kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

 

DANIŞTAY
13. Daire 2005/906 E.N , 2005/5713 K.N.


Özet
-"ULUSLARARASI YARIŞMALARIN, YABANCI ÜLKE VATANDAŞLARININ DA KATILABİLECEĞİ YARIŞMALAR OLDUĞUNUN ANLAŞILDIĞI; YARIŞMA DEĞERİ, EŞİK DEĞERLERE EŞİT VEYA BU DEĞERLERİ AŞAN YARIŞMALARIN, ULUSLARARASI YARIŞMA ŞEKLİNDE DÜZENLENMESİ, YARIŞMA DEĞERİ, EŞİK DEĞERLERİN ALTINDA OLAN YARIŞMALARDA İSE, YABANCI ÜLKE VATANDAŞLARININ KATILIMI KONUSUNDA İDARELERE TAKDİR HAKKI TANINMASI YOLUNDAKİ DÜZENLEMEDE, KANUN HÜKÜMLERİNE AYKIRILIK GÖRÜLMEDİĞİ, -İDARELERCE AÇILAN YARIŞMALARA KATILMAK İSTEYENLERİN, ŞARTNAMEYİ ALMIŞ OLMALARI GEREKTİĞİNDEN, MALÎ HAKLARIN YARIŞMAYI DÜZENLEYEN İDAREYE DEVRİNİ KABUL ETMİŞ SAYILMALARI YÖNÜNDE YAPILAN DÜZENLEMEDE HUKUKA AYKIRILIK BULUNMADIĞI,

-DENETİMİN İDARE ELEMANLARINCA YAPILMASI MÜMKÜNSE DE, HİZMET ALIMI ŞEKLİNDE, DANIŞMANLIK HİZMET ALIMI İHALELERİ UYGULAMA YÖNETMELİĞİ'NE GÖRE İHALE EDİLEREK ALINABİLECEĞİ YÖNÜNDEKİ DÜZENLEMEDE DE DAYANDIĞI YASA VE HUKUKA AYKIRILIK BULUNMADIĞI, MİMARLIK, PEYZAJ MİMARLIĞI, MÜHENDİSLİK, KENTSEL TASARIM PROJELERİ, ŞEHİR VE BÖLGE PLANLAMA VE GÜZEL SANAT ESERLERİ YARIŞMALARI YÖNETMELİĞİ'NİN İPTALİ İSTENEN 6/A FIKRASI İLE 42. MADDESİNİN 1, 3 VE 9. FIKRALARININ REDDİ İSTEMİYLE AÇILAN DAVANIN REDDİ HAKKINDA.


İçtihat Metni

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce Tetkik Hâkimi'nin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

Dava; Mimarlık, Peyzaj Mimarlığı, Mühendislik, Kentsel Tasarım Projeleri, Şehir ve Bölge Planlama ve Güzel Sanat Eserleri Yarışmaları Yönetmeliği'nin 6. maddesinin (a) fıkrasında yer alan, "Uluslararası Yarışmalar: Uluslararası yarışmalar, yabancı ülke vatandaşlarının da katılabileceği yarışmalardır.

Yarışma değeri, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 8 inci maddesinde hizmet alımları için belirlenen eşik değerlere eşit veya bu değerleri aşan yarışmalar, uluslararası yarışma şeklinde düzenlenir. Yarışma değeri, anılan eşik değerlerin altında olan yarışmalar, idarelerce gerekli görüldüğü taktirde uluslararası düzenlenebilir." hükmünün; 42. maddesinin 1. fıkrasında yer alan, "Derece, mansiyon ve satın alma kazanan tasarım ve projelere ait her türlü fikrî haklar, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümleri uyarınca, aksi idare tarafından yarışma şartnamesinde belirtilmedikçe idareye ait olur. Şartname alan yarışmacılar bu hükmü kabul etmiş sayılır." hükmünün; aynı maddenin 3. fıkrasında yer alan, "İdare, yarışma sonucu elde edilen tasarımın uygulama projelerinin yapılmasını, birinciliği kazanan veya seçilen tasarım sahibine teknik şartlar ve fiyat üzerinde görüşme yapılmak suretiyle doğrudan temin yolu ile yaptırabilir. Yapılan görüşme sonucunda, anlaşma sağlanamaması halinde, idare uygun gördüğü taktirde ikinciliği kazanan tasarım sahibi ile görüşme yapmak suretiyle ikinci seçilen tasarımın uygulama projelerini aynı usulle yaptırabilir." hükmünün; yine aynı maddenin 9. fıkrasında yer alan, "Uygulanacak projenin mesleki kontrollük hizmetleri 'Danışmanlık Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği'ne göre ihale edilerek alınabilir." hükmünün iptali istemiyle açılmıştır.

4734 sayılı Yasa'nın 23. maddesinde "İdareler gerekli gördükleri mimarlık, peyzaj mimarlığı, mühendislik, kentsel tasarım projeleri, şehir ve bölge plânlama ve güzel sanat eserleri ile ilgili bir plân veya tasarım projesi elde edilmesine yönelik olarak, ilgili mevzuatında belirlenecek usul ve esaslara göre rekabeti sağlayacak şekilde ilân yapılmak suretiyle, jüri tarafından değerlendirme yapılmak üzere ödüllü veya ödülsüz yarışma yaptırabilir." hükmüne, 53. maddesinin (b) fıkrasının 12. bendinde ise; "Kurum, Kurul kararıyla bu Kanunun ve Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununun uygulanmasına ilişkin standart ihale dokümanı, tip sözleşme, yönetmelik ve tebliğler çıkarmaya yetkilidir. Kurul ve Kurum yetkilerini, düzenleyici işlemler tesis ederek ve özel nitelikli kararlar alarak kullanır. Standart ihale dokümanları, tip sözleşmeler, yönetmelik ve tebliğler Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe konulur." hükmüne yer verilmiştir.

Söz konusu Kanun maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak, davalı Kurum tarafından, 4734 sayılı Yasa'nın kapsamındaki idarelerin, mimarlık, peyzaj mimarlığı, mühendislik, kentsel tasarım projeleri, şehir ve bölge plânlama ve güzel sanat eserleri ile ilgili bir plân veya tasarım projesi elde edilmesine yönelik olarak yaptıracakları yarışmalara ilişkin esas ve usulleri düzenlemek amacıyla davaya konu Yönetmelik'in yürürlüğe konulduğu anlaşılmıştır.

Anılan Yönetmelik'in 6. maddesinin (a) fıkrasında, uluslararası yarışmaların, yabancı ülke vatandaşlarının da katılabileceği yarışmalar olduğu; yarışma değerinin, 4734 sayılı Kanun'un 8. maddesinde hizmet alımları için belirlenen eşik değerlere eşit veya bu değerleri aştığı yarışmaların, uluslararası yarışma şeklinde düzenleneceği belirtilmiştir.

4734 sayılı Kanun'da "yarışma" ve "uluslararası yarışmalar" in tanımı yapılmamış, bu tanımlar Kanun'un 23. maddesinde yer alan "... ilgili mevzuatında belirlenecek usul ve esaslara göre..." ifadesine dayanılarak Yönetmelikte yapılmıştır. Dolayısıyla "Uluslararası Yarışmalardın, yabancı ülke vatandaşlarının da katılabileceği yarışmalar olduğu anlaşıldığından, bu düzenlemede dayandığı mevzuata ve hukuka aykırılık görülmemiştir.

4734 sayılı Yasa'nın 8. maddesinde, bu Kanun'un 13 ve 63. maddelerinin uygulanmasında yaklaşık maliyet dikkate alınarak kullanılacak eşik değerler belirtilmiş; 63. maddesinde ise, yaklaşık maliyeti eşik değerlerin altında kalan ihalelere sadece yerli isteklilerin katılması hususunda, idarelerce ihale dokümanına hükümler konulabileceği belirtilmiştir.

4734 sayılı Yasa'nın 63. maddesi hükmü uyarınca, idarelerce, yaklaşık maliyeti eşik değerlerin altında kalan ihalelerde, ihaleye sadece yerli isteklilerin katılması hususunda ihale dokümanlarına hüküm konulabilmesine imkân tanınmıştır. Yaklaşık maliyeti eşik değerin üzerinde olan ihalelerde ise, ihale dokümanlarına aynı şekilde hüküm koymak suretiyle, ihalenin sadece yerli isteklilerin katılımına açılması mümkün değildir. Bu konuda idarelere bütünüyle takdir hakkı tanınmamıştır. Yarışma değeri, eşik değerlere eşit veya bu değerleri aşan yarışmaların anılan Yönetmelik'in tanımladığı anlamda "uluslararası" olarak düzenlenmesi yasal zorunluluktur. Bu bakımdan, Yarışma değeri, eşik değerlere eşit veya bu değerleri aşan yarışmaların, uluslararası yarışma şeklinde düzenlenmesi, yarışma değeri anılan eşik değerlerin altında olan yarışmalara ise, yabancı ülke vatandaşlarının katılımı konusunda idarelere takdir hakkı tanınması yolundaki düzenlemede, anılan Kanun hükümlerine aykırılık görülmemiştir. Bu nedenle, yasal düzenlemede, eşik değerleri aşan ihalelerin zorunlu olarak yabancıların katılımına açık olmasının öngörülmediği, kamu alımlarının yabancılara açık olup olmaması hususunun idarelerin takdirine bırakıldığı yönündeki davacı iddiasında yasal isabet bulunmamaktadır.

Yönetmelik'in iptali istenilen diğer maddelerine gelince;

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun l/B maddesinde, eserin, sahibinin hususiyetini taşıyan ve ilim ve edebiyat, musikî, güzel sanatlar veya sinema eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat mahsullerini, eser sahibinin, eseri meydana getiren kişiyi, işlenme eserin, diğer bir eserden istifade suretiyle meydana getirilip de, bu esere nispetle müstakil olmayan ve işleyenin hususiyetini taşıyan fikir ve sanat mahsullerini ifade edeceği; 2. maddesinin 1/3. bendinde, estetik vasfı bulunmayan her nevi teknik ve ilmî mahiyette fotoğraf eserleriyle, her nevi haritalar, planlar, projeler, krokiler, resimler, coğrafya ve topografyaya ait maket ve benzerleri, her çeşit mimarlık ve şehircilik tasarım ve projeleri, mimarî maketler, endüstri, çevre ve sahne tasarım ve projelerinin ilmî eserler olduğu; 6. maddesinde, diğer bir eserden istifade suretiyle meydana getirilip de bu esere nispetle müstakil olmayan fikir ve sanat ürünlerinin işlenme olduğu; istifade edilen eserin sahibinin haklarına zarar getirmemek şartıyla oluşturulan ve işleyenin hususiyetini taşıyan eserlerin, bu Yasa'ya göre işlenme sayıldığı; 8. maddesinin 1 ve 2. fıkralarında bir eserin sahibinin, onu meydana getiren olduğu; bir işlenmenin ye derlemenin sahibinin, asıl eser sahibinin hakları mahfuz kalmak şartıyla onu işleyen olduğu; 13. maddesinin 1 ve 2. fıkralarında, fikir ve sanat eserleri üzerinde sahiplerinin malî ve manevî menfaatlerinin bu Kanun dairesinde himaye göreceği, eser sahibine tanınan hak ve yetkilerin eserin bütününü ve parçalarını kapsadığı; 14/3. fıkrasında, eserin umuma arzedilmesi veya yayımlanma tarzı, sahibinin şeref ve itibarını zedeleyecek mahiyette ise eser sahibinin, başkasına yazılı izin vermiş olsa bile eserin gerek aslının gerek işlenmiş şeklinin umuma tanıtılmasını veya yayımlanmasını menedebileceği, menetme yetkisinden sözleşme ile vazgeçmenin hükümsüz olduğu; 16. maddesinin 2 ve 3. fıkralarında, Yasa'nın veya eser sahibinin izniyle bir eseri işleyen, umuma arzeden, çoğaltan, yayımlayan, temsil eden veya başka bir suretle yayan kimsenin, işleme, çoğaltma, temsil veya yayım tekniği icabı gerekli görülen değiştirmeleri eser sahibinin özel bir izni olmaksızın da yapabileceği; eser sahibi kayıtsız ve şartsız olarak izin vermiş olsa bile, şeref veya itibarını zedeleyen veya eserin mahiyet ve hususiyetlerini bozan her türlü değiştirmeleri menedebileceği, menetme yetkisinden bu hususta sözleşme yapılmış olsa bile vazgeçmenin hükümsüz olduğu; 17/2. fıkrasında, aslın malikinin, eser sahibi ile yapmış olduğu sözleşme şartlarına göre eser üzerinde tasarruf edebileceği, ancak eseri bozamayacağı, yok edemeyeceği ve eser sahibinin haklarına zarar veremeyeceği; 21. maddesinde bir eserden, onu işlemek suretiyle faydalanma hakkının münhasıran eser sahibine ait olduğu; 22. maddesinin 1 ve 2. fıkralarında, bir eserin aslını veya kopyalarını, herhangi bir şekil veya yöntemle, tamamen veya kısmen, doğrudan veya dolaylı, geçici veya sürekli olarak çoğaltma hakkının münhasıran eser sahibine ait olduğu; eserlerin aslından ikinci bir kopyasının çıkarılması ile mimarlık eserlerine ait plan, proje ve krokilerin uygulanmasının da çoğaltma sayılacağı, aynı kuralın, kabartma ve delikli kalıplar hakkında da geçerli olduğu; 57. maddesinin 1 ve 2. fıkralarında ise, asıl veya çoğaltılmış nüshalar üzerindeki mülkiyet hakkının devrinin, aksi kararlaştırılrhadıkça, fikri hakların devrini ihtiva etmeyeceği; bir güzel sanat eseri üzerinde çoğaltma hakkını haiz olan bir kimseden kalıp ve sair çoğaltma aletlerinin zilyedliğini iktisap eden kimsenin, aksi kararlaştırılmamışsa, çoğaltma hakkını da iktisap etmiş sayılacağı hüküm altına alınmıştır.

5846 sayılı Yasa'nın anılan hükümlerinden, fikir ve sanat eserinin, eser sahibinin hususiyetini taşıyan, ilim ve edebiyat, musikî, güzel sanatlar ve sinema eserleri türlerinden birisi içine giren her nevi fikir ve sanat ürünü olduğu; diğer bir eserden yararlanmak suretiyle meydana getirilip de bu esere oranla bağımsız olmayan fikir ve sanat eserlerinin işlenme sayıldığı, esas eserin sahibinin izni olmaksızın eserin işlenemeyeceği; eser sahibinin haklarının, manevî ve malî haklar olarak iki bölüme ayrıldığı, manevî haklardan yasanın izni haricinde feragat etmenin veya onları sınırlandırmanın muteber olmadığı, eser sahibinin itibar ve şöhretine zarar verecek mahiyette, manevî bir hakkını sınırlandırmasının hükümsüz olduğu, eser sahibinin şahsiyet haklarından ve yayım şartlarını tayin haklarından vazgeçemeyeceği, müellifin eserini yaymak için yetki verdiği kimsenin onun itibar ve şöhretini düşürecek şekilde eseri umuma arzedemeyecegi; müellifinden aldığı yetkiyle bir eseri işleyen kimseye, yayım tekniği itibarıyla gerekli görülen değiştirmeleri yapma yetkisinin de verildiği, müellifin bu değişikliklere, yalnız şeref ve itibarına zarar verecek mahiyette olduğu veya eserin mahiyet ve hususiyetlerinin bozulduğu iddiasıyla karşı çıkabileceği, müellif eserini kısaltma, değiştirme hakkını açık olarak başkasına verebilirse de, şeref ve itibarına zarar verebilecek değiştirmelere karşı çıkma hakkından vazgeçemeyeceği; bir eserin aslını şartsız iktisap eden kişinin ondan müellifinin itibar ve şerefine zarar vermeden her türlü yararlanabileceği, onu değiştirebileceği, fakat bu tasarrufun müellifin itibarına dokunmaması gerektiği; sözleşme ile bir eserde sahiplik hakkını alan kimsenin ise, değişiklik yapmasının müellifin muvafakatına bağlı olduğu, işlenmenin şeklini eser sahibinin tayin edeceği, eser sahibinin eserinde bir nevi işlenmeye muvafakatinin, diğer bir tarzda işlenmesine muvafakatini da içermeyeceği; bir eseri işleme ve çoğaltmaya mahsus tasarım ve proje üzerindeki fikri hakların başkasına devrinin, doğal olarak onu kullanarak eseri işleme ve çoğaltma yetkisinin devrini de içine aldığı, çünkü satın alınmış tasarım ve projelerden başka suretle faydalanmanın mümkün olmadığı, bu halde yazılı bir sözleşme gerekmeyeceği anlaşılmaktadır.

Öte yandan, anılan Kanun'da sözü edilen manevî hakların, eseri umuma arz, eser sahibi olarak tanıtılma, eserde değişiklik yapılmasını menetme ve eser sahibinin zilyet ve malike karşı hakları olduğu; malî hakların ise, işleme, çoğaltma, yayma, kiralama ve kamuya ödünç verme, temsil, işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla iletim, radyo-televizyon gibi araçlarla yayınlanan ve/veya iletilen fikir ve sanat eserlerine ilişkin ödemelere dair olduğu sonucuna varılmaktadır.

Dava konusu Yönetmelik'in 42. maddesinin 1. fıkrasında/derece, mansiyon ve satın alma kazanan tasarım ve projelere ait her türlü fikrî hakların, 5846 sayılı Kanun hükümleri uyarınca, aksi idare tarafından yarışma şartnamesinde belirtilmedikçe idareye ait olacağı, şartname alan yarışmacıların, bu hükmü kabul etmiş sayılacağı kurala bağlanmıştır. Bu düzenlemede sözü edilen fikri haklar, yukarıda da belirtildiği gibi, işleme, çoğaltma v.s haklardan oluşan malî hakları içermektedir. Yoksa davacı tarafından ileri sürüldüğü gibi manevî hakların devri söz konusu değildir. Burada malî hakların, yasal düzenlemeden dolayı hak sahibi olarak gösterilen idareye ait olması söz konusudur. Yarışmacı söz konusu yarışmaya katılmakla, malî hakların devri konusunda idareye borçlanmaktadır. Yarışmaya katılan kişi, eseri üzerindeki malî hakların idareye ait olduğunu kabul etmiş sayılacağından, idarenin malî hakları alması için ayrıca bir düzenleme yapılmasına gerek bulunmamaktadır. İdarelerce açılan yarışmalara katılmak isteyenlerin, şartnameyi almış olmaları gerektiğinden, malî hakların yarışmayı düzenleyen idareye devrini kabul etmiş sayılmaları yönünde yapılan düzenlemede hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

Dava konusu Yönetmelik'in 42. maddesinin 3. fıkrasında idarenin, yarışma sonucu elde edilen tasarımın uygulama projelerini, birinciliği kazanan veya seçilen tasarım sahibine teknik şartlar ve fiyat üzerinde görüşme yapılmak suretiyle doğrudan temin yolu ile yaptırabileceği; yapılan görüşme sonucunda, anlaşma sağlanamaması halinde, idarece uygun görüldüğü taktirde, ikinciliği kazanan tasarım sahibi ile görüşme yapılmak suretiyle ikinci seçilen tasarımın uygulama projelerinin aynı usulle yaptırılabileceği belirtilmiştir. Bu düzenleme, 4734 sayılı Yasa'nın 22. maddesinin l/b bendinde yer alan "Sadece gerçek veya tüzel tek kişinin ihtiyaç ile İlgili özel bir hakka sahip olması" halinde ihtiyaçların ilân yapılmaksızın ve teminat alınmaksızın doğrudan temini usulüne başvurulabileceği yolundaki hükme dayanmaktadır. Uygulama projesi, tasarımdan yararlanmak suretiyle meydana getirildiğinden, yukarıda belirtilen hükümlere göre, işleme sayılmakta ve tasarım sahibinin izni olmaksızın eser işlenememektedir. Ancak, yarışmaya katılan, yarışma şartnamesine göre malî haklarını idareye devretmiş sayılacağından ve 5846 sayılı Yasa da bu devre izin verdiğinden, Kanun ile tanınan hakların ihlâl edildiğinden söz edilemez. Düzenlemede tasarımın uygulama projesinin, tasarım sahibine doğrudan temin yolu ile yaptırabileceği belirtilmekle, tasarımla uygulama projesi birbirinden ayrılmamakta, aksine birlikte ele alınmaktadır. Düzenlemede yer alan "... yaptırabilir." ifadesi idareye bu konuda taktir hakkı tanımamakta, aksine uygulama projesinin, tasarım sahibine yaptırılması konusunda zorunluluk getirmektedir. Nitekim, birinciliği kazanan tasarım sahibine projesinin yaptırılamaması durumunda, aynı usulle, ikinci seçilen tasarım sahibiyle görüşmeye imkan tanınması da, uygulama projesinin idarece, tasarım sahibi dışında, bir kişiye yaptırılamayacağını göstermektedir. Bu nedenle dava konusu düzenlemenin, fikrî hakların korunması yönündeki kuralların uygulanmasını esnekleştirdiği iddiasında da yasal isabet bulunmamaktadır.

Dava konusu Yönetmelik'in 42. maddesinin 9. fıkrasında yer alan, uygulanacak projenin meslekî kontrollük hizmetlerinin Danışmanlık Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği'ne göre ihale edilerek alınabileceği yönündeki düzenleme, 4734 sayılı Yasa'nın 48/1. fıkrasında yer alan "... denetim gibi teknik, malî, hukukî veya benzeri alanlarda niteliği itibarıyla kapsamlı ve karmaşık olduğu, özel uzmanlık ve deneyim gerektirdiği idarece tespit edilen hizmetler, danışmanlık hizmet sunucularından alınabilir." hükmüne dayanmaktadır. Projenin uygulanması, yukarıda açıklanan Yasa hükümlerinde çoğaltma olarak tanımlanmaktadır. Dava konusu düzenleme ile malî haklar içinde yer alan işleme ile birlikte çoğaltma hakkı da idareye devredilmiş olmaktadır. Ancak düzenlemede ifade edilen meslekî kontrollük hizmetlerinin yukarıda belirtilen malî haklar içinde yer almadığı açıktır. Meslekî kontrollük hizmetinin, teknik, malî ve hukukî niteliği itibarıyla ve yapılacak işin kapsamlı ve karmaşık olması nedeniyle özel uzmanlık ve bilgi birikimi gerektirebilecek nitelikte olması mümkündür. Denetimin idare elemanlarınca yapılması mümkünse de yukarıda belirtilen nedenlerle, hizmet alımı şeklinde, Danışmanlık Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği'ne göre ihale edilerek alınabileceği yönündeki düzenlemede de dayandığı Yasa ve hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Zaten eser sahibine denetim yaptırılmasının, denetimin amacına da aykırı olacağı ortadadır. Bu durumda, uygulamanın mesleki kontrollük hizmetini başka bir gerçek veya tüzel kişiye ihale etmeyi öngören düzenlemenin Kanun ile korunan eser sahibinin çoğaltma hakkının ihlâline yol açacağı yönündeki iddianın da yasal dayanağı bulunmamaktadır.

Sonuç itibarıyla, Mimarlık, Peyzaj Mimarlığı, Mühendislik, Kentsel Tasarım Projeleri, Şehir ve Bölge Planlama ve Güzel Sanat Eserleri Yarışmaları Yönetmeliği'nin iptali istenen 6/a fıkrası ile 42. maddesinin 1, 3 ve 9. fıkralarında anılan yasal düzenlemelere ve hukuka aykırılık görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, yasal dayanağı bulunmayan davanın reddine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin istemi halinde davacıya iadesine, 30.11.2005 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA