kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

 

 

DANIŞTAY Karar Yılı Karar No Esas Yılı Esas No Karar Tarihi
VERGİ DAVA DAİRELERİ 1996 397 1996 119 22/11/1996
 
FATURALARIN BİÇİM YÖNÜNDEN HUKUKA UYGUN DÜZENLENMESİNİN YETERLİ OLMA-
DIĞI, GERÇEĞİ İFADE ETMESİNİN DE GEREKTİĞİ HK.<
1991 yılının Ocak-Eylül dönemi işlemleri incelenen ve bir kısım zirai
ürün alımını gerçeği yansıtmayan faturalarla belgelendirmek suretiyle
haksız katma değer vergisi indirimi yaptığının inceleme raporuyla sap-
tanması üzerine yükümlü adına kaçakçılık cezalı katma değer vergisi
salınmıştır.
Tarhiyata karşı açılan davayı inceleyen Adana 1.Vergi Mahkemesi
1992/1382 sayılı kararıyla; inceleme raporunda gerçek kabul edilmeyen
tarımsal ürün alımlarının, tüccar yerine çiftçilerden satın alındığına
yönelik kesin ve hukuken geçerli bir tespit bulunmadığı, zirai ürünle-
ri satanların düzenledikleri faturaların, 213 sayılı Vergi Usul Kanu-
nunun fatura düzenine ilişkin hükümlerine uygun olduğu, satın alınan
emtianın ticaret borsasında tescil edildiği, sevk irsaliyesi ve kantar
tartı pusulalarının düzenlendiği, tedarikçi firma ve kişiler nezdinde
yapılan araştırmaların yetersiz, dayanak alınan ifadelerin ise soyut
ve tek yanlı olduğu, bu nedenle söz konusu anlatımlara itibar edileme-
yeceği gerekçesiyle cezalı tarhiyatı kaldırmıştır.
Vergi dairesi müdürlüğünün temyiz istemini inceleyen Danıştay
11.Dairesi 20.3.1995 günlü ve 1995/680 sayılı kararıyla; yükümlüye il-
gili dönemlerde fatura düzenleyen kişi ve firmalar nezdinde yapılan a-
raştırmalarda, bir kısmının komisyon karşılığında talep edenlere emtia
temin ettikleri, yükümlüye fatura düzenlenen dönemde faaliyetleri ol-
madığı, faturaları kendilerinin düzenlemediği, yükümlüyü tanımadıkla-
rı, fatura, sevk irsaliyesi ve müstahsil makbuzu ciltlerini para kar-
şılığında Necim Kaptan adlı kişiye sattıklarını beyan ettikleri, bir
kısmının ise, şirket merkez ve şube adresleriyle, ortaklarının ikamet-
gah adreslerinde yapılan aramalara rağmen bulunamadıklarının anlaşıl-
dığı, faturaları düzenleyenlerin vergi mükellefi olmaları, faturaların
biçim yönünden yasaya uygun düzenlenmesi ya da zirai ürünlerin borsada
tescili, sevk irsaliyelerinin bulunması, ürün bedellerinin çekle öden-
mesi gibi işlemlerin, olayın gerçek mahiyeti hakkında inceleme rapo-
runda yer alan aksi yöndeki tespitler karşısında, faturaların gerçek
bir mal alım satımına dayandığını kanıtlayacak nitelikte görülmediği,
bu nedenle yapılan cezalı tarhiyatta yasal isabetsizlik bulunmadığı
gerekçesiyle mahkeme kararını bozmuştur.
Bozma kararına uymayan Adana 1.Vergi Mahkemesi 18.1.1996 günlü
ve 1996/38 sayılı kararıyla, ilk kararındaki gerekçeye ek olarak; Vil-
leks Tarım Ürünleri Limited Şirketinin 1990 yılında ... lira, 1991 yı-
lında da ... lira gelir vergisi ödediği, bu nedenle şirket ortağının
faaliyeti olmadığı yolundaki soyut ifadesine itibar edilemeyeceği,
...'ın ifadesinin de mali polis gözetiminde alındığı için geçerli sa-
yılamayacağı gibi adına tescil edilen ürünlere ilişkin gelir vergisi-
nin ödendiği, ...'ın ise iki ayrı ifadede çelişkili açıklamalarda bu-
lunması nedeniyle incelemenin yeterli ve geçerli bir araştırmaya da-
yanmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kabulü yolundaki ilk
kararında direnmiştir.
Karar, vergi dairesi müdürlüğü tarafından temyiz edilmiş ve in-
celeme elemanının yaptığı tespitler yinelendikten sonra, bu tespitler
karşısında tarhiyatın onanması gerektiği ileri sürülerek kararın bo-
zulması istenmiştir.
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 2365 sayılı Kanunla değişik 3
üncü maddesinde vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya iliş-
kin işlemlerin gerçek niteliğinin esas olduğu kurala bağlandığından,
vergilendirme ile ilgili belgelerin biçimsel kurallara uygun düzenlen-
miş olması, olayın gerçek niteliğinin araştırılmasına ve sonucuna göre
işlem yapılmasına engel değildir. Bu tür belgelerin gerçeğe aykırı ve-
ya içeriği yönünden yanıltıcı olduğu usulen geçerli başka kanıtlarla
ispatlanabilir.
Yükümlünün uyuşmazlık konusu dönemde fatura aldığı kişilerle
ilgili olarak yapılan tespitler, bu kişilerin gerçekte tacir olmadık-
larını ve şeklen vergi yükümlülüklerini tesis ettirip ihtiyaç duyanla-
ra belli bir bedel karşılığında fatura sağladıklarını ortaya koymakta-
dır. Dolayısıyla, faturaların biçimsel kurallara uygun olması, sevk
irsaliyesi ve çek düzenlenmesi, borsada tescil yapılması gibi işlem-
ler, faturalarda gösterilen emtianın gerçekten faturaların düzenleyi-
cisi görünen kimselerden satın alındığını kanıtlamaya yeterli değil-
dir. Esasen, gerçeğe aykırı fatura gibi sevk irsaliyesi düzenlenerek
de işlemlere gerçek görüntüsü verilebileceği için kimi kişilere çekle
ödeme yapılıp, tahsil edilen paranın geri alınması da mümkün olmakta-
dır. 5590 sayılı Yasanın 52 nci maddesine göre borsada tescil, kural
olarak üzerine tescil yükümlülüğü düşen tarafın başvurusu üzerine ger-
çekleştirilen beyana dayalı bir işlem olduğundan, tescil konusu emtia-
nın gerçekten satın alındığına kesin bir kanıt sayılamaz.
Uyuşmazlık konusu dönemde yükümlünün gerçeğe aykırı fatura al-
dığı ileri sürülen kişilerle ilgili tespitlerin değerlendirilmesinden,
müstahsilden satın alınan buğday ve mısırın bu kişilerden sağlanan fa-
turalarla belgelendirildiği ve bu faturalarda yer alan ancak, gerçekte
ödenmeyen katma değer vergisinin indirim konusu yapılmasıyla da vergi
kaybına yol açıldığı sonucuna varıldığından, tarhiyatın kaldırılması
yolundaki direnme kararında yasaya uygunluk görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, vergi dairesi müdürlüğünün temyiz istemi-
nin kabulüyle Adana 1.Vergi Mahkemesinin 18.1.1996 günlü ve 1996/38
sayılı direnme kararının bozulmasına karar verildi. (MT/ES)





 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA