kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

 

DANIŞTAY
13. Daire 2005/560 E.N , 2005/1545 K.N.

İlgili Kavramlar

CEZAİ İŞLEM
RTÜK İŞLEMİNİN İPTALİ TALEBİ
TELEVİZYON YAYINININ BİR GÜN SÜREYLE GEÇİCİ OLARAK DURDURULMASI
YAYIN İLKESİNE AYKIRILIK

Özet
YAYIN İLKELERİNE AYKIRILIK NEDENİYLE UYGULANACAK YAPTIRIMLARIN CEZAİ NİTELİKTEKİ İŞLEMLER OLDUĞU, CEZAİ İŞLEMLERİN, UYGULANMASI SIRASINDAKİ YASAL DÜZENLEMEYE UYGUN OLMALARI GEREKTİĞİ HAKKINDA.


İçtihat Metni

Ankara 11. İdare Mahkemesi'nin 29.04.2003 tarih ve E.-2002/356, K:2003/652 sayılı kararının; işlemin dayandığı Yasa maddesinin, hem işlemin tesis edildiği hem de mahkemece karar verildiği tarihte yürürlükte bulunmadığı, bu nedenle İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

Savunmanın Özeti: Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbiri bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.

Danışta/ Tetkik Hakimi Muammer TOPAL'ın Düşüncesi: Dava, "..." logosuyla yayın yapan davacı yayın kuruluşunda yayınlanan "..." adlı programın, 3984 sayılı Yasa'nın 4/m bendine aykırılık teşkil ettiğinden bahisle, televizyon yayınının bir gün süreyle geçici olarak durdurulmasına ilişkin Radyo ve Televizyon Üst Kurulu'nun 08.02.2002 tarihli işleminin iptali istemiyle açılan davada, Ankara 9. İdare Mahkemesinin, 14.06.2002 tarih ve E.-2002/292 sayılı kararıyla, bilirkişi raporuna göre, daha önce verilmiş olan yürütmenin durdurulmasına ilişkin karar kaldırıldığından, Üst Kurul kararının uygulanabilmesi amacıyla tesis edilen, televizyon yayınının 11.08.2002 Pazar günü saat 00.00'dan başlayarak bir gün süreyle geçici olarak durdurulmasına ilişkin Üst Kurul'un 10.07.2002 tarihli işleminin iptali istemiyle açılmış, İdare Mahkemesi'nce davanın reddine karar verilmiştir.

21.05.2002 tarih ve 24761 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 15.05.2002 tarih ve 4756 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanun, Basın Kanunu, Gelir Vergisi Kanunu ile Kurumlar Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 2. ve 16. maddeleriyle, 3984 sayılı Kanun'un 4. ve 33. maddeleri tamamen değiştirilerek, yayın ilkeleri ve bu ilkelere aykırı yayın yapılması halinde uygulanacak yaptırımlar yeniden belirlenmiştir.

İdare Hukuku ilkelerine göre idarenin ve kamu görevlilerinin yetkileri önceden yasalarla belirlenmiş olup, idare ve kamu görevlileri yasaların kendisine tanımadığı bir yetkiyi kullanamaz. İdareye yetki veren yasaların kaldırılması ile idarenin yetkisi sona erer ve idare yetkisini ancak, yetkili olduğu süre içinde, bu yetkinin dayanağı olan yasalar yürürlükte olduğu sürece kullanabilir. Yayın ilkelerine aykırılık nedeniyle uygulanacak yaptırımlar cezai nitelikteki işlemlerdir. Cezai işlemlerin, uygulanması sırasındaki yasal düzenlemeye uygun olmaları gerekir.

Olayda, dava konusu işlemin dayanağı olarak gösterilen 3984 sayılı Kanun'un 4. ve 33. maddelerinin 4756 sayılı Kanun'la tamamen değiştirilerek, getirilen yeni hükümlerle, yayın ilkelerine aykırılığı saptanan yayına uygulanacak yaptırımlar da değiştirildiğinden, dava konusu işlemin uygulanma tarihi itibariyle uygulanacak yaptırımın hukuki temeli ve sonuçları da farklılık arz etmektedir.

Bu durumda, yaptırım konusu olan yayın, yasa değişikliğinden önce gerçekleşmiş ise de uygulama işleminin Yasa değişikliğinden sonraki bir tarihe kaldığı göz önüne alındığında, îdare Mahkemesi'nce, davalı idarece tesis edilen uygulama işleminin konusu olarak gösterilen yayın ilkelerine aykırı yayının, mevcut yeni yasal düzenlemeye göre değerlendirilmek suretiyle karar verilmesi gerekmektedir.

Açıklanan nedenle, temyiz isteminin kabulüyle İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı Mehmet KARAOGLU'nun Düşüncesi: İdare ve Vergi Mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir.

Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce Tetkik Hakimi'nin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

Dava, "..." logosuyla yayın yapan davacı yayın kuruluşunda yayınlanan "..." adlı programın, 3984 sayılı Yasa'nın 4/m bendine aykırılık teşkil ettiğinden bahisle, televizyon yayınının bir gün süreyle geçici olarak durdurulmasına ilişkin Radyo ve Tevizyon Üst Kurulu'nun 08.02.2002 tarihli işleminin iptali istemiyle açılan davada, Ankara 9. İdare Mahkemesinin, 14.06.2002 tarih ve E:2002/292 sayılı kararıyla, bilirkişi raporuna göre, daha önce verilmiş olan yürütmenin durdurulmasına ilişkin karar kaldırıldığından, Üst Kurul kararının uygulanabilmesi amacıyla tesis edilen, televizyon yayınının 11.08.2002 tarihinde saat 00.00'dan başlayarak bir gün süreyle geçici olarak durdurulmasına ilişkin Üst Kurul'un 10.07.2002 tarihli işleminin iptali istemiyle açılmış; İdare Mahkemesi'nce, bir günlük yayın durdurma işlemine karşı açılan davada Ankara 9. İdare Mahkemesince uyuşmazlığın esasının incelenerek davanın reddine karar verildiği anlaşıldığından, yayın durdurma gününün tesptine yönelik olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, bu karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.

3984 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanun'un 4756 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikten önceki "Yayın İlkeleri" başlıklı 4. maddesinin (m) bendinde televizyon yayınlarının, "Çocukların ve gençlerin fiziksel, zihinsel, ruhsal ve ahlaki gelişimini olumsuz yönde etkileyebilecek yayın yapılmaması esasına" uygun olmak suretiyle yapılması gerektiği belirtilmiş; "Uyarı, Durdurma, İptal" başlıklı 33. maddesinde de "Üst Kurul, öngördüğü yükümlülükleri yerine getirmeyen, izin şartlarını ihlal eden, yayın ilke ve esaslarına aykırı yayın yapan özel radyo ve televizyon kuruluşlarını uyarır. Bu uyarıda, ihlalin niteliği, ağırlığı ve tekrarı halinde sonuçları açıkça belirtilir. İhlalin tekrarlanması halinde, ihlalin ağırlığına göre izin uygulaması bir yıla kadar geçici olarak durdurulur veya yayın izni iptal edilir." hükümlerine yer verilmiştir.

21.05.2002 tarih ve 24761 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 15.05.2002 tarih ve 4756 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanun, Basın Kanunu, Gelir Vergisi Kanunu ile Kurumlar Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 2. ve 16. maddeleriyle, 3984 sayılı Kanun'un 4. ve 33. maddeleri tamamen değiştirilmiş, anılan Kanun'un "Yayın İlkeleri" başlıklı, değişik 4. maddesinin (z) bendinde, "Gençlerin ve çocukların fiziksel, zihinsel ve ahlaki gelişimini zedeleyecek türden programların, bunların seyredebileceği zaman ve saatlerde yayınlanmaması" ilkesine yer verilmiş; "Uyarı, para cezası, durdurma ve iptal" başlıklı, değişik 33. maddesinin 1 fıkrasında, "Üst Kurul, öngördüğü yükümlülükleri yerine getirmeyen, izin şartlarını ihlal eden yayın ilkelerine ve bu Kanunda belirtilen diğer esaslara aykırı yayın yapan özel radyo ve' televizyon kuruluşlarını uyarır veya aynı yayın kuşağında açık şekilde özür dilemesini ister. Bu talebe uyulmaması veya aykırılığın tekrarı halinde ihlale konu olan programın yayını, bir ila oniki kez arasında durdurulur. Bu süre içinde programın yapımcısı ve varsa sunucusu hiçbir ad altında başka bir program yapamaz. Yayını durdurulan programların yerine, aynı yayın kuşağında ve reklamsız olarak, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarına Üst Kurulca hazırlattırılacak eğitim, kültür, trafik, kadın ve çocuk haklan, gençlerin fiziksel ve ahlaki gelişimi, uyuşturucu ve zararlı alışkanlıklarla mücadele, Türk dilinin güzel kullanımı ve çevre eğitimi konularında programlar yayınlanır." hükmü yer almış; aynı maddenin, 4. ve 5. fıkralarında, "İhlalin, ihlal tarihinden itibaren, takip eden bir yıl içinde tekrarı halinde bu idari para cezaları yüzde elli oranında artırılır. İhlalin, ihlal tarihinden itibaren takip eden bir yıl içinde üçüncü kez tekrarında ihlalin ağırlığına göre izin uygulaması bir yıla kadar geçici olarak durdurulur. 4 üncü maddenin ikinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerindeki ilkelere aykırı yayın yapılması halinde uyarı yapılmaz ve yayın kuruluşunun yayını bir ay durdurulur. İhlalin tekrarı halinde yayın süresiz olarak durdurulur ve yayın lisans izni iptal edilir."; 7. ve 8. fıkralarında ise, "Uyarı cezasını gerektiren haller dışındaki ihlallerde ilgili tarafın savunması alınır. Cezaların uygulanış usulleri ile gerekçeli olarak kamuoyuna duyuruluş şekli yönetmelikle belirlenir." hükmüne yer verilmiştir.
İdare Hukuku ilkelerine göre idarenin ve kamu görevlilerinin yetkileri önceden yasalarla belirlenmiş olup, idare ve kamu görevlileri yasaların kendisine tanımadığı bir yetkiyi kullanamaz. İdareye yetki veren yasaların kaldırılması ile idarenin yetkisi sona erer ve idare yetkisini ancak, yetkili olduğu süre içinde, bu yetkinin dayanağı olan yasalar yürürlükte olduğu sürece kullanabilir.

İdari makamlar tarafından tesis edilen yaptırım işlemlerinin, işlemlerin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan yasalara uygun olması gerektiği gibi bu işlemlerin uygulamasının farklı bir zaman diliminde olması halinde de uygulama işleminin, uygulama tarihinde yürürlükte olan yasalara uygun olması gerekmektedir.
Olayda, dava konusu işlemin dayanağı olarak gösterilen 3984 sayılı Kanun'un 4. ve 33. maddelerinin 4756 sayılı Kanun'la tamamen değiştirilerek, getirilen yeni hükümlerle, yayın ilkeleri ve bu ilkelere aykırılığı saptanan yayına uygulanacak yaptırımlar da değiştirildiğinden, dava konusu işlemin uygulanma tarihi itibariyle uygulanacak yaptırımın hukuki temeli ve sonuçları da farklılık arz etmektedir. Yayın ilkelerine aykırılık nedeniyle uygulanacak yaptırımlar cezai nitelikteki işlemlerdir. Cezai işlemlerin, uygulanması sırasındaki yasal düzenlemeye uygun olmaları gerekir.

Bu durumda, yaptırım konusu, olan yayın, yasa değişikliğinden önce gerçekleşmiş ise de uygulama işleminin Yasa değişikliğinden sonraki bir tarihe kaldığı göz önüne alındığında, davalı idarece tesis edilen uygulama işleminin konusu olarak gösterilen yayın ilkelerine aykırı yayın nedeniyle uygulanan yaptırımın, mevcut yeni yasal düzenlemeye göre değerlendirilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığın esası hakkında açılan davanın reddedildiği gerekçesiyle, yürürlükten kalkmış bir yasa hükmü uyarınca televizyon yayınının bir gün süreyle geçici olarak durdurulmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davayı reddeden İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca Ankara 11. İdare Mahkemesi'nin 29.04.2003 tarihli; E.-2002/356, K:2003/652 sayılı kararının bozulmasına, dosyanın adı geçen mahkemeye gönderilmesine, 15.03.2005 tarihinde oybirliği karar verildi.

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA