kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

AİHM
KRANTA-TÜRKİYE DAVASI

İlgili Kavramlar

ADİL YARGILANMA HAKKI
AYRIMCILIK YASAĞI
HAKKANİYETE UYGUN BİR TATMİN

İçtihat Metni

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
KRANTA -TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no: 31277/03)

KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ
STRAZBURG
16 Ocak 2007

İşbu karar AİHS'nin 44§2 maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecektir. Şekli bazı düzeltmelere tabi olabilir.

Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan (31277/03) başvuru no'lu davanın nedeni, bu ülke vatandaşı Muammer Kranta'nın (başvuran) 7 Ağustos 2003 tarihinde Avrupa İnsan HaklarıSözleşmesi'nin (AİHS) 34. maddesi uyarınca Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (Mahkeme) yapmış olduğu başvurudur.

Başvuran, İzmir Barosu avukatlarından S. Özay tarafından temsil edilmektedir.

OLAYLAR

DAVA KOŞULLARI

Başvuran, 27 Ekim 1995 tarihinde, İzmir İdare Mahkemesi'nde İzmir Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü'nün (İZSU, bundan sonra "idare") kendisi aleyhinde verdiği bir kararın iptali için bir başvuruda bulunmuştur.

25 Nisan 1996 tarihli bir kararla başvuran haklı bulunmuştur İtiraz edilen işlem iptal edilmiştir. Mahkeme ayrıca idareyi, başvurana yargılama giderleri ve avukat masrafı için toplam 6.154.200 TL (yaklaşık 67 Euro) tutarında bir meblağ ödemeye mahkum etmiştir.

Danıştay 28 Mayıs 1999 tarihli kararıyla ilk derece mahkemesinin hükmünü onamıştır.

İdare halihazırda yerel mahkemeler tarafından hükmedilen yargılama giderlerini ve avukat masraflarını başvurana ödememiştir.

HUKUK AÇISINDAN

I. KABULEDİLEBİLİRLİĞE DAİR

AİHS'nin 6. ve 14. maddelerine ve 1 No'lu Ek Protokol'ün 1. maddesine atıfta bulunan başvuran, yerel mahkemeler tarafından hükmedilen yargılama giderlerinin ve avukat masraflarının idare tarafından ödenmemesinden şikayetçi olmaktadır.

Hükümet, AİHS'nin 35 § 1. maddesi uyarınca altı ay kuralına uyulmamış olması nedeniyle AİHM'yi başvuruyu reddetmeye davet etmektedir. Hükümet'e göre sözkonusu süre Danıştay'ın kararını verdiği 28 Mayıs 1999 tarihinden itibaren işlemeye başlamıştır.

AİHM, başvuranın şikayetçi olduğu durumun idare mahkemesinin icra yetkisi veren nihai kararıyla başlamış olduğunu ve bu güne kadar devam ettiğini kaydetmektedir. Bu itibarla bu itirazı reddetmek gerekmektedir.

Hükümet'e göre başvuran, AİHS'nin 35 § 1. maddesi uyarınca içhukukta sunulan başvuru yollarının tamamını tüketmemiştir.

Hükümet, başvuranın ilk önce nihai kararın uygulanmadığı gerekçesiyle idare mahkemesine şikayet başvurusunda bulunması gerektiğini savunmaktadır.

AİHM'nin takdirine göre, adli bir süreç sonucunda Devlet'ten bir tazminat elde eden bir kimsenin daha sonra tazminatı bu tazminatı elde etmek için yeni adli süreç başlatmak zorunda kalması uygun değildir (bkz., mutatis mutandis, Karahalios - Yunanistan, no: 62503/00, 26 Eylül 2002). Bu nedenle bu itirazı itibara almamak yerinde olacaktır.

İçtihadından kaynaklanan ölçütler ve elindeki mevcut bilgiler ışığında AİHM, başvurunun esastan incelenemesi gerektiğine hükmetmektedir. Ayrıca başvuru herhangi bir kabuledilemezlik gerekçesiyle karşılaşmamaktadır.

II. AİHS'NİN 6 § 1. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİİDDİASI HAKKINDA

Daha evvel de müteaddit defalar mevcut davadakine benzer sorunları incelemiş olan AİHM, bu davalarda AİHS'nin 6 § 1. maddesinin ve 1 No'lu Ek Protokol'ün 1. maddesinin ihlal edildiği hükmüne varmıştı (bkz., sözgelimi, Bourdov - Rusya, no: 59498/00, Romachov - Ukrayna, no: 67534/01, 27 Temmuz 2004, ve Kuzu - Türkiye, no: 13062/03, 17 Ocak 2006).

AİHM mevcut davayı incelemiş ve Hükümet'in farklı bir hükme varılmasını sağlayacak nitelikte herhangi bir olgu ya da argüman sunmadığını tespit etmiştir. AİHM idarenin ne yerel mahkemeler tarafından belirlenmiş masraf ve harcamaları ne de avukatlık ücretini başvurana ödemediğini tespit etmektedir. Bir başka deyişle adli makamlarca başvuran lehinde verilen nihai karar ve icra yetkisi yedi yıldan beridir uygulanmamıştır. Bu ihmal AİHM'yi, yetkili Türk makamlarının geçen bu süre zarfında mevcut davada verilen nihai karara uygun hareket etmek noktasında gerekli önlemleri almayarak AİHS'nin 6 § 1. maddesinde ve 1 No'lu Ek Protokol'ün 1. maddesinde öngörülen düzenlemeleri kısmen yararlı etkilerinden yoksun bıraktıkları kanaatine vardırmaktadır.

Bu itibarla sözkonusu düzenlemeler ihlal edilmiştir.

III. AİHS'NİN 14. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİİDDİASI HAKKINDA

AİHS'nin 14. maddesine atıfta bulunan başvuran, idarenin borçlarını ödeme noktasındaki takdir yetkisi sebebiyle ayrımcılığa maruz bırakıldığını iddia etmektedir.

AİHS'nin 6 § 1. maddesi ve 1 No'lu Ek Protokol'ün 1. maddesine ilişkin olarak yukarıda varılan sonucu göz önünde bulunduran AİHM, bu sorunun AİHS'nin 14. maddesi bakımından ayrıca incelenmesine yer olmadığı kanaatindedir.

IV. AİHS'NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI HAKKINDA

A. Tazminat

Başvuran maddi ve manevi zararlarının tazmini için 5.000 Euro talep etmektedir.

Hükümet bu taleplere itiraz etmektedir.

Bu konudaki içtihadı uyarınca kendi hesap yöntemini uygulayan AİHM dava koşullarınıdikkate alarak başvurana maddi ve manevi tazminat olarak 500 Euro ödenmesine hükmetmektedir.

B. Masraf ve harcamalar

Başvuran masraf ve harcamalarına ilişkin herhangi bir talepte bulunmamıştır. Bu nedenle AİHM bu yönde bir tazminat ödenmesine yer olmadığını takdir etmektedir.

C. Gecikme faizi

Gecikme faizi olarak, Avrupa Merkez Bankası'nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığıfaiz oranına üç puan eklenecektir.

BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK AİHM, OYBİRLİĞİYLE

1- Başvurunun kabuledilebilir olduğuna;

2- AİHS'nin 6 § 1. maddesinin ve 1 No'lu Ek Protokl'ün 1. maddesinin ihlal edildiğine;

3-a) AİHS'nin 44 § 2 maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, döviz kuru üzerinden Y.T.L.'ye çevrilmek üzere ve miktara yansıtılabilecek her türlü vergiden muaf tutularak, Savunmacı Hükümet tarafından başvurana maddi ve manevi tazminat olarak 500 Euro (beş yüz) ödenmesine;

b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar Hükümet tarafından, Avrupa Merkez Bankası'nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan fazlasına eşit oranda faiz uygulanmasına;

5. Adil tatmine ilişkin diğer taleplerin reddine;Karar vermiştir.İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AİHM'nin iç tüzüğünün 77 §§ 2 ve 3. maddesine uygun olarak 16 Ocak 2007 tarihinde yazıyla bildirilmiştir.

 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA