kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

AİHM
ASLANGİRAY VE DİĞERLERİ/TÜRKİYE DAVASI


İçtihat Metni

ASLANGİRAY VE DİĞERLERİ - TÜRKİYE DAVASI

(Başvuru no: 48262/99)

STRAZBURG

31 Mayıs 2005

Bu karar, AİHS'nin 44 § 2. maddesi uyarınca kesinlik kazanacaktır. Üzerinde şekle ilişkin değişiklik yapılabilir.

Aslangiray ve Diğerleri - Türkiye Davası'nda,

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (Dördüncü Daire),
Başkan Nicolas BRATZA
Yargıçlar, R.TÜRMEN,
K. TRAJA,
S. PAVLOVSKI,
L. GARLICKI,
L. MIJOVIC,
J. SIKUTA ve

Bölüm Sekreteri M. O'BOYLE'un katılımı ile 10 Mayıs 2005 tarihinde kapalı oturumda toplanmış ve anılan tarihte izleyen kararı vermiştir:

USUL

1.Dava, Ali Aslangiray, Fatma Özbilge ve Gülsüm Özbilge isimli üç Türk vatandaşı ("başvuranlar") tarafından 4 Mayıs 1999 tarihinde, İnsan Hakları ve Temel Özgürlükler Sözleşmesi'nin ("Sözleşme") 34. maddesine dayanarak Türkiye aleyhine AİHM'ye yapılan başvurudan (no. 48262/99) kaynaklanmaktadır.

2. Başvuranlar, Ankara Barosu'na bağlı R.T. Bektaş isili avukat tarafından temsil edilmişlerdir. Türk Hükümeti, ("Hükümet"), AİHM'deki yargılamalar için bir Ajan tayin etmemiştir.

3.8 Temmuz 2004 tarihinde, AİHM, başvuruyu kısmen kabuledilmez bulmuş ve artırma bedeline ilişkin yetersiz faize, yetkililerin artırma bedeli ödenmesindeki gecikmesine, işlemlerin uzunluğuna, Devlet'e olan Devletçe ödenecek borçların faiz oranları arasındaki farklar ve Devlet borçlarının icra işlemlerine tabi olmaması gerçeğine ilişkin şikayeti Hükümet'e bildirmeye karar vermiştir. AİHS'nin 29 § 3. maddesinin hükümlerince başvurunun esaslarını, kabuledilebilirliği ile aynı anda incelemeye karar vermiştir.

OLAYLAR

I.DAVA ŞARTLARI

4.19 Temmuz 1993 tarihinde, başvuranlar, Baskil Asliye Hukuk Mahkemesi'nde Karayolları Genel Müdürlüğü aleyhinde ayrı ayrı davalar açmıştır. Baraj inşaatı için herhangi bir ödeme yapılmaksızın arsalarına kanunsuz olarak el konulduğunu iddia etmiş ve bunun tazmin edilmesini talep etmişlerdir.

5.2 Aralık 1993 tarihinde, Baskil Asliye Hukuk Mahkemesi, bir bilirkişi heyetinin başvuranların arsasının değerlendirmesini yaptığından ve Tapu'da arsanın maliki olarak adı geçenlere yetkililer tarafından ilgili meblağ ödendiğinden, davaların başvuranların arsalarına kanunsuz olarak el konulmasından kaynaklanan tazmin taleplerinden ziyade, kamulaştırmadan kaynaklanan tazminat talepleri olarak nitelendirilmesi gerektiğine karar vermiştir. Mahkeme, idarenin, arsaların baraj suları altında kaldığı tarih olan 1986'dan itibaren geçerli olmak üzere, başvuranlara, artırma bedeli ile yasal faiz oranının ödenmesine kara vermiştir.

6.6 Ekim 1994 tarihinde, Yargıtay, birinci derece mahkemesinin kararlarını bozmuş ve davaların kamulaştırmadan kaynaklanan tazmin talebi olarak nitelendirilemeyeceğine hükmetmiştir. Başvuranlar, Yargıtay kararlarının düzeltilmesini talep etmiştir.

7.7 Mart 1995 tarihinde, Yargıtay, kararlarını düzeltmiş ve davaların kamulaştırmadan kaynaklanan tazminat talepleri olarak nitelendirilebileceğine hükmetmiştir. Birinci derece mahkemesinin kararlarını, yalnızca yasal faiz oranının işlemeye başladığı tarih bağlamında onamıştır.

8.9 Ekim 1997 tarihinde, birinci derece mahkemesi, Yargıtay'ın kararına uymuştur. Buna göre, taşınmazın mülkiyetinin Karayolları Genel Müdürlüğü'ne geçtiği 19 Ağustos 1993 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, idarenin, Ali Aslangiray, Fatma Özbilge ve Gülsüm Özbilge'ye sırasıyla 303,510,000 TL (yaklaşık 1,540 Euro), 216,503,800 TL (yaklaşık 1,100 Euro) ve 424,914,000 TL (yaklaşık 2,155 Euro) ve yasal faiz oranını ödemesine karar vermiştir. Karayolları Genel Müdürlüğü temyize gitmiştir.

9.17 Mart 1998 tarihinde, Yargıtay, Baskil Asliye Mahkemesi'nin kararlarını onamıştır.

10.2 Nisan 1998 tarihinde, Yargıtay, kararları başvuranlara bildirilmiştir.

11.11 Kasım 1998 tarihinde, idare, ödenmesi gereken miktarları faiziyle birlikte başvuranlara ödemiştir.

II.İLGİLİ İÇ HUKUK VE UYGULAMASI

12.İlgili iç hukuk ve uygulaması, Akkuş - Türkiye davasında izah edilmiştir (9 Temmuz 1997 kararı, Reports of Judgments and Decisions, 1997-IV, §§ 13-16).

HUKUK

I.1 NO'LU PROTOKOL'ÜN 1. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI

13.Başvuranlar, yaklaşık sekiz yıl sürmüş olan mahkeme işlemlerinden sonra, kamulaştırma için yetkililerden alabildikleri artırma bedelinin değerinin düştüğünü, zira ödenebilen gecikme faizinin Türkiye'deki yüksek enflasyon oranına paralel olmadığını ileri sürerek şikayetçi olmuşlardır. 1 no'lu Protokol'ün 1. maddesine atıfta bulunmuşlardır. Bu maddeye göre:
"Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir.
Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez."

A. Kabuledilebilirlik

14. Hükümet, AİHM'den öncelikle, AİHS'nin 35. maddesi uyarınca altı aylık zaman limiti kuralına uyulmaması nedeniyle başvurunun kabuledilemez olduğuna karar verip reddetmesini istemiştir. Sözkonusu madde uyarınca, sözkonusu zaman, 17 Mart 1998 tarihinden itibaren işlemeye başlamalıdır. Ancak başvuranlar, 4 Mayıs 1999 tarihine kadar, nihai yerel karardan yaklaşık on dört ay sonra, başvurularını AİHM'ye sunmuşlardır.

15. AİHM, huzurunda sunulan şikayetin, yalnızca yetkili makamların, ek tazminatı ödeme hususundaki gecikmelerine ve bunun sonucunda başvuranların maruz bırakılmış oldukları zarara ilişkin olduğunu belirtmiştir.

16. Ödeme, nihayet, 11 Kasım 1998 tarihinde yetkili makamlarca yapılmıştır. Başvuranlar, başvurularını 4 Mayıs 1999 tarihinde AİHM'ye sunarak AİHS'nin 35. maddesine uymuşlardır. Sözkonusu ilk itiraz, bu nedenle reddedilmelidir.

17. Ayrıca Hükümet, Borçlar Kanunu'nun 105. maddesi bağlamında mevcut iç hukuk yolunu uygun şekilde kullanmamış olmaları nedeniyle başvuranların, AİHS'nin 35. maddesince öngörülen iç hukuk yollarını tüketmemiş olduklarını ileri sürmüştür. Sözkonusu madde uyarınca, kayıpların, gecikme faizi miktarından fazla olduğu tespit edilmiş olsaydı, ek tazminatın ödenmesindeki gecikme sonucu uğradıklarını iddia ettikleri kayıplar için tazminat almaları uygun olurdu.

18. AİHM, Aka/Türkiye davasında benzer bir ilk itirazı reddetmiş olduğunu gözlemler (23 Eylül 1998 tarihli karar, Raporlar 1997-VI, sayfa 2678-79, §§ 34-37). Sözkonusu davada aksini yapmak için bir gerekçe görmemektedir ve bu nedenle, Hükümet'in itirazını reddeder.

19. İçtihadında oluşturduğu ilkeler (bkz., diğer içtihatlar yanında, Akkuş) ve huzurunda sunulan deliller ışığında, sözkonusu şikayetin esasları hususunda incelenmesi gerektiğine ve kabuledilemez olduğu sonucuna varmak için gerekçe olmadığına karar vermiştir.

B. Esaslar

20. AİHM, sözkonusu davada ortaya çıkan esaslara benzer esasların değerlendirildiği birçok davada 1 No.lu Protokol'ün 1. maddesinin ihlal edilmiş olduğunu tespit etmiştir (bkz. Akkuş, sayfa 1317, § 31 ve Aka, sayfa 2682, §§ 50-51).

21. Hükümet tarafından sunulan delilleri ve iddiaları inceleyen AİHM, önceki davalarda varmış olduğu sonuçlardan farklı bir sonuca varması için gerekçe olmadığı kanısındadır. Yerel mahkemelerce ödenmesine karar verilen ek tazminatın ödenmesindeki gecikmenin, kamulaştırmadan sorumlu makama atfedilebileceğini ve başvuranın, kamulaştırılan toprağına ek bir kayba uğramasına neden olduğunu tespit etmiştir. Sözkonusu gecikme ve bir bütün olarak dava işlemlerinin uzunluğu sonucunda AİHM, başvuranların, umumi menfaatler ve mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı arasında kurulması gereken adil dengeyi sarsan kişisel ve haddinden fazla bir yük taşımak durumunda kaldıkları sonucuna varmıştır.

22. Sonuç olarak, 1 No.lu Protokol'ün 1. maddesi ihlal edilmiştir.

II. AİHS'NİN 6 § 1. MADDESİNİN İHLAL EDİLMİŞ OLDUĞU İDDİASI

23. Başvuranlar, AİHS'nin 6 § 1. maddesine dayanarak dava işlemlerinin, makul olmayan mertebede uzun olması hususunda şikayette bulunmuşlardır.

A. Kabuledilebilirlik

24. AİHM, sözkonusu şikayetin AİHS'nin 35 § 3. maddesi bağlamında temelden yoksun olduğunu belirtmiştir. Ayrıca, başka bir gerekçeye dayalı olarak kabuledilemez olmadığı sonucuna varmıştır.

B. Esaslar

25. 1 No.lu Protokol'ün 1. maddesi uyarınca tespit ettikleri ışığında AİHM, davanın 6 § 1. madde uyarınca incelenmesinin gerekli olmadığı kanısına varmıştır.

III. 1 NO.LU PROTOKOL'ÜN 1. MADDESİ İLE BİRLİKTE AİHS'NİN 14. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI

26. Başvuranlar, 1 No.lu Protokol'ün 1. maddesi ile birlikte AİHS'nin 14. maddesi'ne dayanarak, Devlet'e olan borçların faiz oranı ile sözkonusu tarihteki vadesi geçmiş Devlet borçlarının faizi arasındaki fark sonucu Devlet'in lehine ortaya çıkan istisnai durum ve Devlet borçlarının, teminatsız borçlar gibi icra usulüne tabi olmaması hususunda şikayette bulunmuştur.

A. Kabul edilebilirlik

27. AİHM, sözkonusu şikayetin AİHS'nin 35 § 3. maddesi bağlamında temelden yoksun olmadığını belirtmiştir. Ayrıca, başka bir gerekçeye dayalı olarak kabuledilemez olmadığı sonucuna varmıştır.

B. Esaslar

28. 1 No.lu Protokol'ün 1. maddesi bağlamında tespit ettikleri ışığında AİHM, davanın 1 No.lu Protokol'ün 1. maddesi ile birlikte AİHS'nin 14. maddesi uyarınca ayrıca incelenmesinin gerekli olmadığı kanısındadır.

IV. AVRUPA İNSAN HAKLARI SÖZLEŞMESİ'NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI

29. AİHS'nin 41. maddesi şöyledir:

"Mahkeme işbu Sözleşme ve protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleşmeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, hakkaniyete uygun bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder."

A. Maddi ve manevi tazminat

30. Başvuranlar, maddi zarar karşılığında genel toplamda 313.298 ABD Doları (yaklaşık 244.380 Euro) tazminat talep etmişlerdir. Ayrıca, 1.500.000 ABD Doları (yaklaşık 1.170.050 Euro) manevi zarar tazminatı talep etmişlerdir.

31. Hükümet onların taleplerine itiraz etmiştir.

32. AİHM, Akkuş kararında (yukarıda anılan, ss. 2683-84, §§ 55-56) olduğu gibi aynı hesaplama yöntemini kullanarak ve ilgili ekonomik verileri göz önünde tutarak, Ali Aslangiray, Fatma Özbilge ve Gülsüm Özbilge'ye, sırasıyla, 340 Euro, 235 Euro ve 480 Euro maddi tazminat ödenmesine karar verir.

33. AİHM, başvuranların uğradığı herhangi bir manevi zarara karşı, ihlal tespitinin başlı başına yeterli tazmin oluşturduğunu değerlendirir.

B. Mahkeme masrafları

34. Başvuran, AİHM huzurundaki işlemlere ilişkin herhangi bir mahkeme masrafının ödenmesini talep etmemiştir.

C. Gecikme faizi

35. AİHM, gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankası'nın kısa vadeli kredilere uyguladığı marjinal faiz oranına üç puan eklemek suretiyle elde edilecek oranın uygun olduğuna karar verir.

BU SEBEPLERLE AİHM, OYBİRLİĞİ İLE

1. Başvurunun kabuledilebilir olduğuna;

2. AİHS'nin 1 No.'lu Protokol'ünün 1. maddesinin ihlal edildiğine;

3. AİHS'nin 6 § 1.maddesi uyarınca olan şikayeti incelemenin gereksiz olduğuna;

4. AİHS'nin 14.maddesi uyarınca olan şikayeti incelemenin gereksiz olduğuna;

5. İhlal tespitinin manevi zarara karşı yeterli bir tazmin oluşturduğuna;

6. a) Sorumlu Devlet'in, aşağıdaki miktarları, AİHS'nin 44 § 2. maddesi uyarınca kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme gününde tabi olabilecek, damga vergisi veya gümrük vergileri her türlü vergiyle birlikte, ödeme günündeki kur üzerinden Yeni Türk Lirası'na dönüştürmek üzere ödemesine:

(i) Ali Aslangiray'a 340 Euro (üç yüz kırk Euro) maddi tazminat;

(ii) Fatma Özbilge'ye 235 Euro (iki yüz otuz beş Euro) maddi tazminat;

(iii) Gülsüm Özbilge'ye 480 Euro (dört yüz seksen Euro) maddi tazminat;

b) yukarıda belirtilen üç aylık sürenin aşılmasından ödeme gününe kadar geçen süre için yukarıdaki miktarlara Avrupa Merkez Bankası'nın uyguladığı marjinal faiz oranına üç puan eklemek suretiyle elde edilecek oranın gecikme faizi olarak uygulanmasına;

7. Başvuranların adil tazmin talebinin kalanının reddine

KARAR VERMİŞTİR.

İngilizce olarak hazırlanmış ve Mahkeme İç Tüzüğünün 77 §§ 2 ve 3. maddesi uyarınca 31 Mayıs 2005 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiştir.

Michael O'BOYLE Nicolas BRATZA
Sekreter Başkan

 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA