kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

 

 

DANIŞTAY Karar Yılı Karar No Esas Yılı Esas No Karar Tarihi
VERGİ DAVA DAİRELERİ 2000 75 1999 280 11/02/2000
 
1- YILLIK BEYANNAME VERME SÜRESİ GEÇTİKTEN SONRA GEÇİCİ VERGİ ASLININ
ARANMAYACAĞI;
2- İKMALEN TARHİYATTA FONUN BAĞLI OLDUĞU VERGİ TÜRÜNE UYGULANAN HÜKÜM-
LERİN FON PAYI İÇİN DE UYGULANMASI GEREKTİĞİ;
3- İKMALEN VERGİ TARHI HAYAT STANDARDI TEMEL GÖSTERGE TUTARI ÜZERİNDEN
UYGULANDIĞINDAN 213 SAYILI YASANIN 341. MADDESİNDE BELİRLENEN TARZDA
VERGİ ZİYAI BULUNMADIĞI, KUSUR CEZASININ KALDIRILMASI GEREKTİĞİ HK.<
Nakliyecilik ve kömür satışı yaptığı halde hayat standardı bildirimin-
de tek bir işyerine göre beyanda bulunduğu saptanan davacı adına hayat
standardı temel gösterge tutarı % 50 oranında artırılarak 1996 yılı
için ikmalen gelir vergisi ve geçici vergi salınmış, fon hesaplanmış,
kusur cezası kesilmiştir.
Tarhiyata karşı açılan davayı inceleyen ... Vergi Mahkemesi,
... günlü ve ... sayılı kararıyla; ilgili yıl defter ve belgelerinin
incelenmesinden davacının adına kayıtlı araçla nakliye ücreti ayrıca
alınarak kömür satışı yaptığı, nakliye ücretinin kömür satış faturala-
rına dahil edildiği, ayrıca sadece nakliyecilik de yapması karşısında,
iki ayrı ticari faaliyeti aynı işyerinde yürüten davacı adına yapılan
tarhiyatta yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiş-
tir.
Yükümlünün temyiz başvurusunu inceleyen Danıştay Dördüncü Dai-
resi, ... günlü ve ... sayılı kararıyla; davacının vergi aslı yönünden
ileri sürdüğü iddiaların, kararı kusurlandıracak nitelikte görülmedi-
ği, bir vergilendirme dönemi için ikmalen veya resen vergi salınması
halinde, izleyen vergilendirme dönemi için geçici vergi hesaplanması
mümkün bulunmadığı gibi vergi ziyaına yol açıldığından söz edilerek
geçici vergi için kesilen cezada da isabet bulunmadığı, 3824 sayılı
Bazı Vergi Kanunlarında Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun "Gelir
ve Kurumlar Vergisi Üzerinden Alınan Fonların Birleştirilmesine İliş-
kin Hükümler" başlıklı Altıncı Bölümünde yer alan 18 inci maddesinin
(a) bendi ile 19 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yükümlülerin
beyannamelerinde hesapladıkları vergi üzerinden fon payı ödemeleri
gerektiğinden, ikmalen ve resen yapılacak tarhiyatlarda ayrıca fon he-
saplanmasına olanak bulunmadığı, ikmalen salınan gelir vergisi üzerin-
den hesaplanan fonlar ile bu fonlar üzerinden kesilen kusur cezası yö-
nünden davanın reddinde kanuna uygunluk bulunmadığı, 193 sayılı Gelir
Vergisi Kanununun mükerrer 116 ncı maddesinde düzenlenen hayat stan-
dardı esasında, mükellefler tarafından madde metninde yazılı temel
gösterge tutarının altında beyanda bulunulduğu takdirde tahakkukun te-
mel gösterge tutarı üzerinden yapılacağı, süresinde beyannamesini ver-
mekle birlikte hayat standardı yönünden noksan kazanç beyan eden mü-
kelleflerin, Vergi Usul Kanununun 341 inci maddesinde sözü edilen
tarzda vergi ziyaına neden olduklarından söz edilemeyeceğinden davanın
kusur cezası yönünden de reddinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçe-
siyle kararın; vergi aslına bağlı kusur cezası ile fon payı, geçici
vergi ve bunlara bağlı kusur cezalarıyla ilgili hüküm fıkralarını boz-
muştur.
Cezalara ilişkin bozma hükmüne uyan, geçici vergi ve fon payı
yönünden ısrar eden ... Vergi Mahkemesi, ... günlü ve ... sayılı kara-
rıyla; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 120 nci maddesinin
4 üncü fıkrasının 3946 sayılı Yasa ile değiştirilmesi sırasında birin-
ci ve ikinci fıkralarda değişiklik yapılmadığı, dolayısıyla yeni dör-
düncü fıkranın ikmalen ve resen gelir vergisi salınırken geçici vergi
de salınacağı şeklinde anlaşılamayacağı, kararın verildiği tarihte
mahsup imkanının bulunduğu, bu nedenle geçici vergide isabetsizlik gö-
rülmediği, 3824 sayılı Yasanın 6 ncı bölümünde yer alan 18 inci madde-
sinin (a) bendi ile 19 uncu maddenin 2 nci fıkrası uyarınca gelir ve
kurumlar vergisi mükellefleri ile sorumluları tarafından hesaplanan
gelir ve kurumlar vergisi üzerinden fon payı hesaplanması gerektiğin-
den, beyanın noksan yapılması nedeniyle ikmalen ve resen vergi salın-
ması halinde fon payı alınmamasının vergide eşitlik ilkesini zedeleye-
ceği, 3824 sayılı Yasanın 18 ve 19 uncu maddelerinde belirlendiği gibi
daha sonra hesaplanarak tarh olunacak gelir ve kurumlar vergisi üze-
rinden de fon payı hesaplanması gerektiği, davanın gelir vergisi yö-
nünden reddi yolundaki hüküm fıkrasının kesinleşmiş olması karşısında
hesaplanan fon payında yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle geçi-
ci vergi ve fon payı yönünden ilk kararında direnmiştir.
Direnme kararını temyiz eden vergi dairesi müdürlüğü; Gelir
Vergisi Kanununun mükerrer 120 nci, Vergi Usul Kanununun 341 inci ve
348 inci maddeleri uyarınca beyanname verme süresi geçtikten sonra ik-
malen veya resen yapılan tarhiyatlarda geçici vergi ve fon payı hesap-
lanması gerektiğini, olayda vergi ziyaı bulunduğunun açık olması kar-
şısında kesilen cezada isabetsizlik bulunmadığını, yükümlü ise; yıllık
beyanname dışında geçici vergi hesaplanmasının mümkün olmadığını, ik-
malen ve resen tarholunan gelir vergisi üzerinden ayrıca geçici vergi
ve fon hesaplanmasının yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın
bozulmasını istemiştir.
1996 yılı için yükümlü adına ikmalen salınan kusur cezalı gelir
vergisi, geçici vergi ve fon payına karşı açılan davada Danıştay Dör-
düncü Dairesinin bozma kararına ceza yönünden uyarak kusur cezalarını
kaldıran ancak ilk kararın geçici vergi ve fon payı yönünden davanın
reddine ilişkin hüküm fıkralarında ısrar edilmesine ilişkin vergi mah-
kemesi kararı, taraflarca temyiz edilmiştir.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 120 nci maddesinin
1.1.1994 tarihinde yürürlükte olan 4 üncü fıkrasında, yapılan incele-
meler sonucunda, geçmiş dönemlere ait geçici verginin eksik beyan
edildiğinin tespiti halinde eksik beyan edilen bu kısım için resen ve-
ya ikmalen geçici vergi tarh edilmesi ancak, yıllık beyanname verme
süresi geçtikten sonra geçici vergi aslının aranmaması öngörüldüğünden
1996 yılına ilişkin yıllık beyannamenin 25.3.1997 tarihinde verilme-
sinden sonra ve 19.9.1997 tarihli ihbarname ile salınan geçici vergide
hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
3824 sayılı Bazı Vergi Kanunlarında Değişiklik Yapılması Hak-
kında Kanunun "Gelir ve Kurumlar Vergileri Üzerinden Alınan Fonların
Birleştirilmesine İlişkin Hükümler" başlıklı 6 ncı bölümünde yer alan
18 inci maddede, fon payının mükellefleri, 19 uncu maddede fon payının
matrahı ve beyanı, 20 nci maddede ise mükellef ve sorumlularca hesap-
lanacak fon payının matrahı ve beyanı, tarh, tahakkuk ve ödenmesi ile
ret ve iadesine ilişkin usul ve esaslar hakkında Gelir ve Kurumlar
Vergisi Kanunları ile Vergi Usul Kanunu ve Amme Alacaklarının Tahsil
Usulü Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanacağı kurala bağlanmıştır.
Yükümlü adına 1996 yılı için yapılan tarhiyata karşı açılan da-
vanın reddi yolundaki kararın temyizi üzerine Danıştay Dördüncü Daire-
since gelir vergisi yönünden temyiz istemi reddedilmiş, kararın kusur
cezaları ile ilgili hüküm fıkraları bozulmuş olup, vergi mahkemesince
bozma kararına uyularak kusur cezaları kaldırılmış bulunmaktadır. İk-
malen yapılan tarhiyatla ilgili olarak fonun hesaplanacağı vergi türü-
ne uygulanan hükümlerin fon payı için de uygulanması gerekeceğinden
davanın fon payına ilişkin kısmının reddi yolundaki ısrar hükmünde hu-
kuka aykırılık bulunmamaktadır.
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 341 inci maddesinde vergi zi-
yaı; mükellef veya sorumlunun vergilendirme ile ilgili ödevlerini za-
manında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi yüzünden vergi-
nin zamanında tahakkuk ettirilmemesi veya eksik tahakkuk ettirilmesi
olarak tanımlanmıştır.
Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 116 ncı maddesine göre yükümlü
tarafından beyan edilen gelir, hayat standardı göstergelerine göre be-
lirtilen ilavelerin yapılmasından sonra bulunacak tutardan düşük oldu-
ğu takdirde ikmalen tarhiyat yapılacağından, beyannamesini süresinde
vermekle birlikte noksan gelir beyan ettiği anlaşılan yükümlünün 213
sayılı Yasanın 341 inci maddesinde sözü edilen tarzda vergi ziyaına
neden olduğundan söz edilemeyeceğinden cezanın kaldırılmasına ilişkin
hükümde de yasaya aykırılık görülmemiştir.
Bu nedenlerle yükümlü temyizinin fon payı yönünden reddine, ge-
çici vergi yönünden kabulü ile ısrar kararının bu husustaki hüküm fık-
rasının bozulmasına, vergi dairesi müdürlüğünün temyiz isteminin red-
dine karar verildi. BŞ/ES
(DAN-DER; SAYI:104)

 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA