kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

 

 

DANIŞTAY Karar Yılı Karar No Esas Yılı Esas No Karar Tarihi
ÜÇÜNCÜ DAİRE 1997 3047 1996 6364 24/09/1997
 
MÜKELLEFLERİN İHTİRAZİ KAYIT KOYMAKSIZIN BEYAN ETTİKLERİ MATRAHTA HATA
BULUNSA DAHİ DOĞRUDAN DAVA (DÜZELTME ŞİKAYET YOLUNA BAŞVURULABİLECEĞİ)
AÇAMAYACAKLARI HK.<
Üç taşıtı ile nakliyecilik yapan davacının ihtirazı kayıt koymaksızın
birden sonraki vasıtaları için hayat standardı temel gösterge tutarını
%50 artırmak suretiyle verdiği 1995 takvim yılına ait beyannamesi üze-
rinden adına tahakkuk ettirilen gelir ve geçici gelir vergisine karşı
açılan davayı; davacının iki ve üçüncü vasıtadan dolayı hayat standar-
dı tatbik edilmemesi gerektiği yolundaki iddiasının matrahta hata an-
lamına geldiği, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 378.maddesinde, mü-
kelleflerin beyan ettikleri matrahlara ve bu matrahlar üzerinden tarh
edilen vergilere karşı dava açamıyacakları belirtilmiş ise de,vergi
hatalarına ait hükümlerin mahfuz olması nedeniyle davalı idarenin mü-
kelleflerin kendi beyanlarına karşı dava açamıyacakları yolundaki id-
diasında isabet görülmediği, öte yandan, 193 sayılı Gelir Vergisi Ka-
nununa 3689 sayılı kanunla eklenen geçici 35.maddesinde; aynı veya ay-
rı nev'iden birden fazla işyerinde ticari faaliyette bulunan mükellef-
lerin temel gösterge tutarının, birden sonraki her bir işyeri için %50
oranında artırılarak uygulanacağının, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun
156.maddesinde ise, ticari, sınai, zirai veya mesleki bir faaliyetin
icrasına tahsis edilen veya bu faaliyetlerde kullanılan yerlerin işye-
ri olarak tanımlandığının, aynı kanunun 5.maddesinde de, gelir vergisi
mükelleflerinin ve sermaye şirketlerinin her yılın Mayıs ayının son
gününe kadar vergi tarhına esas olan kazanç tutarları ile bunlara isa-
bet eden vergi miktarlarını gösteren levhayı merkezlerine, şubelerine,
satış mağazalarına, iş sahipleri ile mükellefler tarafından kolayca o-
kunup görünecek şekilde asmak zorunda olduklarının belirtildiği, bu
hükümlerden, ticari,sınai, zirai veya mesleki faaliyetin icrasına tah-
sis edilen bir yerin işyeri olarak kabul edilebilmesi için bu yerin
kanunda tanım ve anlamı verilen niteliklere sahip ve müşterilere mal
teslimi yapılan,hizmet ifa edilen bir yer olması, faaliyetin icrası
yönünden ayrı ve bağımsız niteliklere sahip bulunması gerektiğinin
anlaşıldığı, buna göre taş, kum, çakıl nakliyesi işiyle uğraşan dava-
cının sözkonusu faaliyetini sürdürebilmesi için ticari açıdan gerekli-
liği açık olan nakil vasıtalarının herbirinin ayrı birer işyeri olarak
kabul edilemiyeceği, dolayısıyla davacının işletmekte olduğu nakil va-
sıtalarının her birinin ayrı birer işyeri olarak kabul edilmek sure-
tiyle hayat standardı uygulanmasında kanuna uyarlık görülmediğinden,
birden fazlaya ilişkin vasıtadan dolayı tahakkuk ettirilen vergide ya-
sal isabet görülmediği gerekçesiyle kabul ederek birden fazlaya iliş-
kin vasıtalardan dolayı tahakkuk ettirilen vergiyi kaldıran ... Vergi
Mahkemesinin 5.7.1996 gün ve 1996/483 sayılı kararının; davacının ih-
tirazı kayıt koymaksızın verdiği beyannamesinde bildirdiği matrah üze-
rinden yapılan tahakkuk işleminde kanuna aykırılık bulunmadığı, mükel-
leflerin beyan ettikleri matrahlara itiraz edemiyeceği ileri sürülerek
bozulması istemidir.
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 378.maddesinin ikinci fıkrasın-
da; mükelleflerin beyan ettikleri matrahlara ve bu matrahlar üzerinden
tarh edilen vergilere karşı dava açamayacakları, ancak bu kanunun ver-
gi hatalarına ait hükümlerinin mahfuz olduğu hükme bağlanmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden, davacının ihtirazı kayıt koy-
maksızın verdiği beyannamesinde birden sonraki her bir vasıta için ha-
yat standardı temel gösterge tutarının %50 artırıldığı anlaşılmakta o-
lup, mahkemece olayda vergi hatası bulunduğu kabul edilmek suretiyle
birden fazla vasıta için mükellefçe beyan edilen matrah üzerinden ta-
hakkuk ettirilen verginin terkinine karar verilmiş isede, kanun madde-
sinden mükelleflerin beyan ettikleri matrahlara ve bu matrahlar üze-
rinden tahakkuk ettirilen vergilere karşı itiraz edemiyecekleri açık
bir şekilde hükme bağlanmış olup, fıkrada bu kanunun vergi hatalarına
ait hükümlerinin mahfuz olduğuna değinilmiş olması, düzeltme ve şika-
yet yolunun kendi usul ve kuralları içinde uygulanabileceğini belirt-
mek için olup,vergilendirme hataları kapsamındaki işlemlerin dava yo-
luyla çözümleneceği anlamında bir düzenlemeye yer verilmemiştir.
Bu durumda mükellefce ihtirazı kayıt konmaksızın beyan edilen
matrah üzerinden yapılan tahakkuk işlemine karşı açılan davanın reddi
gerekirken aksi yolda verilen mahkeme kararında yasal isabet görülme-
miştir.
Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin kabulü ile ... Vergi Mah-
kemesinin 5.7.1996 gün ve 1996/483 sayılı kararının bozulmasına, karar
verildi. (DAN-DER; SAYI:95) (MT/ES)
 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA