin ihlali tespitinin başvuranların uğradıkları manevi zarar için adil bir tazmini oluşturduğuna;

5. a) AİHS'nin 44 § 2. maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Y.T.L.'ye çevrilmek ve miktarlara yansıtılabilecek her türlü vergiden muaf tutulmak üzere Savunmacı Hükümetin:

i. N. Kendirci'ye 4.000 (dört bin) Euro maddi tazminat ve yargı giderleri için 500 (beş yüz) Euro ödemesine;
ii. H. Kalkan'a 17.000 (on yedi bin) Euro maddi tazminat ödemesine;
iii. C. Kaplan'a 7.150 (yedi bin yüz elli) Euro maddi tazminat ödemesine;
iv. yukarıda belirtilen miktarların her türlü vergiden muaf tutulmasına;

b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapıldığı tarihe kadar Avrupa Merkez Bankası'nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan fazlasına eşit oranda faiz uygulanmasına;

7. Adil tazmine ilişkin diğer taleplerin reddine;

KARAR VERMİŞTİR.

İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AİHM'nin iç tüzüğünün 77 §§ 2. ve 3. maddelerine uygun olarak 3 Nisan 2007 tarihinde yazıyla bildirilmiştir.

 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA