kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

 

 

DANIŞTAY Karar Yılı Karar No Esas Yılı Esas No Karar Tarihi
DÖRDÜNCÜ DAİRE 1994 390 1992 3482 27/01/1994
 
VERGİ DAİRELERİNDE İŞLERİ TAKİBE VE TEMSİLE YETKİLİ KILINMASI YOLUNDA
VERİLEN VEKALETNAMEYE GÖRE VEKİL TARAFINDAN İMZALANAN GELİR VERGİSİ BE
YANNAMESİNİN KABULÜ GEREKECEĞİNDEN, VERGİNİN ZAMANINDA TAHAKKUK ETTİ-
RİLMEMESİ SEBEBİYLE KESİLEN KAÇAKÇILIK CEZASININ YERİNDE OLMADIĞI HK.<
1990 takvim yılına ilişkin gelir vergisi beyannamesindeki imzanın dava
cıya ait olmadığı ve yapılan tebligata rağmen de süresinde vergi daire
sine gelerek beyannameyi imzalamadığı sebebiyle resen takdir yoluyla
davacı beyanına göre takdir olunan matrah üzerinden tahakkuk ettirilen
gelir vergisi esas alınarak kaçakçılık cezası kesilmiştir. Vergi Mahke
mesi kararıyla; yıllık gelir vergisi beyannamesi 1.4.1991 tarihinde
verilmekle yasal süre içinde verilmediği gibi daha sonra tahakkuk eden
vergininde zamanında ödenmediği, mahkemelerince verilen ara kararı ile
getirtilen vekaletnamenin incelenmesinden, bu vekaletnameye göre baba-
nın yıllık gelir vergis beyannamesi vermeye yetkisi olmadığının anla-
şıldığı, davacının askerlik halinen vergi ödevlerini engelleyici müc-
bir sebep olarak da kabulünün mümkün olmadığı, bu itibarla vergi ziyaı
nedeniyle kesilen kaçakçılık cezasının yerinde olduğu gerekçesiyle da-
vanın reddine karar verilmiştir. Davacı, 1.4.1991 tarihinde verilen be
yannamenin süresinde verildiğini, vergi aslının ödenmemesi gecikme zam
mına tabi olduğunu, körfez krizi nedeniyle beyannameyi imzalama zorun-
luluğunu yerine getiremediğini ileri sürmekte ve kararın bozulmasını
istemektedir.
Olayda, Gelir Vergisi Beyannamesi 31.3.1991 gününün pazar günü olması
nedeniyle 1.4.1991 tarihinde posta vasıtasıyla verildiğinden, beyanna-
me süresinde verilmiştir.
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 341.maddesinde, vergi ziyaının, mükel-
lefin veya sorumlunun vergilendirme ile ilgili ödevlerini zamanında ye
rine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi yüzünden verginin zamanın
da tahakkuk ettirilmemesini veya eksik tahakkuk ettirilmesini ifade et
tiği belirtilmiştir.
Dosyada bulunan vekaletnameden, vekilin, davacının vergi dairelerinde
işlerini takibe ve temsile yetkili kılındığı görülmüştür. Davacı veki-
li tarafından imzalanmış beyannamenin kabulü gerekirken davacıdan ayrı
ca kendi imzasına havi beyanname istenmesi yerinde değildir. İdarenin
bu istemi yerine getirilmemesi üzerine vergi ziyaı sebebiyle kesilen
kaçakçılık cezasının tasdikinde isabet bulunmamaktadır.
Diğer taraftan, mahkemece verginin zamanında ödenmemiş olması kesilen
cezanın tasdikinde gerekçe olarak gösterilmiş ise de, süresinde veri-
len beyannameye göre tahakkuk eden verginin zamanında ödenmemiş olması
davacı hakkında kaçakçılık cezasının kesilmesi değil, ödenmeyen vergi
için gecikme zammı uygulanmasını gerektirebilir.
Bu durumda, verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesinin davacının ha-
ta ve davranışından kaynaklandığının kabulü mümkün olmadığından, dava-
nın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
Bu nedenle Vergi Mahkemesinin 23.6.1992 gün ve 1992/102 sayılı kararı-
nın bozulmasına karar verildi.

ŞT/ES

 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA